T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/252 Esas
KARAR NO : 2025/1052
BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... ESAS SAYILI BİRLEŞEN DAVA
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/03/2023
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden ...’ın oğlu ...’ün kardeşi ... 06.092015 tarihinde Davalılardan ...’ının sevk ve idaresinde aynı zamanda maliki bulunduğu diğer davalı .... Sigorta A.Ş tarafından sigortalanan .... plakalı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, davalı ... hakkında Bakırköy .... Asliye Ceza mahkemesi ... E sayılı dosyasından taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan açılan ceza davası Yargıtay aşamasında bulunmakta olup henüz kesinleşmediğini, davalılardan ... Sigorta A.Ş kazaya karışan ... Plakalı aracı ... Poliçe nosu ile sigortaladığından kaza sonucu oluşan maddi zararlılardan (destekten yoksun kalma ve cismanini ) poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, diğer davalı tüm zarar ve tazminatlardan sorumlu olduğunu, davalı .... Sigorta A.Ş’ ye sorumlu olduğu zararları gidermesi için yapılan arabuluculuk başvurusu olumsuz sonuçlandığını ve bu başvuru sonucunda 27.10.2022 tarihli tutanakla taraflar arasında anlaşma sağlanmadığını, müvekkili ..., tek Oğlunu kaybetmenin derin üzüntüsü içerisinde olup halen bu kaybın acısını yaşadığını, müvekkili ...'nin tek kardeşini kaybetmenin derin üzüntüsü içerisinde olup halen bu kaybın acısını yaşadığını, neticede ... İçin 30.000,00TL manevi tazminatın ... için 50.000,00 TL manevi tazminat ile Alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlendiği aşamada HMK.107.md. Hükmü gereğince artırmak üzere şimdilik; 5.000,00TL Destekten yoksun kalma cismani tazminatın, Davalı sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında ceza dosyasında beraat kararı verildiğini, dosyanın kesinleşmediğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunun bilimsel olarak müvekkilinin suçsuz olduğunu kanıtladığını, olayla ilgisi olmadığını bu nedenlerle davanın reddini talep etmiş ve savunmuştur.
Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’ın oğlu ...’ün kardeşi ... 06.092015 tarihinde Davalılardan ...’ının sevk ve idaresinde aynı zamanda maliki bulunduğu diğer davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalanan ... plakalı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, Davalı ... hakkında Bakırköy .... Asliye Ceza mahkemesi ... E sayılı dosyasından taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan açılan ceza davası Yargıtay aşamasında bulunmakta olduğunu ve henüz kesinleşmediğini, ... Sigorta A.Ş kazaya karışan ... Plakalı aracı ... Poliçe nosu ile sigortaladığından kaza sonucu oluşan maddi zararlılardan (destekten yoksun kalma ve cismanini ) poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu bu nedenlerle davalıdan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ve dava etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı araç şirket nezdinde ... poliçe nolu, 09.12.2014 – 09.12.2015 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle beraber ; şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu 2015 yılı için teminat limitleri ; ''Sakatlanma ve Ölüm'' teminatı için kişi başına 290.000,00-TL olduğunu ve manevi tazminatı kapsamadığını davacının manevi tazminat taleplerinden müvekkilinin şirket sorumlu olmadığını bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; davacılardan ...'ın oğlu ve yine davacılardan ...'ün kardeşi ...'ın 06/09/2015 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde vefatından kaynaklı olarak davcıların maddi ve manevi tazminat istemli dava olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
... Sigorta A.Ş.
b- İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne
c-Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesine müzekkereler yazılmış, mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası bekletici mesele yapılmış olup kesinleşmesi beklenilmiştir.
Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasının incelemesinde, Her ne kadar sanık hakkında taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de sanığın olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle müsnet suçtan CMK 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verildiği işbu kararın kesinleştiği anlaşıldı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacılar Mahkememiz nezdinde açmış oldukları dava ve birleşen dava ile; ...'ın 06.09.2015 tarihinde Davalılardan ...’ının sevk ve idaresindeki araçla yaşanmış olan kaza nedeniyle vefat ettiğini, davalı ... hakkında Bakırköy .... Asliye Ceza mahkemesi ... E sayılı dosyasında dava açıldığını bu sebeple davacılar lehine manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... hakkındaki Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş olup, Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E., ... K. Sayılı kararı ile davalı sanık ...'ın kusurunun olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve ilgili kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 26.03.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu noktada ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesindeki yargılamaya etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bilindiği üzere yerleşik Yargıtay uygulamasına göre her ne kadar 6098 sayılı TBK'nin 53 ve TBK'nin 74. maddelerinde ceza mahkemelerince verilen kararların hukuk hakimini bağlayacağına ilişkin açık hüküm yoksa da, bu maddenin genel yorumundan ve özellikle son cümlenin karşı anlamından ceza mahkemelerinin verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarındaki eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olay konusundaki kabulü, hukuk mahkemesini de bağlar.
Nitekim, Yargıtayın yerleşik uygulaması ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Yargıtay HGK 11.10.1989 tarihli ve 1989/11-373 Esas, 1989/472 Karar sayılı karar). Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.
Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24504 E., 2022/9135 K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Ceza mahkemesinin maddi nedensellik bağını (illiyet ilişkisi) tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hakimini bağlamaktadır(H.G.K.nın 16/09/1981 gün 1979/1-131 E., 1981/587 K. sayılı ilamı; M. Çenberci, Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s.22 vd.; H.G.K.nın 27/04/2011 gün ve 2011/17-50 E., 2011/231 K. sayılı ilamı). Bu şekilde kabulün nedeninin de, hukuk usulünün bir şekil hukuku olması, davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesinin belirli süre koşullarına bağlı kılınması, tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi, yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesiyle yargılamaya belirli kısıtlamalar getirilmesi ve bunun sonucunda da hukuk hakiminin şekli gerçeği araması, maddi gerçeğin öncelikli hedefi olmaması gösterilmektedir. Ceza hakimi ise bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmayı hedeflemektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.
Somut olayda, Dairemizce verilen geri çevirme kararı sonrası temin edilen Balıkesir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da katılan ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun kavşaklarda geçiş hakkı kuralları ile ilgili olan 57/1-C-1 maddesi(Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından faklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; Motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara, ilk geçiş ahkkını vermek zorundadır.) gereği asli kusurlu olduğu, kazaya karışan ambulansın şoförü olan sanık ...'nin ise kusurunun bulunmadığının belirtilerek beraat kararı verilmiştir. Karar, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin incelemesinde geçerek istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmesi sonucu ceza kararı 10/05/2022 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu durumda, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı tespit edildiğinden neticede maddi olay tespiti kesin olarak yapıldığından ve hakem dosyasında alınan kusur raporunun da olaya uygun olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır."
Bu bağlamda davaya konu somut olayımız değerlendirildiğinde; davamıza konu trafik kazası nedeniyle davalı ... hakkında açılan dava sonucunda yapılan yargılama neticesinde Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E., ... K. Sayılı kararı ile davalı ...'ın meydana gelen trafik kazasında kusursuz olduğu gerekçesiyle beraat kararı verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakta olup, Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E., ... K. Sayılı kararındaki davalı ...'ın meydana gelen davaya konu trafik kazasındaki kusursuzluğunun tespit edilmesi ve kesinleşmesi karşısında ilgili ceza davasında kesinleşen kusursuzluk tespitine yönelik olarak verilen kararın Mahkememize bağlayacağı anlaşılmakta olup bu sebeple davacının esas ve birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyalarındaki davasının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememiz asıl ve Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasının AYRI AYRI REDDİNE,
2-ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 345,55-TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden: Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden: Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
3-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN:
-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 345,55-TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davalı .... Sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı asillerin ve davacıalr vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
E¸
Hakim ...
E¸