T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/227 Esas
KARAR NO : 2024/989
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2019
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firmaya haksız ve hukuka aykırı olarak icra takipleri başlatıldığı Davalı ....'in 2015-2016-2017 yılları arasında davacı şirket ile arasında i ticari ilişki gerğeince borçlu konumda olduğu söz konusu icra takiplerine dayanak gösterilen protestolu senetlerin davalı şirketin borcuna karşılık olmak üzere ciro yoluyla devralındığı, icra takibine konu senetler tahsil amaçlı olarak tahsil cirosu ile bankaya takasa verildiği ve senetler vadesinde ödenmemiş ve protesto olduğu, ayrıca protesto çekilen kişilerin davacıdan önceki cirantalar olduğu, davacı firmaaya ... tarafından ödeme olarka veirlen senetler vadesinde ... tarafından ödenmediği için sneetlerin ...'e iade edildiği ...'in iade edilen senetleri ....'ya ciroladığı, davacı firma tarafından .... Firmasına senetlerin iade edildiği hiç bir şekilde ciro yapılmadığı, ayrıca savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunduklarını,bu nedenle davacının davalılara obrçlu olmadığının tespiti, dava konusu icra takiplerinin iptaline karar v erilmesini ve ayrıca icra dosyalarında ki paranın dava sonuna kadar paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;...'e iade edilen senetlerde davacının cirosunun iptali gibi bir durum söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, cironun iptal edilmemesine müteakip bankaya ibrazdan sonra senetlerin .... tarafından müvekkilime ciro edilmesi bir kötü niyet ya da muvazaa karinesini ifade etmeyeceğini, yasal olarak ya da Yargıtay içtihatları bakımından bu hususta bir yasak ya da engel konulmadığını, dava dilekçesinde belirtilenin aksine müvekkilinin yetkili hamil olduğunu ve senetlerin de kambiyo vasfına haiz olduğunu, davacı ... cirolarının iptal edilmediğini, bu durumun bahsi geçen ve aynı olaydan kaynaklı olarak davacı ... tarafından açılan Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesinin ve Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesi dosyalarında değerlendirildiğini ve bu dosyalardan verilen kararlarda mahkemece ciro silsilesinde kopukluk olmayıp alacaklının yetkili hamil olduğuna hükmedildiğini, ödememe protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülmüş sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro alacağın temliki hükümlerini doğurduğunu, davacı ... tarafından aynı olaydan kaynaklı olarak açılan ve Büyüklemece ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davacının davasının yukarıda sunulan gerekçeler de belirtilmek suretiyle reddine karar verildiğini, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasından kaynaklı olarak Büyükçekemce ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verildiğini belirterek davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkememizce 15/02/2021 tarih ve .... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... c
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, İİK 72.maddesine dayalı bedelsiz kaldığı iddia edilen çeklerden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın takiplere konu senet ve çeklerden dolayı davacının borçlu olup olmadığı, menfi tespit talebinde haklı olup olmadığından kaynaklandığının tespit edilmiştir.
Taraf vekilleri delil listeleriyle yazılı delillerini ibraz etmişler, diğer deliller mahkememizce toplanmıştır.
Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi'nden davalı .... Sanayi Ticaret Limited Şirketi yetkilisi ....'nın hizmet dökümü, işyeri ünvan ve tescil bilgisini içerir kayıtlar celp edilmiştir.
