T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/161 Esas
KARAR NO : 2024/475 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/02/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12.06.2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı .... Sanayi Anonim Şirketi'nin, davacı müvekkili şirket nezdinde Nakliyet Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Türkiye’den İtalya’ya gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 3 Palet / 834 adet Vites Teli emtiasının .... nolu navlun faturasına istinaden .... nolu CMR senedi kapsamında ... plakalı araç ile davalı taşıyıcının sorumluluğu altında yapılan PARSİYEL taşıma işlemleri esnasında bir kısmının alıcıya eksik teslim edildiğinin tespit edildiğini, CMR (taşıma senedi üzerine) eksik teslime ilişkin şerh düşüldüğünü, ekspertiz raporuna göre 56.455,20 TL zarar meydana geldiğinin tespit edildiğini, hasar bedeli olarak dava dışı sigortalıya 62.100,72 TL ödendiğini, davalının zarardan sorumlu olduğunu, izah edilen nedenlerle takip çıkışı 62.100,72-TL olan icra dosyasına ilişkin dava konusu edilen 56.455,20-TL'lik kısım dışında kalan miktara ilişkin olarak itirazı kabul ettikleri veya feragat ettikleri anlamına gelmemek ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydı ile davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazları ile ilgili olarak icra takibinin 56.455,20-TL'lik kısmına ilişkin itirazlarının iptali ile takibin icra takibindeki takip talebinde belirtilen şartlarda devamına karar verilmesini, davalı-borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu taşımanın uluslararası karayolu taşıması olduğunu, iddia edilen hasara ilişkin müvekkili şirkete ihbar yapılmadığını, müvekkili şirketin dava konusu taşıma işinde fiili taşıyıcı sıfatına haiz olmadığını, yükün hakimiyeti müvekkili şirkete hiç geçmediğini, davanın müvekkili şirket bakımından da husumetten reddine karar verilmesini istediklerini, davanın ihbarı talepleri bulunduğunu, müvekkili şirketin dava konusu olayda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, aksini davacının ispat etmesi gerektiğini, dava konusu, talep edilen tazminat miktarının objektif şekilde tesbiti gerekli olduğunu, aksi kabul anlamına gelmemek üzere meydana gelen hasar ve kusurun varlığının kabulü halinde dahi sınırlı sorumluluk hükümleri dikkate alınması gerektiğini, talep edilen faiz tutarı fahiş olduğunu, alacağın likid olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerekli olduğunu, işbu davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin fiili taşıyan olmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı, hasar mevcut olsa dahi sigorta teminatı kapsamında yer alıp almadığının incelenmesi gerektiği, müvekkili şirkete herhangi bir şekilde kusur atfedilemeyeceği,bu kapsamda hukuka aykırı işbu davanın reddini talep ettiklerini, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, öncelikle usule ilişkin itirazları kapsamında davanın usulden reddine aksi halde esasa ilişkin itirazlarının kapsamında müvekkili şirket açısından haksız davanın reddine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretlerinin davacı ... yükletilmesine, karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir..
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili şirketin davada dahili davalı sıfatını taşımadığını, taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olduğundan hakkında usul yasası hükümlerine göre dava açılamayan kişi ihbar talebi ile davalı sıfatı kazanamadığından taraflarına hüküm kurulamayacağını, yargıtay içtihatları da bu şekilde olduğunu, dava konusu taşımaya CMR konvansiyonu hükümleri öncelikli olarak uygulanacağını, dava konusu talepler zamanaşımına uğradığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı hususu raporda iredelenmemiş olduğunu, ek raporda bu hususun değerlendirilmesi gerektiğini, CMR konvansiyonu uyarınca sigortalı ve dolayısıyla müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, hiçbir şekilde sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, davacı tarafın sınırlı sorumluluk hükümleri üzerinde kalan talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın faiz talebinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, CMR madde 27'de hak sahibinin ödenecek tazminat için faiz isteyebileceği, yıllık %5 üzerinden istenebilecek bu faizin taşımacıdan yazılı olarak talep edildiği tarihten itibaren başlayacağı hüküm altına alındığını, tüm bu açıklamaların mahkemece dikkate alınmasını talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/08/2023 havale tarihli raporda; "Taraflar arasındaki ihtilaf noktalarının; davacı sigorta şirketinin taşıma sürecinde kaybolan emtiadan dolayı sigortalısına ödediği tazminatı davalı taşıyıcı şirketten rücuen tahsil etmesinin mümkün olup olmadığı ve miktarının ne olması gerektiği, talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının halefiyet şartlarını sağlayıp sağlamadığı, davanın davalıya yöneltilmesinin mümkün olup olmadığı ile davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanmasının mümkün olup olmadığı noktalarında toplandığı; Davacının yürürlükte olan bir poliçe kapsamında zarara uğraya sigortalısının zararını poliçe kapsamında tazminat ettiğinden dolayı TTK m.1472 gereği sigortalısına halef olarak işbu davayı açmaya hak kazandığı; Davalının CMR belgesinde taşıyıcı olarak görünmesi ve davacının sigortalısı ... Otomotiv şirketinden emtianın tüm güzergahlarda taşınması için tek ve kesin bir navlun bedeli olarak 416 Euro talep etmesinden dolayı fiili taşıyıcı olmasa bile CMR m.4; TTK m.850, 921 ve 926. hükümlerine göre akdi taşıyıcı olarak işbu davanın davalı .... Nakliyat Şirketine karşı yöneltilebileceğinin değerlendirildiği; Davacı vekilinin 22.06.2022 tarihinde başlatmış olduğu takip nedeniyle zamanaşımının kesildiği (CMR m.32/2; TBK m.154/2), bu nedenle somut olayda bir ve üç yıllık zamanaşımı sürelerinin de geçmediği ve davalının zamanaşımı yönünden yaptığı itirazın yerinde olmadığının değerlendirildiği; CMR belgesi üzerine kısmi teslimatın yapıldığına ilişkin şer düşülmesinden dolayı taşıma süreci içinde bir palet emtianın kaybolduğu ve bunun için ayrıca ihbar yapılmasının gerekli olmadığının değerlendirildiği; Kaybolmak suretiyle zayi durumuna taşıyıcının makul bir açıklama getirememesi durumu Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre pervasızca davranış kusuru sayıldığından dolayı davalı taşıyıcının somut olayda sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı, zamanaşımının üç yıl olduğu ve gerçek zarara uygun tazminat ödemesi gerektiğinin değerlendirildiği; Dava dosyasındaki eksper raporunda çeki listesi ve ticari fatura nazara alınarak davacının sigortalısının zararı hesaplanmış ve buna göre gerçek zarar miktarının 5.721,56 Euro olduğu ve bunun poliçe kuru üzerinden karşılığının 56.455,20 TL olduğu sonucuna varıldığı, hesaplamanın ekli belgeler ile gerçek zarar ilkesine uygun olduğunun değerlendirildiği; Davanın taraflarının ticaret şirketi olması ve taşıma işinin ticari iş olmasına göre davacının takip tarihinden itibaren asıl borç üzerinden avans faizi işletilmesi talebinin 3095 sayılı Kanuna uygun ve yerinde olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/02/2024 havale tarihli ek raporda; "İhbar olunan fiili taşıyıcı ve onun sorumluluk sigortacısı ihbar olunan sigorta şirketinin davalı ile müteselsil sorumlu olduğu, Davalı açısından varılan KÖK rapor sonuçlarının değişmediği, İhbar olunanlar ile davalı arasında iç ilişkide sorumluluk değerlendirmesinin kendi aralarında iç ilişki bakımından işbu dava konusu olmadığı, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, takip dosyası, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dava konusu, davacı sigorta şirketinin nakliye emtia sigorta poliçesi ile mallarını sigortaladığı dava dışı şirketin Türkiye'den İtalya'ya gönderilmek üzere yüklediği emtiaların taşıma işlemleri esnasında bir kısmının alıcıya eksik teslim edildiği iddiasından kaynaklı dava dışı sigortalısına yapmış olduğu hasar bedeli ödemesinin kusurlu olduğu iddiasına dayalı olarak TTK m.1472 maddesi gereği davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Dava konusu Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 62.100,72-TL alacağının yıllık % 15,75 reeskont faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Dava konusu miktar 56.455,20-TL 'dir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davacı sigorta şirketinin taşıma sürecinde kaybolan emtiadan dolayı sigortalısına ödediği tazminatı davalı taşıyıcı şirketten rücuen tahsil etmesinin mümkün olup olmadığı, miktarının ne olması gerektiği, talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının halefiyet şartlarını sağlayıp sağlamadığı, davanın davalıya yöneltilmesinin mümkün olup olmadığı ile davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanmasının mümkün olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dava; karayolu ile uluslararası eşya taşımacılığından kaynaklandığından ve emtianın teslim alındığı ülke ve teslim edileceği ülke Konvansiyona taraf olduğundan, uyuşmazlığın çözümünde CMR hükümleri uygulanacaktır.
Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinin incelenmesinde; sigortacının davacı .... Şirketi, sigortalının dava dışı .... Otomotiv şirketi, poliçenin 24.08.2021 tarihinde yürürlüğünün başladığı, Türkiye- İtalya 813 kg oto yedek parça
emtiasının karayoluyla taşınmasının teminat altına alındığı, yükleme tarihinin 24.08.2021 olduğu anlaşılmaktadır.
CMR Belgesinin incelenmesinde; gönderenin .... Otomotiv olduğu, gönderilenin ... firması, taşıyıcının davalı .... şirketi ve yükün 3 palet brüt 813 kg olduğu anlaşılmaktadır. CMR belgesi üzerine “sadece 2 palet ulaştı” şeklinde not düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Davalı .... Nakliyat Şirketinin navlun faturasının incelenmesinde; davalı ... Nakliyat Şirketi tarafından, davacının sigortalısı .... Otomotiv Şirketi üzerine keşide edilen 26.08.2021 tarihli, ... Nolu ve “Navlun Ücreti” açıklamasıyla 416,00 Euro talep edildiği görülmüştür.
Davacının sigortalısı ... Otomotiv Şirketi tarafından davalı ... Nakliyat Şirketi üzerine keşide edilen 23.09.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı Kadıköy .... Noterliğinin ihtarnamesinin incelenmesinde; özetle keşidecinin bir kısım ihracat mallarının taşınması için muhatap şirkete teslim ettiğini, ancak malların muhatabın zilyetliğindeyken kaybolduğu ve bu nedenle uğradıkları 5.721,56 Euro zararlarının ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davacının yürürlükte olan bir poliçe kapsamında zarara uğrayan sigortalısının zararını poliçe kapsamında tazmin etmesinden dolayı, TTK m.1472 gereği sigortalısına halef olarak iş bu davayı açmaya yetkisi bulunmaktadır.
Davalının CMR belgesinde taşıyıcı olarak görünmesi ve davacının sigortalısı .... Otomotiv şirketinden emtianın tüm güzergahlarda taşınması için tek ve kesin bir navlun bedeli olarak 416 Euro talep etmesinden dolayı fiili taşıyıcı olmasa bile CMR m.4; TTK m.850, 921 ve 926. hükümlerine göre akdi taşıyıcı olduğu ve zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
CMR m.32/1 hükmüne göre CMR kapsamında “yapılan taşımalardan doğacak davaların bir
yıl içinde açılması gerekir. Ancak bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü
hareket olarak kabul edilen kusurlarda (pervasızca davranış kusuru) bu süre üç yıldır”. Somut
olayda emtianın taşıma sürecinde kısmen kaybolması ve varma yerinde alıcısına kısmi
teslimatın yapılması şeklinde gerçekleşmiş olduğundan dolayı zamanaşımı süresi eşyanın
kısmi teslimatının yapıldığı 31.08.2021 tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Buna
göre bir yıllık süre 31.08.2022 tarihinde; üç yıllık süre ise 31.08.2024 tarihinde dolacaktır.
Dava tarihi itibariyle üç yıllık zamanaşımı süresinin dolmamıştır.
İşbu dava itirazın iptali davasıdır. Öncesinde bir icra takibinin yapıldığı ve bu takibin davacı vekili tarafından 22.06.2022 başlatıldığı; CMR hükümlerinde zamanaşımı süreleri düzenlemiş ancak kesilmesi ve durmasını bir istisna dışında (CMR m32/2) ulusal hukuklara (hakimin hukuku)
bırakmıştır. Hukukumuzda icra takibinin zamanaşımı kesen nedenlerden biri olduğu
açıktır (TBK m.154/2). İcra takibi zamanaşımı süresi içinde başlatıldığı ve takip ile zamanaşımı kesildiği için takipten sonra itirazın iptali davacının açılması ise iç hukuka tabidir.
Yine CMR m.32/2’de “Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona
ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar”. İcra takibi aynı zamanda yazılı bir talep olduğundan, CMR m.32/2 hükmüne göre de takip tarihi olan 22.06.2022 tarihinde zamanaşımının kesildiği ve somut
olayda bir yıllık zamanaşımı süresinin de aşılmadığı anlaşılmıştır.
CMR 'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşımacı sorumlu tutulamaz. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıttan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahutta çalışanlarının hata veya ihmallerinden dolayı sorumludur.
CMR
belgesine göre taşıyıcı üç palet olarak aldığı emtiayı, varma yerinde alıcısına iki palet olarak
teslim etmiştir. Bu durumda kısmi ziya durumunun, taşıma süreci içinde davalı tarafından kaybetmek suretiyle (pervasızca davranış) gerçekleştiği
anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında, kayıp; dava dışı istek sahibi .... Otomotiv şirketinin hatası veya ihmalinden, talimatından, yüke has bir kusurdan ya da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmemiştir.
Hasarın taşıyıcıya ihbarı konusunda ise öncelikle CMR Belgesine sadece 2 palet teslimatın
yapıldığı şerhi alıcı tarafından düşülmüştür. CMR belgesinin bu nüshasının taşıyıcıda
kalması gerekmektedir. Ayrıca CMR m.30’da açıkça belirli olan zıya ve hasar durumunda
derhal itirazı kayıt ileri sürülmesi gerektiği, aksi halde emtianın CMR belgesinde belirtilen
haliyle teslim edilmiş olduğu düzenlenmek suretiyle hasar şerhinin CMR belgesi üzerine
düşülebileceğini örtülü olarak düzenlemiştir. Belirtilen hususlar kapsamında, ayrıca ihbar
yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Dava konusu üç palet olarak davalı taşıyıcıya teslim edilen emtianın, varma yerinde alıcısına
iki palet olarak teslim edildiği ve bir paletinin taşıma süreci içinde kaybolduğu
anlaşılmaktadır. Kaybolmak suretiyle zayi durumuna taşıyıcının makul bir açıklama
getirememesi durumu pervasızca davranış kusurudur. Davalı tarafça, kaybolmaya makul bir açıklama getirilememiştir. Bu sebeple davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı, zamanaşımı süresinin üç yıl olduğu ve gerçek zarara uygun tazminat ödemesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Hukuka uygun bilirkişi raporu kapsamında; dava dosyasındaki eksper raporunda çeki listesi ve ticari fatura nazara alınarak davacının
sigortalısının zararı hesaplanmış ve buna göre gerçek zarar miktarının 5.721,56 Euro olduğu
ve bunun poliçe kuru üzerinden karşılığının 56.455,20 TL olduğu belirtilmiştir. Hukuka ve dosya kapsamına uygun zarar hesabına mahkememizce de itibar edilmiştir.
Poliçe gereği ödenen ilave %10 değer ise gerçek zarar kapsamında olmadığından dolayı
davalıdan talep edilmesi mümkün değildir. Davacı tarafça bu bedel talep edilmemiştir. Eşyanın kaybolmak suretiyle zayi olması söz konusu olduğundan da, sovtaj mahsubu yapılmamıştır.
CMR 27/1. madde de öngörülen %5 faiz oranı yabancı para alacaklarında uygulanmaktadır. Davacının icra takibinde alacağının yabancı para üzerinden talep etmediği nazara alındığında, TL cinsinden alacağa avans faiz oranı üzerinden faiz işletilmesi hukuka uygundur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 21.12.2023 Tarih ve 2021/1351 E. - 2023/2030 K. sayılı ilamı.)
Yukarıda açıklanan hususlar kapsamında, davalının gerçek zarar miktarı olan 56.455,20 TL' den sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
-Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 56.455,20 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA,
-Alacağın %20 si olan 11.291,04-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.856,45-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 653,62-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.202,83-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 948,72-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 8.464,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE,
5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili, davalı vekili ile feri müdahil vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır