T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/9 Esas
KARAR NO : 2024/432 Karar
DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/01/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
GER. KARAR TARİHİ : 29.05.2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.04.2021 tarihinde müvekkili ....’ın İstanbul ili ... ilçesi .... mahallesi .... Cd. No:20 bulunan ... park sitesi içerisinde okula gitmek için beklediği sırada site içerisinde süratli bir şekilde seyir halinde olan ve ....’ın sevk ve idaresinde olan .... sigorta A.Ş. nezdinde .... Poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ....plakalı araç müvekkiline çarparak ağır bir şekilde yaralandığını, işbu kazada, müvekkilinin zararlarından sigortalı aracın sürücüsü / işleteni ve araç sahibi .... ile ... sigorta şirketinin beraber müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunduğunu, aracın şoförü olan ...., yolu kontrol etmeyerek , Aracın hızını azaltmayarak site içerisinde süratli bir şekilde araç kullanmaktan dolayı kuralları ihlal ettiğini, aracın şoförü, kazada % 100 kusurlu olarak hareket ettiğini, söz konusu soruşturmaya ilişkin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca açılmış ise soruşturma dosyasının celbini talep ettiklerini, yaptırılacak bilirkişi inlemesinde araç sürücüsünün %100 kusurlu olacağı tespit edileceğini, ayrıca müvekkilinin femur kemiğinin kırılması neticesinde sürekli olarak engelli kaldığını, sol ayağı dışa doğru açık vaziyette durmakta ve normal insan bacağı gibi düz durmadığını, kırılan kemiğe ..... Hastanesinde platin takıldığını, son derece zor durumda olan ve henüz yaşı 9 olan müvekkilinin gelecek hayalleri kalmamış ve yürüyüp koşabilmesi ancak başkalarının yardımı ile olabileceğini, meydana gelen kazada ağır bir şekilde yaralanan müvekkilinin geleceğinin de bu yaralanma ile beraber tehlikeye düştüğünü, ..... Sigorta Anonim Şirketi' ne 14.10.2021 tarihinde başvuru yapıldığını ve ancak taraflarına olumlu dönüş yapılmadığını, zorunlu dava şartı olan arabuluculuk görüşmesi neticesinde davalılar ile bir anlaşmaya varılamadığını, .... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir koyulmasını, davalının kusur oranı, kazanın gerçekleşmesi sonucu müvekkilinin yaşadığı mağduriyeti sebebiyle manevi tazminat alacağının varlığının muaccel olduğu hususunda tarafınızca kanaat oluşacağını ve davalının mal kaçıracağı ihtimaline binaen ..... aracın üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir kararı verilmesini, kaza sebebiyle müvekkilinin uğradığı bedensel zararlardan; sürekli iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle Asgari 1000 TL maddi tazminatın ve yine tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar adına Asgari 100 TL maddi tazminatın (Toplam 1100 TL) kaza tarihi olan 22.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek olan (3095 sayılı yasa gereğince TCMB’ nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı) faiz oranı üzerinden hesaplanacak ticari faiziyle birlikte davalılar (1 nolu davalı sigorta şirketi için poliçe limiti dahilinde) tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesine, çekilen acı, elem ve ızdırap nedeniyle 30.000 TL manevi tazminatın 2 nolu davalı ..... tarafından ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müteselsilen ve müştereken yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın, karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğinden, davanı usulden reddinin gerektiğini, HMK 121. maddesi gereğince, davaya ilişkin delil örnekleri, tarafımıza tebliğ edilmediğini, sadece dava dilekçesindeki ifadelerle poliçenin geçerliliği ve teminat kapsamı, rücu imkanımız vs. yönünden davaya cevap verme imkanlarının olmadığını, bu sebeple delillerin tebliğine kadar davaya cevap verme haklarının saklı kalmak kaydı ile söz konusu dava dilekçesi kapsamında davaya itiraz etme zarureti doğduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, sonuç olarak Trafik sigortası sözleşmesinin yasa ile zorunlu kılınmış olması ve bu sözleşmenin içeriğinin de yine yukarıda belirtilen Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddeleriyle düzenlenerek halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğunun vurgulanmış olması karşısında, dosyada tazminat hesaplanması bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, bankalarca mevduat ağırlıklı ortalama yıllık faiz oranlarının TÜFE karşısındaki reel getirisinin 2010-2019 yılları dahil olmak üzere 10 yıllık dönemde yıllık %1,805 olduğu göz önüne alındığında %1,8 teknik faizin uygulanmasının Türkiye’nin 2010-2019 yıllarının baz alındığı 10 yıllık en güncel finansal durumuna aykırı olmayacağı ve uygulanmasının Türk Borçlar Kanunu’nun zararın hesaplanması ilkeleri gereği olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacıların maluliyet oranının çocuklar için özel gereksinim raporu (çözger) uyarınca tespiti bakımından dosyanın adli tıp ..... ihtisas kurumu’na sevk edilmesi gerketiğini, kabul manasında olmamak üzere bir tazminat hesaplaması yapılacaksa da bu hesaplamanın genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini,. bu sebeple sgk'ye yazı yazılarak kaza nedeniyle davacı taraflara herhangi bir nam altında yapılmış ödeme yapılıp yapılmadığının öğrenilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirket işbu başvuru öncesi temerrüde düşmediğinden -nitekim müvekkili şirkete yapılan usulüne uygun bir başvurudan söz etmek mümkün olmadığını faiz başlangıç tarihi ancak dava tarihi olabileceğini, belirtilen ve arz edilen nedenlerden dolayı haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin geçimini şoförlük mesleğini icra ederek sağladığını, ailesine bu şekilde baktığını ve hayatını sürdürdüğünü, uzun yıllardır servis şoförlüğü yapan müvekkilinin bu konuda oldukça tecrübeli ve başarılı olduğunu, şoförlük mesleğinin gereklerini yerine getirdiğini, olay esnasında müvekkilinin aracını tüm trafik kural ve adaplarına uygun sevk ettiğini, 22.04.2021 tarihinde saat 15.30 sıralarında müvekkili ..... plakalı aracı ile mesleğini icra ettiğini, okul servisi şoförlüğü yaptığını, öğrencileri evlerine götürdüğünü, olay yerinde bulunmasının sebebi de o mahalde oturan ve servisinde bulunan öğrenciyi ..... Evleri Sitesine götürmek olduğunu, site içerisinde aracındaki öğrenciyi bıraktıktan sonra aracı ile kontrollü bir şekilde hareket ettiği esnada (kendisi bu hususu olay tarihinde polis merkezinde verdiği ifadesinde yavaş bir şekilde hareket ettiğini söyleyerek ortaya koyduğunu, araç dışında duyduğu ses ve çevredeki insanların da uyarıları ile durduğunu ve hemen aracından indiğini, bisikletin ile aniden müvekkilinin aracının altına giren davacı ....'ın tüm kusur ve ihmalinin bahse konu kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin, ....'ın bisikleti ile birlikte, aracın sağ kısmında ön ve arka teker arasındaki boşlukta yattığını fark ettiğini ve hemen şahsa yardım ettiğini ve şahıs ile iletişim kurduğunu, davacı şahsın bacağının ağrıdığını beyan ettiğini, 112 acil servisinin arandığını, 112 ile gelen hemşire ile de iletişim kuran müvekkilinin şahsın durumunun iyi olduğunu herhangi bir problem olmadığını olay anında öğrendiğini, bu aşamada dahi elinden geleni yaptığını, polis ekiplerinin olay yerine intikal ettiğini, müvekkilinin ifadesinin alınıp serbest bırakıldığını, davacının trafik kurallarına ve uygulamalarına aykırı davranıp kendi kusuru ve dikkatsizliği ile kazaya sebebiyet verdiğini, ayrıca bu bisiklet sürüşü esnasında gerekli güvenlik ekipmanlarını; kask, dizlik, dirseklik, eldiven, kask üzerinde bulunan bir lamba, bisiklet gözlüğü, güvenlik kıyafeti, korna gibi hiçbir koruyucu veya uyarıcı ekipmanı kullanmadığını, hız ve dikkat yükümlülüğüne uyulmadığını, alınan Adli Tıp Raporunda ve Hastane Evraklarında şahsın yaralanma derecesinin kaza/çarpma sebebinden veya şiddetinden değil şahsın bisikletli olması ve bu bisikletin kullanıldığı alanın bisiklet alanı olmamasından, gerekli güvenlik ekipmanlarının da tarafınca kullanılmamasından, yani yine şahsın kusurundan kaynaklandığının ortada olduğunu, davacı şahsın ve ailesinin müvekkilinden şikayetçi olmadıklarını bizzat bildirdiklerini, bunun üzerine müvekkilinin kendi ailesi ve çocukları ile yaralanan şahsı hastanede ziyaret ettiğini, çocuklar arası iletişimler kurulduğunu, arkadaşlıkların başladığını, müvekkilinin bazı hastane ve kontrol masraflarını ödediğini, tedavi sürecinde yaralanan şahsın bizzat hastane kontrollerine kendi aracı ile götürdüğünü, davacı yanın tek amacının müvekkili üzerinden haksız bir kazanç elde etmek olduğunu, gördüğü tedavi sonrası ....'