T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1075 Esas
KARAR NO : 2024/1226
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/03/2016
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete 01/03/2015-01/03/2016 tarihleri arasında .... no'lu Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ve ... no'lu Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan .... Ltd. Şti.ne ait ... Cad. .... Motelleri, Florya/Bakırköy adresinde bulunan taşınmazda 31/03/2015 tarihinde ülke genelinde yaşanan uzun süreli elektrik kesintileri sırasında jeneratörün defalarca devreye girip çıkması sonucu ani ve kontrolsüz yüksek gerilim etkisi ile otomasyon sisteminin besleme ve haberleşme haklarında kısa devreler oluştuğunu ve bazı sensörlerin bu etkiyle hasarlandığını, müvekkili şirketin anılan hasar nedeni ile 12/06/2015 tarihli ekspertiz raporuna istinaden 19/06/2015 tarihinde poliçedeki muafiyetler de uygulanmak suretiyle 75.437,60 TL hasar tazminatı ödendiğini, 6098 Sayılı TBK.'nun 49. Madde ve devamı maddeleri uyarınca bu bedelin tamamından davalının sorumlu olduğunu, mezkur ödeme neticesinde TTK 1472. Maddesi, TBK 183. Maddesi ve sigorta poliçesi genel şartları gereğince, müvekkili şirketin ödediği tazminat miktarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu iddia ederek; 75.437,60 hasar bedelinin ödeme tarihi olan 19/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargılama giderleri ve ücreti vekalet ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: işbu davanın öncelikle süre, görev, yetki gibi ön koşullar yönünden incelenmesini, eksiklik olması halinde davanın usulden reddine karar verilmesini, ayrıca davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini, 6446 (Mülga 4628) Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile elektrik enerjisi piyasasında yeniden yapılanmaya gidilerek, piyasa faaliyetlerinin ayrıştırılmış olduğunu, yeniden yapılandırılan bu kuruluşların yalnızca kendi görev alanlarından sorumlu hale geldiğini, bu kapsamda enerjinin iletimi ve dağıtımının birbirinden bağımsız faaliyetler olduğunu ve farklı tüzel kişilerin görev, yetki ve sorumluluk alanında olduğunu, 6446 Sayılı Kanun'un 3. Maddesinde iletim ve dağıtım faaliyetlerinin tanımlanmış olup, müvekkili ...'ın üretilen enerjinin nihai tüketiciye ulaştırılmak üzere dağıtım şirketlerinin bağlantı noktalarına kadar iletim faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkili ...'ın dağıtım faaliyeti ile bir ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin bir dağıtım şirketi olmayıp elektriğin iletimi faaliyetini yürüttüğünü, bu sebeple davacı vekilinin iddia ettiği üzere müvekkili şirketin bahsedilen elektrik kesintisiyle ilgisi bulunmadığını, dolayısıyla davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini, davacının iş bu zararın sorumlusunun müvekkili olduğuna dair hiçbir delil sunamadığını, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbirisinin usul kuralları çerçevesinde iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını savunarak; usul yönünden davanın reddine, müvekkili şirketin zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle husumet yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; uzun süreli elektrik kesintileri sonucunda otomasyon tesisatının hasara uğraması sebebiyle oluşan zarar iddiasına dayalı poliçe kapsamında sigortalıya ödenen hasar tazminatının hasardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
.... Turizm Tic. Ltd.Şti.'ye ait; ... Caddesi ... Motelleri Florya/Bakırköy adresinde bulunan taşınmazın, davacı .... SİGORTA A.Ş. Tarafından 01/03/2015 başlangıç ve 01/03/2016 bitiş tarihleri arasında .... no.lu Makine Kırılması Sigorta Poliçesi, .... Hizmetleri Ltd. Şti tarafından mühendislik branşında hazırlanmış 12/06/2015 tarihli Ekspertiz raporu ve Entso-e analiz raporu celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Dosya kapsamında elektrik mühendisi, sigortacı ve Mak. Müh. bilirkişilerden oluşan heyetten alınan 13/12/2017 havale tarihli rapora göre; ''...Eksper tarafından tespiti yapılarak fotoğraflandırılan .... sistemindeki hata kodlarının “jeneratörün çok sık ve kısa aralıklarla devreye girip çıkması esnasında oluşan ani ve kontrolsüz yüksek gerilim etkisi ile otomasyon sisteminin besleme ve haberleşme hatlarında kısa devre” oluşabileceği dolayısıyla da bazı sensörlerin (sıcaklık — basınç vb.) bu etki ile hasarlanmış olabilecekleri kanaatine varılmıştır. Türkiye 31 Mart 2015 Sistem Çökmesi Raporunda yapılan tespitler doğrultusunda, Elektrik kesintisinin meydana gelme nedeni, .... taşıyan .... hattı (Şekil 1'de (1) olarak işaretlenmiştir) aşırı yükten servis dışı kalmasıdır. Bu durum, Türkiye elektrik sisteminde Doğu - Batı alt sistemleri arasında 1.9 saniye içerisinde hızlı ardışık arızalar nedeniyle senkronizasyonun kaybolmasına, hat mesafe koruma röleleri tarafından paralel hatların (Şekil 1'de sayılarla işaretlenen) servis dışı kalmasına neden olmuştur. Sonuç olarak Türkiye elektrik sisteminin Doğu ve Batı alt sistemleri birbirinden ayrılmıştır. .... taşıyan .... hattının aşırı yükten servis dışı kalması davalı ... sorumluluğundadır...Somut olayda davacı şirketçe sigortalı bulunan dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. gereksinim duyduğu elektriği dava dışı .... A.Ş. (...) nin sorumluluğunda temin etmektedir. Her ne kadar somut dava, ...'a karşı açılmış bir dava olmasa da ...'ın durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Şöyle ki ...'ın davalı ...'a ait indirici merkezlerinde bulunan 154 kV. / 34,5 kV. trafolardan gelen orta gerilim mertebesindeki 34,5 Kv luk gerilimi sigortalı .... Tic. Ltd. Şti. tesisleri içerisinde bulunan 34,5 kv / 0,4 kv trafolara iletme sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak dağıtım şirketi ..., davalı ... tan 34,5 Kv. gerilim değerinde elektrik tedarik edebildiği sürece sigortalı .... Tic. Ltd. Şti. ne elektrik tedarik edebilmektedir. Türkiye 31 Mart 2015 Sistem Çökmesi ile 154 — 380 kv mertebesinde YÜKSEK GERİLİM DÜZEYİNDE elektrik sıkıntısı yaşamıştır. Davalı ... dağıtım şirketi ... a elektrik tedariki sağlanmadığı sürece dağıtım şirketi ...'ın yapabileceği bir husus bulunmamaktadır. Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Kanunu gereği dağıtım şirketleri kesintisiz, temiz elektrik enerjisini sağlamakla ve gerilimi izin verilen sınırlar içerisinde tutmakla yükümlüdür. Eğer olay gerilim dalgalanmasından meydana geldiyse ve gerilim değeri kabul edilen sınır değerlerin dışındaysa dağıtım şirketi olaydan sorumludur. Ancak, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden jenaratörün defalarca devreye girip çıkması sonucu ani ve kontrolsüz yüksek gerilim etkisi ile otomasyon sisteminin besleme ve haberleşme hatlarında kısa devreler oluşması ile bazı sensörlerin bu etki ile hasarlandığı anlaşılmakla Jeneratörün devreye girmesi esnasında gerilim dalgalanmasından dava dışı elektrik dağıtım şirketinin sorumluluğuna gidilecek bir durum tespit edilememiştir Türkiye 31 Mart 2015 Sistem Çökmesi Raporu Sonuçlar bölümünde; “...Halihazırda bilinmektedir ki Türkiye iletim sisteminde birkaç bölgede (Güney Marmara, Kuzey - Doğu Karadeniz ve Adana), uzun zaman önce planlanan yeni iletim hatlarının uzun süre geciken yapımı nedeniyle bazı kusurlar mevcuttur. Ancak, ulusal düzeyde Doğudan Batıya iletim sistemi güçlü ve yeterlidir. Kesinti öncesi dört kritik iletim hattı ve bütün seri kapasitörler devre dışı bırakıldığından İSTİSNAİ BİR ŞİDDETLİ, ÇOKLU ACİL DURUM ORTAYA ÇIKMIŞTIR Kİ BU SİSTEM PLANLAMASINDA ELE ALINAMAZDI.” şeklindeki tespit neticesinde somut olayda; arızanın davalının kendisi ve işletmesi dışında gelişen, önlem alınması mümkün olmayan bir olay olarak kabul edilmesi başka bir deyişle meydana gelen arıza mücbir sebep olarak değerlendirilmiş olup bu nedenle de davalının meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.31 Mart 2015 Sistem Çökmesi ile Türkiye nin büyük kesiminde elektrik kesintisi yaşanmıştır. Sigortalı .... Tic. Ltd. Şti. nin elektrik kesintilerinde kendi .... sistemini koruyucu voltaj dengeleyici önlem alması gerekirken bu hususta yeterli önlemi almadığı, hasar miktarının kadri maruf olduğu kanaatine varılmıştır.'' şeklinde değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
Davacı vekilinin itirazı üzerine elektrik mühendisi, makine mühendisi ve sigorta uzmanından oluşan yeni bir heyetten alınan 28/02/2019 tarihli raporda; ''dağıtım şirketlerinin iletim hatları vasıtasıyla iletim şirketi tarafından şalt sahasına kadar taşınmış olan elektriği, 36/34,5 kilo volt seviyesinden alarak, abonelerin türüne ve ihtiyacına göre 36/34,54 kV-10 kV-0,4kV seviyesinde şehir şebekesi ile dağıtımını yaptığı, 31/03/2015 tarihinde ülke genelinde yaşanmış olan şebeke elektriği kesilmeleri ve enerji gidip gelmeleri, dava konusu bölgenin elektrik dağıtım işini yapan ... olduğu, fakat dava konusu adresin/bölgenin dağıtım şirketi olan ...'ın İletim şirketinden aldığı enerjiyi dağıtmakla görevli olduğu, dava konusu kesintinin ülke genelinde yaşandığı, ...'tan kaynaklanmadığı, Dava dosyasına davalı tarafından sunulmuş olan ve davalı ... 'ın da üye olduğu ... (....) — (Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşleticileri Birliği) tarafından, 31.03.2015 tarihinde Türkiye genelinde yaşanmış olan elektrik kesincilerine ilişkin hazırlanmış olan analiz raporu incelendiğinde, Rapordan da açıkça anlaşılacağı üzere, 31.03.2015 tarihinde Türkiye 'de yaşanmış olan elektrik kesilmelerinin ve gidip gelmelerinin, davalı ...'ın işletme kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakta olup, kesinti buşlangıcında durum büyümeden gerekli aksiyonları da alamamış olmasının yine davalı ...'ın işletme kusurundan kaynaklandığı açıktır. Özellikle de ... tarafından hazırlanmış olan raporda; “Doğu ve Batı koridor hat sisteminin kritik merkez kısmında dört adet 400 kV hat (üç tanesi yeni hırdavatların takılması için ve bir adet hat da bakım amaçlı) servis dışı birakılarak, uzun iletim mesafesi (Çoruh nehri üzerinde bulunan Kuzey —Doğu'daki HES derin 1300 km uzaklıktaki İstanbul'un büyük yük bölgesini beslemesi) ve seri kapasitörlerin tamamının devre dış kalması, Doğu — Batı'ya transfer empedansının yükselmesine neden olmuştur. Söz konusu sistem koşulları durumunda, Doğudaki hidrodektrik santrallerinini yüksek üretiminin ve nispeten Batıya göre uzun iletim sistemi ile taşınması. (N-1) dinamik güvenlik kriterini sağlamamıştır. Hattın aşırı yükten servis dışı kalarak yüksek yük, açısal kararsızlığı başlamış ve sonuçta sistem ayrılmıştır.” şeklinde belirtildiği üzere, sistemdeki yük artışlarını ön göremeden, Doğu ve Batı koridor hat sisteminin kritik merkez kısmında dört adet 400 kV elektrik enerji hattının üç tanesinin| yeni hırdavatların takılması için ve bir adet hattın da bakım amaçlı servis dışı bırakılması çok büyük bir risk olup, 31.03.2015 tarihinde istenmeyen elektrik kesintilerine ve Ülke geneli iletim sisteminin çökmesine neden olmuştur. Davalı ...'ın işletme kusurundan kaynaklanan 31.03.2015 tarihli elektrik kesintilerinin, bu durumda mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Davacının sigortalısının hasarı için, dört adet firmadan teklif alınmış olduğu, nihayetinde en uygun fiyatı veren .... Elektronik firmasına yaptırılan hasar onarımı için, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen 75.437,60-TL bedelin ise dava dosyası içerisindeki hasar detayları da incelendiğinde kadri maruf olduğu ve sigorta poliçesi kapsamında olduğu'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı görülmüştür.
Davalı vekilinin itirazı üzerine alınan 29/01/2020 tarihli ek raporda; ''Davalı tarafın Bilirkişi KÖK Raporuna karşı olan itirazlarına cevap olan açıklamaların gerçekte KÖK raporda detaylıca belirtilmiş olduğu görülmektedir. KÖK raporda elektrik dağıtım işini yapan şirketin ... olduğu belirtilmiştir. Fakat yine raporda da detaylıca açıklandığı üzere, elektrik dağıtım işinin ...'ta, elektrik dağıtım işini yapan ...'a yani dağıtım şirketlerine, dağıtacağı elektriği iletim işinin ise ...'ta olduğu detaylıca belirtilmiştir. Fakat dağıtım şirketleri iletim hatlarından aldığı elektriği dağıtabilmektedirler. İletim hatlarından enerji alamadıkları sürece elektriği dağıtamazlar ya da iletim hatlarında sürekli enerji kesilmeleri yani enerji gidip gelmeleri olduğunda dolayısıyla bu enerji gidip gelmeleri, dağıtım şirketinin kusuru dışında abonelere/tüketicilere yansıyacaktır. Dava konusu kusurun ise iletim şirketi kaynaklı olduğunun belirtilmiş olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu durumda raporda çelişkiye düşülmüş bir durum görülememektedir. Davalı ...'ın da üye olduğu, .... (....) — (Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşleticileri Birliği) tarafından, 31.03.2015 tarihinde Türkiye genelinde yaşanmış olan elektrik kesintilerine ilişkin hazırlanmış olan analiz raporuna dayandırılarak raporun hazırlanmış ve asıl sorumluluğun davalı ... da olduğu, afaki değil somut olarak belirtilmiş olduğu KÖK Raporda görülmektedir.'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı görülmüştür.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ...Esas 01/07/2020 tarih ve .... Sayılı kararı ile;
"...Yapılan yargılama ve inceleme sonucunda; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı .... Ltd. Şti. arasında imzalanan 01/03/2015 - 01/03/2016 tarihleri arasında geçerli makine kırılması Sözleşmesi gereği şebeke elektrik kesintisi rizikosuna karşı dava dışı şirketi teminat altına almış olup, 31/03/2015 tarihinde sigortalı motel binasında elektrik enerji hattında meydana gelen kesilme nedeni ile otomasyon sisteminin bozulmasından kaynaklı ödenen tutarın rücuen tazmini talep edilmiş olup, meydana gelen olaya ilişkin olarak davalı ... yönünden belirlenen 75.437,60 TL % 100 kusur oranına isabet eden tazminat alacağı yönünden" davanın kabulüne karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen 01/07/2020 tarihli kararı, davalı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas 01/11/2023 tarih ve .... Sayılı ilamı ile: "...Sorumluluğa ilişkin itirazın incelenmesine gelince; Yukarıda da belirtilmiş olduğu üzere; dosyaya ibraz olunan bilirkişi raporları arasında ciddi farklılıklar yer almaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2012/5548 E. 2013/274 K. sayılı ilamını bu konuda emsal nitelik teşkil etmektedir. Anılan Yargıtay ilamında ''... 6100 sayılı HMK'nın 266/1. (1086 sayılı HUMK'nin 275.) maddesi "Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmünü içermektedir. Aynı Kanun'un 282. (1086 Sayılı HUMK’nın 286.) maddesinde belirtilen bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı ve hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği hükmü, HMK'nın 281. (HUMK'nın 283.) madde hükmü uyarınca bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor ya da sözlü açıklama alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır. Somut olayda, mahkemece, raporlar arasında çelişki mevcut olmasına rağmen, yeni bir bilirkişi kurulundan önceki raporları değerlendirerek, çelişkiyi gideren bir rapor alınması gerekirken, hasıl olan çelişki giderilmemiş ve hükme esas alınan raporun önceki raporlardan üstün tutulma nedenleri gerekçede yeterince açıklanmamış, son raporun dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle yetinilmiştir. Bunun yanı sıra, mahkeme gerekçesinde, zararın, TMSF tarafından müflis bankanın iflas masasından tahsil edildiği belirtilmiş ve bu husus da davanın reddine dayanak yapılmış ise de; davacı vekilinin aksi yöndeki itirazları karşılanmadığı gibi bu konudaki gerekçe, somut kanıt ve kayıtlarla desteklenmeden, dayanakları yeterince gösterilmeden hüküm kurulması da isabetli olmamıştır.'' belirtilmektedir.
Yukarıda belirtilen yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikte yer alan içtihadı nazara alındığında bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmeden ve üstünlük verilen rapora niçin üstünlük verildiği açıklanmadan, itirazlar giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yönde sunmuş olduğu istinaf yasa yolu başvuru talebinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece üniversitelerin elektrik mühendisliği ana bilim dalında görevli öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan üç kişilik heyetten, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle Mahkememiz kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
10/11/2023 tarihli tensip tutanağı 1 numaralı ara kararı gereğince; dosyanın davacının iddiası, davalı savunması, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; İstanbul B.A.M. .... Hukuk Dairesi'nin 01/11/2023 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamı dikkate alınmak suretiyle; dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderir hükme ve denetime elverişli rapor düzenlenmek üzere Mahkememizce re'sen belirlenen elektrik-elektronik konusunda uzman akademisyenler .... Üniversitesi Öğretim üyeleri Prof. Dr. ...., Doç. Dr. .... ve Doç. Dr. ....'den oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 21/05/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyada yapılan inceleme neticesinde; davacının ... Sigorta A.Ş.’nin sigortalısı (dava dışı) .... Tic. Ltd. Şti.’nin hasarı için dört adet firmadan teklif alındığı, en uygun teklifi veren firmaya yaptırılan hasar onarımı için davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen 75.437,60 TL bedelin dava dosyası içerisindeki ekspertiz raporunda tespit edilen hasar detayları incelendiğinde, kadri maruf olduğu, davalı .... Anonim Şirketi (...)’ın elektrik iletim sisteminin işletilmesinden sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısı elektrik abonesinin ...’ın yüksek gerilimli iletim sistemine doğrudan bağlı olmaması, elektrik dağıtım sistemine bağlı olması sebebiyle elektrik şebekesinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle muhatabının elektrik dağıtım hizmeti aldığı ve abonesi olduğu elektrik dağıtım şirketi olan .... Şirketi (...) olduğu ve bu nedenle dava konusu hasar sebebiyle davalı ...’a kusur atfedilmesinin uygun olmadığı, 31.03.2015 tarihinde ...’ın elektrik iletim sisteminde ardı ardına yaşanan iletim hatlarının devre dışı kalması ve akabinde sistemde yaşanan çökme süresince meydana gelen elektrik kesilmeleri, tekrar elektrik enerjisi verilme işlemleri esnasında davacı tarafın iddia ettiği gibi elektrik şebekesinde ani gerilim yükselmeleri meydana gelmiş ise bu olumsuzluğun sadece davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarına değil aynı zamanda ...’ın aynı dağıtım merkezinden veya trafo merkezinden elektrik enerjisi alan ve aynı gerilime maruz kalan aynı bölgedeki diğer elektrik abonelerinin cihazlarında da görülmesinin gerektiği, dosyada bu hususta delil niteliğinde bilgi ve belge olmadığı, bu durumda 31.03.2015 tarihinde sistemde meydana gelen olaylar esnasında, ...’ın aynı dağıtım merkezi veya trafo merkezinden elektrik enerjisi alan ve aynı şebeke gerilimine maruz kalan diğer abonelerin cihazlarında aşırı gerilimden dolayı hasar oluşmamış olması, sadece davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarında hasar oluşması sebebiyle, davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarında ve .... otomasyon donanımı ve tesisatında oluşan hasarların ...’ın elektrik şebekesinden kaynaklanmadığı, 31.03.2015 tarihinde sistemde meydana gelen olaylara bağlı olarak sık sık elektriğin kesilmesi ve gelmesi esnasında abonenin jeneratörünün devreye girmesi ve çıkması sebebiyle abonenin iç tesisatında iç aşırı gerilimlerin oluşmasından dolayı hasarın meydana geldiği, abonenin ... otomasyon cihazlarının ve sensörlerinin alçak gerilim şebekesindeki oluşan iç aşırı gerilimlere karşı hassas olmalarına, ani gerilim yükselmelerinden dolayı hasara uğrayacak durumda olmalarına rağmen abonenin iç tesisatında aşırı gerilim yükselmesine karşı yeterli korumanın olmadığı (varistör kullanımı, alçak gerilim parafuduru kullanımı vb.) ve bu eksikliğin davacı sigorta şirketinin sigortalısı abonenin kusuru olduğu, yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dava konusu hasar sebebiyle davalı ...’a kusur atfedilmesinin uygun olmadığı" değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1472/1. Maddesinde; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre sigorta şirketi sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nun 1472. maddesi gereğince rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseye rücu edebilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre zarar gören zararını, zarar görenin kusurunu ve zarar verenin kusuru ile zarar arasındaki illiyet bağını ispatlamakla yükümlüdür.