T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1252 Esas
KARAR NO : 2024/324
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/12/2023
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alanında uzman kadroya sahip olması ve basiretli tacir olması ile lojistik sektöründe nama sahip bir firma olduğunu, her zaman müşterilerinin memnuniyetini öncelik alması ve çıkan uyuşmazlıklarda uzlaşmacı tavırlara sahip olması ile de bilindiğini, davalı şirketin yurtdışından mal ihraç etmek istediğinden bahisle söz konusu emtiaların taşınması işi için müvekkili şirket ile anlaşma sağladığını, söz konusu hizmetlerin müvekkili şirket tarafından ifası için fiyat tekliflerinin e-mail yoluyla gönderildiğini ve yine davalı şirket yetkilileri tarafından ilgili tekliflerin kabul edilmesiyle taşıma sözleşmeleri kurulduğunu, tarafların davalı şirkete ait emtianın Fransa'dan Türkiye'ye taşınması konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin işbu dava konusu taşımada taşıma işleri organizatörlüğü görevini ifa ettiğini, taşımanın gerçekleştirilmesi için tüm çabayı sarf ettiğini, müvekkili şirketin organize etmiş olduğu taşımanın gerçekleştirildiğini, emtianın hasarsız ve tam bir şekilde davalı tarafından belirtilen adrese teslim edildiğini, bu anlamda taraflar arasında kurulmuş olan taşıma sözleşmesine istinaden taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, müvekkili şirketin tüm sorumluluklarını anlaşmaya uygun olarak eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, taşınan emtianın varış noktası olan Bursa'ya vardığını, ancak gönderici firmanın hatalı bildirim yapması ve davalı/alıcı konumda bulunan firmanın da varış noktasındaki gerekli izinleri almamış olması sebebi ile beklemeler oluştuğunu ve ilgili bekleme ücretlerinin fiili taşıyanlar tarafından müvekkili şirket muhatap kılınmak suretiyle fatura edildiğini, oluşan bu gümrük bekleme sürelerinin ivedilikle mail kanalı ile davalı şirkete müvekkili şirket tarafından bildirildiğini, müvekkili şirketçe davaya konu taşımalara ilişkin navlun alacağını içeren “Navlun” açıklamalı faturalar tanzim edildiğini ve bu faturaların davalı tarafından da ödendiğini, bekleme ücretinin oluşmasının ardından müvekkili şirket tarafından davalı şirket muhatap kılınmak sureti ile 22/03/2023 tarihli .... numaralı Kara Nakliye Ücreti Farkı Açıklamalı toplam 6.660,00 Euro bedelli fatura tanzim edildiğini, huzurdaki davaya konu bekleme ücretlerinin fiili taşıyan şirketler tarafından müvekkili şirkete fatura edildiğini ve ilgili tutarların müvekkili şirket tarafından dava dışı fiili taşıyanlara ödendiğini, fiili taşıyanlara ödenen bekleme ücreti bedellerinin davalıdan tahsil edilmek istendiğini, ancak davalı tarafın ödemekten imtina ettiğini, davalı şirketçe ödeme yapılmaması üzerine müvekkili şirket tarafından, davalı şirket aleyhine 20/04/2023 tarihinde Bakırköy .... İcra Dairesinde ... E. Sayılı dosya nezdinde takip başlatıldığını, davalı şirketin kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek; davanın kabulüne, haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı adına davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmaya katılan olmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki taşıma işine dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki davalı şirkete ait emtianın Fransa-Türkiye arasında gerçekleşen taşıma işine dayalı ticari ilişki kapsamında davacının bekleme ücretinden kaynaklı fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağı borç sebebi gösterilerek 6.660,00-EURO alacağın ve 922,39-TL ihtarname masrafının tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalıya 29/04/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu vekilinin 02/05/2023 tarihli dilekçesi ile yetkiye, asıl alacak, işlemiş faiz, işleyecek faiz ve sair tüm fer'ilerine itirazı üzerine 07/05/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
.... Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, somut davaya konu icra takibindeki davacı alacaklının takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde, davacı alacaklının sadece 922,39-TL ve 6.660,00 EURO asıl alacak talebinde bulunarak icra takibi başlattığı, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para asıl alacağını Türk parasına çevirmediği ve Türk parası karşılığını göstermediği anlaşılmakla; itirazın iptali davalarında usulüne ve kanuna uygun yapılmış bir icra takibinin olmasının dava şartı olduğu, açıklanan nedenlerle davanın dayanağı icra takibinin usulüne uygun olmadığı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davası yönünden dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibi olmaması dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 2.974,19 TL harçtan mahsubu ile artan 2.546,59 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2024
Katip ...
¸
Hakim ....
¸