T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1074 Esas
KARAR NO : 2025/1122
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/11/2023
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 30/07/2018 tarihinde .....'nın yönetimindeki ..... plaka sayılı aracı ile Avcılar .... Mah. .... sokaktan G-599 sokağa sola dönüş yaptığı sırada aracın sol ön kısmı ile karşıdan karşıya geçmekte olan yaya .....'a (müteveffaya) çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, aracın altında kalan maktulün vatandaşların yardımıyla aracın altından çıkarıldığını ve hastaneye götürüldüğünü, ....'nın olay yerinden kaçtığını, meydana gelen bu olaydan ötürü hayatını kaybeden ....'ın babası .... ve annesi ..... tarafından kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortasının bulunmaması nedeniyle ....... Hesabı'na karşı Sigorta Tahkim Komisyonu aracılığıyla 10/06/2019-..... başvuru numarası ile dava açıldığını, görülen davanın 21/10/2019-K...... karar numarası ile davacıların lehine sonuçlandığını, ....... Hesabı vekilinin itirazının da 09/02/2020 - 2020/İHK-... karar ile reddedildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kararına esas teşkil eden 16/08/2019 tarihli ...... isimli Aktüerya Bilirkişisi raporuna göre, "Dosya mevcudunda yer alan kaza tespit tutanağında kazanın gerçekleşmesinde sigortasız .... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK’nun 52/1-a maddesinde yer alan “Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak” kuralını ihlal ettiği, müteveffa yaya ......’ın ise aynı Kanun’un 68/1-c maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir. Ayrıca Sayın Hakem ara kararında tazminat hesabının %25 kusur oranı üzerinden gerçekleştirilmesi kararı alınmıştır. Bu doğrultuda işbu raporda tazminat hesaplaması, sigortasız araç sürücüsünün %25 kusur oranı üzerinden gerçekleştirilmiştir." denildiğini ve yukarıda bahsi geçen rapor ve karar neticesinde, davalı .....'nın %25 kusurlu olduğu dikkate alınarak, destekten yoksun kalma tazminat tutarının ....... için 8.479,00 TL ve ....... için 7.947,00 TL olmak üzere toplamda 16.426,00 TL olduğuna karar verildiğini, hal böyleyken Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... Esas ve ..... Karar sayılı kesinleşen ilamı ile "Mahkememizce olay yerinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre .....'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/c maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiğinden Asli Kusurlu olduğu, maktul yaya ....'ın ise Kusursuz olduğu görüşünü bildirdiği, raporun olayın oluş şekli, usul ve yasaya uygun olduğu ve sanığın Asli Kusuru ile yaya yolunda bulunan maktül .....'ya çarpmak suretiyle vefatına sebebiyet verdiği ve üzerine atılı suçun kaza tespit tutanağı, otopsi raporu, olay sonrası ve keşif sırasında alınan fotoğraflar, bilirkişi raporları, tanık beyanları ile sabit olduğu" yönünde karar vermiş olması sebebiyle bakiye %75 kusur oranına ilişkin destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte bilirkişi marifetiyle güncel asgari ücret ve sair verilerle hesaplanarak davacılara ödenmesini talep ettiklerini iddia ederek; müvekkillerine ödenmesi gerekli ve şu an için miktarı belirsiz olan ancak 6100 sayılı HMKnın 107. maddesi uyarınca belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 30.07.2018 tarihinden itbaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve harçlar ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, aynı kaza nedeniyle, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2019.......asında verilen 21/10/2019 – K-.... sayılı kararda;"Başvurunun kabulü ile ....... için 8.479 TL ve ....... için 7.947 TL olmak üzere toplam 16.426 TL destekten yoksun kalma tazminatının 10/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine verilmesine," karar verildiğini, karar gereği Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyasına işlemiş faiz, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderleri ve icra masrafları ile birlikte toplam 26.636,89 TL ödemenin 30.06.2020 tarihinde yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonunda görülen uyuşmazlık neticesinde verilen hakem heyeti kararının itiraz yoluna taşınmayıp ya da taşındıktan sonra itiraz incelemesi neticesinde kesinleşmiş olması halinde aynı uyuşmazlık (tarafları aynı, kaza aynı) nedeniyle verilen kesin nitelikteki karar “yokmuş” gibi farz edilerek tekrar tekrar haksız şekilde dava açılmasının hukuk düzenince korunmasının mümkün olmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararının huzurdaki dava bakımından kesin hüküm teşkil etmesi nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, dava