T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1106 Esas
KARAR NO : 2025/43
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/11/2023
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...... SİGORTA A.Ş.'nin ...... nolu acentesi tarafından düzenlenen ..... Poliçe no ile sigortalı ..... plaka sayılı araç, 06/10/2022 tarihinde davacı müvekkiline ait ...... plaka sayılı hususi araca sağ arka taraftan sola doğru ani manevra yapmasıyla sağ arka kısımdan sert bir şekilde çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine 4/8 kusurlu olarak sebebiyet verdiğini dava konusu hukuki ihtilafa yönelik yapılan arabuluculuk görüşmelerinde davalı tarafın, davacı müvekkilinin zararını tazmine yönelik herhangi olumlu bir adım atmaması sebebiyle bir anlaşma da sağlanamadığını, izah edilen nedenlerle, davacı müvekkilinin uğramış olduğu zararlar tazmin edilmediğinden, davalı aleyhine işbu maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı değer kaybına bağlı zararın tazmini davasını açma mecburiyetimiz hasıl olduğunu, arz edilenler üzerine ve mahkemece resen göz önüne alacağı sair hususlarla Öncelikle davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın 4/8 kusurla sebep olduğu maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle oluşan 100 TL değer kaybı bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranlarıyla birlikte davalıdan tahsil edilip davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Talep sahibinin belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini . müvekkili olduğu şirket ödeme ile tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini . davacının başkaca hak ve alacağı kalmadığını haksız davanın reddini talep ettiklerini .kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı genel şartlarda yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin temerrüt tarihinin aşağıda belirtilen esaslara uygun olarak belirlenmesi gerektiğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, müvekkili olduğu şirket yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, haksız fiil kaynaklı işbu dosyada, yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddi gerektiğini, arz ve izah edilen sebeplerle Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize 01/04/2024 tarihinde sunulan raporda özetle : "Sürücü ..... sevk ve idaresindeki ...... plakalı araç ASLİ ve %50 kusurlu olduğunu, sürücü ...... sevk ve idaresindeki ...... plakalı araç asli ve %50 kusurlu olduğunu, 06/10/2022 tarihindeki kaza neticesinde ...... plakalı aracın 62.069,65-TL değer kaybı oluşacağına, kusur oranına göre gerçek değer kaybının 31.034.83-TL olacağına, sigorta şirketi tarafından 22.500,00-TL değer kaybı ödenmiş odluğu belirtilmiş olduğu dikkate alındığından kalan değer kaybı bedelinin 31.064,83-TL 22.500,00-TL = 8.534,83-TL olacağına, davalı sigorta şirketinin bakiye değer kaybından sorumlu olduğu ve 15.12.2023 tarihinde temerrüde düştüğü kazaya karışan sigortalı aracın ticari odluğu dikkate alındığında avans faiz talep edileceği" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; Davalı tarafından sigortalanan aracın 4/8 kusurla neden olduğu maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan değer kaybı alacağı ve maddi zararların tazminine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Dava meydana gelen kaza nedeniyle değer kaybından kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin sigorta poliçesi kapsamında tazminatın sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller celp edilmiş, kusur ve değer kaybına ilişkin tazminat yönünden inceleme yapmak üzere bilirkişi heyeti oluşturulmuştur. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen rapor incelendiğinde; meydana gelen kazada taraflara %50 kusur verildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyetince tespit edilen kusur oranının taraflarca sunulan delil ve beyanlara uygun olduğu, kusur oranının tespitine esas alınan kanun hükümlerinin olaya doğru olarak uygulandığı anlaşılmakla %50 kusur oranı Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Değer kaybı istemi yönünden; değer kaybı tazminat sorumluluğu ve kapsamının belirlenmesine ilişkin 6098 sayılı TBK'daki genel esaslara aykırı olan Genel Şartlar'ın ilgili hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Trafik kazalarından kaynaklı değer kayıplarına ilişkin tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmış ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir.
Mahkememizce davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olarak bilirkişi raporu alınmış olup, bilirkişi raporunda davacıya ait araçta 62.069,65-TL değer kaybının meydana geldiği tespit edilmiş olup, bilirkişi raporu incelendiğinde; söz konusu rapordaki değer kaybına ilişkin tespitin araçtaki hasar gören ve onarılan parçalar ile aracın serbest piyasadaki hasarsız emsallerinin ilan sitelerinden karşılaştırılarak tespit edildiği, tespitin usul ve yasaya uygun, gerekçeli ve söz konusu ilanlar ile karşılaştırmalı olduğu gözetilerek hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce açıklanan yönteme uygun olarak hazırlanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülen bilirkişi raporu ile tespit edilen davacıya ait aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa değeri ile kazadan sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki farkın, yani somut olayda 62.069,65-TL'nin davacının gerçek zararı olduğu, davacının meydana gelen kazada %50 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla davacı tarafından talep edilebilecek meblağın 31.034,83-TL olduğu anlaşılmaktadır. Değer kaybı zararına ilişkin olarak sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tenziline göre davacının talep edebileceği zararın 8.534,83 -TL olduğu anlaşılmıştır.
Yönetmeliğe göre kaza tarihi itibariyle ZMSS Maddi Araç başına teminat limiti 100.000,00 TL olarak belirlenmiş olup talep edilen değer kaybı tazminatının daha önceki ödemeler gözetildiğinde de limit kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından 25.04.2024 tarihli dilekçe ile davaya ilişkin değerin belirlenmiş olması sebebiyle arttırım talebinde bulunulduğu ve arttırılan bedele ilişkin harcın yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davacının davasının kabulü ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybından kaynaklı olarak 8.534,83-TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davalı sigortacının 15.12.2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla, 8.534,83-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 15.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
-Buna göre; 8.534,83-TL Tazminatın 15.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 345,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 539,7-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan 9.092,5-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 8.534,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (Bilirkişi olarak görevlendirilen ...... 'ın ücreti olan 4.500,00 TL ödendikten sonra) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibari ile kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2025
Katip ......
¸e-imza
Hakim ......
¸e-imza