T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1188 Esas
KARAR NO : 2025/1117
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2023
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında müvekkilinin fason olarak üretip davalıya teslim ettiği mallara ilişkin olarak 10/10/2023 tarihli, TR.... numaralı ve 268.473,62 TL bedelli e-faturayı düzenlediğini, davalı şirketin bahsi geçen fatura bedelinin 150.000 TL'lik kısmını 20/10/2023 tarihinde ödediğini, bakiye 118.473,62 TL'yi ise ödemediğini, davalının müvekkilinin tüm taleplerine rağmen borcunu ödememesi üzerine Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz ettiğini, bunun üzerine icra takibine yönelik haksız ve mesnetsiz itirazın iptali istemiyle iş bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, dava açılmadan önce 6102 sayılı Yasa'nın 5/A. maddesi kapsamında Bakırköy Adliyesi arabuluculuk bürosuna müracaat edilmiş ise de, arabuluculuk son tutanağından görüleceği üzere davalı taraf ile anlaşma sağlanmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin takibin ve davanın dayanağını teşkil eden e-faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi fatura bedelinin bir kısmını müvekkiline ödediğini, bu durumun müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu ortaya koyduğunu, ayrıca müvekkilinin ve davalının ticari defter, kayıt ve belgeleri ile ilgili dönemlere ait BA-BS formlarının incelenmesi halinde davalının müvekkiline olan borcunu ödemediğinin belirleneceğini, davalı tarafın itirazında haksız olduğunu bilmesine rağmen, sırf icra takibini durdurup zaman kazanmak amacıyla takibe itiraz ettiğini, bu durumun davalının kötüniyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, yerleşik Yargıtay kararlarında faturaya ve/veya cari hesap ilişkisine dayalı alacaklarda alacağın likit olduğunun ifade edildiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takip miktarının takip tarihinden işleyecek reeskont avans faizi, feri, masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibinin devamına, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu açıkça ortada olduğundan % 20’den aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... gibi tekstil şirketlerinin siparişleri doğrultusunda, sipariş kurallarına uygun bir şekilde tekstil ürünleri ürettiğini ve/veya tedarik ettiğini, davacının ise müvekkili ile aralarındaki sözleşme kapsamında üstlendiği dikim işini, sözleşmeye ve teamüllere uygun şekilde yapma işini üstlendiğini, ancak davacının dikim işini, işin niteliklerine aykırı şekilde yaptığını, kontrolleri yapmadan bu hatalı dikimleri teslim ettiğini, müvekkili şirket deposunda davacı tarafından yapılan hatalı ürünlerin mevcut olup bu ürünler üzerinde tekstil mühendisi ve ilgili bilirkişi incelemesinin yapılmasını talep ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının söz konusu dikim işini zamanında yapmadığını ve bu sebeple de müvekkiline tedarikçisi olduğu firma tarafından ceza kesildiğini, müvekkilinin ürettiği ve/veya tedarik ettiği ürünlerle ilgili üretim ve/veya tedarik aşamasında başka şirketlerle eser sözleşmeleri yaptığını ve bu yönde davacı ile de fason dikim sözleşmesi yaptığını, işbu sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davacıya teslim edilen ürünlerin sipariş formuna ve niteliğine uygun bir şekilde dikileceğini ve hatasız bir şekilde müvekkiline teslim edileceğini, davacı tarafından dikilen ürünlerin müvekkili tarafından kontrol edildiğini ve hemen akabinde davacının telefonla arandığını ve kendisine ürünlerin hatalı olduğu ihbarının yapıldığını, davacının yükümlülüklerine aykırı davranarak söz konusu eylemlerindeki hatalardan dolayı ürünlere zarar verdiğini, ürünlerin son kontrollerini yapmadığını, hatalı dikim yaptığını ve ayrıca hatalı ürünleri paketlediğini ve salt yetiştirebilmek için yüklendiği işleri savsaklayarak müvekkili büyük bir zarara uğrattığını, ayıp ihbarının yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabileceğini, sözlü yapılan ayıp ihbarının ise tanık sözleriyle ispat edilmesinin olanaklı olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, yine hiçbir şekilde alacağı olmadığı aşikar iken müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi açan davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafından düzenlenen faturanın mevzuata aykırı olduğunu, davacı tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan faturada malın teslim tarihinin bulunmadığını, bu suretle ilgili faturanın sakat olduğundan alacak varlığına delil teşkil etmediğini, yine davacı tarafından malın teslim edildiğine yönelik irsaliye sunulmadığını savunarak; davacının haksız ve mesnetsiz davasının ve tüm taleplerinin reddine, ilgili icra dosyasına yapılan itirazlarının kabulüne ve takibin iptaline, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, vekalet ücreti ve sair giderlerin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Taraflar arasındaki tekstil işinden kaynaklı ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki fason dikim işine dayalı ticari ilişki kapsamında fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu dikim işinin ayıplı olarak ifa edilip edilmediği, davalının ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, dikime konu emtiada ayıbın tespiti halinde ayıp değerinin ne kadar olduğu, yine ayıbın tespiti halinde faturaya konu mallardan beklenen faydanın ortadan kalkıp kalkmadığı, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağı borç sebebi gösterilerek 118.473,62-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı şirkete 06/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davalı borçlu vekilinin 13/11/2023 tarihli dilekçesi ile borca, borcun dayanağına, faturaya ve takip talebine dayanak kılınan belgeye, faize ve diğer tüm ferilerine itirazı üzerine 13/11/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazı ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının ... Mah. .... Cad. No:89 C Bağcılar/İstanbul adresinde "Dış Giyim Eşyası İmalatı, Dokuma, Örme (Trikotaj) ve Tığ İşi(Kroşe) vb. Kumaştan Olanlar (Kaban, Palto, Ceket, Pantolon, Takım Elbise, Döpiyes, Anorak, Yağmurluk, Gece Kıyafetleri vb.) (İş Giysileri ve Terzilerin Faaliyetleri Hariç) Radyo, Tv, Posta Yoluyla veya İnternet Üzerinden Yapılan Perakende Ticaret" işinden dolayı Güngören Vergi Dairesinden 01/03/2021 tarihi itibariyle nakil olarak geldiği, gerçek usulde ticari kazanç elde ettiği, elektronik ortamda kayıtlara intikal eden Gelir Vergisi beyannamelerini Bilanço Esasına göre hesapladığı, VUK'un 177. Maddesine göre birinci sınıf tacir olduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Güneşli ve Esenler Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2023 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Taraf vekilleri tarafından bildirilen tanıklar mahkememizce bizzat dinlenilmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında, "Ben tekstil sektöründe fason takipçisi olarak çalışıyorum. Bir nevi aracılık yapıyorum. Davacıyı da yaptığım iş nedeniyle tanırım. Davalı şirketinde fason takipçisi olarak çalıştım o şirketi de bu nedenle tanırım. 2023 yılının Eylül ya da Ekim ayları gibi ben triko kazak önü fermuarlı model tekstil ürününü ... hanıma götürdüm, dikip dikemeyeceğini sorduk, yanımda bu sırada ... bey vardı zira davacı ... hanım ilk etapta ... bey ile iletişime geçmiş, ben ... bey ile ürünleri götürdüğümde tesadüfen .... hanım olduğu gördüm, ... hanımı da yaklaşık 25 yıldır tanırım ancak ürünleri ona götürdüğümüzü bilmiyordum. Ben davalı iş yerinde iş başı yapalı 2 gün olmuştu. ... hanıma ürünü gösterdik ücretini söyledik ve dikip dikemeyeceğini sorduk, yaklaşık hatırladığım kadarıyla 3.800 adet yapmasını istedik kendisi dikebileceğini söyledi. Bizim götürdüğümü ürünler parça halindeydi ... hanım birleştirmesini yapacaktı. 2 - 3 gün sonra ... hanım bizi aradı götürdüğümüz ürünlerin yakalarında göz ayarı olmadığını, hata olduğunu bu nedenle dikim yapamayacağını söyleyerek ürünleri geri almamızı istedi. Biz de bu olayı bir üstümüz olan imalat müdürüne ilettik. Müdürümüzde elimizde dikiş için iplik olmadığından yeniden ürünlerin yakalarını dokuyamayacağımızı söyledi. Biz de bunun üzerine ürünlerin bu haliyle dikilmesi için... hanıma rica da bulunduk ve sorumluluğu da üzerimize aldık. Sonra ... hanım o haliyle ürünleri ricamız üzerine dikti. Biz ürünleri kendisinden teslim aldık. Ayrıca ürüne fermuar yapılacağı için singer atölyesine götürdük. Biz yakalardaki gözlerdeki sıkıntı için yakalara singer dikişi çektik. Ancak bu yaptığımız işlem üründe güzel durmadı ancak bu işlemin ... hanım ile herhangi bir ilgisi yoktur tamamen müşteri temsilcisi ve imalat müdüründen kaynaklı bir durumdur. Onlardan habersiz hiçbir adım atamayız üretimin tüm aşamalarında kendilerinin bilgileri vardır. Biz yaka dikişinden sonra ürünleri ütü pakete verdik tüm işlemler bittikten sonra inspektör geldi ancak bizim tabirimizle stopladı yani ürünü beğenmeyerek almadı. Ürünler firmanın elinde kaldı. Bu olay nedeniyle benimde işime son verildi hatta maaşımı alamadım. Sonrasında yaşananları bilmiyorum bu olay nedeniyle hem ... hanıma hem singerciye hem ütü paket yapan firmaya benim bildiğim kadarıyla dekont kesilecekti yani para cezası ancak kesildi mi kesilmedi mi bilmiyorum. Normalde biz ürünü ... hanımdan aldığımız için onunla bir ilişkimiz kalmamıştı parasal ilişkileri bilmiyorum eğer ... hanımdan aldığımız ürünler bizim tarafımızdan kabul görmeseydi teslim alınmazdı benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında, " Ben tekstil işi yaparım davacıyı da bu nedenle tanıyorum. Ben .... hanımın ricasıyla bir dönem kendisinin yanına yardım amaçlı gittim. Davaya konu ürünlerin kontrolünü yaptım yaklaşık bir ay kadar çalıştım. Ürünlerde yaptığımız kontrollerde herhangi bir sorun yoktu. Her ürünü tek tek elimizle kontrol ediyoruz, ürünlerde bir sıkıntı olsaydı teslimini yapmazdık zira karşı taraf da kontrolsüz ürün teslim almazdı. Yapılan bu ürün triko kazaktı benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, "Ben 01/06/2023 tarihinden beridir davalı şirketin muhasebe departmanında çalışıyorum. 2023 yılında ... markasının bir modelini davacıya yaptırmıştık, ancak davacı tarafça bu ürünler bize ayıplı olarak teslim edildi, bu kazakların ön tarafında dikimden kaynaklı sıkıntılar vardı, biz bu ürünleri ..... firmasına teslim edemedik, ayıplı olduğu için ürünleri teslim almadılar, ürünler firmamızın elindedir. Biz davacı tarafça kesilen faturaya fatura içeriğinde birden fazla modele ilişkin faturalandırma olduğu için itiraz etmedik, ayrıca ürünün ayıplı olduğunu tespitimiz itiraz süresinden sonra olmuştur. Davaya konu modele ilişkin yapmış olduğumuz tüm giderler firma üzerinde kaldı. Biz bu giderleri tahsil edemedik. Davacı tarafça muhasebe departmanı arandı, görüşmeyi ben yaptım neden ödeme yapmadığımızı sordular bende kendilerine ürünler ayıplı olduğu için alıcısına teslim edemediğimizi bu nedenle bu modele ilişkin ödeme yapmadığımızı söyledim fatura içeriğindeki diğer modellerden kaynaklı alacak ise davacı tarafa ödenmiştir benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, "Ben davalı şirkette yaklaşık 2.5 yıldır pazarlama kısmında müşteri temsilcisi olarak çalışıyorum. Firmamız bir yıl önce ..... firmasından bir sipariş aldı, siparişi alan bendim. Bu sipariş erkek hırkasıydı. Bu üründe dikimden kaynaklı ayıp mevcut olduğu için müşteriye ürün teslim edemedik. Üründeki hataları düzeltmeye çalışsak da çok fazla dikiş hatası olduğundan düzeltme yapılamadı müşteri bu ürünleri bizden almadığı gibi müşterimizi de kaybettik. Biz davacı tarafla bu durumu görüştüğümüzde trikoda bu tür hatalar olur gibi bize söylemlerde bulunuldu, halbuki başka siparişlerimizde bu tarz hatalar olmuyor. Herhangi bir düzeltme davacı tarafça yapılmadı benim olaya karşı bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, tanık beyanları, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi ve takip tarihi itibari ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere mali müşavir bilirkişi ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ticari ilişkiye konu dikim işinin ayıplı olarak ifa edilip edilmediği, davalının ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, dikime konu emtiada ayıbın tespiti halinde ayıp değerinin ne kadar olduğu, yine ayıbın tespiti halinde faturaya konu mallardan beklenen faydanın ortadan kalkıp kalkmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere tekstil mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 01/09/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 268.473,62 TL alacağının bulunduğu, davalının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 118.473,62 TL borcunun bulunduğu, takip konusunun davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 10.10.2023 tarihli TR ... nolu 268.473,62 TL bedelli faturadan kaynaklı olduğu, davalı şirket ticari defterlerinde; davalı şirket tarafından davacı şirkete takip tarihi öncesi 20.10.2023 tarihinde 150.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı görülmekle birlikte, her ne kadar davacı şirket ticari defterlerinde bu ödeme kayıtlı olmasa da dava dilekçesinde “davalı şirket bahsi geçen fatura bedelinin 150.000,00 TL'lik kısmını 20/10/2023 tarihinde ödemiş..” şeklinde beyanda bulunulduğundan mezkur ödemenin davacı şirket kabulünde olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 118.473,62 TL alacaklı olduğu hususunda uyumlu olduğunun kabul edilebileceği, ayıplı olduğu iddia olunan ürünler bilirkişi incelemesine sunulmadığından ve ayıplı olduğu iddia olunan ürünlerin ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenen tespit raporu da sunulmadığından davalının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu " değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası, 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında tekstil ürünleri imalatına dayalı eser sözleşmesinden kaynaklı ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, fatura tarihi, icra takip ve dava tarihi göz önüne alındığında davanın zaman aşımı süresinde açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri, ayıp iddiasına konu tekstil ürünleri ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yukarıda özetlenen bilirkişi raporuna göre davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 268.473,62 TL alacağının bulunduğu, davalının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 118.473,62 TL borcunun bulunduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete takip tarihi öncesi 20.10.2023 tarihinde 150.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 118.473,62 TL alacaklı olduğu hususunda uyumlu olduğunun kabul edilebileceği, ayıplı olduğu iddia olunan ürünler bilirkişi incelemesine sunulmadığından ve ayıplı olduğu iddia olunan ürünlerin ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenen tespit raporu da sunulmadığından davalının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu hususlarının tespit edildiği, davalı şirket ticari defterlerinde davacı tarafça düzenlenen ve takibe konu faturanın kayıtlı olduğu, tarafların ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile alacağın varlığının ispatlandığı, her ne kadar davalı tarafça ayıp iddiasında bulunulmuş ise de; ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin bilirkişi incelemesine sunulmadığı, sadece cevap dilekçesi ekinde 4 adet ürün fotoğrafı bulunduğu, bilirkişi raporunda fotoğraf üzerinden yapılan incelemede bu fotoğraflarda dikim hatası olduğunun görüldüğü, ayıbın ürünün çıplak gözle incelenmesiyle ortaya çıkabilecek açık ayıp olduğu tespitleri, tanık beyanları, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunulmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının ayıp ihbarına ilişkin davacı yükleniciye süresinde ihbarda bulunduğunu ispatlayamadığından ve ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin incelemeye sunulmaması nedeniyle ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin savunmasının yerinde olmadığı ve davalının ayıp iddiasının ispatlanamadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davacı tarafından takibe konulan faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (23.694,72-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 8.092,93-TL harçtan peşin alınan 1.430,87-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 592,37-TL mahsubu ile noksan kalan 6.069,69-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.430,87-TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 592,37-TL ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.293,09-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 808,75-TL tebligat, tanık ve posta gideri ile 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.808,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ...
Hakim ...