şartı niteliğinde olan zorunlu başvuru sürecinin işletilmediğini, ZMSS Genel Şartlarına uygun bir başvuru yapıldığının belgelendirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, müteveffanın kazanın oluşunda en az %75 oranında asli kusurlu olduğunu, yayaların uymakla yükümlü olduğu kuralların ihlal edildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi kanaat halinde itiraz bulunması durumunda kazanın oluşundaki kusur oranlarının tespiti ve kazanın nasıl gerçekleştiğinin ispatlanması için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi raporu alınması gerektiğini, davacıların desteği müteveffanın kaza sırasında yayaların uymakla yükümlü olduğu kuralları ihlal ettiğinin ve kazaya kendi kusuru ile sebep olduğunun anlaşıldığını, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kalıp kalmadığının bizzat davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini, kesin hüküm itirazları saklı kalmak kaydıyla; KTK madde 111 gereği iş bu davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini, aksi kanaat halinde zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili kurum tarafından davacılar için daha önce ....... için 10.143,00-TL ve babası ....... için 4.420,00-TL olmak üzere toplam 14.562,00-TL'nin 01.03.2019 tarihinde ödendiğini, yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde dava açıldığını ve bu kez ....... için 8.479,00 TL ve ....... için 7.947,00 TL olmak üzere toplam 16.426,00 TL bakiye tazminat hesaplandığını ve ödendiğini, ilk ödemenin üzerinden 4,5 yıl; dava sonrası ödemenin üzerinden 3,5 yıl geçtikten sonra açılan davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle de reddi gerektiğini, her hâlükârda, ödenen miktarın ödeme tarihinden itibaren güncelleştirilerek dikkate alınması gerektiğini, yapılacak olan hesabın ödeme tarihindeki verilere göre yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH yaşam tablosu ve %1,65 (Kaza Tarihine göre %1,80) teknik faiz dikkate alınarak sicile kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, SGK ödemelerinin mahsup edilmesi gerektiğini, ....... Hesabının sorumluluğunun kaza tarihindeki trafik sigortası teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere en az %20 müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, kusurlu ve sigortasız olduğu iddia edilen aracın poliçe sorgusu yapılması ve aracın işleteni ile sürücüye davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davayı ve faizi kabul anlamına gelmemekle beraber temerrütün gerçekleşmediğini ayrıca davanın açılmasına müvekkili kurumun sebep olmaması nedeniyle yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden de sorumlu tutulamayacağını savunarak; öncelikle ihbar talepleri uyarınca davanın .... ve .....isimli sürücü ve araç işletenine ihbarına, davanın kesin hüküm niteliğindeki Sigorta Tahkim Komisyonu kararı nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davadan önce müvekkili kuruma başvuru yapılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, haksız davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine, yapılacak yargılama neticesinde haksız davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın araç işleteni ve sürücüsü ..... ve .....'ya ihbarını talep etmiş, davalı vekilinin talebi doğrultusunda dava ihbar edilmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı isteğine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacılar murisi .....'ın (yaya) vefatı ile sonuçlanan 30/07/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında dava dışı ..... plakalı araç sürücüsü .....'nın kusur durumunun ne olduğu, davacılar murisi yayanın kazanın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığı, davacıların bakiye maddi zararlarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilecek bakiye destekten yoksun kalma tazminatı bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti; davalı savunması kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararın iş bu dava açısından kesin hüküm teşkil edip etmediği, ZMSS Genel Şartlarına uygun başvuru yapılıp yapılmadığı, zaman aşımı itirazlarının kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
....... Hesabından; 152956 sayılı hasar dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Küçükçekmece .....Asliye Ceza Mahkemesi'nin dosya içerisinde sureti bulunan .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; maktulün ...., katılanların ......., .... ve ......., sanığın .... olduğu, Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin 18/01/2022 tarih ve ....Sayılı Kararı ile sanığın üzerine atılı taksirle ölüme sebebiyet verme eylemi sabit olduğundan suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusur halinin asli kusurlu oluşu, olayın oluş şeklinin ağırlığı ve olayın oluşundaki rolü ve ehliyetsiz olması dikkate alınarak eylemine uyan TCK nun 85/1 maddesinde öngörülen cezanın alt sınırından uzaklaşılarak ceza tayini ile sanığın takdiren ve teşdiden 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, olayın mahalle arasındaki sokakta bulunan kesişim noktasında meydana geldiği, her an bir yayanın veya aracın yola çıkma ihtimalinin bulunduğu, bunun sanık tarafından öngörülebilir düzeyde olduğu, sanığın ehliyetsiz şekilde araç kullanarak birden fazla trafik kuralının ihlal etmesi hususları dikkate alınarak bilinçli taksir ile hareket ettiği anlaşılmakla verilen cezasından 5237 sayılı TCK nın 22/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında arttırım yapılmak suretiyle sanığın 4 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilecek cezanın gelecek yaşamı üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanığa verilen cezanın TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; kararın katılanlar vekili ve sanık müdafi tarafından İSTİNAF edilmesi üzerine İstanbul B.A.M. ....Ceza Dairesinin 22/11/2022 tarih .... Esas ve .....Sayılı Kararı ile "...Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarihli ve .... esas ..... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın sürücü belgesi olmamasının tek başına 5237 sayılı Kanunun 22/3. maddesinde tanımlanan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması için yeterli sebep oluşturmadığı, aynı şekilde bilinçli taksiri oluşturan halin hangi trafik kuralının ihlali olduğunun (1,00 promil üzeri alkollü araç kullanma, kırmızı ışık ihlali vb. gibi) açıkça yazılmadığı ve olayda bilinçli taksiri oluşturan bir durum da olmadığı halde, yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı olup; Bu itibarla Sanık müdafisinin istinaf taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmakla birlikte bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, İstinafa konu kararın; 1- Hükmün 1. Paragrafının 2. Fıkrasında yer alan ve "Olayın mahalle arasında ki sokakta bulunan kesişim noktasında meydana geldiği, her an bir yayanın veya aracın yola çıkma ihtimalinin bulunduğu, bunun sanık tarafından öngörülebilir düzeyde olduğu, sanığın ehliyetsiz şekilde araç kullanarak birden fazla trafik kuralının ihlal etmesi hususları dikkate alınarak bilinçli taksir ile hareket ettiği anlaşılmakla verilen cezasından 5237 sayılı TCK nın 22/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında arttırım yapılmak suretiyle sanığın 4 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;" şeklinde yazılan ibarelerin tümünün hükümden tamamen çıkartılması ve çıkarılan ibareler yerine "...Sanık hakkında TCK 22/3. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına..." ibaresinin yazılması; 2-Yapılan değişikliğe bağlı olarak, hükmün 1. Paragrafının 3. Fıkrasında yer alan ve "Sanığa verilecek cezanın gelecek yaşamı üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanığa verilen cezanın TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 3 YIL 10 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklinde yazılan fıkradaki "...3 YIL 10 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI.." ibaresinin çıkarılarak yerine "...2 YIL 11 AY HAPİS CEZASI... yazılması" karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece İSTİNAF incelemesinden geçerek kesinleşen ceza dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde; "sanık sürücünün sevk ve idaresindeki araç ile dikkatsiz ve tedbirsiz olarak sola dönüş yaptığı sırada aracının ön kısmı ile yaya yolu üzerinde oturmakta olan yaya şahsa çarparak ölümüne neden olduğu,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/e maddesine göre sürücülerin trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorunda oldukları, buna göre belirtilen kuralları ihlal ederek taşıt yolunun dışına çıkan sanık sürücünün olayda dikkatsiz ve tedbirsiz araç sevk ve idare ettiği, maktul yaya ......ın ise yaya yolunda bulunduğu sırada yaya yoluna çıkan aracın çarpması sonucu öldüğü, maktulün olay anında yaya yolunda bulunduğu, sanık sürücünün aracının taşıt yolunun dışına çıkmasında etkisinin bulunmadığı, olayı önlemek için alacağı tedbir de bulunmadığından olayda maktule kusur izafe edilemeyeceği, meydana gelen olayda sanık sürücü.... 'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/c maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiğinden Asli Kusurlu olduğu, maktul yaya .....'ın ise Kusursuz olduğu " tespitlerinin yapıldığı görülmüştür.
..... plakalı aracın UYAP Bilişim Sistemi üzerinden sahiplik bilgileri ile tescil kayıtları çıkartılarak dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden; ..... plaka sayılı araca ait Poliçe ve Hasar Bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı ve Eksper Raporu Bilgileri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Sigorta Tahkim Komisyonundan; 10/06/2019 tarihli ve ....... sayılı başvuru dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması, trafik kazası tespit tutanağı, ceza dosyası, tahkim dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, trafik kazası nedeniyle kazaya karışan tarafların kusur durumunun ne olduğu, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığı hususlarında kusur/trafik konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosyaya ibraz edilmiş, 24/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...(1. Seçenekte) Trafik görevlilerince düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre: Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 84/f, j. Md. yoluyla: 36, 46, 47/c,d, 52/a,b, 53/b, 67/a,c, 91. Md. Sürücü belgesi alma, Trafiğin akışı, Trafik işaretlerine uyma, Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama, Doğrultu değiştirme, Araç manevraları, Sigorta) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen .... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı .....nın “%75 Oranında Asli Kusurlu” olacağı; Yine önceden teknik olarak belirlenmiş ( Yayaların uyması gereken kurallar KTK 68. Md. ile; KT. Yönet. 138. Md.) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve kaza sonucu ölen yaya .....'ın “%25 Oranında Tali Kusurlu” olacağı; (Kazada ölen yaya ....'ın yaklaşık 2 yaş 7 ay 25 günlük olduğu için kusur ehliyeti yönünden anne ve babası —ebeveynlerinin- denetim ve gözetim görevlerini yerine getirmemiş olmaları sebebiyle sorumlu olacakları) (2. Seçenekte) Davacılar ....... ve ....... ile Tanık Beyanlarına göre: a) Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 84/7, j. Md. yoluyla: 36, 46, 47/c,d, 52/a,b, 53/b, 67/a,c, 91. Md. Sürücü belgesi alma, Trafiğin akışı, Trafik işaretlerine uyma, Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama, Doğrultu değiştirme, Araç manevraları, Sigorta) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ..... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı .....'nın %100 Oranında Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; b) Yaya kaldırımı üzerinde bulunduğu esnada, sola dönüş yaparken kontrolden çıkan aracın çarpmasına maruz kalan ve kaza sonucu ölen yaya ....'ın kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “ Tamamen kusursuz” olacağı; Kaza tarihinde ..... plakalı kamyonetin sigortası bulunmadığı; bu nedenle: Davalı ....... Hesabının (....... Hesabı Yönet. 9/1-a,b. Md.) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ....' nın kusur oranı ve ....... Hesabı Yönetmeliğine göre sorumlu olacağı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
10/07/2024 tarihli celse ara kararı ile; dava konusu trafik kazasında kazaya karışan tarafların kusur durumları ile kusur oranlarının tespiti konusunda 24/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan ATK raporu ile bilirkişi raporu da incelenip irdelenmek suretiyle rapor düzenlenmesi bakımından Mahkememiz dosyası İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30/09/2024 tarih .... sayılı raporlarında; "...Mevcut verilere göre; Sürücü ....'nın, sevk ve idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, kavşağa müteyakkız şekilde yaklaşması, sola dönüş manevrasını geniş bir kavisle kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi ve kavşak başını kullanarak karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmediği, yeterli-gerekli kontrolleri yapmadan tedbirsizce kavşaktan sola dönüş yaparak geçiş yapmak istediği sırada müteveffa yayaya hatalı bir şekilde çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, Müdrik yaşta olmayan müteveffa yaya .....'ın, olay mahalli mevkiide karşıdan karşıya geçiş yapmadan önce taşıt yolu üzerinde hareket halinde olan araçların seyir durumlarını kontrol etmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmediği, kontrolsüzce kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada meydana gelen olayda, yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin %10 (yüzde on) oranında etken olduğu" yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
A.T.K. raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası 19/02/2025 tarihli celse ara kararı ile; 30/09/2024 tarihli ATK raporu, tahkim dosyası ve dosyada sunulan deliller ve gelen kayıtlar incelenmek suretiyle, dava konusu trafik kazası nedeniyle müteveffanın mirasçılarına destekten yoksun kalma nedeniyle davalı ....... Hesabı tarafından ödenen tazminatın yerinde olup olmadığı, talep edilebilecek bakiye destekten yoksun kalma tazminatı bulunup bulunmadığı, var ise talep edilecek maddi tazminatın tespiti bakımından rapor düzenlenmesi için aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, Aktüerya Hesap Bilirkişisi ..... tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 10/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Davalının kusur sorumluluğunun ATK Trafik İhtisas Dairesinin 30.09.2024 tarihli raporunda %90 oranında tespit edildiğine ve davacıya %25 kusur sorumluluğu esas alınarak ödeme yapıldığına göre davacıların ödeme tarihindeki maddi zararlarının (%25/%90) =%28'inin ödendiğinin tespit edildiği; (Kaldı ki STK yargılamasında TRH-2010 %1,8 teknik faiz yöntemi kullanıldığından sadece bu yönüyle bile ödemelerin yetersiz olduğunun izahtan vareste olduğu); davacılara ödeme tarihideki maddi zararlarının %28'inin ödenmiş olması hasebiyle davacılara yapılan ödemelerin yetersiz olduğunun kabulünün gerektiği, davacı .......'ın davalının %65 bakiye kusur sorumluluğuna isabet eden ve talep edebileceği maddi zararının bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak garameten 206.077,91 TL olduğu, davacı .......'ın davalının %65 bakiye kusur sorumluluğuna isabet eden ve talep edebileceği maddi zararının bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak garameten 122.933,09 TL olduğu, temerrüt başlangıcının dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderdiği 11/06/2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırmış ve tamamlama harcını ikmal etmiştir.
KTK'nın 109/1-2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir."
Tazminata konu trafik kazası ölümlü olarak gerçekleşmiştir. Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 30/07/2018 tarihi ile dava ve bedel artırım tarihi tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır.
Davacılar sigorta tahkim komisyonuna başvurularında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tazminat talebinde bulunmuş olup, önceki başvurularında talep edilmeyen kısım için süresi içinde yeniden dava açıp bakiye tazminat talebinde bulunmalarına usulü bir engel bulunmamaktadır. Zira davacıların önceki başvurularında talep ettikleri kısmi tazminat tutarları yönünden kesin hüküm oluşup, talep konusu olmayan bakiye tazminat yönünden kesin hüküm oluşmadığından davalı vekilinin kesin hüküm itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacılar davalıya başvuru yaptıktan ve hatta kısmi ödeme aldıktan sonra ödeme yetersiz olduğundan dava açtığından; KTK'nın 97.maddesindeki başvuru koşulunun yerine getirildiği kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyası, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30/09/2024 tarih ..... sayılı rapor, 10/04/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişki olduğu; olay tarihinde saat 14:00 sıralarında, sürücü ..... 'nın sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı kamyonet ile G-606 sokak üzerinde seyir halindeyken olay mahalli kavşakta G-599 Sokağa doğru sola dönüş manevrası yaptığı esnada aracının sol ön kısımlarıyla, seyir istikametine göre yolun sol tarafındaki kavşak başından kaplamaya girerek yolun sağ tarafına doğru karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen 2015 doğumlu müteveffa yaya .....'a çarpması neticesinde davaya konu ölümlü kazanın meydana geldiği; her ne kadar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında müteveffa kusursuz kabul edilmiş ise de; Mahkememizce kazanın oluş şekli ve müteveffanın yaşı dikkate alınarak davranış faktörlerinin kazada az da olsa etkisinin bulunacağı değerlendirilerek dosya kapsamına uygun, açıklayıcı, ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli olması nedeni ile itibar edilen ve davacılar vekili tarafından da itiraz edilmeyen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30/09/2024 tarih ..... sayılı raporda meydana gelen trafik kazasında müteveffanın olay mahalli mevkiide karşıdan karşıya geçiş yapmadan önce taşıt yolu üzerinde hareket halinde olan araçların seyir durumlarını kontrol etmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmediği, kontrolsüzce kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada meydana gelen olayda, yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin %10 (yüzde on) oranında etken olduğu, sürücü .....'nın, sevk ve idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, kavşağa müteyakkız şekilde yaklaşması, sola dönüş manevrasını geniş bir kavisle kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi ve kavşak başını kullanarak karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmediği, yeterli-gerekli kontrolleri yapmadan tedbirsizce kavşaktan sola dönüş yaparak geçiş yapmak istediği sırada müteveffa yayaya hatalı bir şekilde çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu tespitlerinin yapıldığı anlaşılmakla; Mahkememizce bu tespitlere itibar edilerek davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etmelerinin yasal koşullarının oluştuğu, davacı ....... için 206.077,91 TL, davacı ....... için 122.933,09-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı dikkate alınarak; 10/04/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, destek yaya olup kazanın oluşumunda ne gibi bir müterafik kusuru bulunduğu davalı tarafça ispat edilemediğinden müterafik kusur indirimi yapılmayarak aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın bedel artırım dilekçesi kapsamında KABULÜ ile;
Davacı ....... için 206.077,91-TL, davacı ....... için 122.933,09-TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 22.474,74-TL harcın peşin alınan 269,85-TL harç ile 5.447,92-TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 16.756,97-TL harcın davalı taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL peşin harç 5.447,92-TL tamamlama harcı ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.987,62-TL harcın davalı taraftan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta ve tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.834,25-TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Davacı ....... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 32.972,47-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya VERİLMESİNE,
Davacı ....... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya VERİLMESİNE,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ....
e-imza
Hakim ....
e-imza