T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1240 Esas
KARAR NO : 2024/679
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2023
KARAR TARİHİ : 08/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin maliki olduğu ve tapuda "İstanbul ili, ...... ilçesi, ..... Ada, ...... parsel, 4. Normal kat, 6 no'lu bağımsız bölüm" olarak kayıtlı bulunan ve "...... Mah. ...... Sk. No:10 Iç Kapı No:6 Esenler/İstanbul" adresinde kain taşınmazla ilgili kira alacağının tahsili ve tahliye istemiyle Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü ....... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, ödeme emrinin dava dışı .......'e "muhtara tebliğ" şeklinde "tebliğ edildikten" ve yasal sürede herhangi bir itiraz ve ödeme olmadığından Bakırköy ...... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ....... Esas, ....... Karar sayılı dosyasından tahliye davası açıldığını, dava dışı ...... 'in, icra dosyasından yapılan ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği iddiası ile Bakırköy ....... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas, ...... Karar sayılı dosyasından usulsüz tebligat şikayetinde bulunmuş olduğunu, mezkur Mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin KESİN olarak kabul edildiğini ve müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedildiğini, usulsüz tebligat şikayeti kesin olarak kabul edilince Bakırköy ....... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas, ...... Karar sayılı davasından açılan temerrüt nedeniyle tahliye davası da süre yönünden reddedildiğini, zira tebligat tarihi değiştiği için otomatik olarak "30 günlük süreden önce açılan dava" konumuna düşmüş olduğunu ve iş bu davanın da reddedildiğini, bu davada da müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedildiğini, her iki Mahkeme tarafından hükmedilen yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretleri, dava dışı ....... tarafından Gaziosmanpaşa İcra Dairesi ....... Esas ve Gaziosmanpaşa İcra Dairesi ...... E. Sayılı dosyalarından takibe konulduğunu, müvekkilinin de mecburen ödemek zorunda kaldığını, davalı ...... 'nin, bu süreçte tek bir görevi olduğunu, onun da tebligat yapmakt olduğunu, ancak davalının iş bu tek görevini, yani tebligatı usulüne uygun şekilde yapma görevini yapamadığı için, tebligatı yapan posta memurunu, usulüne uygun şekilde tebliğ yapma konusunda eğitemediği, denetlemediği, yani özetle kusurlu hizmet verdiği için müvekkilinin bu zarara uğradığını, müvekkilinin uğradığı maddi zararların; Gaziosmanpaşa İcra Dairesi ...... E. Sayılı dosyasına yatırılan 6.414,63 TL, Gaziosmanpaşa İcra Dairesi ..... E. Sayılı dosyasına yatırılan 4.568,08 TL, Bakırköy ...... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas, ..... Karar sayılı dosyasına yatırılan ve iade edilmeyen 431,85 TL vekalet, başvurma ve peşin harç, 60,50 TL vekalet harcı ile yatırılan gider avansından harcanan 108 TL yargılama ve posta gideri, olmak üzere toplam 11.090,71 TL' olduğunu, bunların tahsilinin talep edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının usulsüz tebligatı nedeniyle müvekkilinin uğradığı11.090,71 TL TL'lik zararın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda görülen davanın mahiyeti itibarıyle idari yargıya tabi olduğundan, mahkemenizce görevsizlik kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, adli makamlarca, dava ya da takibin muhataplarına yapılan tebligatların doğru ve güvenli bir şekilde adrese teslimi ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesinin ..... Genel Müdürlüğü'nün kamu hizmeti kapsamındaki görevleri arasında olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin tebligat işleminde hiçbir usule aykırılık bulunmadığını, usulsüz tebliğe konu edilen ...... barkod no'lu tebligat tesliminde herhangi bir usulsuzlük söz konusu olmadığını, iş bu tebligat içeriğindeki ödeme emri muhatabına TK m.21/1'e göre tebliğ edilmiş olduğunu, kapısına 2 no'lu haber kağıdının da yapıştırıldığını, dolayısıyla, müvekkili şirkete ihbar dahi edilmeksizin, salt komşu ismi bulunmadığı gerekçesiyle verilen usulsüz tebligata dayalı Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesinin ...... E. Ve ...... K. Sayılı kararının kabulünün mümkün olmadığını, zira, iş bu mahkemece tebliğ işlemine ilişkin müvekkili şirkete cevapta bulunma hakkı tanınmadığını, bu bakımdan usuli eksikliği olan ve müvekili şirketin bilgi sahibi dahi olmadığı usulsüz tebliğ kararından müvekkili şirketin sorumlu tutulmamasının isabetli olduğunu, buna dayalı olarak, davacının zarara uğradığı iddiasıyla huzurdaki davayı açmakta da hukuki yararı bulunmadığını, usule ve esasa ilişkin itirazların kabulü ile huzurda görülen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tümden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası uyaptan celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklı Ticaret Bakanlığı'nın, ...... aleyhine 1.500-TL ilam vekalet ücreti ve 1.224,75-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.724,75-TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin ....... esas sayılı dosyası uyaptan celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklı ......'in, ..... San. Tic. Ltd. Şti aleyhine 3.400-TL vekalet ücreti alacağın yasal faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Bakırköy ...... İcra Hukuk Mahkemesinin ..... Esas ve ...... Esas sayılı dosyalarına ait gerekçeli kararlar dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davalı bünyesinde çalışan posta memurunun kusurlu hareketi neticesinde oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü, davalı çalışanının kusurlu olduğunu ve bu nedenle zararın meydana geldiğini iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
TBK.'nun 66.maddesinde aynen, "Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir." denilmektedir.
TBK m.66 maddesi gereğince adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için; zararın çalı- şanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zarar ile çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Adam çalıştıran; görülecek işe uygun fikri, mesleki bilgi ve yeteneklere sahip bir kişi seç- mekle yükümlüdür. Seçeceği yardımcı kişinin göreceği iş için vasıflı, yeterli eğitim görmüş, yeni bilgi, yöntem ve tekniği, özümsemiş ve izlemiş olmasını arayacaktır. Adam çalıştıranın bu en basit tedbirlere başvurmaması objektif özen görevini açıkça kötüye kullandığını kanıtlayan deliller olarak kabul edil- mektedir. Adam çalıştıranın sorumluluktan kurtulabilmesi için, gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi gerekecektir. Bilindiği üzere adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmayıp, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa ile adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Bu halde yukarıda sözü edilen objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmektedir.
Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza dönecek olur isek, davacı tarafça dava dışı kişiye Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosyasında yapılan takip neticesinde dava dışı ...... 'in şikayeti üzerine kendisine yapılan tebligatın Bakırköy ...... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas, ..... Karar sayılı dosyasında verilen karar üzerine usulsüz olduğunun tespit edildiği, söz konusu tespitin mahkeme kararına dayandığı, bunun üzerine davacının açmış olduğu tahliye davasının süresinden önce açılmış olduğu gerekçesiyle aleyhine sonuçlandığı ve yargılama giderleri ile vekalet ücretine mahkum edildiği, söz konusu zarar toplamının 11.090,71 TL olduğunun dosya kapsamına kazandırılan belgelerden anlaşıldığı, dava dışı posta memurunun hareketinin kusurlu olduğunun mahkeme kararı ile tespit edildiği, kusurlu hareket ile oluşan zarar arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğu, yine "zarar bi kadr'il imkân izâle olunur" (zararlar imkanlar dahilinde giderilir-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kadim hukuk ilkesi dikkate alınarak oluşan zararın tazmininin gerektiği anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
A)11.090,71-TL tazminatın davalıdan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 757,61-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 269,85-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 487,76-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00- TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL Başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç ve davacı tarafça sarf edilen 129,00-TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak toplam 668,70-TL'nin davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 11.090,71-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
Dair; MİKTAR YÖNÜNDEN KESİN olmak üzere Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2024
Katip ......
¸e-imza
Hakim ......
¸e-imza