T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1147 Esas
KARAR NO : 2025/271
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 28/11/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı ... arasında bir takım malların alım satımı konusunda anlaşma yapıldığını, anlaşma gereği davalı tarafın müvekkiline, müvekkilinin konfeksiyon işi ile uğraşıyor olması sebebi ile 5.000 adet t-shirt teslim edeceğini, müvekkilinin de karşılığında 31.11.2023 tarihli ve 140.000,00 TL bedelli .... seri numaralı çek ile 31.12.2023 tarihli 140.000,00 TL bedelli .... seri numaralı çekleri davalıya teslim ettiğini, tarafların anlaşması neticesinde müvekkiline teslim edilecek olan malzemelerin teslim edilmemiş olması sebebi ile müvekkili şirketin davalı ile iletişime geçtiğini ve malların tarafına teslimini; şayet bunun mümkün olmaması halinde çeklerinin tarafına iadesini talep etse de davalı tarafın çekleri müvekkiline teslim etmediğini, hatta davaya konu edilmeyen .... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 31.10.2023 tarihli 140.000,00 TL bedelli çekin ise davalı tarafından bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğini, çeklerin hala davalıda olduğunu, davalının müvekkilini sürekli farklı bahanelerle oyalayarak müvekkilinden aldığı çekleri tahsil etmeye çalıştığını, arabulucuk tutanakları ile de görüleceği üzere davalı tarafla görüşme ve anlaşma sağlanamadığını, söz konusu çeklerin 3. kişilere devredilmesi ve icraya konması ihtimali bulunduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla; .... Bankası A.Ş. .... Şubesine ait 31.11.2023 tarihli 140.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek ile .... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 31.12.2023 tarihli 140.000,00 TL bedelli,.... seri numaralı çekler nedeni ile öncelikle teminatsız olarak, aksi halde uygun bir teminat mukabilinde ödeme ve ciro yasağı kararı verilmesine ve davacı müvekkilinin bu çekler nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespiti ile bu çeklerin müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava konusu .... Bankası A.Ş.'nin davacıya ait hesabından keşide edilen; 31/11/2023 keşide tarihli, ... seri numaralı, 140.000,00-TL bedelli çek ile 31/12/2023 keşide tarihli ... seri numaralı 140.000,00-TL bedelli çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin istirdadı istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında 5.000 adet tişört alım satımına ilişkin ticari ilişki olup olmadığı, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti olan; 31/12/2023 ödeme tarihli, ...çek seri numaralı 140.000,00-TL bedelli çek ile 31/11/2023 ödeme tarihli ... çek seri numaralı 140.000,00-TL bedelli çekin 5.000 adet tişört alımına istinaden avans olarak davalıya verilip verilmediği, davalı tarafça tişörtlerin davacı tarafa teslim edilip edilmediği, davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
.... Bankası A.Ş., .... bank T.A.Ş. ve ... Bankası A.Ş.'den; dava konusu çeklere ilişkin bilgi ve belgeler celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Pazar(Rize) .... Asliye Hukuk Mahkemesinden; ... esas sayılı dava dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Merter Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta, davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığı hususunun bildirildiği görülmüştür.
Merter Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 2022 takvim yılı Gelir Vergisi Beyannamesine istinaden bilanço usulüne göre defter tutması sebebiyle birinci sınıf tacir olduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından bildirilen tanıklar talimat yolu ile olmak üzere dinlenilmişlerdir.
Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davacı tanığı ... beyanında, "Ben davacı şirkette işçi olarak çalışıyorum, şirket yiğenime aittir, bu sebeple davacıyı tanırım, davalıyı da yapmış olduğum ticari ilişki nedeniyle tanırım, dava dilekçesinde bildirilen çekler yanında bir çek daha toplam 3 çek karşılığı davalıdan mal almak için çekleri verdik, ancak kendisi bizi oyaladı, malı da göndermedi, dükkanı da bırakıp kaçmış, ne çeki verdi, ne de malımızı gönderdi, çekleri üçüncü kişilere devretmiş, biz de çekleri ödemek zorunda kaldık, bahsedilen çeklerden birisi henüz ortaya çıkmadı, ancak davaya konu iki çeki ödemek durumunda kaldık, ancak bu çekler karşılığı herhangi mal veya hizmet alamadık, olay hakkındaki bilgi ve görgüm bundan ibarettir tanıklık konusunda ücret talebim yoktur" demiştir.
Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davacı tanığı ... beyanında,"Benim kendime ait şahsi mağazam var, davalı ... Gıda benim abim olur, mal almaya birlikte gider geliriz, .... isimli kişiyi ticari ilişki nedeniyle tanırız, abim ... Gıda Sahibi bu kişiye üç yaprak çek vermiş, bu çeklerin her bir 140.000,00'er TL lik, çekleri verdik ancak çeklere konu malları davalı ağabeyime teslim etmemiş, iki çeki davalı üçüncü kişilere ciro ile devrettiği için biz bu çekleri ödedik, ancak üçüncü çek ortaya çıkmadı, davalı ticareti bırakıp kaçmış, dükkanını kapatmış, çek bedellerini aldı ancak malı vermedi, olay bundan ibarettir " demiştir.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; HMK'nun 273. Maddesi gereğince davacı şirket ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, özellikle taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, uyuşmazlık konusu olan çeklerin davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı varsa ne şekilde kayıtlı olduğu, ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında menfi tespit istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor talimat Mahkemesi dosyasına ibraz edilmiş,
13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosya kapsamında yer alan belgeler, deliller talimat doğrultusunda incelenmiş, İş yerinde de ticari defterler ve belgeler incelenmiş olup, buna göre davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma niteliğinin bulunduğu, davaya konu çeklerin ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 280.000,00 TL alacaklı olduğu şeklinde kayıtlar mevcut olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara/ vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir.
Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Çek alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olduğundan işbu davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacının davaya konu çeklerin keşidecisi olduğu, davacı tarafça çeklerin davalıya tekstil ürünleri alımı karşılığında avans olarak verildiği, ancak davalının çekler karşılığında herhangi bir ürün teslim etmediği ve çeklerin bedelsiz kaldığı iddiası ile iş bu menfi tespit istemli davanın açıldığı, davacı vekili tarafından iddianın ispatı için ticari defter ve kayıtlarının delil olarak gösterildiği, ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatının mümkün olduğu, davaya konu çeklerin keşideci olan davacı tarafından lehdar davalıya verildiği ve kişisel defilerin (çekin avans olarak verildiği, bedelsiz kaldığı) davalıya karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olduğu da gözetildiğinde TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 280.000,00 TL alacaklı olduğu, davaya konu çeklerin ticari defter kayıtlarında yer aldığı hususlarının tespit edildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve davacı tarafça sunulan mesaj kayıtları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının ispatlandığı, davalı tarafça alım satıma konu ürünlerin davacı şirkete teslim edilmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacının dava konusu ... Şubesine ait; 31/11/2023 keşide tarihli ... çek seri numaralı 140.000,00-TL bedelli çek ile 31/12/2023 keşide tarihli .... çek seri numaralı 140.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, çeklerin istirdatı ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 19.126,80-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 4.781,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.345,10-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 4.781,70-TL peşin harç, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.885,25-TL talimat ve posta gideri olmak üzere toplam 10.436,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 44.800,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025
Katip ...
Hakim ...