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, hasar dosyası, 13/12/2017 havale tarihli rapor, 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin .... Esas 01/11/2023 tarih ve ... Sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan dava dışı sigortalı .... Tic. Ltd. Şti.ne ait .... Cad. ... Motelleri, Florya/Bakırköy adresinde bulunan .... Sisteminde uzun süreli elektrik kesintileri sonucu oluşan zarar sebebiyle ödenen hasar bedelinin, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu, davacı sigorta şirketi nezdinde .... poliçe numaralı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı şirkete ait sistemin 01/03/2015-01/03/2016 tarihleri arasında sigorta teminatı altına alındığı, sigortalı şirket yetkililerince davacı şirkete yapılan ihbar neticesinde 31/03/2015 tarihinde Türkiye genelinde de etkili olan elektrik kesintisi sebebi ile .... Sisteminde hasar meydana geldiğinin beyan olunduğu, hasar ihbarı üzerine davacı şirket nezdinde yapılan tahkikatlar sonucu toplam hasarın 90.184,80-TL olduğu belirlenerek ve muafiyet tenzili düşüldükten sonra toplam 75.437,60-TL zararın 19/06/2015 tarihinde sigortalı şirkete ödendiği, davacı tarafça tazmine konu zararın davalının kusurlu hizmetinden kaynaklandığı iddiasıyla rücu talebiyle iş bu dava açılmış ise de, dosya kapsamında aldırılan 13/12/2017 havale tarihli ve 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporlarında 31.03.2015 tarihinde sistemde meydana gelen olaylara bağlı olarak sık sık elektriğin kesilmesi ve gelmesi esnasında abonenin jeneratörünün devreye girmesi ve çıkması sebebiyle abonenin iç tesisatında iç aşırı gerilimlerin oluşmasından dolayı hasarın meydana geldiği, abonenin .... otomasyon cihazlarının ve sensörlerinin alçak gerilim şebekesindeki oluşan iç aşırı gerilimlere karşı hassas olmalarına, ani gerilim yükselmelerinden dolayı hasara uğrayacak durumda olmalarına rağmen abonenin iç tesisatında aşırı gerilim yükselmesine karşı yeterli korumanın olmadığı (varistör kullanımı, alçak gerilim parafuduru kullanımı vb.) ve bu eksikliğin davacı sigorta şirketinin sigortalısı abonenin kusuru olduğu yönündeki tespitleri ile, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderir 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda 31.03.2015 tarihinde ...’ın elektrik iletim sisteminde ardı ardına yaşanan iletim hatlarının devre dışı kalması ve akabinde sistemde yaşanan çökme süresince meydana gelen elektrik kesilmeleri, tekrar elektrik enerjisi verilme işlemleri esnasında davacı tarafın iddia ettiği gibi elektrik şebekesinde ani gerilim yükselmeleri meydana gelmiş ise bu olumsuzluğun sadece davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarına değil aynı zamanda ...’ın aynı dağıtım merkezinden veya trafo merkezinden elektrik enerjisi alan ve aynı gerilime maruz kalan aynı bölgedeki diğer elektrik abonelerinin cihazlarında da görülmesinin gerektiği, dosyada bu hususta delil niteliğinde bilgi ve belge olmadığı, bu durumda 31.03.2015 tarihinde sistemde meydana gelen olaylar esnasında, ...’ın aynı dağıtım merkezi veya trafo merkezinden elektrik enerjisi alan ve aynı şebeke gerilimine maruz kalan diğer abonelerin cihazlarında aşırı gerilimden dolayı hasar oluşmamış olması, sadece davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarında hasar oluşması sebebiyle, davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarında ve ... otomasyon donanımı ve tesisatında oluşan hasarların ...’ın elektrik şebekesinden kaynaklanmadığı yönündeki teknik tespitler dikkate alınarak; her ne kadar 31/03/2015 tarihinde Ülke genelinde elektrik kesintileri yaşandığı sabit ise de ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın söz konusu zararın davalının kusurundan ileri geldiğini somut deliller ile ispat edemediği ve bu nedenlerle rücu şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla; ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan 1.288,29 TL harçtan mahsubu ile artan 860,69 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Davalı tarafça önceki kararla yatırılan 3.864,85 TL harç ile 1.288,28 TL istinaf karar harcının dosya kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip ...
¸
Hakim ....
¸