T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/967 Esas
KARAR NO : 2024/414
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/10/2022
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun, gerçek bir hakka dayanmayan, tamamen kötü niyetle ve haksız kazanç niyetiyle açılmış olan icra takibinin dosyaya sunmuş oldukları paranın iade edildiğine ilişkin kamera kayıtları, aynı miktarın aynı gün davalı şirket yetkilisince müvekkil firmanın çalışanı ile birlikte bankaya yatırıldığını ve herhangi bir hak ve alacağın kalmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenle söz konusu takibin iptal edileceği kuvvetle muhtemel olduğunu, icra tehdidi altında müvekkilin şuan için banka hesaplarına haciz ve araçlarına yakalama şerhi konulduğunu, müvekkil firmanın üçüncü hiçbir kimseye borcu bulunmadığını ve herhangi aleyhine açılmış bir icra takibi de bulunmadığını, davaya konu icra takibinden kaynaklı yapılan hacizler müvekkilin ticari faaliyetini durma noktasına getirdiğini, müvekkilin bankalarda ödemekle yükümlü olduğu aylık yüksek meblağda çek vb gibi ödemeleri bulunduğunu, iş bu dava konusu dosyanın derdest kalması ve takibin devamı halinde müvekkil için telafisi güç durumlar doğacak ve haksız olan takip dayanağı miktarı zor şartlar altında ödemek durumunda kalacağını, bu nedenle yargılama süreci göz önünde bulundurularak gösterilecek olan adil ve makul teminat karşılığında takibin tedbiren durdurulması ve varsa hacizlerin fekkine karar verilmesi yönünde talep ettiklerini, icra ve iflas kanunu"nun 72 ve devamı gereğince %15 teminat karşılığında takibin durdurulmasına ve varsa hacizlerin fekkine karar verilmesini,. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyaları, kamera kayıtları, taraflara ait ticari defterler, fatura, irsaliye , tanık, keşif, bilirkişi ve her tür hukuki delil menfi tespit davalarının kabulüne, haksız ve kötü niyetle hareket ederek müvekkilinin maddi-manevi olarak zararına sebebiyet veren davalının %20'in aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili davalı şirkete veya yetkililerine resmi bir ödeme yapmadığını, davalı müvekkili ile bağı ve bağlantısı olmayan .... isimli şahsa hangi amaç ile ödeme yaptıklarının taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığını, nispilik ilkesi gereği davacı ile dava dışı 3. Şahıs olan .... arasındaki hukuki işlem müvekkili bağlamayacağını, kaldı ki taktirleri Mahkememizde olmakla birlikte davacının bu kadar yüklü bir meblağı teslim ederken TTK gereği basiretli tacir olarak davranmadığının da sabit olduğunu, şirket ile bağlantısı bulunmayan şahsa iddia ettikleri ödemeyi yaparken basiretli tacir olarak hareket ederek gerekli araştırmayı ve özeni göstermeleri gerektiğini, davacının ağır kusurlu davranışının sonuçlarının iyi niyetli müvekkiline yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete ters düştüğünü, davacının dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki olmadığını beyan etmiş ise de bunun gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinin ''Olayın Özeti'' başlığı altında taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ikrar etmekle beraber davalı müvekkilinden ticari ilişkiye yönelik bedel tahsilatı dahi yapıldığını, dosya kapsamında davacı lehine İhtiyati Tedbir konulması imkansız ve telafisi güç zararların ortaya çıkmasına sebebiyet vereceğini, iş bu nedenle İhtiyati Tedbirin kaldırımasını ve davacının taleplerinin reddine, yargılama harç giderleriyle yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuş ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; İİK 72.maddesine dayalı Ticari ilişkinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında yapılan takip neticesinde davacının davalıya borçlu olup olmadığı, taraflar arasında takibin dayanağı olan asıl alacağa dair ticari ilişki olup olmadığı, davacının takip konusu ödemeyi davalıya yaptığı iddiasının yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizin 27/10/2022 tarihli tensip tutanağı ile davacı vekilinin tedbir talebinin kabulü ile; takdiren dava değerinin % 15'i tutarında teminat gösterilmesi durumunda davacı tarafından icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine mahkememizce karar verilmiştir.
Mahkememizin 06/04/2023 tarihli celsesinde dosyanın davacı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında yapılan takip neticesinde davacının davalıya borçlu olup olmadığı, taraflar arasında takibin dayanağı olan asıl alacağa dair ticari ilişki olup olmadığı, davacının takip konusu ödemeyi davalıya yapıp yapmadığı davacının borcunun bulunup bulunmadığı hususunda rapor hazırlanılması için bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş bilirkişi heyeti 20/07/2023 tarihli raporunda özetle: ''Davacı şirket yevmiye defteri ve defter-i kebir açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresi içinde yapıldığı, envanter defterinin sunulmadığı, Davalı şirket yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defteri açılış onaylarının kanuni süresi içinde yapıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olmadığı, Davacı şirket yasal defterlerinde, yapılan işleme ilişkin herhangi bir kayıt görülemediği, bu durumda davacının takip konusu ödemeyi davalıya yaptığı iddiasının mali yönden yerinde olmadığı, Davalı şirket yasal defterlerinde, yapılan işleme ilişkin 1 adet kayıt olduğu ve buna göre davalının davacıdan olan alacağının 1.700.000.-TL olduğu, bu alacağın dosyaya sunulan ve üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu düşünülen 22.09.2022 tarihli nakit makbuzu ile tevsik edildiği, ... Bankası tarafından dosyaya gönderilen CD üzerinden yapılan mali incelemede, dava dışı ... isimli şahıs tarafından 23.09.2022 tarihinde ... Bankası ... Şubesinden şahsın ... Şubesindeki hesabına 800.000.-TL ve 700.000.-TL olmak üzere toplamda 1.500.000.-TL tutarında kasa işlemi şeklinde para yatırıldığı, Dosyaya sunulan Ticaret Sicil kayıtlarına göre .... isimli şahsın ... sicil numarasında kayıtlı şirketle bir bağının olmadığı, Davalının 2022 yılı Ocak – Kasım arası tüm dönemlerin BA ve BS formlarının boş olarak verildiği, 5.000.-TL üstü herhangi bir mal alımı ve mal satımının olmadığı, Taraflar arasında takibin dayanağı olan asıl alacağa dair ticari ilişki olup olmadığı konusunda Bilirkişi alanım dışında olması sebebiyle hukuki bir yorum yapılamayacağı,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir.
Mahkememizin 22/02/2024 tarihli duruşma tutanağı ile: davacının yemin deliline dayandığı dikkate alınarak yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı, bulunacak ise yemin metnini hazırlayıp mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş davacı yapılan ihtar ile yemin metnini hazırlamıştır.
Toplanan ve sunulan deliller, yapılan yargılama, sicil kaydı, cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamı ile yemin metni birlikte değerlendirildiğinde;
İİK'nun 72.maddesinde düzenlenmiş olup borçlunun, alacaklıya borçlu olmadığını genel hükümlere göre kanıtlamasına imkan sağlamak amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir. İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü takip alacaklısına aittir. Bu konuda istisnai nitelikte iddiada bulunan davalının bu iddiasını ispatlayacak yazılı belgeleri öncelikle HMK 288 ve devamı maddeleri gereği ortaya koyması gerekir.
İspat hukuku şekli hukukun içinde yer alsa da , ispat yükü maddi hukuk tarafından belirlenir. Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıalarının, iddialarının doğru olduğu veya karşı tarafın iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlamak amacı ile çekişmeli vakıalar ile ilgili deliller sunarak gerçekleştirdikleri bir hukuki faaliyettir. Delil ikame yükü ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde hakimin aleyhte karar verme tehlikesini ortadan kaldırmak amacı ile tarafların delil ikamesi faaliyeti ile kendi vakıa iddialarının doğruluğu veya karşı taraf iddialarının yerinde olmadığı yolunda hakimde kanaat oluşturmasıdır. (Bilge Umar, İspat Yükü Kavramı ve Bununla İlgili Bazı Kavramlar, İÜHFM, 1962, Cilt: 3, Sayfa: 4, 64)
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Diğer bir anlatımla, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer.
Samut olay bakımından yapılan yargılama sonunda ;Davalı tarafında davacı tarafa ödenen 1.700.000,00 TL bedel davalı şirkete iade edilmemesi üzerine eldeki menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmakla Davacı taraf dava dışı ....'A nakit ve elden olarak iade edildiğini beyan etmiş olup bu beyan kapsamından savcılık aşamasında alınan tanık ifadeleri kamera kaydı çözümüne dair görüntüler incelenmiştir. Savcılık aşamasında alınan tanık beyanları ve ihbar olunan beyanları birlikte değerlendirilmiştir. Davalı takip dayanağı olarak '' 22.09.2022 TARİHLİ ALACAK '' olarak belirtmiş olup alacağın dayanağı herhangi belge fatura gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda davalı alacaklı olduğunu usulüne uygun yazılı delille ispat yükü altındadır.
Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Bununla birlikte, iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için, yemin deliline açıkça dayanılmış olması da zorunludur.
Somut olayda davalı tarafın iddia ettiği gibi kurulmak üzere anlaşılan ticaret sebebiyle aldığı 1.700.000,00 tl nakit parayı davalıya geri verdiğine, ...'ın tarafına şirket yetkilisi olarak tanıtıldığına ve kendisiyle sadece davalı şirket yetkilisi olması sıfatıyla iletişim kurduğuna, arada kurulacak olan ticari anlaşmanın sağlanamaması sebebiyle tarafına elden teslim edilen parayı ...'a elden teslim ettiğizğ, elden teslim edilen parayı şirketin hesabına yatırılmak üzere çalışanım ve şirket yetkilisi olan ... ile birlikte bankaya gönderdiğine, çalışanının nezaretinde 1.700.000,00 TL paranın ... tarafından banka hesabına yatırıldığına, bu sebeple davalının iddia ettiğinin aksine şahsına nakit olarak verilen 1.700.000,00 tl nakit parayı davalıya geri iade ettiğini beyan etmiştir.
Bu kapsamda; davacı vekiline, dava dilekçesinin deliller kısmında yemin deliline açıkça dayanmış olduğu anlaşılmakla; yemin teklif etme hakları hatırlatılmış, davacı tarafça yemin teklifinde bulunulması üzerine sonuç olarak dava İİK 72/3 maddesine dayalı borçlu olmadığının tespitine dair olup kural olarak senede dayanmayan takipte ispat yükü takip alacaklısında olduğu dikkate alınarak davacı borçlunun yemin deliline açıkça dayandığı anlaşılmış olup HMK madde 228 uyarınca, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafın yemin deliline başvurması üzerine davacının yemin ettiği de dikkate alınarak davalı takipte alacaklı olduğunu ispat edemediğinden davanın kabulü ile davacı borçlunun Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle İİK 72/3. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine, şartların oluşmaması sebebiyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle İİK 72/3. Maddesi uyarınca BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
-Şartların oluşmaması sebebiyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-HMK 392/2 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmadığı takdirde ve talep halinde teminatın DAVACIYA İADESİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 116.823,80-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harç ile yatırılan 29.125,24-TL tamamlama harcının mahsubu ile noksan kalan 87.617,82-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harç ile 80,70-TL başvurma harcı ve 29.125,24-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 29.286,64-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 3.909,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 208.816,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza