T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/185 Esas
KARAR NO : 2025/1169
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2019
KARAR TARİHİ : 27/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, davalıdan cari hesaptan kaynaklanan alacağından dolayı Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlu tarafından itiraz nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, davalı borcunu ödemediğini, davalı tarafça yapılan yetkiye itirazın haksız olduğunu, para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğini, bu nedenle yetkili icra dairesinde takibin yapıldığını beliterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilkesinde özetle; icra takibinin yetkisiz dairede yapıldığını, yetkili daire ve mahkemenin İskenderun icra Daireleri ve İskenderun Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili narenciye ürünlerinin ilaçlama makinası ile yıkanarak ilaçlanması amacıyla suda kullanılan ilaçları faturalarda belirtilen cins ve miktarlarda davacıdan satın aldığını, davacı şirketten satın alınmış olan ve narenciyelerin çürümeden korunabilmesi, muhafaza edilmesi ve raf ömrünün uzatılması için kullanılan ilaçlar işlevlerini yerine getirmediğini, ayrıca tersine etki yaparak narenciyelerin çürümesine ve bozulmasına neden olduğunu, bu hususta davacı şirkete İskenderun ..... Noteri’nin 05.03.2019 tarih – ..... yevmiye numarası ile ihtarname keşide edilerek sözleşmeden dönme haklarını kullanarak ödenilen satış bedelinin iadesini ve uğranılan zararı talep ettiklerini, bu nedenlerle müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin koşullarının oluşmadığını, takip konusu asıl alacağın %20’nden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini davanın kabulü halinde takas-mahsup definin olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağına istinaden başlatılan Bakırköy .....İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği, davacının takip tarihi itibariyle alacağı olup olmadığı, varsa asıl alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasının gönderildiği görüldü. İncelenmesinde; cari hesap ekstresine dayalı olarak 21.638,25-Euro asıl alacağın tahsili için 10/01/2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 15/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun borca ve ferilerine 21/01/2019 tarihli dilekçe ile itiraz ettiği, icra dairesine itirazın yasal süresinde yapıldığı, itirazın iptali davasının yasal bir yıllık süresi içinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 16/12/2019 tarih, ..... Esas, ..... Karar sayılı kararımız ile davanın usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin mahkeme kararını istinaf etmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesine sevk edildiği, İstanbul BAM ... Hukuk Dairesinin ..... Esas, ..... Karar, 26/01/2023 tarihli ilamı ile " İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK'daki mahkemelerin yetkisini düzenleyen hükümler çerçevesinde, ön sorun (hadise) şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. İcra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın haklı olduğu sonucuna varılması halinde, mahkemece, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekecektir. Çünkü, itirazın iptali davalarında, icra dairesinin yetkisine itiraz halinde, yetkili icra dairesince ödeme emri tebliğ edilmiş olması, HMK'nın 114/2.anlamında özel dava koşuludur. Somut olayda ise davalı icra takibine yapmış olduğu itirazda ve cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki satım sözleşmesini kabul etmiştir. Satılan ilaçların faturalarda belirtilen cins ve miktarlarda satın alındığını, ancak ilacın işlevlerini yerine getirmediğini iddia etmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı ihtilafsızdır.
TBK'nın 89. maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, HMK'nın 10. maddesi uyarınca davacının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemeleri de yetkilidir. Davacı alacaklının merkez adresinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy İcra Daireleri yetkili olduğundan davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine itirazı yerinde değildir. TBK'nın 89/1 ve HMK'nın 10. maddeleri uyarınca, davanın para alacağına ilişkin bulunması nedeniyle alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra dairesi de yetkili olduğu gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir (Bkz. Yargıtay 19. HD, 04.11.2015 tarih, 2015/2795 Esas; 2015/14017 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle ilk derece mahkemesince, icra dairesinin yetkisine vaki itirazın reddine dair ara karar oluşturularak işin esası incelenip karara bağlanması gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan ve yasanın hatalı yorumlanmasına dayalı şekilde verdiği karar usul ve yasaya aykırı olmuştur." mahkememizin kararının kaldırıldığı, yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz duruşma ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve öncelikle davalıya ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, bu konuda davalının yerleşim yerinin bağlı bulunduğu nöbetçi asliye ticaret mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olmakla, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... talimat sayılı dosyasında Davalı vekili tarafından 23.09.2023 tarihli dilekçe sunulduğu, sunulan dilekçede davalının muhasebesiyle ilgili olan ticari defterlerin-faturaların ve vergiye esas belgeler ve sair her türlü belge ve evrakların bulunduğu mali müşavirlik bürosunun yıkıldığı ve SMMM ..... 'nin de deprem nedeniyle vefat ettiğinin bildirildiği, ticari defterlerin sunulmadığı anlaşıldı.
Mahkememiz duruşma ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, mali müşavir ..... 'ün 15/12/2024 tarihli raporunda özetle; Tarafların iddia, talep ve savunmaları, sunulan delil ve belgeler, icra dosyası kapsamı,
davacı ve davalı yan ticari defter ve dayanağı belgelerin incelenmesi sonucunda, rapor içeriğinde
ayrıntıları ile açıklandığı üzere;
Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı yanın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü nün .....
E. sayılı İcra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiği iddiası üzerine çıkmış bulunduğu,
davacının yalnızca 2019 yılı yevmiye defterinin tarafıma sunulduğu, davacı şirketin kendi ticari defterlerin sınırlı incelenmesi neticesinde, davacının davalı
şirketten takip tarihi olan 10.01.2019 tarihi itibariyle 138.172,21 TL alacaklı olduğu,
taraflarca karşılıklı olarak düzenlenen iade faturalarını hukuki yorum ve takdiri mahkemede olduğu mahkemenin takdiri davacı beyanlarının kabulü durumunda davacının icra
dosyasında mevcut talebiyle bağlı kalarak takip tarihi itibari ile 412.699 TL asıl alacak olduğu, davalı tarafından itiraz konusu yapılan 7 adet faturalara ilişkin toplam fatura tutarının
21.638,25 Euro olarak düzenlendiği
sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminat ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından 21.638,25-Euro asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya 15/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 21/01/2019 tarihinde süresinde yapılan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemli açılan iş bu davanın yasal süre içerisinde olduğu, takibin devamının talep edildiği, davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça ödeme emrine itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz edilmiş ise de; TBK'nın 89. maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, HMK'nın 10. maddesi uyarınca davacının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemeleri de yetkilidir. Davacı alacaklının merkez adresinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy İcra Daireleri yetkili olduğundan davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine itirazı yerinde değildir. TBK'nın 89/1 ve HMK'nın 10. maddeleri uyarınca, davanın para alacağına ilişkin bulunması nedeniyle alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra dairesi de yetkili olduğu gözetilerek, (Emsal niteliğinde Yargıtay 19. HD, 04.11.2015 tarih, 2015/2795 Esas; 2015/14017 Karar sayılı ilamı) icra dairesinin yetkisine vaki itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile "Müvekkilem 09.10.2018 tarihli ve 27.500,99TL. meblağlı; 19.10.2018 tarihli ve 12.818,34TL. meblağlı; 23.10.2018 tarihli ve 3.914.005TL. meblağlı; 30.10.2018 tarihli ve 18.643,01TL. meblağlı; 09.11.2018 tarihli ve 40.513,21TL. meblağlı; 15.11.2018 tarihli ve 29.303,71TL. meblağlı faturalardan da anlaşılacağı üzere, narenciye ürünlerinin ilaçlama makinası ile yıkanarak ilaçlanması amacıyla suda kullanılan ilaçları faturalarda belirtilen cins ve miktarlarda davacıdan satın almıştır." şeklindeki beyan ile davalı tarafça, davacı ile arasındaki ticari ilişkinin ve faturaya konu ürünlerin satın alındığının kabul edildiği, ancak satın alınan ilaçlardaki etken madde oranlarının narenciye için fungusitlerden koruma işlevini yerine getiremeyecek eser miktarlarda olduğundan ürünlerde zarar meydana geldiği, bu nedenle zarara uğramış olduğunu savunduğu, bu kapsamda ..... tarafından, ..... Kimya ve Maddeleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine ikame edilen İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında davacının narenciye ürünlerinin ömrünü uzatmak amacıyla davalıdan aldığı ilaçların etkisiz olması nedeniyle ürünlerinin bozulmasından kaynaklanan maddi zararın tazmininin talep edildiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda "Usul ve yasaya dosya kapsamına bilimsel verilere uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı tarafın mandalinalarında meydana gelen bozulmanın davalı tarafça sağlanan ilaçlardan kaynaklandığı kesin olarak ispatlanamadığından ispatlanamayan davanın reddine" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2019 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Mahkememizin 12/06/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı uyarınca davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması hususunda talimat yazıldığı, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Talimat sayılı dosyasında davalı vekilince sunulan 23/09/2023 tarihli dilekçe ile "davalının muhasebesiyle ilgili olan ticari defterlerin-faturaların ve vergiye esas belgeler ve sair her türlü belge ve evrakların bulunduğu mali müşavirlik bürosunun yıkıldığı ve SMMM ......'nin de deprem nedeniyle vefat ettiği" bildirilerek ticari defterlerinin ibraz edilemediğinin anlaşıldığı, Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerin zayi olduğuna ilişkin açılmış dava olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davalı vekili tarafından zayi davası açılmadığının bildirildiği, bu hali ile davalı tarafça ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı, defterlerin zayi olduğu beyan edilmiş ise de zayi davası açılmadığı, buna göre davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış sayılacağı, HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığı, davacı taraf yasal defter kayıtlarına göre, davacı şirketin kendi ticari defterlerin sınırlı incelenmesi neticesinde, davacının davalıdan takip tarihi olan 10.01.2019 tarihi itibariyle 138.172,21 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından dosya kapsamına sunulan 7 adet fatura bilgilerinde davalıya toplam 21.638,25 euro fatura düzenlendiği, faturaların davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, ancak ticari ilişkinin davalı tarafın da kabulünde olduğu, davalının, yasal defterlerini incelemeye ibrazdan kaçındığı sayılmakla şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği,
netice itibariyle davacı tarafın 7 adet fatura bedeli toplamı 21.638,25-Euro alacaklı olduğu, davalının icra takibine itirazının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kabulü ile, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin 21.638,25-Euro asıl alacak üzerinden takipteki faiz oranı talebi aşılmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek takibin devamına karar verilmiştir.
Davacının takip konusu alacağı ve miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 4.327,65-Euro'nun takip tarihi itibariyle kur karşılığına denk gelen 27.357,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile; takibin 21.638,25-Euro asıl alacak üzerinden takipteki faiz oranı talebi aşılmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek TAKİBİN DEVAMINA,
2-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 4.327,65-Euro'nun takip tarihi itibariyle kur karşılığına denk gelen 27.357,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 9.343,86-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.652,04-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.691,82-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından ödenen 44,40-TL başvurma harcı, 1.652,04-TL peşin harç, 4.317,90-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.014,34-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/10/2025
Katip .....
¸e-imza
Hakim .....
¸e-imza