.... Sanayi ve Ticaret A.Ş.tarafından ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas, ... Esas, .. Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, .. Esas sayılı icra takibine (borca itiraz) davaları açıldığı, yapılan yargılamalar sonunda davacının davalının yetkili hamil olmadığından bahisle takibin iptaline yönelik şikayetinin ve borç ile fer'ilerinin itirazının reddine karar verildiği, Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı icra memur muamelesini şikayet dosyasında ise takip dayanağı bonoda ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, alacaklının yetikli hamil olduğu, alacaklını kambiyo senedine dayalı icra takibi yapmasında usule ve yasaya bir aykırılık mevcut olmadığından şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen sicil kaydının incelenmesinde; ... sicil nolu ... Şirketi'nin ... Mahallesi .... Caddesi No:17 A/1 Beylikdüzü/İstanbul adresinde sicilde kain olduğu, 03/01/2003 tarihinde kurulduğu, şirket yetkilisi ve ortağının ... olduğu, ... sicil nolu Tasfiye Halinde ... İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ise ... Mahallesi ... Sokak A2 Apt. No:6 B/22 Esenyurt/İstanbul adresinde sicilde kain olduğu, 20/12/2016 tarihinde kurulduğu, meslek grubunun teknik hırdavat olduğu, şirket yetkilisinin .... olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... Değişik iş esas sayılı dosyasında talepte bulunan tarafından menfi tespit istemiyle aynı davalılar hakkında aynı takip dosyalarına ilişkin olarak yine ihtiyati tedbir istemiyle mahkememizin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davacı tarafından açılan asıl davada da aynı ihtiyati tedbir isteminin ileri sürüldüğü, bu aşamada dosya kapak hesaplarının da sunulmaması nedeniyle mahkememizce bir karar verilemediği, ihtiyati tedbir istemli asıl dava açılmış olması nedeniyle istemin asıl dava dosyası üzerinden değerlendirilmesinin usül ekonomisine de uygun düşeceği anlaşılmakla, dosyamızın asıl dava ile birlikte değerlendirme yapılmak üzere mahkememizin ...esas sayılı dosyasına gönderilmesine karar verildiği, mahkememizin ... Değişik iş esas sayılı dosyasının bu dosyamız içerisine alındığı anlaşılmıştır.
25/09/2019 tarihli heyet ara kararı ile; davacı vekilinin HMK 'nun 209/1 maddesine dayalı teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine, İİK 'nun 72/3 maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin tedbiren durdurulmasına karar verilemeyeceğinden çoğun içinde az da vardır kuralı uyarınca İİK 'nun 72/3 maddesi uyarınca icra dosyasındaki alacağın takdiren % 15'i tutarında teminat gösterilmesi durumunda, davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere davacı tarafından Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...,..,...,..,..,... ve Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasında icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra dosyasındaki 339.754,51-TL %15'i tutarı olan 50.963,00-TL'nin nakit veya kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde ve yasal süre içerisinde talep halinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ..,..,..,..,..,..,... ve Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı tedbir kararının infazı için müzekkere yazılmasına karar verilmiş, teminat yatırıldığı, tedbir kararının infaz edildiği anlaşılmıştır.
Dava tarihinden sonra 28/07/2020 tarihi itibari ile yürürlüğe giren 7251 sayılı Yasanın 58.maddesi ile HMK ve bazı kanunlarda yapılan parasal sınırlardaki değişiklikler dikkate alınarak 6102 Sayılı Yasanın 4/2.maddesi dikkate alınarak yargılamanın basit usule göre yürütülmesine karar verilmiştir.
Büyükçemece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; davalı-alacaklı ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti tarafından davacı-borçlu aleyhine 30/01/2019 tarihinde toplam alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, 30/05/2017 keşide tarihli .... seri nolu 100.000,00 TL bedelli çek ile, 02/05/2016 düzenleme tarihli 30/12/2016 vade tarihli 80.446,00 TL tutarlı bononun, 29/01/2016 düzenleme tarihli 30/09/2016 vade tarihli 9.000,00 TL tutarlı bononun, 29/01/2016 düzenleme tarihli 30/10/2016 vade tarihli 9.000,00 TL tutarlı bononun, 20/02/2016 düzenleme tarihli 28/07/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı bononun, 08/10/2015 düzenleme tarihli 30/05/2016 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 30/04/2016 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 30/03/2017 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 28/02/2017 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı, 21/05/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı,
23/07/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı, 30/09/2016 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 30/06/2017 vade tarihli 3.715,00 TL tutarlı, 25/06/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı bonoların takibe konu edildiği ve ödeme emrinin 01/02/2019 tarihinde davacı borçluya tebliğ edildiği, itirazın yasal 7 günlük sürede yapıldığı, işbu itirazın iptali davasının da 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası aslı ile; davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 4.073,80 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya çıkan tebligat parçasının dönmediği, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile, davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 4.057,53 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ;davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 3.193,51 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile;davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 6.896,30 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile;davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 6.940,89 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile;davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 6.926,30 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile;davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 6.853,15 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile;davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu ....Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 3.173,47 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile;davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu .... Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 6.749,38 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile;davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu .... Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 4.032,56 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile;davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.aleyhine toplam 4.100,55 TL olmak üzere kambiyo senetlerine özgü takip sonrasında ödeme emrinin borçluya 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Tarafların defterleri üzerinde inceleme yapılarak uyuşmazlık konusu olan senet ve çeklerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı varsa ne şekilde kayıtlı olduğu, davacının senetlerden dolayı borçlu olup olmadığı ve alacaklı olup olmadığı hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş, 07/12/2020 tarihli raporda; davacı .... şirketi ile davalı ... şirketinin ticari defterleri ve muhasebe kayıtları ile dosyada bulunan diğer mübrez evrak üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; davacı .... şirketinin 2015-2016-2017-2018 ve 2019 yılarına ait ticari defterleri ile davalı şirketlerden ...’ya ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, buna göre bu şirketlerin ticari defterlerinin delil vasfının Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, tensip tutanağından da görüldüğü üzere davalılardan ... şirketinin vekilinin bulunmaması nedeniyle davalı ... şirketine ulaşılamadığı ve bu şirketin ticari defterleri üzerinde herhangi bir inceleme ve değerlendirmenin yapılamadığı, davacı şirket ile davalı şirketlerden ... arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının ticari defterelerine göre 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olarak davacının davalı ... şirketinden alacaklı olarak görüldüğü, 2019 yılı sonu itibariyle davacının davalı ... şirketinden herhangi bir alacağının bulunmadığı, başka bir ifade ile uyuşmazlık konusu olan senetler ve çeke ilişkin olarak davacının davalı ...’den herhangi bir alacağı ya da davalı ... şirketine herhangi bir borcunun bulunmadığı, dava konusu olan ve davalı ... şirketi tarafından davacı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ile Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü nezdinde takip başlatılan toplam 281.161,00 TL tutarındaki senet ve çeke bağlı alacağın davacı şirketin ticari defterlerinde davalı ... şirketinden alacak olarak kayıtlı olduğu, başka bir ifade ile toplam tutarı 281.161,00 TL olan ve işbu davanın konusunun oluşturan senetlerin ve çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterinde kayıtlı olan senetlerin ve çekin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle protesto edilen çek ve senetler olarak davalı ...’in cari hesabına iade edildiği, davacı şirketin ticari defterlerine göre davacı şirket ile dava konusu çek ve senetlere ilişkin takibi başlatan davalı ... şirketi arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının davalı ... şirketine herhangi bir borcunun ya da bu şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalı ... şirketinin ticari defterlerine göre davacı .... şirketi ile davalı ... şirketi arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davalı ...’nın davacı şirketten herhangi bir alacağı ya da bu şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalı ... şirketi ile davalı ... şirketi arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalı ...’nın ticari defterlerine göre davalı ... şirketinden 31.12.2019 itibariyle 996.437,00 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın şüpheli alacaklar hesabına aktarıldığı, dava konusu olan ve davalı ... şirketi tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu olan çek ve senetlerin, davalı ... şirketinin ticari defterlerinde davalı ... şirketinden alacaklı olarak kayıtlı olduğu, dava dosyasında yer alan Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezine ait yazıya göre ....’nın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 4-a bendine tabi ..., 4-b bendine tabi .... sicil numarası ile tescil kaydının bulunduğu, ....’nın muhasebeci, muhasebe uzmanı unvanlarıyla sgk’lı olarak ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... şirketinde çalışmış olduğu, dava dosyasında bulunan İstanbul Ticaret Odası’na ait belgelere göre ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... şirketinin tek ortağının ve şirkette münferiden yetkilinin davalı ... şirketinde bir dönem sgk’lı olarak çalışmış olan .... olduğu sonuç ve kanaatlerine ulaşıldığı bildirilmiştir.
Toplanan ve sunulan deliller, yapılan yargılama, icra dosyası, sicil kayıtları, cevabi yazılar, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın takiplere konu senet ve çeklerden dolayı davacının borçlu olup olmadığı, menfi tespit talebinde haklı olup olmadığı noktasında olup taraflar defter ve belgelerini mahkememize sunmaları üzerine defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil teşkil etmesi, tacirin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerin kendisi lehine kanıt teşkil etmesi, her iki tarafın da defter tutma yükümlüsü olmasına , uyuşmazlığın her iki tarafında defterlerine kaydetmesi gereken ticari bir işle ilgili olmasına , tutulması gereken tüm defterlerin tutulmuş olmasına, defterlerin usulüne uygun tutulmasına ve onaya tabii defterlerin onaylatılmış olmasına, defterlerdeki kayıtların birbirini teyit etmesine, defterlere dayanarak ispat edilmek istenen iddianın da karşı taraf delillerince çürütülememiş olmasına, defterlerine dayanan tarafın yemin etmiş olmasına bağlıdır.(BAHTİYAR, M., Ticari Defterlerin Hukuki Önemi ve Sahibi Lehine Mahkemede Delil Olma Şartları, Makaleler II, s. 71 vd; ARKAN, s. 330 vd.)
İİK'nun 72.maddesinde düzenlenmiş olup borçlunun, alacaklıya borçlu olmadığını genel hükümlere göre kanıtlamasına imkan sağlamak amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir. İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü takip alacaklısına aittir. Bu konuda istisnai nitelikte iddiada bulunan davalının bu iddiasını ispatlayacak yazılı belgeleri öncelikle HMK 288 ve devamı maddeleri gereği ortaya koyması gerekir.
Taraflar dan davalı ... ile davacı arasında doğrudan ticari ilişki olduğu sabit olup verilen sürelere rağmen davalı ... defterlerini ibraz etmemiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki davacının ödenmediğini belirttiği bono bedeli nedeni ile taraflar arasındaki açık hesap ilişkisi çerçevesinde bonodan doğan alacak hakkını temel alacak ilişkisi çerçevesinde talep etmesi usule uygundur. Zira kambiyo evrakına dayalı olan alacakla ilgili davacının kambiyo hukukuna dayalı olarak alacak hakkını ileri sürebileceği gibi kambiyo evrakı üzerinde tecessüm eden alacak hakkını temel alacak ilişkisi çerçevesinde ileri sürmesi mümkündür. Nitekim davacı vekili bu çerçevede alacak talebini ortaya koymuştur. Davacının mütelâhik dava açması karşısında lehine olan delillere göre temel alacak ilişkisi çerçevesinde dava açması mümkün olduğundan öncelikle davacı vekilinin talebi bu çerçevede ele alınmalıdır. O halde taraf şirketler arasındaki muhasebesel alacak ilişkisinin irdelenmesi için bilirkişi incelemesi zorunludur.
HMK. 219. maddesine (HUMK. 326) göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar HMK. 219. ve ardından gelen maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir.
Öte ... . 28.07.2020 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile HMK’nun 222. Maddesinin üçüncü bendinde ki “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Cümlesinin eklenmesi ile ticari defterlerin kanuna uygun tutulmaları ve mahkemece ibrazına karar verilmesi durumunda ibraz edilmemelerinin sonuçları hükme bağlanmıştır.
Buna göre ispat yükü kendisinde olan tarafın her iki tarafın ticari defterlerini delil olarak göstermesi durumunda kendi ticari defterlerini ibraz etmiş olup mahkemece incelenmesi sonucu defterlerin kanuna uygun tutulduğu, uyuşmazlık konusu kayıtların ticari defterlerde yer aldığı, ticari defterlerin birbirini teyit ettiği ve açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı tespit edilmiş ancak karşı taraf mahkemenin vermiş olduğu kesin süre içinde ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış ise ispat yükü kendisinde olan tarafın ticari defterleri lehine delil olacaktır. İster kanuna uygun tutulsun isterse tutulmasın ticari defterlerdeki kayıtlar sahibi aleyhine delil olarak değerlendirilecektir. Ayrıca ister tacir olsun isterse olmasın sadece (münhasıran-salt) karşı tarafın ticari defterlerini delil olarak gösterebilecektir. Böyle bir durumda karşı taraf ticari defterlerin sunmuş ve iddiaya dayanak kayıtların yer alması durumunda iddia ispat edilmiş olacaktır.
Somut uyuşmazlık yönünden bakıldığında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararlarında da açıklandığı üzere HMK. 220. maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki HMK. 220. (HUMK. 330, 331, 332 ) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerın mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Eş söyleyişle, belirtilen bu durumda ticari defterlerde HMK. 219. ve sonraki maddeleri anlamında "belge" niteliğindedir.
Davalı ... şirketine ihtaratlı olarak inceleme gün ve saati kendisine bildirilmiş, sonuçları hatırlatılmış olduğu halde davalı taraf ısrarla ticari defterlerini sunmaktan kaçınmıştır.
Somut olayda, davacı tarafın açıkça delil olarak dayanmasına ve mahkememizce de o yönde ara kararı verilip, gereği yerine getirilmesine rağmen, davalı şirket , kendisine ait 2 ticari defterleri bilirkişi incelemesine esas olmak üzere mahkemeye sunmamış, dolayısıyla, bilirkişi incelemesi dosya kapsamındaki deliller ve davacı tarafın ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Bu durumda HMK. 220. maddesi uyarınca, davacı tarafın davalı şirkete ait ticari deferlere ilişkin açıklamasının, yani dava dilekçesinde belirtmiş olduğu alacak talebine ilişkin çeklerin ve bonoların içeriği işbu davanın konusunun oluşturan senetlerin ve çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterinde kayıtlı olan senetlerin ve çekin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle protesto edilen çek ve senetler olarak davalı ...’in cari hesabına iade edildiği, davacı şirketin ticari defterlerine göre davacı şirket ile dava konusu çek ve senetlere ilişkin takibi başlatan davalı ... şirketi arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının davalı ... şirketine herhangi bir borcunun ya da bu şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalı ... şirketinin ticari defterlerine göre davacı ... şirketi ile davalı ... şirketi arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davalı ...’nın davacı şirketten herhangi bir alacağı ya da bu şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalı ... şirketi ile davalı ... şirketi arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalı ...’nın ticari defterlerine göre davalı ... şirketinden 31.12.2019 itibariyle 996.437,00 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın şüpheli alacaklar hesabına aktarıldığı, dava konusu olan ve davalı ... şirketi tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu olan çek ve senetlerin, davalı ... şirketinin ticari defterlerinde davalı ... şirketinden alacaklı olarak kayıtlı olduğu tam tersi bu senetlerden dolayı borçlu olmadığı yönündeki davacı iddiasının doğru bulunduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay HGK.28/03/2012 T. ve 2011/11-862 E.-2012/51 K.sayılı kararı) Bbu noktada davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının da davacı lehine delil teşkil ettiği, özellikle davalı şirketin konuya ilişkin ticari defter ve kayıtlarını sunmaması nedeni ile HMK.m.219 ve devamı gereği "davacı şirketin usule uygun olarak tutmuş olduğu defter ve kayıtlarının da mutlak anlamda davacı lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul olunmalıdır. " (Yrd.Doç.Dr.Müjgan TUNÇYÜCEL, HMK.m.222 Çerçevesinde Ticari Defterlerle İspata İlişkin Bazı Sorunlar, Medenî Usul ve İcra-İflas Hukuku Dergisi, İstanbul, Sayfa 136) Bu noktada gerek Yargıtay gerek öğreti görüşleri genel olarak uyum içindedir.
İspat hukuku şekli hukukun içinde yer alsa da , ispat yükü maddi hukuk tarafından belirlenir... Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıalarının, iddialarının doğru olduğu veya karşı tarafın iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlamak amacı ile çekişmeli vakıalar ile ilgili deliller sunarak gerçekleştirdikleri bir hukuki faaliyettir. Delil ikame yükü ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde hakimin aleyhte karar verme tehlikesini ortadan kaldırmak amacı ile tarafların delil ikamesi faaliyeti ile kendi vakıa iddialarının doğruluğu veya karşı taraf iddialarının yerinde olmadığı yolunda hakimde kanaat oluşturmasıdır. (Bilge Umar, İspat Yükü Kavramı ve Bununla İlgili Bazı Kavramlar, İÜHFM, 1962, Cilt: 3, Sayfa: 4, 64)Sonuç olarak davalı ... şirketinin ticari defterlerine göre davacı ... şirketi ile davalı ... şirketi arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davalı ...’nın davacı şirketten herhangi bir alacağı ya da bu şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalı ... şirketi ile davalı ... şirketi arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalı ...’nın ticari defterlerine göre davalı ... şirketinden 31.12.2019 itibariyle 996.437,00 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın şüpheli alacaklar hesabına aktarıldığı, dava konusu olan ve davalı ... şirketi tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu olan çek ve senetlerin, davalı ... şirketinin ticari defterlerinde davalı ... şirketinden alacaklı olarak kayıtlı olduğu kanaati oluşmuş olup öte ... ... yönünde ise kural olarak ödemezlik defi şahsi defi olup cirantalara karşı ileri sürülemez.
Ancak iş bu davada davalı ... şirketi ile davalı ... şirketi arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalı ...’nın ticari defterlerine göre davalı ... şirketinden 31.12.2019 itibariyle 996.437,00 TL alacaklı dikkate alınmış ve dava dosyasında yer alan Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezine ait yazıya göre ...’nın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 4-a bendine tabi ..., 4-b bendine tabi ... sicil numarası ile tescil kaydının bulunduğu, ....’nın muhasebeci, muhasebe uzmanı unvanlarıyla sgk’lı olarak ... Medikal Araçlar Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... şirketinde çalışmış olduğu, dava dosyasında bulunan İstanbul Ticaret Odası’na ait belgelere göre .... sicil numarasında kayıtlı davalı ... şirketinin tek ortağının ve şirkette münferiden yetkilinin davalı ... şirketinde bir dönem sgk’lı olarak çalışmış olan ... olduğu dikkate alındığında davalı .... boyanın bu senetlerin bedelsiz olduğunu bilmeme imkanı bulunmamakta olup bu tür şahsi definin nefes boyaya karşı ileri sürülemeyeceği yönündeki itirazları dikkate alınmamıştır.
6102 sayılı TTK md. 687 (6762 sayılı TTK md.599) hükmüne göre, "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." Huzurdaki davada davalılar arasında ticari ilişkinin sabit olduğu ve şirket yetkilisinin her iki şirkette de bulunduğu dikkate alınmıştır.
Son olarak Mahkememizce daha önce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile şu şekilde gerekçe ile kaldırılmıştır: "Menfi tespite konu icra takiplerinin bono ve çeke dayandığı anlaşılmakla, davalı ... şirketinin yetkili hamil olup olmadığının ve davacıdan tahsil talebinde bulunup bulunamayacağının kambiyo hukuku mevzuatı çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği,"
Bu kapsamda Mahkememizce davalının davacıdan alacak talebinde bulunup bulunamayacağı kambiyo hukuku çerçevesinde de değerlendirilmiştir. Buna göre davalı tarafından davacıya kambiyo senetleri dayanak yapılarak başlatılan işbu davaya konu icra takip dosyaları incelendiğinde; davaya konu takip dosyalarına yönelik kambiyo senetlerinin ... tarafından davacıya taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde borcuna istinaden ciro edildiği, sonrasında tahsil edilememesi sebebiyle davacı tarafından ... şirketine iade edildiği, ... şirketi tarafından iade sonrasında senetlerin tekrar cirolanarak davalı ... şirketine tevdii edildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda ... şirketi tarafından davacıya verilen senetlerin tahsil edilemeyerek tekrar davacı tarafından ... şirketine iade edilerek ... şirketi tarafından ikinci kez tedavüle sokulmasının geriye ciro olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere geriye ciro halinde senede yönelik sorumluluk geriye ciro öncesindeki duruma dönecek ve geriye ciro edenin ilk tedavülden sorumluluğu kalmayacaktır.
Bu durumda ... şirketi tarafından başlatılan ikinci tedavül kapsamında takibe konu kambiyo senetlerine hamil olan davalı ... şirketi ancak ikinci tedavülde kendisinden önce gelen cirantalara veya ilk tedavülde kendisine ciro eden ... şirketinden önce gelen cirantalara başvurabilecektir. Bu bağlamda davacı şirketin ilk tedavülde ... şirketinden önce cirosunun bulunmadığı, yine ikinci tedavülde de ... şirketinden ve davalı ... şirketinden önce davacının cirosunun olmadığı bu sebeple kambiyo hukukuna göre da davalı ... şirketinin davacıya kambiyo hukuku bakımından başvuru hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Şikayetçi borçluya karşı müracaat borçlusu durumunda olan ilk cirantanın çeki ciro yoluyla eline geçirmesi ve yeniden tedavüle koyarak başkasına ciro etmesi mümkün ise de çekin, ilk ciranta tarafından ciro edildikten sonra, ikinci ciranta tarafından tekrar ilk cirantaya ciro edilmesi ve ilk cirantanın da 6102 sayılı TTK'nun 788. maddesi koşullarında yeniden çeki tedavüle çıkararak ciro etmesi halinde, ikinci tedavülden önceki ikinci cirantanın sorumluluğu kalmadığından, ikinci ciranta hakkında takip yapılamaz. Bu durumda, keşideci ,lehtar ciranta ve ilk cirantanın takip alacaklısına karşı sorumluluğu vardır. Zira ilk ciranta, çeki yeniden tedavüle çıkarmakla, ciro etmeden önceki durumuna döndüğünden ikinci cirantanın sorumluluk zinciri içinde yer alması mümkün değildir."
Konya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ise .... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Takip dayanağı bono, ... tarafından lehdar .... Ltd. Şti.ye keşide edilmiş olup, ciro sıralamasının incelenmesinde, adı geçen lehdarın cirosu ile ...'e ve onun cirosu ile .... Ltd. Şti.ye, .... Ltd. Şti.nin cirosu ile de takip alacaklısına geçtiği, sonrasında takibe konulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan ciro sıralamasına göre; borçlu ...'e karşı müracaat sorumlusu durumunda olan lehdar .... Ltd. Şti.nin bonoyu geriye ciro yoluyla alması ve başkalarına ciro etmesi (TTK.nun 778/1-a maddesi atfı ile aynı kanunun 681. maddesi uyarınca) mümkün ise de, bu şekilde bono ciro yolu ile devraldıktan sonra gerek kendisinin gerekse bonoyu ciro yoluyla devrettiği diğer cirantaların ...'e müracaat borçlusu olarak başvurması mümkün değildir. Zira, geriye ciro yoluyla bonoyu devralan lehdar (ve kendisinin ciro ettiği diğer cirantalar), bonoyu devretmeden önceki durumuna döner ve bu şekilde kimlere başvurma hakkı varsa ancak onlara karşı takip yapma imkanına kavuşur."denmiştir.
Tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile; davacının: Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğünün; ... Esas sayılı dosyasına konu 30.11.2016 vade tarihli, 3.000,00 TL tutarlı, .... Esas sayılı dosyasına konu 30.12.2016 vade tarihli, 3.000,00 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasına konu 25.09.2017 vade tarihli, 2.500,00 TL tutarlı, .... Esas sayılı dosyasına konu 28.09.2016 vade tarihli, 5.000,00 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasına konu 28.08.2016 vade tarihli, 5.000,00 TL tutarlı,... Esas sayılı dosyasına konu 27.08.2016 vade tarihli, 5.000,00 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasına konu 28.10.2016 vade tarihli, 5.000,00 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasına konu 25.10.2017 vade tarihli, 2.500,00 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasına konu 28.12.2016 vade tarihli, 5.000,00 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasına konu 30.01.2017 vade tarihli, 3.000,00 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasına konu 30.10.2016 vade tarihli, 3.000,00 TL tutarlı, bonolardan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu 30/05/2017 keşide tarihli .... seri nolu 100.000,00 TL bedelli çekten ve 02/05/2016 düzenleme tarihli 30/12/2016 vade tarihli 80.446,00 TL tutarlı bononun, 29/01/2016 düzenleme tarihli 30/09/2016 vade tarihli 9.000,00 TL tutarlı bononun, 29/01/2016 düzenleme tarihli 30/10/2016 vade tarihli 9.000,00 TL tutarlı bononun, 20/02/2016 düzenleme tarihli 28/07/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı bononun, 08/10/2015 düzenleme tarihli 30/05/2016 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 30/04/2016 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 30/03/2017 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 28/02/2017 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı, 21/05/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı,
23/07/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı, 30/09/2016 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 30/06/2017 vade tarihli 3.715,00 TL tutarlı, 25/06/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı bonolardan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
-Davacının:
a) Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün;
... Esas sayılı dosyasına konu 30.11.2016 vade tarihli, 3.000,00 TL tutarlı,
... Esas sayılı dosyasına konu 30.12.2016 vade tarihli, 3.000,00 TL tutarlı,
... Esas sayılı dosyasına konu 25.09.2017 vade tarihli, 2.500,00 TL tutarlı,
... Esas sayılı dosyasına konu 28.09.2016 vade tarihli, 5.000,00 TL tutarlı,
... Esas sayılı dosyasına konu 28.08.2016 vade tarihli, 5.000,00 TL tutarlı,
... Esas sayılı dosyasına konu 27.08.2016 vade tarihli, 5.000,00 TL tutarlı,
... Esas sayılı dosyasına konu 28.10.2016 vade tarihli, 5.000,00 TL tutarlı,
... Esas sayılı dosyasına konu 25.10.2017 vade tarihli, 2.500,00 TL tutarlı, ... Esas sayılı dosyasına konu 28.12.2016 vade tarihli, 5.000,00 TL tutarlı,
... Esas sayılı dosyasına konu 30.01.2017 vade tarihli, 3.000,00 TL tutarlı,
... Esas sayılı dosyasına konu 30.10.2016 vade tarihli, 3.000,00 TL tutarlı, bonolardan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,
b)Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu 30/05/2017 keşide tarihli .... seri nolu 100.000,00 TL bedelli çekten ve;
02/05/2016 düzenleme tarihli 30/12/2016 vade tarihli 80.446,00 TL tutarlı bononun, 29/01/2016 düzenleme tarihli 30/09/2016 vade tarihli 9.000,00 TL tutarlı bononun, 29/01/2016 düzenleme tarihli 30/10/2016 vade tarihli 9.000,00 TL tutarlı bononun, 20/02/2016 düzenleme tarihli 28/07/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı bononun, 08/10/2015 düzenleme tarihli 30/05/2016 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 30/04/2016 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 30/03/2017 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 28/02/2017 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı, 21/05/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı,
23/07/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı, 30/09/2016 vade tarihli 3.000,00 TL tutarlı, 30/06/2017 vade tarihli 3.715,00 TL tutarlı, 25/06/2016 vade tarihli 5.000,00 TL tutarlı bonolardan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,
c)Davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 19.206,10-TL harçtan peşin alınan 5.802,16 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 13.403,94-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 5.802,16-TL peşin harç ve 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.846,56-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 751,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 44.985,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza