T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1241 Esas
KARAR NO : 2025/287
DAVA : Kayıt Kabul
DAVA TARİHİ : 01/07/2016
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile müflis ... Tic. A.Ş arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında müvekkilinin borçlu/müflis şirketten kayıt talep tarihi itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 19.944.734,60 TL alacağının bulunduğunu, Bakırköy İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına alacağın kaydı için talepte bulunduklarını, iflas müdürlüğünce sunulan belgelerin alacağı kanıtlayıcı olmadığı belirtilerek taleplerinin 10/06/2016 tarihinde reddedildiğini, söz konusu kararın taraflarına 21/06/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları belgeler ile ispat olunacağı üzere ret kararının yerinde olmadığını ileri sürerek 19.944.734,60 TL alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müflis şirket iflas masasına kayıt ve kabulüne, talep edilen alacak miktarı üzerinden ikinci alacaklılar toplantısına katılarak oy kullanma hakkının müvekkili şirkete tanınması yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı müflis şirketi temsilen iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacının sunduğu belgeler taraflarına tebliğ edilmediğinden beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacının alacaklı bulunduğu iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin ticari kayıtlarında böyle bir alacağa rastlanmadığını, davacının müflis şirketin de aralarında bulunduğu grup şirketler ile ticari ilişkisinin olduğunu, bu süreçte iflas eden şirketlere birçok icra takibi başlattığını, takiplere itiraz edildiğini, davacının iflas eden diğer şirketler için de kayıt kabul davası ikame ettiğini, bu davaların birleştirilmesi talebinde bulunduklarını, davacının dayanak yaptığı cari hesaba konu iddia edilen alacağın müvekkili kayıtlarında yer almadığını, dolayısıyla iflas idaresi tarafından alacak talebinin reddi kararının hukuka uygun olduğunu, davacının işbu cari hesabını destekleyen fatura ya da yazılı belgesinin mevcut olmadığını, iddiasını ispatla yükümlü bulunan davacının alacağını kanıtlar kesin ve tartışmasız bir delil sunamadığını, diğer müflis şirketler için de talepte bulunulduğundan alacak miktarlarında mükerrer istemin bulunup bulunmadığının da tartışma konusu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bilirkişi ... tarafından mahkememize 11/07/2024 tarihinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi ... tarafından mahkememize 06/02/2025 tarihinde ek rapor sunulmuştur.
Mahkememizce 12/09/2019 tarih ve ... Esas .... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 30/11/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile "somut olayda;13/07/2015 tarihi itibariyle müflis şirketin iflasına karar verilmiş olup uyuşmazlığa konu 3.331.938,78 TL bedelli vade farkı faturası, iflas tarihinden sonra, düzenlendiği 26/10/2015 tarihi itibariyle davacıya ait ticari defterlere kayıt edilmiş ise de müflisin 2015 yılına ait ticari defterlerinin incelenememesi sebebiyle müflise ait ticari defterlere işlenip işlenmediği belli değildir. Mahkemece ise, yasal süresinden sonra ve önceki teamüle aykırı olarak düzenlenmesi sebebiyle iflas tarihinden sonra düzenlenen vade farkı faturasına dayalı davacı alacağı kabul görmemiş ise de yasal süresinden ve iflas tarihinden sonra düzenlenmiş olması, faturaya konu alacağın talep edilemeyeceği anlamına gelmez. Bu nedenle ilk derece Mahkemesinin red gerekçesi yerinde değildir. O halde, davacı, ispatlayabildiği takdirde iflas tarihi itibariyle müflis şirketten olan alacağını iflas masasına yazdırabilir. Vade farkı talep edilebilmesi için sözleşmede hüküm veya devam eden bir uygulamanın bulunması gerekir. Dosya kapsamında yer alan 20/03/2014 tarihli davacı şirket ve müflis şirket arasında yapılan akaryakıt ikmal sözleşmesinin "ödeme şartları" başlıklı 5.2/3-a maddesine göre; müflis şirket, ürün bedellerini vadesinde ödemediği takdirde, vade tarihinden itibaren başlamak ve ödeme tarihine kadar geçerli olmak üzere aylık %2,50 oranında tahakkuk edecek vade farkını, ürün bedelleriyle birlikte davacı şirkete ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Uyuşmazlığa konu vade farkı faturası 01/07/2013-30/09/2015 dönemlerine ilişkin olup sözleşme tarihinden sonrasına ilişkin, vade farkına yönelik sözleşme hükmünün bulunduğu, bu dönemden sonrası için davacının talebinde haklı olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan, sözleşme tarihinden önceki dönem bakımından ise, taraflar arasında vade farkına yönelik teamül haline gelen bir uygulamanın olup olmadığı araştırılarak ve gerekirse uyuşmazlığa konu faturanın alt tarafında yazılan 28/12/2012 tarihli sözleşme ile yapılan borç yapılandırması konusunda tarafların beyan ve delilleri sorularak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Davacı bu nedenle istinaf başvurusunda haklıdır." gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; İİK'nun 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının davalı müflis şirketten cari hesap ekstresinde gösterilen alacağının bulunup bulunmadığı, var ise iflas tarihi itibariyle kayıt ve kabulü gereken alacak miktarının tespitinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Bakırköy ... İflas ve İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, istenen bilgi ve belgelerin gönderildiği incelenmesinde; müflis şirket hakkındaki tasfiye işlemlerinin .... iflas sayılı dosyadan yürütüldüğü, müflisin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından 13/07/2015 tarihinde iflasına karar verildiği, müflisin tasfiye işlemlerinin İİK.nun 219.maddesi gereği adi şekilde yürütüldüğü, 19.944.734,60 TL alacak talebinde bulunulduğu, alacağın cari hesap kaydına dayandığı, 1.Alacaklılar Toplantısının 27/10/2015 tarihinde yapıldığı, iflas idare memurlarının Müdürlük dosyasında müştereken yetkili oldukları, sıra cetveli ilanının .... Gazetesinin 18/06/2016 tarihli, Ticaret Sicil Gazetesinin 22/06/2016 tarihli nüshalarında yayınlandığı, her iki ilan tarihlerine göre davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Davacı alacağını genel hükümlere göre ispat etmek yükümlülüğü altındadır.
İş bu dava İİK 235.madde uyarınca açılmış alacağın iflas masasına alacak kaydı talebi olduğu dikkate alınarak; bilindiği üzere HMK m. 190 uyarınca, “ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Kayıt
kabul davalarında da ispat yükü kural olarak alacağının iflâs idaresince kabul edilip, sıra
cetvelinde alacağına da yer verilmesi gerektiğini ileri süren Davacı alacaklıdadır.
Somut dosya bakımından Dava konusunun davacının 19.944.734,60-TL alacağın tümünün iflas masasına kayıt ve kabulü talebinde ibaret olduğu,
Davacının 2011,2012,2013,2014,2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
İflas tarihi sonrasında yansıtılan 26.10.2015 tarihli Vade Farkı Faturası incelendiğinde; 01.07.2013-30.09.2015 tarihleri arası Vade Farkı Alacağı açıklaması ile 3.331.938,78 TL bedelli fatura tanzim edildiği, görülmüş olup tarafların ticari kayıtlarında yapılan incelemelerde; Davacı tarafından tanzim edilen Vade Farkı Faturası 01.07.2013 tarihinden sonraki 2 yılı kapsadığı, Önceki düzenlenen Vade Farkı faturalarının ise 2 aylık dönemler içerdiği yani tarafların ticari kayıtlarındaki Vade Farkı faturalarının düzenlenme tarihleri ile işbu faturanın düzenlenme tarihi ve Vade Farkı Tahakkukunun süre bakımından uyuşmadığı, Bununla birlikte Davalının 21.04.2014 tarihinden itibaren herhangi bir ödeme yapmadığı, son vade farkı faturasının ise 30.06.2013 tarihinde tanzim edildiği taraflar arasında ödeme terminleri geciktiğinde vade farkı faturası yansıtılacağının teamül haline geldiğinin ticari kayıtlardan incelendiği, bu halde Davacının düzenlendiği faturanın İflas tarihi öncesi dönemi kapsadığı ancak düzenlenen faturanın 01.07.2013-30.09.2015 tarihleri arası Vade farkını yansıtmakta olduğu Davalının 13.07.2015 tarihinde iflas kararının verildiği gözetildiğinde 01.07.2013-13.07.2015 dönemine isabet eden tutarın denetlenmesinin mümkün olmadığı , Neticeten tarafların ticari kayıtlarına göre Davacının Davalıdan iflas tarihi olan 13.07.2015 itibarı ile 16.525.757,16 TL alacaklı olduğu, Davacının düzenlendiği 26.10.2015 tarihli 3.331.938,78 TL Vade farkı faturasının tespitler çerçevesinde, tarafların ticari kayıtlarına göre Davacının Davalıdan iflas tarihi olan 13.07.2015 itibari ile 16.525.757,16 TL alacaklı olduğu, Davacının düzenlendiği 26.10.2015 tarihli Vade farkı faturasının yukarıdaki tespitler çerçevesinde 3.033.916,82 TL olarak hesaplandığı davacı alacağının toplam 19.559.673,98 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi eliyle tespit edilmiştir.
Müflis Şirketin İflas Kararı: müflis şirket hakkındaki tasfiye işlemlerinin .... iflas sayılı dosyadan yürütüldüğü, müflisin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından 13/07/2015 tarihinde iflasına karar verildiği, müflisin tasfiye işlemlerinin İİK.nun 219.maddesi gereği adi şekilde yürütüldüğü, 19.944.734,60 TL alacak talebinde bulunulduğu, alacağın cari hesap kaydına dayandığı, 1.Alacaklılar Toplantısının 27/10/2015 tarihinde yapıldığı, iflas idare memurlarının Müdürlük dosyasında müştereken yetkili oldukları, sıra cetveli ilanının ... Gazetesinin 18/06/2016 tarihli, Ticaret Sicil Gazetesinin 22/06/2016 tarihli nüshalarında yayınlandığı, her iki ilan tarihlerine göre davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. İflas İdaresinin kararına göre,"alacak yargılamayı gerektirir olduğundan" reddedilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın, Davacının davalı müflis şirketten cari hesap ekstresinde gösterilen alacağının bulunup bulunmadığı, var ise iflas tarihi itibariyle kayıt ve kabulü gereken alacak miktarının tespitinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
- ... Akaryakıt A.Ş. – ... ÜrünleriA.Ş ve ... A.Ş. Arasında
akdedilen ... Akaryakıt'ın, "Dağıtıcılar Arası Akaryakıt Ticareti' kapsamında .... /
... ile devam eden ticari ilişkisine istinaden ... ve .... nezdinde doğmuş ve doğacak
borçlarının ödenmesine ilişkin akdedilen sözleşmenin Fatura Tanzimi ve Ödeme başlıklı
maddesine göre
“.... Akaryakıt'a satış ve teslimi yapılacak Ürünlerin bedelleri, satışı gerçekleştiren ilgili
dağıtım şirketi tarafından (... veya ....) hesaplanmak suretiyle, her ürün teslimini
müteakip en geç 2 gün içerisinde faturaya konu edilecektir.
.... Akaryakıt, sözkonusu ürün bedellerini, faturanın tanzim tarihini müteakip 30 (otuz)
takvim günü içerisinde, satışı yapan dağıtım şirketinin bildirileceği banka hesap numarasına
nakden ödeyecektir. ... Akaryakıt ve Müteselsil Borçlu ..., herhangi bir nedenle
temerrüde düşmeleri halinde, kendilerine temerrüt tarihi itibariyle aylık %1,5 oranda vade
farkının temerrüt tarihinden itibaren ... ve/veya ... tarafından tahakkuk ettirilerek
borcun tahsiline kadar talep edilebileceğini beyan ve kabul şekilde hesaplanan oranda vade farkı ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.” Şeklinde
düzenlendiği görülmüş olup Davacı Şirket tarafından ibraz edilen ticari kayıtlarına göre ve
yukarıda arz edilen sözleşme hükümleri kapsamında, 30 günlük %1,5 vade farkı hesaplaması
aşağıda Davalının iflas tarihine göre yeniden hesaplanarak 01.07.2013-13.07.2015 tarihleri
arası hesaplanan vade farkının 3.033.916,82 TL olduğu tespit edilmiş olup Davacı tarafından Vade Farkı faturasına dayanak olarak 24.10.2024 tarihli Dilekçe ekine
eklenen hesaplama tabloları incelendiğinde, ibraz edilen hesaplama tablolarında , Vade farkı
hesabına, Her vade farkı hesabına Yapılandırma Taksitleri adı altında 301.827,00 TL eklendiği görülmüşse de söz konusu Yapılandırma Taksitlerine ilişkin dayanak sözleşme veya
ispat vesikası belge tarafıma ibraz edilmediğinden hesaplamalara ilave edilmemiş olması yerinde görülmüş olup yukarı açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davaya konu 19.559.673,98-TL'nin Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ... Akaryakıt Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi Şirketİ'nin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile;
-Davaya konu 19.559.673,98-TL'nin Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ... SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ ŞİRKETİ'nin iflas masasına davacı alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 586,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 29,20-TL peşin harç ve 29,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 58,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 8.261,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.118,56-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (Bilirkişi olarak görevlendirilen ...' in toplam ücreti olan 6.000,00 TL ödendikten sonra) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza