T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/243 Esas
KARAR NO: 2024/966
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/03/2023
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’ne FETÖ/PDY soruşturmaları çerçevesinde İstanbul Anadolu ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... D. İş Sayılı 17/11/2015 tarihli kararı ile CMK 133. Maddesi uyarınca kayyım atandığını, 674 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname md. 19/1, 677 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname md.7 düzenlemesiyle, kayyımlık yetkisinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devrolduğunu, müvekkili şirketin halen kayyım yetkisini haiz TMSF'nin atadığı Yönetim Kurulu tarafından yönetildiğini ve kayyımlık görevi TMSF tarafından yürütülen davacı şirketin harçtan muaf olduğunu, müvekkilinin alacaklarını alabilmesi adına Eskişehir Arabuluculuk Komisyonuna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında dava dilekçesi ekinde sunulan cari ekstreden de görüleceği üzere ticari ilişkinin mevcut olduğunu ve cari ekstreden de görünen ticari ilişki nedeniyle faturalardan kaynaklı olarak müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, davalı tarafından son olarak 17/12/2016 tarihinde kesilen faturanın 01/11/2016 tarihinde iade kesilen ... numaralı Toptan Satış İade İrsaliyesinde görünüp fiilen müvekkili şirket deposuna gelmemiş ürünler için oluşturulduğunu, davalı tarafın cari hesaptan kaynaklı alacaktan sorumlu olduğunu, bu alacağa bağlı olarak davalıya İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden gönderilen ödeme emri ve eklerinin 04/06/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu davalı tarafından söz konusu alacağa ilişkin olarak müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlu davalı hakkında iş bu alacakları nedeniyle İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmışsa da borçlu tarafından yetkiye ve faize itiraz edilmesi nedeniyle taraflarınca yetki itirazının kabul edilerek; dosyanın yetkili Eskişehir İcra Müdürlüklerine gönderilmesinin talep edildiğini, Eskişehir .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden davalıya ödeme emri tebliğ edilmişse de bu ödeme emrinin tarihinin değişmesi hususunda Eskişehir .... İcra Hukuk Mahkemesinin ....E. Sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını ve davalının Eskişehir .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında davalı adına çıkan ödeme emrinin ıttıla tarihinin 29.09.2022 olarak tespitine ve kabulüne kesin karar verildiğini, borçlunun yapmış olduğu itirazı neticesinde icra dosyasının durdurulduğunu, alacağın likit olması ve borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz etmiş olması nedeniyle borçlu yüzde 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek; davanın kabulüne, davalı borçlunun Eskişehir .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin icra takip talebinde belirtilen koşullarda davalı yönünden faizi ve ferileriyle birlikte kaldığı yerden devamına, davalının dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle müvekkili şirketin alacağını tahsil etmesinin engellenmesi nedeniyle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili UYAP sistemi üzerinden dosyaya ibraz ettiği 10/07/2023 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkili ... aleyhine açılan iş bu davanın hukuki mesnetlerden yoksun olduğunu, dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olması nedeniyle müvekkilinin işbu davadan 10.07.2023 tarihinde haberdar olduğunu, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğin usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın tebliğ işleminden haberdar olması halinde geçerli sayılacağını, bu durumda, muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edileceğini, söz konusu yasal düzenleme ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda dava dosyasından müvekkiline gönderilen ve usulsüz olarak tebliğ edilen dava dilekçesi ve eklerinin öğrenme tarihi olan 10.07.2023 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının talep ve iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafından talep edilen söz konusu alacak miktarının Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu’nda düzenlenen zamanaşımı süreleri geçtikten sonra talep edildiğini, bu nedenle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, ayrıca görülmekte olan işbu dava süresinde açılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesinin talep edildiğini, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığını, ortada geçerli bir takibin bulunmaması sebebiyle itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak olmadığını, HMK 6. Maddesi uyarınca da Mahkemenin işbu davayı görmeye yetkili olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin talep edildiğini, davacı tarafından ilk olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün .... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatmış olup müvekkili tarafından icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmesi nedeniyle müvekkilinin işyeri adresi " .... Mahallesi, ... Sokak No:24/A Merkez/ESKİŞEHİR" olduğundan icra dosyasının Eskişehir Nöbetçi İcra Müdürlüğüne gönderilerek yeniden tevzi yaptırıldığını ve bu kez Eskişehir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi gereğince aksine yasal bir düzenleme olmadıkça, genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu hükme göre, her davanın açıldığı tarihte davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin ikametgahı " ... Mah. ... Cad. No:26 İç Kapı No:13 Etimesgut/ Ankara" olduğundan davacı tarafça usulüne uygun bir icra takibi başlatılmadığının açıkça görüldüğünü, davacı cari hesaptan kaynaklı müvekkilinden 12.612,45 TL alacaklı olduğunu iddia etmişse de iş bu durumun gerçeğe tamamen aykırı olup davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının olmadığını, FETÖ/PDY tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsü sonrasında alınan tedbirler çerçevesinde FETÖ aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olan gazete ve dergiler ile yayınevi ve dağıtım kanallarının kapatıldığını, bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kurum müdürlükleri ile her derece ve türdeki okullarda bulunan kütüphaneler ile z-kütüphanelerdeki kaynaklar içerisinde yayımlanan gazete, dergi ile yayın evleri ve dağıtım kanallarına ait kitap, CD, video, kaset vb. basılı ve teknolojik kaynakların tamamının ayıklanarak hurdaya ayrılması, kayıtlardan düşülmesi ve imha edilmesi için valiliklere yazı yazılarak okul kütüphaneleri, müvekkilinin de içinde bulunduğu kitap satışı gerçekleştiren tüm işletmeleri uyardığını, FETÖ/PDY bünyesinde belirlenen kurum ve kuruluşların içerisinde yer alan ve bu kapsamda kendisine kayyum atanan davacı şirketin yukarıda belirttikleri türdeki kaynakların müvekkiline satışını gerçekleştirmiş olduğundan yasaklı yayınlar listesinde olan bir çok kaynağın müvekkili tarafından imha edilmek zorunda kaldığını, müvekkilinin de bu kapsamda ciddi bir zararı olduğunu, davacı tarafından söz konusu maddi zararın hiç bir şekilde karşılanmadığını, davacı tarafından müvekkiline satışı gerçekleştirilen yasaklı yayınların belirlenerek bu kapsamda müvekkilinin zararının tespit edilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmamakla beraber aksi yönde değerlendirme yapılması halinde müvekkilinin takas-mahsup talebi bulunduğunu, ayrıca taraflar arasında geçerli bir cari hesap sözleşmesi de bulunmadığından davacının cari hesap alacağı talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından takip konusu yapılan alacağın likit olmadığını beyan ederek; haksız açılan davanın reddi ile birlikte Eskişehir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine başlatılan haksız takibin iptaline, davacının açılan haksız takip nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki kitap (.... yayınları) alım satımına dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasında kitap (.... yayınları) alım satımına dayalı ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Eskişehir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaptan kaynaklı 12.612,45-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emri tebliğinin borçlu davalıya Eskişehir .... İcra Hukuk Mahkemesinin 22/11/2022 kesinleşme tarihli ... Esas sayılı dosyasında verilen kararla 29/09/2022 tarihi olarak tespit ve kabulüne karar verildiği, davalı borçlu vekilinin 30/09/2022 tarihli dilekçesi ile borca, borcun kaynağına, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine, takibe, takibin dayanağına ve ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 29/10/2022 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
TBK'nın 89/1 ve HMK'nın 10. maddeleri uyarınca, davanın para alacağına ilişkin bulunması nedeniyle, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinin de yetkili olduğu gözetildiğinde Mahkememiz davayı görmeye yetkili kabul edilmiştir.
Eskişehir .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Eskişehir Gelir Vergisi Vergilendirme Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazı dosyaya kazandırılmıştır.
Eskişehir Gelir Vergisi Vergilendirme Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 09/01/1995 yılından bu ... mükellef olduğu, bilanço usulü esasına göre beyanname verdiği hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Marmara Kurumlar ve Eskişehir Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2016 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalının savunması, sunulan ve toplanan deliller, Eskişehir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 273. Maddesi gereğince davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, cari hesaptan kaynaklı davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş,
30/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davalı ... Ticari İşletmesinin 2015-2023 yılları arasındaki ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış onaylarının/beratlarının bulunduğu; ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş ilkeler ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı; davalının ticari defterlerinde ...’nin cari hesabını 320.46 (Satıcılar) muhasebe Alt hesap koduyla takip ettiği; ayrıca cari hesap kullanmaksızın 100 Kasa hesabı marifetiyle muhasebeleştirdiği, buna göre; davalının ticari defterlerinde ...’nin cari hesabının 2015 ve 2016 Yıllarında -0- (Sıfır) bakiyeli olduğu, 2017 ve 2023 yılları arasında başkaca bir kayda rastlanmadığı, T.C Gelir İdaresi Başkanlığı Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Vergisi Vergilendirme Müdürlüğü’nün 27.03.2023 Tarih ve .... sayı nolu müzekkerlerinde ‘’….EVDB kayıtlarımızı tetkik edilerek, ..../... vergi/T.C kimlik numaralı ...’un 2016 yılı takvim yılı BA-BS formları yazımız ekinde gönderilmiştir. “denildiği buna göre; 2016 Yılı Form BS görüntüleme ekranı sonuçlarına istinaden KDV hariç 52.Sırada 1 adet 29.149,00 TL, 93.Sırada 1 adet 10.142,00 TL, 94.Sırada 2 adet 9.016,00 TL, 95.Sırada 2 adet 11.241,00 TL 2016 yılı Form BA görüntüleme ekranı sonuçlarına istinaden KDV hariç 93. Sırada 56 adet 49.042 TL, 94. Sırada 16 adet 15.982 TL, 95. Sırada 25 adet 28.452 TL ve 96. Sırada 58 adet 74.671 TL bedelli faturaların beyan edildiği; taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalının ticari ilişkiyi 320.46 Satıcılar Muhasebe koduyla takip ettiği ancak bir kısım faturanın cari hesabın haricinde 100 Kasa hesabıyla nakit işlem yapıldığı, davacı tarafından 02.09.2022 T de Eskişehir .... İcra Dairesi ... Esas dosyasında 12.612,45 TL alacak için takip başlatıldığı, davalının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalının alacak bakiyesinin 0 (Sıfır) olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası, 22/11/2023 tarihli celse ara kararı gereğince; davacının iddiası, davalının savunması, sunulan ve toplanan deliller, Eskişehir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, 07/09/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ticari defterleri incelenerek; HMK'nun 273. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle İlgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında dosya içerisinde mevcut Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 07/09/2023 havale tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınmak ve davalı şirket defterleri ile mukayese yapılmak sureti ile rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 05/06/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
05/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının 2015 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı ancak 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip itibariyle davacının davalıdan 12.612,45 TL alacaklı olduğu, dosyaya mübrez bilirkişi raporundaki davalı kayıtları ve dosyaya mübrez taraf BA-BS formları üzerinde yapılan karşılaştırmada davacı ... 2015 ve 2016 yıllarında davalı ... düzenlemiş olduğu faturaların tamamının davalı ... kayıtlarında mevcut olduğu başka bir deyişle davalının kabulünde olduğu, dosyaya mübrez bilirkişi raporundaki davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı ... kayıtlarında mevcut olan davalı ödemelerinin bir kısmının davalı kayıtlarında bulunmadığı, davalı cari ekstresinde bulunan Bakiye sütunun hatalı bakiye verdiği, davalı ... dosyaya mübrez cari kayıtlarında maddi hatalar bulunması nedeniyle taraflar arasındaki cari farkın nedeninin tespit edilemediği, davacının düzenlemiş olduğu faturaların tamamının davalı kayıtlarında mevcut olması nedeniyle davacının talep ettiği alacağın ödenip ödenmediği hususunun davalının ispatına muhtaç olduğu, neticeten; davacının takip tarihi itibariyle davalı ... 12.612,45 TL alacaklı olduğu " değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
6098 Sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi şöyledir: "İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Eskişehir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, BA-BS formları, 30/08/2023 tarihli bilirkişi raporu, 05/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 30/08/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalının 2015-2023 yılları arasındaki ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla HMK 222. Maddesi gereğince delil niteliğine haiz olduğu, davalının ticari defterlerinde ...’nin cari hesabının 2015 ve 2016 Yıllarında -0- (Sıfır) bakiyeli olduğu, 2017 ve 2023 yılları arasında başkaca bir kayda rastlanmadığı, BA-BS formları üzerinde yapılan karşılaştırmada davacının 2015 ve 2016 yıllarında davalı adına düzenlemiş olduğu faturaların tamamının davalı kayıtlarında mevcut olduğu, 05/06/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının 2015 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı ancak 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip itibariyle davacının davalıdan 12.612,45 TL alacaklı olduğu, dosyaya mübrez bilirkişi raporundaki davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı ... kayıtlarında mevcut olan davalı ödemelerinin bir kısmının davalı kayıtlarında bulunmadığı, davalı cari ekstresinde bulunan Bakiye sütunun hatalı bakiye verdiği, davalı ... dosyaya mübrez cari kayıtlarında maddi hatalar bulunması nedeniyle taraflar arasındaki cari farkın nedeninin tespit edilemediği, davacının düzenlemiş olduğu faturaların tamamının davalı kayıtlarında mevcut olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan cari hesap dayanağını teşkil eden faturaların davalı kayıtlarında yer almakla birlikte davalının BA formunda da bildirilmiş olduğu, davalının ödeme yaptığını dolayısıyla borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, her ne kadar davalı tarafça takas-mahsup talebinde bulunulmuş ise de davalının muaccel bir alacağından bahsedilemeyeceği değerlendirilerek denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olup davalı itirazında haksız olduğundan davacı yararına tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının Eskişehir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin aynı koşullarda DEVAMINA,
2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebi ile itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (2.522,49-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 861,55 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan 6.480,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 12.612,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