T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/151 Esas
KARAR NO : 2025/692
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2023
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
avacı vekili dava dilekçesi ile; Dava konusu icra takibi, alacaklı ile borçlu arasında 13.10.2016 tarihli sözleşme doğrultusunda doğan alacakları için, müvekkilin düzenlemiş olduğu faturalara dair alacakların talebi ile başlatılan .... San.Ve Dış. Tic. Ltd. Şti. İle müvekkili olan şirket .... San. Ltd. Şti. Arasında imzalanan 13.10.2016 tarihli sözleşme gereğince , müvekkil borçlu şirketin ....Müdürlüğü ( ....)'dan ihale ile almış olduğu işlerin bir bölümünü taşeron olarak üstlendiğini, üstlendiği işlerin tamamını eksiksiz ve usulüne uygun olarak tamamlayan müvekkilinin daha sonra alacakları için icra takibinde alacak konusu olan faturaları düzenlendiğini, usulüne uygun olarak düzenlenen, .... nolu, 20.06.2017 tarihli, 435.685,52-TL bedelli ve .... nolu, 01.09.2017 tarihli, 1.170.968,41-TL bedelli olan iki adet fatura borçlu şirkete gönderildiğini, ticari defterlere işlenmiş ve borçlu tarafından faturalara her hangi bir itirazda bulunulmadığını, bu süreden sonra müvekkilinin alacağının ödenmesi için beklediğini borçlu ile görüşmeler yaptığını, alacağını tahsil edemediğnii bu nedenlerle davalarının kabulü ile, 2.810.357,26 -TL alacağa ilişkin vaki itirazların iptali ile icra takibinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte ödenmesi talebiyle takibin devamına, borçlunun, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin tamamının davalı-borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını davacı taraf, haksız olarak müvekkilinden alacağı olduğunu iddia ettiğini, davacı taraf, davaya konu icra takibinde de alacağın varlığına dair somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, cari hesap dökümü mevcut olup davacı şirketin kötü niyetli bir şekilde talep ettiği tüm fatura karşılıklarının taraflarınca ödendiği aşikar olduğunu, bu dökümler incelendiğinde borcumuzu ifa ettiğinin görüleceğini tüm bunlara karşın hala alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya ve takibe konu faturalar nezdinde bir borçlarının olduğuna kanaat getirilse bile bu borç, sakı tuttuğu alacaklarından ile mahsup edilmesi gerektiğini, birleştirilmesini talep ettikleri Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde .... esas numarası ile görülmekte olan dava dosyasındaki müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticaretin kaynağını oluşturan temel iş nazarında diğer dosyadaki davalı ... İnşaat A.Ş. İle birlikte müvekkilinnin davacının işvereni konumunda olup ... Mimarlık nezdinde bulunan davacı alacakları ... İnşaat A.Ş.'ye olan borçlarından mahsup edilmiş olup davacının ekteki cari hesapta kalan alacağı söz konusu diğer şirkete olan borcundan düşüldüğünü, .... İnşaat A.Ş.'ye olan davacı borçlarından mahsup edilmesini istediklerini bu nedenlerle haksız davanın reddine, müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ...-E. Sayılı dosyasına haksız ve mesnetsiz vaki itirazın iptali ile borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalıdan takibe konu faturalardan dolayı eser sözleşmesi kapsamında dava konusu faturalardan ve takipten kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığı; alacağı var ise miktarının tespitinden kaynaklandığı, mahkememizce tespit edilmiştir.
Davalı vekilinin UYAP Bilişim Sistemi üzerinden göndermiş olduğu 21/05/2025 tarihli dilekçesi ile;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh yolu ile çözüme kavuşmuş olduğu, sulh protokolü gereğince sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin istendiği anlaşılmıştır.
HMK.nun 313.maddesinde- (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."düzenlemesi,
HMK.nun 314.maddesinde-(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir."düzenlemesi,
HMK.nun 315.maddesinde - (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı vekilinin UYAP Sistemi üzerinden göndermiş olduğu Karşılık Sulh ve İbra Protokolü ile taraflar arasında akdedilen sulh protokolü uyarınca uyuşmazlığın sulh yolu ile çözüme kavuşmuş olduğu, sulh protokolü doğrultusunda hüküm kurulmasının istendiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle; Davanın taraflarının sulh olduğu anlaşılmakla, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların vekalet ücreti talebi bulunmadığından taraflar yararına vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-1-HMK 315/A maddesi gereğince SULH NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 33.942,09-TL peşin harcın mahsubu ile artan 33.326,69-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza