T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1023 Esas
KARAR NO : 2024/445 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan - Rücu)
DAVA TARİHİ : 24/10/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ATM'NİN ... ESAS - ... KARAR SAYILI DAVA :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan - Rücu)
DAVA TARİHİ : 27/10/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/06/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan - Rücu) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin .... Esas sayılı Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının, müvekkili davacıya olan borcu nedeniyle taraflarınca Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı icra dosyasıyla takip başlatıldığını, borçlu/davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin alacağına ulaşması ve takibin devamına karar verilmesi amacıyla huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, .... ile davalı .... Dağıtım Ticaret Anonim Şirketi arasında 22.06.2021 tarihli, FKB'nde ... yevmiye ... sözleşme numaralı "Finansal Kiralama Sözleşmesi" imzalandığını, Sözleşmede .... Dağıtım Tic. A.Ş Kiracı, müvekkili ....'ın ise müteselsil kefil konumunda olduğunu, müvekkili ....'ın, davalı şirkette sözleşme tarihi itibariyle %40 hisse sahibi şirket ortağıysa da; 19.01.2022 tarihinde imzalanan sözleşme ile sahip olduğu hisselerin tamamını .... ile ...'a devir ve temlik ederek şirket ortaklığından ayrıldığını, hisse devri sözleşmesinin ekte olduğunu, buna rağmen ....; 12.04.2023 tarihinde, Beyoğlu .... Noterliği aracılığıyla müvekkilinin de muhatabı olduğu bir ihtarname gönderdiğini ve muhataplara 12.04.2023 tarihi itibariyle muaccel borçların ve borca işlemiş temerrüt faizinin ödemediğini ihtaren bildirdiğini, akabinde, icrai riskler ile karşı karşıya kalmak istemeyen müvekkilinin herhangi bir borcu ve sorumluluğu olmamasına rağmen 12.06.2023 tarihinde alacaklıya 240.147,00 TL tutarında ödeme yaptığını, 12.06.2023 tarihli EFT ödeme dekontunun dilekçe ekinde olduğunu, işlem açıklamasına, ilgili ihtarname bilgileri derç edildiğini, hisse devri sözleşmesi ve sulh protokolü ile müvekkilinin genel kredi sözleşmeleri kapsamındaki tüm sorumlulukları, kefaletten kaynaklı yükümlülükleri ve bu çerçevede doğmuş/doğacak tüm borçları karşılıklı mutabakat neticesinde iç ilişkide sona erdirildiğini, sözleşmede hissesini devreden müvekkili ....'ın bahse konu ödeme nedeniyle uğradığı maddi zararın itiraz öne sürülmeksizin kayıtsız şartsız kabul edilmesi gerekirken, kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, itirazın iptalini talep etmiş oldukları Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla, müteselsil boçlular ... ve .... aleyhine de takip ikame edildiğini, ancak adı geçen borçluların yetki itirazında bulunması üzerine dosya bu borçlular yönünden Ankara (Gölbaşı) İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, davalı borçlunun itirazının tamamen usuli nitelikte olduğunu, salt takibi durdurmak ve alacağı sürüncemede bırakmak amaçlı olup dayanağı bulunmayan itiraz sebebiyle davacı müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakıldığından, alacağın likit olduğu da gözetilerek davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20’siden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin .... Esas sayılı Asıl dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; Huzurdaki dava öncesi usule uygun bir arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmediğini, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk tutanağında arabuluculuk sonucu "görüşme yapılamadan anlaşamama" şeklinde belirtildiğini, tutanakta belirtilene göre davacı tarafın doldurduğu arabuluculuk başvuru formundaki adrese iadeli taahhütlü mektup ile davet mektubu gönderildiğini, ancak gönderinin iade edilmesi sonucu toplantı tarihinde müvekkili şirkete ulaşılamadığı gerekçesiyle görüşme yapılamama sonucu anlaşamama şeklinde son tutanak tanzim edildiğini ve davacı taraf vekilince imzalandığını, ancak arabuluculuk başvuru formunda doldurulması gerekli alanlardan birisinin de karşı tarafın vekil bilgileri olduğunu, arabulucu tarafından tarafları ile iletişime geçilmeden usule aykırı şekilde tutanak tanzim edilerek arabuluculuk sürecinin sonlandırıldığını, 02.10.2023 tarihli arabuluculuk tutanağı usule ve hukuka aykırı olduğundan dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin davacının ileri sürdüğü sözleşmenin tarafı olmadığını, huzurdaki itirazın iptali davasının tarafları davacı ile müvekkili şirket olduğunu, müvekkili şirketin davacının ileri sürdüğü hisse devir sözleşmesinin tarafı olmadığını, 19.01.2022 Tarihli Hisse Devir Sözleşmesine göre davacının sorumluluğunun devam ettiğini, sözleşmede davacı ....'ın 01.12.2021 tarihinden önceki işlemlerden sorumluluğunun devam ettiğinin belirtildiğini, davacının müteselsil kefil olduğu olduğu Finansal Kiralama Sözleşme ise 21.06.2021 tarihli olup davacının sorumluluğunun devam etmekte olduğu davacının ileri sürdüğü hisse devir sözleşmesinde de belirtildiğini, davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğini, davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin ödeme güçlüğüne düşmesinin nedeni davacı ve davacı ile birlikte hareket eden eski şirket ortağı ve yöneticisi olduğunu, davacı ... ile birlikte şirket hisselerini devreden ... ve diğer yönetim kurulu üyesi ...'ın eylem ve işlemleriyle müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını, davacı ile birlikte hareket eden ... ile ... 19.01.2022 tarihli hisse devir protokolü öncesi şirketin durumu ve ödeme gücü ile ilgili hisseleri devralan ... ve ...'a yanıltıcı bilgiler verdiğini, hisse devir sözleşmesinin imzalanmasının akabinde de kendilerinin işe almış olduğu şirket personellerini yönlendirmeye devam ettiklerini, şirketi iş yapamaz hale getirdiklerini, yine hisse devir sözleşmesinin imzalanmasının akabinde muhasebe birimi yeni hissedarlara veri paylaşımını kestiğini, şirketin borçları ve ödeme durumuna ilişkin gerekli bilgileri ... ve ... ile paylaşılmadığını, Kahve sektöründe faaliyet göstermek için müvekkili şirkete yatırım yapmak isteyen ... ve ...'ın davacı ... ve ... tarafından yanıltıcı bilgilerle şirket hisselerini devraldığını, akabinde şirketin ödemesi mümkün olmayan bir borç yükü ile karşı karşıya kaldıklarını, davacının şirket ortağı olduğu dönemde işe aldığı personelin yeni hissedarların emir ve talimatlarını dinlememesi ve muhasebe birinin hisse devir sözleşmesi imzalandıktan sonra veri akışını kesmesi neticesinde müvekkili şirketin ticari faaliyetleri yapamaz hale geldiğini, neticede haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile davalıların ortağı ve hissedarı olduğu ... Dağıtım Ticaret Anonim Şirketi arasında 22.06.2021 tarihli, FKB'nde ... yevmiye .... sözleşme numaralı "Finansal Kiralama Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmede ... Dağıtım Tic. A.Ş Kiracı, müvekkili ...'ın ise müteselsil kefil konumunda olduğunu, müvekkili ...'ın, adı geçen şirkette sözleşme tarihi itibariyle %40 hisse sahibi şirket ortağıysa da; 19.01.2022 tarihinde imzalanan sözleşme ile sahip olduğu hisselerin tamamını davalılar ... ile ...'a devir ve temlik ederek şirket ortaklığından ayrıldığını, buna rağmen ...; 12.04.2023 tarihinde, Beyoğlu ..... Noterliği aracılığıyla müvekkilinin de muhatabı olduğu bir ihtarname gönderdiğini ve muhataplara 12.04.2023 tarihi itibariyle muaccel borçların ve borca işlemiş temerrüt faizinin ödemediğini ihtaren bildirdiğini, icrai riskler ile karşı karşıya kalmak istemeyen müvekkilinin herhangi bir borcu ve sorumluluğu olmamasına rağmen 12.06.2023 tarihinde alacaklıya 240.147,00 TL tutarında ödeme yaptığını, sözleşmede de görüldüğü gibi, hissesini devreden müvekkilinin ...'ın bahse konu ödeme nedeniyle uğradığı maddi zararın itiraz öne sürülmeksizin kayıtsız şartsız kabul edilmesi gerekirken, kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek öncelikle dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, davalı/borçluların Gölbaşı (Ankara) İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyasına vaki alacağa ilişkin itirazın iptaline, takibin devamına, haksız, soyut ve sebepsiz nedenlerle borca itiraz edildiğinden, alacağın likit olduğu da gözetilerek asıl alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Kefalet ilişkisinin davacı ile diğer davalı şirket arasında olduğunu, davacı tarafın; ... Bankası ile diğer davalı şirket arasında imzalanan 22.06.2021 tarihli, ... yevmiye ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi'e müteselsil kefil olarak imza attığını, diğer davalı şirkete kefil olduğunu, müvekkili ... ve ...'ın anılan kredi sözleşmesinin ve kefalet ilişkisinin tarafı olmadığını, Davacı ...'ın, dava dışı banka ile diğer davalı şirket arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi'ne şirket ortağı olarak değil; müteselsil kefil olarak imza attığını, dolaysısıyla davacının şirket ortaklığının sona ermesi, müteselsil kefilliğini sona erdirmediğini, davacı şirketin hisselerini devrederken bu durumu bildiğini, müvekkili ... ile ...'ın kefalet ilişkisinin tarafı olmadığı için davacının müteselsil kefil sıfatıyla yapmış olduğu ödemeleri müvekkillerden talep etmesi mümkün olmadığını, müvekkilleri yönünden davanın reddinin gerektiğini, 19.01.2022 Tarihli Hisse Protokole göre davacının sorumluluğunun devam ettiğini, davacı tarafın müteselsil kefil sıfatıyla bankaya ödediği paranın müvekkillerden tahsilini isterken gerekçe olarak 19.01.2022 tarihli hisse devri sözleşmesi ve sulh protokolünü gösterdiğini, finansal kiralama borçlusu şirketin ödeme güçlüğüne düşmesinin nedeni davacı ve davacı ile birlikte hareket eden eski şirket ortağı ve yöneticisi olduğunu, Davacı ... ile birlikte şirket hisselerini devreden ... ve diğer yönetim kurulu üyesi ... eylem ve işlemleriyle diğer davalı .... şirketini zarara uğrattığını, davacı ile birlikte hareket eden ... ile ... 19.01.2022 tarihli protokol öncesi şirketin durumu ve ödeme gücü ile ilgili ... ve ...'a yanıltıcı bilgiler verdiğini, 19.01.2022 tarihli protokolün imzalanmasının akabinde de davacının işe almış olduğu şirket personellerini yönlendirmeye devam ettiklerini, şirketi iş yapamaz hale getirdiklerini, yine hisse devirlerinin gerçekleşmesinin akabinde muhasebe birimi yeni hissedarlara veri paylaşımını kestiğini, şirketin borçları ve ödeme durumuna ilişkin gerekli bilgiler ... ve ... ile paylaşılmadığını, Davacı ve davacı ile birlikte hareket eden ... ile ...'ın hisse devri öncesinde şirketi borçlandırıcı pek çok işleme imza attıklarını, diğer davalı şirketin, davacı tarafından borçlandırıldıktan sonra tüm borç yüküyle birlikte yanıltıcı bilgilerle faaliyet konusu sektörde deneyimsiz olan yeni hissedarların üzerine yıkıldığını, Kahve sektöründe faaliyet göstermek için diğer davalı ...... şirketine yatırım yapmak isteyen ... ve ...'ın; davacı, ... ve ... tarafından yanıltıcı bilgilerle ödemesi mümkün olmayan bir borç yükü ile karşı karşıya bırakıldıklarını, davacının şirket ortağı olduğu dönemde işe aldığı personelin yeni hissedarların emir ve talimatlarını dinlememesi ve muhasebe biriminin hisse devir sözleşmesi imzalandıktan sonra veri akışını kesmesi neticesinde şirket ticari faaliyet yapamaz hale geldiğini, bunun neticesinde şirketin ödemekle yükümlü olduğu borçların ödenemediğini, neticede haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 07/03/2024 tarihli raporda; "1. Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 240.147,00 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont ticari avans faizi tahsili talebiyle (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla), Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 20.06.2023 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafların 23.06.2023 ve 05.07.2023 tarihlerinde ayrı ayrı itiraz ettiği, 10.07.2023 tarihinde icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğu, Tarafların Yasal Defter Bilgileri, Tarafların26.02.2024 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle ticari defterler üzerinden inceleme ve tespit yapılamadığı, bu husustaki değerlendirme sayın mahkemenin takdirine bırakılmıştır. HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. Davalı Şirketin Ticaret Sicil Bilgileri, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından dosya muhteviyatına sunulan yazıda, davalı .... Dağıtım Tic. A.Ş.’nin ana sözleşmesinin 06.02.2020 tarihinde tescil edildiği, yönetim kurulu üyesi ve şirketi münferiden temsile ...’ın yetkili olduğunun, son tescil işleminin 23.05.2022 tarihinde yapıldığının beyan edildiği, İhtarname, Beyoğlu .... Noterliğinin 12.04.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile .... tarafından davacı ve davalı taraflarında aralarında yer aldığı muhataplardan 22.06.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ... sözleşme numaralı FİNANSAL KİRALAMA SÖZLEŞMESİNE istinaden alacaklarının talep ettiği, Dekont, Dosya muhteviyatına sunulan dekontta, davacı tarafın ... Bankasına 12.06.2023 tarihinde “Beyoğlu .... Noterliği 12.04.2023-... yevmiye numaralı” açıklamasıyla 240.147,00 TL ödediği, 2. Davacının, Dava dışı ....’ya yaptığı 240.147,00 TL ödeme için, davalı .... Dağıtım Ticaret Anonim Şirketi’ne kefilin rücu hakkı kapsamında rücu edebileceği, 3. Finansal Kiralama Sözleşmesinde şahsi imzaları bulunmayan davalı gerçek kişiler ... ile ...’ın, şirketler hukuku bağlamında bir sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığı; ancak davacının, ....’ya yaptığı 240.147,00 TL tutarındaki ödeme için, 19.01.2022 tarihli “Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi ve Sulh Protokolü”nün 3.2 maddesi uyarınca, davalı gerçek kişiler ... ile ...’a rücu edebileceği" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, bilirkişi raporu, icra dosyaları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Asıl ve birleşen dava; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.
Asıl ve birleşen dava konusu; Davacının, dava dışı Finansal Kiralama şirketi ile davalı şirket tarafından gerçekleştirilen Finansal Kiralama sözleşmesinden kaynaklı olarak sorumlu olmamasına rağmen ödemiş olduğu bedelin davalılardan tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takiplerine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görülmüştür.
Asıl dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı şirket aleyhine 240.147,00-TL alacağının reeskont ticari avans faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalı borçluya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Asıl dava konusu miktar 240.147,00-TL' dir.
Birleşen dava konusu Gölbaşı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 240.147,00-TL alacağının reeskont ticari avans faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalı borçlulara ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlular borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Birleşen dava konusu miktar 240.147,00-TL' dir.
Davalı taraflar; davacı tarafın kredi sözleşmesinden kyankalı sorumluluğunun devam ettiğini, davacının eylemleri sebebiyle davalı şirketi ve diğer davalıları zarara uğrattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Beyoğlu 48. Noterliğinin 12.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile .... tarafından davacı ve davalı tarafların aralarında yer aldığı muhataplardan 22.06.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesine istinaden alacaklarının talep edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça ... Bankasına 12.06.2023 tarihinde "Beyoğlu ..... Noterliği 12.04.2023 - .... yevmiye numaralı" açıklaması ile 240.147,00 TL ödeme yapıldığı sunulan dekont içeriğinden anlaşılmıştır.
Tarafların, davacının tüm şirket hissesinin devri ve sulh protokolü başlıklı 19.01.2022 tarihli sözleşme imzaladıkları görülmüştür.
....’nun 12.04.2023 tarihinde, Beyoğlu ..... Noterliği aracılığıyla gönderilen ihtarname üzerine, davacının 12.06.2023 tarihinde 240.147,00 TL tutarında ödeme yaptığı tespit edilmiştir. İhtarname içeriğinden anlaşıldığı üzere, davacı müteselsil kefildir. Rücu kavramı, başkasına ait bir borcu ifa eden kişinin, bunu asıl borçludan isteyebilmesini ifade eder. Rücu hakkı, alacaklı karşısında borçlu olsun ya da olmasın, 3. kişinin bir başkasına ait bir borcu ifa etmesi halinde, asıl borçludan talep edebileceği bir alacak hakkıdır. Söz konusu alacak hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden doğan alacak hakkından bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan yeni bir haktır. Diğer bir deyişle başkasına ait bir borcu ifa ettiği için malvarlığında kayba uğrayan kişiye tanınan, malvarlığındaki eksilmeyi gidermeye yönelik tazminat niteliğindeki hakkıdır. Rucü edebilmek için geçerli bir borç ilişkisinin varlığı, borcun başkasına ait olması, alacaklının tatmini, rücu hakkının kullanılması ve kaybedilmiş olmaması gerekir.
Sorumluluğun tek taraflı bir beyan ile ortadan kaldırılması mümkün değildir. Dolayısıyla, hisse devrinin gerçekleşmiş olması, kefilin sorumluluğu dava dışı ....’ya karşı sona erdirmemekte ve dış ilişkide, dava dışı şirketin kefilden alacağın tamamını talep etme hakkı bulunmaktadır. İç ilişkide ise, ödeme yapan kefilin asıl borçluya rücu hakkı bulunmaktadır. Bu bağlamda, davalı şirketin dava dışı şirkete borcunu ödeyen müteselsil kefil sıfatını haiz davacının, davalı .... Dağıtım Ticaret Anonim Şirketi’ne rücu edebileceği mahkememizce kabul edilmiş ve açılan asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı Kanun ile anonim şirket ve ortaklarının şirket borçlarından sorumluluğu ve sınırları açıkça belirlenmiştir. Buna göre ortaklar sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri nisbette, sorumluluktan kurtulurlar. Şu kadar ki ortaklara koydukları sermaye kısmen veya tamamen geri verilmiş veya haksız yere kar yahut faiz ödenmiş ise aldıkları para nispetinde sorumludurlar. Ortaklığın infisahı halinde dahi tasfiye memurları ortakların ödemeleri gereken borcu bu hüküm ve esaslar dairesinde tespit ederler. Verilen izahattan da anlaşılabileceği üzere, anonim şirket ortaklarının sınırlı sorumluluğu söz konusudur ve şirket borçları sebebiyle ortakların şahsi sorumlulukları bulunmamaktadır. Dolayısıyla, sözleşmede şahsi imzaları bulunmayan davalı gerçek kişiler ... ile ...’ın, şirketler hukuku bağlamında bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Ancak, dosyada yer alan 19.01.2022 tarihli Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi ve Sulh Protokolü”nün 3.2 maddesi “... ve ...'ın hisselerin devrederek ortaklıktan ayrılmaları ile birlikte her halükarda şirketteki ortaklıktan kaynaklı tüm görev ve sorumlulukları da sona ermiş olacaktır. Ayrıca bu hususta Taraflar arasında daha önce imzalanan 01.12.2021 tarihli '... Hisse Devir Sözleşmesi' ile Taraflar arasında prensipte bir mutabakat sağlanmış ve bu kapsamda ... Mah. ... Cad. No: 14/71 İç Kapı No: 14 Çankaya/Ankara adresinde mukim .... T.C. kimlik no'lu ... münferiden Şirket'i temsil ve ilzama yetkili kılınmış olduğundan bu tarih yani 01.12.2021 tarihinden itibaren gerek devreden şirket ortakları ... ve ...'ın ve gerekse de ortak olmayan şirket yönetim kurulu üyesi ... T.C. kimlik no'lu ...'in, sorumlu oldukları geçmiş döneme ilişkin işlemleri saklı kalmak kaydıyla, şirket iş ve işleyişi ile şirket adına atılan ve hukuki sonuç doğuran herhangi bir işlemden dolayı herhangi bir sorumluluğu kalmamıştır.
Konuya ilişkin herhangi bir zamanda, aksi sonuç doğurur herhangi bir iş ve işlemle karşılaşılması halinde şirket diğer ortakları olan .... Sanayi A.Ş. ve ... ile şirket yöneticisi ... tüm sorumluluğun uhdelerinde olduğunu ve oluşabilecek zarar ve ziyanı ..., ... ve ...'a herhangi bir ihbar ve ihtara gerek olmaksızın tazmin edeceğini peşinen beyan, kabul ve taahhüt ederler.” şeklindedir.
Bu hükümden de anlaşılabileceği üzere, hisse devrini akabinde davacının ödemek zorunda kaldığı tutarların, davalı gerçek kişiler tarafından tazmin edileceği taahhüt edilmiştir. Bu durumda davacının, .....’ya yaptığı 240.147,00 TL tutarındaki ödeme için, 19.01.2022 tarihli “Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi ve Sulh Protokolü”nün 3.2 maddesi uyarınca, davalı gerçek kişiler ... ile ...’a rücu edebileceği mahkememizce kabul edilmiş ve açılan birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalıların ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının asıl dava yönünden davasının KABULÜ İLE;
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA,
-Alacağın %20 si olan 48.029,40-TL icra inkar tazminatının tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
2-Bakırköy ... ATM'nin ... Esas - ... Karar sayılı birleşen dava yönünden davacının davasının KABULÜ İLE,
-Gölbaşı (Ankara) İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptali ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA,
-Alacağın %20 si olan 48.029,40-TL icra inkar tazminatının tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
a)Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 16.404,44-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.900,38-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.504,06-TL harcın asıl dava davalısı şirketten tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin; asıl dava davalısı şirketten tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafça asıl davada sarf edilen toplam 3.208,63-TL harcın asıl dava davalısı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
b)Asıl davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 38.022,05-TL vekalet ücretinin asıl dava davalısı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN:
a)Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 16.404,44-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 4.101,12-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.303,32-TL harcın birleşen dava davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin; birleşen dava davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafça asıl davada sarf edilen toplam 4.409,37-TL harcın birleşen dava davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
b)Birleşen davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 38.022,05-TL vekalet ücretinin birleşen dava davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
ASIL VE BİRLEŞEN DAVALAR YÖNÜNDEN:
a)Davacı tarafından asıl ve birleşen davalarda sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 13.860,25-TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dava davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır