T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/913 Esas
KARAR NO : 2025/782
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/10/2022
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin nakliye taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren, hem ülke içi hem de uluslararası taşımacılık yapan ve bu alanda bir çok kişiye istihdam sağlayan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin taşımacılık konusunda bir çok şirkete hizmet sunduğunu ve bu işi profesyonelce ifa ettiğini, bu kapsamda olmak üzere davalı ile bir ticari ilişki kurduğunu ve tarafların davalıya ait ürünleri taşıma konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin davalıya ait ürünleri sözleşme gereği ve taşıma ilişkisinin gerektirdiği gibi taşıdığını ve bu taşıma karşılığında faturaları davalıya tebliğ ettiğini, davalının söz konusu faturaları kabul ettiğini, bu çerçevede müvekkilinin hak etmiş olduğu taşıma bedelinin ödenmediğini, bu bedelin ödenmesi konusunda ihtarname gönderildiğini, mail yoluyla yazışmalar yapıldığını ve telefon yoluyla bir çok görüşme gerçekleştirildiğini, söz konusu taşıma işleminden kaynaklı olarak belirlenen bedelin bu zamana kadar ödenmediğini, iş bu bedelin ödenmesi konusunda ara bulucuya başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacağın şimdilik 100.000 TL'lik kısmının 02.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama giderlerinin ve ücreti vekâletin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketle müvekkili kooperatif arasında 30/06/2017 tarihli Nakliye sözleşmesinde kaynaklanan ihtilafla ilgili Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... E sayılı dosyasından müvekkili hakkında 152.120,78-TL için 29.03.2018 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, bahsi geçen icra takibine süresi içinde itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, müvekkilinin icra takibe itirazı üzerine davacı şirketin Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/891 esasına kayıtlı itirazın iptali davası açtığını, 01/04/2021 tarihli duruşmasında "Taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının HMK 150 maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına" karar verildiğini, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2021 tarihinde "Dosyanın 01/04/2021 tarihi itibari ile işlemden kaldırıldığı ve aradan geçen süre zarfında davanın yenilenmemiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 150/5 maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" karar verdiğini, davacının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'ne yaptığı istinaf başvurusunun ..... E. ..... K ve 02/07/2021 tarihli kararla esastan reddedildiğini ve davacı şirketin Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunduğunu, davacı şirketin Yargıtay ..... HD ..... E. kayıtlı temyiz başvurusunda karar verilmediğinden Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... esasına kayıtlı davanın hali hazırda derdest olduğunu, davacı şirketin huzurdaki davayı taraflar arasında akdedilen 30/06/2017 tarihli Nakliye Sözleşmesinden kaynaklanan alacağına ilişkin açtığını, aynı alacağa ilişkin açılan Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esasına kayıtlı davada verilen karara ilişkin Yargıtay ...... Hukuk Dairesi ..... E. Sayılı dosyasıyla yapılan temyiz başvurusunda karar verilmediğinden derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkili kooperatif hakkında 152.120,78-TL alacak için açılan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E icra takibinde takip tarihinden sonra davacı şirkete ödeme yapılmadığı halde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla harca esas değeri 100.000TL olan kısmi dava açıldığını, davacının 100.000-TL kısmi alacak davası açmasındaki kastının Mahkemeyi yanıltmak, derdestlik itirazını bertaraf etmek olduğunu, Hukuk Genel Kurulunun .....E. ..... K 29.06.2022 tarihli kararından anlaşılacağı üzere; derdest davanın sonunda verilecek karar kesin hüküm teşkil ettiğinden davanın reddi halinde müvekkiline yeni alacak davası açılamayacağını, alacak davası olan itirazın iptali davasında yargılamanın sonunda maddi anlamda kesin hüküm verileceğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere; derdest davanın kabulüne karar verilmesi halinde davacıya mükerrer ödeme yapılacağını ve bu nedenle davalı yanın hak kaybına uğrayacağını, müvekkili kooperatifin yedi bin beş yüz yedi (7507) eczacı ortağına ülke genelindeki yirmi sekiz şubesiyle ecza depoculuğu sektöründe ilaç ve ilaç dışı ürünlerin temin ve dağımı hizmeti verdiğini, müvekkili kooperatifin İstanbul'dan Diyarbakır ilindeki .... Şubesinden eczanelere dağıtımı yapılan ilaç ve ilaç dışı ürünleri 30.07.2017 tarihinde akdedilen "Nakliye Sözleşmesi"yle davacı şirketle taşıttığını, davacı şirketle akdedilen Nakliye Sözleşmesinin 7.9 maddesinde gönderilen mallarda bir eksiklik veya hasar tespit edilmesi halinde tutanak düzenleneceği ve taşıyanın personeliyle imzalanacağı, taşıyanın personelinin imzadan imtina etmesi halinde tutanağa şerh düşüleceği ile taşıyanın tüm zararını karşılayacağı aksi takdirde taşıyanın hak ve alacaklarının mahsup edileceğinin düzenlendiğini, davacı şirketin müvekkilinin Diyarbakır ilindeki ..... şubesine Nakliye etmek üzere İstanbul'da eksiksiz ve tam olarak teslim aldığı ilaçları ..... şubeye teslim etmediği veya hasarlı teslim ettiği tespit edilince tutanaklar düzenlendiğini, Sağlık Bakanlığı'nın İlaç Takip Sistemi (İTS) kayıtlarında da teslim edilmediği tespit edilen ilaçların bedellerinin 30.07.2017 tarihli "Nakliye Sözleşmesi"nin 7.9 maddesi gereğince mahsup edildiğini, müvekkili kooperatifin muhasebe departmanının defaten davacı şirketle hesap mutabakatı yaparak bakiye alacağı ödemek için görüşmeler yaptığını, davacı şirketle defaten yapılan yazılı ve sözlü bildirimlerin sonuçsuz kaldığını, davacı şirketin hesap mutabakatı yapmayarak bakiye alacağı kabul etmediğini ve bu nedenle ödeme yapılamadığını, bunun üzerine taraflar arasında akdedilen 0.07.2017 tarihli "Nakliye Sözleşmesi"nin davacı tarafça yükümlülüklerini yerine getirmediğinden müvekkili kooperatif tarafından Bakırköy ..... Noterliğinin 30 Ekim 2017 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle feshedildiğini, davacı şirketin ise taraflar arasında imzalanan Nakliye Sözleşmesine aykırı ve alacaklı olmadığı halde 139.000,00-TL talep ettiğini, ihtarname ile 139.000.00-TL alacaklı olduğunu bildiren davacı şirketin akabinde 152.120,78-TL alacak için Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi açtığını, davacı şirketin derdest dosyada itirazın iptali talep edilen alacak 152.120,78-TL iken; huzurdaki davada 100.000-TL talep ettiğini, müvekkili kooperatifin defter ve kayıtları incelendiğinde davacı şirketin 100.000-TL alacağı olmadığının tespit edileceğini savunarak; derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, derdestlik itirazlarının kabul edilmemesi halinde haksız açılan davanın reddi ile yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Nakliye Hizmeti Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki Nakliye Hizmeti Sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacının şimdilik 100.000,00-TL'nin 02/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; Davalı kooperatifin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, ..... Esas sayılı dosyasının UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderilmiş olduğu, incelenmesinde; davacısının ..... Taşımacılık Limited Şirketi, davalısının ..... Eczacılar ÜR. TEM. DAĞ. KOOP. olduğu, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talepli açılan dava sonucunda Mahkemenin 02/07/2021 tarih ve ..... Sayılı Kararı ile "İş bu dava dosyası işlemden kaldırıldığı 01/04/2021 tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içinde yenilenmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle dosyanın 01/04/2021 tarihi itibari ile işlemden kaldırıldığı ve aradan geçen süre zarfında davanın yenilenmemiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin ...... Esas, .... Karar sayılı 26.05.2022 tarihli ilamı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin ..... Esas ve ..... Karar sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür.
Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın halen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması halinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir.
Usul hükümlerine göre davanın açılmamış sayılma kararı temyizi kabil bir karar ise de, derdestlik yönünden kararın kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Derdestlik, 18.09.1996 tarih ve ..... Esas, ..... Karar sayılı HGK kararına göre dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren üç aylık süre ile sınırlıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların doğumu ile dava kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. (Yargıtay 8. HD, 02/04/2018 tarihli, 2015/21642 E, 2018/10443 K. sayılı kararı)
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, eldeki dava yönünden derdest olduğu belirtilen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... sayılı davada, 01/04/2021 tarihli celsede 6100 sayılı HMK'nin 150/1. maddesi uyarınca davanın işlemden kaldırıldığı ve 02/07/2021tarihli kararla açılmamış sayılmasına karar verildiği, eldeki davanın ise 11/10/2022 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle derdestlik itirazının reddine karar verilmiştir.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinden; ..... D.İş sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğünden; tarafların 2017 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası; davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ de incelenmek suretiyle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, davacı tarafça düzenlenen faturaların BA/BS formlarında beyan edilip edilmediği hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişi ..... ile taşıma/lojistik konusunda uzman bilirkişi .....'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 30/04/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
30/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacının 2017 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterleri ibraz edilmediğinden lehine delil niteliği konusunda değerlendirme yapılamadığı, davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 152.134,86 TL alacaklı olduğu, Davalının 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak 2022 yılı ticari defterleri ibraz edilmediğinden lehine delil niteliği konusunda değerlendirme yapılamadığı, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davalının davacıya 64.040,77 TL borcunun bulunduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın davalı şirket tarafından davacı şirkete yansıtılan KAYIP VE HASARLI ÜRÜNLERE ilişkin bedellerin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklı olduğu, davacının davalıdan 64.040,77 TL bakiye taşıma bedeli alacaklısı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Nakliye Hizmeti Sözleşmesi, 30/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Nakliye Hizmeti sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının davalı kooperatifin tedarikçilerinden, Yenibosna adresinden ve Merkez şubesinden teslim aldığı malları yine davalının Diyarbakır ilindeki şubesine teslim etmeyi ve ayrıca davalının Diyarbakır ilindeki şubesinden teslim aldığı malları da tekrardan davalının İstanbul/Merkez şubesine teslim etme işini üstlendiği, davacı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek iş bu davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, taraf ticari defterleri ve taraflar arasındaki sözleşme incelenerek düzenlenen denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli, yukarıda özetlenen 30/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 152.134,86 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davalının davacıya 64.040,77 TL borcunun bulunduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın davalı şirket tarafından davacı şirkete yansıtılan KAYIP VE HASARLI ÜRÜNLERE ilişkin bedellerin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklı olduğu, davacının davalıdan 64.040,77 TL bakiye taşıma bedeli alacaklısı olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu, tarafların ticari defter kayıtları ve Nakliye Hizmeti Sözleşmesi dikkate alınarak; davalının davacı tarafa hasar, kayıp iddiaları ile ilgili olarak 87.373,79-TL tutarında 9 adet fatura düzenlediği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.9 ve 7.10 başlıklı hükümlerinde hasar, zayi durumlarına ilişkin ne şekilde hareket edileceğinin düzenlendiği, buna göre davalının taraflar arasındaki sözleşme gereği gerek tutanak gerekse de tek taraflı tespitlerle ortaya konulan zararı davacıdan talep ve tazmin edebileceği, bu durumda davalının takas mahsup ettiği zararları dışında 64.040,77-TL bakiye borcunu ödemediği, davalının bu bedeli davacıya ödemekle yükümlü olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
64.040,77-TL alacağın 02/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 4.374,62-TL harçtan peşin alınan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.666,87-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.788,45-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 9.176,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.876,38-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.299,62-TL'sinin davacı üzerine bırakılmasına,
Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 999,04-TL'sinin davalıdan alınarak, 560,96-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip ...
Hakim ....