ın okuluna/eğitimine başladığını, bu hususta da herhangi bir zararı ve kaybının olmadığını, müvekkilinin bu süreçte yine davacı yanın ablası ile iletişimde olduğundan süreci takip ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın hiçbir maddi manevi talebini kabul etmediklerini, davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin reddini talep ettiklerini, bahse konu davayı kabul etmemekle birlikte bir an bile aksi düşünülecek olursa somut olayda öncelikle tazminata hükmedilmemesi gerekmekte olduğunu, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde indirilmesi hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesine karar verilebilmesi için öncelikle davacı küçükte ağır bedensel zarar mevcut olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatı ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve tedavi dönemine ilişkin talep edilen diğer tüm giderlerin tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli olup bu hususta müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kaza tarihinde yaşı ve durumu gözetildiğinde gelir getiren bir işte çalışmadığının da sabit olduğunu, henüz öğrenci olan ve herhangi bir işte çalışmayıp herhangi bir gelir elde etmeyen davacının geçici iş göremezlik kaybına uğramasının söz konusu olmadığını, geçici iş göremezlik durumunun, sigorta kapsamında olduğundan, bu tür zararların, araç hasarlarında söz konusu “kazanç kaybı” ile karıştırılmaması gerektiğini, mesleki işten kalma süresindeki kazanç kayıplarına ilişkin istekler ZMMS poliçesi kapsamında olduğunu, hastanede yapılan masrafların müvekkilince karşılanmasının, tedavi sürecinde yine müvekkilince davacının ve ailesinin hastaneye, tedavi ve kontrollere götürülmüş olmasının ve tüm bu işlemler için müvekkilinin masraf yaptığını, davacının bu hususta herhangi bir masrafının bulunmadığını, neticede haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine, müvekkiline ait .... plakalı araç üzerindeki tedbirin kaldırılmasına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... İhtisas Kurulu'nun 06/03/... Tarih, ... Sayılı maluliyet raporunda; "... ve .... kızı 2012 doğumlu ....'ın 22.04.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı çocuklar için özel gereksinim değerlendirilmesi hakkında yönetmenlik hükümleri değerlendirildiğinde ve bu bölümde yeralmayan, bölüm, liste ve cetveller için kullanılan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme ( iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, 4.Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi yoktur oy birliği ile mütalaa olunur. " kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 08/01/... Tarih, .... Sayılı kusur raporunda; "A) Davalı sürücü .... sevk ve idaresindeki minibüs ile geri manevrasını kontrollü ve dikkatli bir şekilde yapması, gerisini göremiyor ise geri manevrasını gözcü eşliğinde yapması gerkirken bu hususlara riayet etmeyerek site içerisinde geri manevrası esnasında bisikleti ile seyir halinde olan bulunan davacı sürücüye çarptığı olayda kusurludur. B) Davacı yaya ... sevk ve idaresindeki bisikleti ile seyri sırasında hareket halinde olan davalı sürücü idaresindeki minibüse karşı korunma tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek geri manevra ile gelen davalı sürücü idaresindeki minibüsün çarpmasına maruz kaldığı olayda yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerinde etkendir. Sonuç : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davalı sürücü ....'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı yaya ....ın yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerinde %25 (yüzde yirmi beş) oranında etken olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. "kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır.
Davacı vekili 30/04/2024 tarihli celsedeki beyanında; "Rapora karşı beyan dilekçemiz içeriğini aynen tekrar ediyoruz, raporlar arasında çelişki yoktur, davamızın kabulüne karar verilsin, kusur durumuna göre manevi tazminata hükmedilsin, dava dilekçemizde belirtmiş olduğumuz tedavi giderlerine yönelik herhangi bir belgeyi dosya içerisine sunamadık, bu haliyle dosyanın karara çıkarılmasını talep ediyoruz," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı .... vekili 30/04/2024 tarihli celsedeki beyanında; "Önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz, maddi tazminat doğmamıştır, müvekkil kaza sonrasında çocuğun yanında olmuştur, ziyaretler gerçekleştirmiştir, manevi zarar doğmamıştır, bu sebeple manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep ediyoruz," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, Adli Tıp Raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi (sürekli iş göremezlik, tedavi - bakıcı giderleri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu; davalı ... adına kayıtlı, ....'ın sevk ve idaresindeki ve davalılardan .... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunduğu ... plaka sayılı aracın 22/04/2021 tarihinde, yaya olarak yürüyen davacı küçüğe çarpmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava olduğu görülmüştür.
Dava konusu miktar 31.100,00-TL' dir.
Davalı sigorta şirketi tarafından, ... plakalı araca ilişkin başlangıç 28/01/2021, bitiş 28/01/2022 tarihli Motorlu Kara Taşıt Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesinin celp edildiği görülmüştür. Kaza tarihi itibariyle mevcut bir poliçenin var olduğu anlaşılmıştır.
Yargılamaya konu kazayla ilgili yürütülen Bakırköy CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyası, yargılama dosyası içerisine celp edilmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan kusur ve maluliyet yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... İhtisas Kurulu'nun 06/03/... Tarih, .... Sayılı maluliyet raporunda; "... ve .... kızı 2012 doğumlu ....'ın 22.04.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı çocuklar için özel gereksinim değerlendirilmesi hakkında yönetmenlik hükümleri değerlendirildiğinde ve bu bölümde yeralmayan, bölüm, liste ve cetveller için kullanılan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme ( iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, 4.Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ......’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi yoktur oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirmiştir. Teknik incelemeye göre belirlenen bu iş göremezlik raporuna, mahkememizce de dosya kapsamına uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 08/01/... Tarih, .... Sayılı kusur raporunda; "A) Davalı sürücü .... sevk ve idaresindeki minibüs ile geri manevrasını kontrollü ve dikkatli bir şekilde yapması, gerisini göremiyor ise geri manevrasını gözcü eşliğinde yapması gerkirken bu hususlara riayet etmeyerek site içerisinde geri manevrası esnasında bisikleti ile seyir halinde olan bulunan davacı sürücüye çarptığı olayda kusurludur. B) Davacı yaya .... sevk ve idaresindeki bisikleti ile seyri sırasında hareket halinde olan davalı sürücü idaresindeki minibüse karşı korunma tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek geri manevra ile gelen davalı sürücü idaresindeki minibüsün çarpmasına maruz kaldığı olayda yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerinde etkendir. Sonuç : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davalı sürücü ....'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı yaya ...'ın yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerinde %25 (yüzde yirmi beş) oranında etken olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş bildirmiştir. Oluşa göre belirlenen bu kusur oranlarına mahkememizce de dosya kapsamına uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir.
Maddi tazminat yönünden; davacının sürekli iş göremezlik oranının "0" olması ve tedavi - bakıcı giderleri yönünden herhangi bir delil sunulmaması sebebiyle maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
** Hakimin manevi zarar adı ile kazaya uğrayana verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları olaydaki kusur durumu ve olayın oluş şekli, olay tarihi ve kaza olayı göz önüne alınmak sureti ile manevi zarar aşağıdaki şekilde belirlenmiş ve hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan tüm sebepler dolayısıyla aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE,
A)Davacının maddi tazminat davası yönünden davasının REDDİNE,
B)Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
-11.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken toplam 751,41-TL karar harcından, davacıdan dava açılırken alınan 106,23-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 645,18-TL harcın Davalı ...'dan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 35,37'si olan 466,88-TL'sinin davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 853,12-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 198,43-TL harcın davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan ATK fatura ücreti, bilirkişi ücreti, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.696,80-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak % 35,37'si olan 1.661,26-TL'sinin Davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,(gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 11.000,00-TL vekalet ücretinin Davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Reddedilen maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-Reddedilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 11.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı ... vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır