T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/288 Esas
KARAR NO : 2025/848
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2016
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası ...'ın 1981 yılında davalının abisi olan ...'dan 1.500,00-Alman markı borç aldığını, işbu borca karşılık boş ve imzalı bir adet senet verdiğini, borcunu peyderpey ödediğini, ancak ... Almanya'da bulunduğu için senet aslını geri alamadığını, bu olaya ...'nın da tanık olduğunu, bedeli ödenen boş senedin ... tarafından babası ...'a verildiğini, borcun ödendiği ve senedin hükümsüz kaldığından haberdar olan davalının boş senedi bir şekilde ele geçirip doldurarak ya da doldurtarak senedi abisi ... adına kendisi cirolayarak ve ayrıca kendi cirosunu yapmak suretiyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, davalı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, ayrıca müvekkillerinin davalının yapmış olduğu takibe Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile itiraz ettiklerini, yargılamanın devam ettiğini belirterek öncelikle müvekkillerinin ekonomik durumu kötü olduğundan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, müvekillerinin işbu takip dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, takip dosyasına konu 04/04/2010 düzenleme, 15/02/2014 ödeme tarihli senedin davalı tarafından imza taklidi yapılarak gerçeğe aykırı olarak düzenlenerek takibe konulduğundan ve ayrıca senet zamanaşımına uğradığından icra takibinin iptaline, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu bononun gerçek olup kambiyo senedi vasfında bulunduğunu, bononun üzerindeki düzenleme tarihinde, davacıların murisi tarafından düzenlenerek müvekkilinin abisi ...'a verildiğini, murisin 2012 yılında vefat etmesi ile taraflar arasında bononun ödenmesi yönünde girişimler olmuş ise de ödeme yapılmadığını, mirasçıların tarafların akraba olması nedeniyle müvekkilinin icra işlemine cesaret edemeyeceği varsayımıyla ödeme yapmayı reddettiklerini, davacıların senedin verildiğini ve borcun varlığını kabul ettiklerini, Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında da ikrarları bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu senedi tahsil etmek amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığının davacılar tarafından öğrenilmesi üzerine davacılardan ... ve ... tarafından ölümle tehdit edildiğini, bununla ilgili Bakırköy C.Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarını, soruşturmanın devam ettiğini, senede karşılık senetle ispat kuralı gereğince davacıların iddialarını yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini, davacı mirasçıların külli halef olduklarını, bononun sebepten mücerret olduğunu, senedin müvekkilince doldurulduğu iddiasının doğru olmayıp ispata muhtaç olduğunu, senedin müvekkiline abisi ... tarafından ciro edilerek verildiğini, kardeşler arasındaki ilişkinin davacıları ilgilendirmediğini, yine davacıların zamanaşımı iddiasının da yerinde olmadığını, senetteki tarihlere göre zamanaşımının dolmadığını, kaldı ki zamanaşımı iddiasının icra hakimliğinin görevine girdiğini belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Dava; icra takibine konu edilen senetten dolayı İİK.nun 72.maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraf vekilleri yazılı delillerini ibraz etmişler, diğer taraf delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; davalı tarafından davacılar aleyhinde 24/08/2016 tarihinde 15/02/2014 vade tarihli, 1.000.000,00-TL tutarlı senetten dolayı 1.000.000,00- TL asıl alacak, 227.095,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.227.095,89 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, üçüncü şahıslara haciz ihbarnamelerinin gönderildiği ve bir kısım menkul ve gayrimenkullerin haczedildiği, dosyada herhangi bir ödemenin bulunmadığı, takibin derdest olduğu,senet sureti incelendiğinde keşidecisinin ..., lehdarın ..., ilk cironun ..., ondan sonraki hamilin ... oldukları görülmüştür.
Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasının Uyap üzerinden gönderilen örneği incelendiğinde; yukarıda incelenen takip dosyası borçluları olan mahkememiz dosyasındaki davacılar tarafından takip dosyası alacaklısı aleyhinde açılan borca itiraz davası olduğu, davanın 05/09/2016 tarihinde açıldığı, yapılan yargılama sonucunda itiraz davasının yasal sürede açıldığı, davacıların senedin müteveffa babaları ... tarafından düzenlendiğini kabul ettikleri, bononun sebepten mücerret olduğu,alacaklı ile olan iç ilişkilerinin dar yetkili icra mahkemesinde dinlenemeyeceği, TTK'nun 661/1 maddesi gereğince bonoda zamanaşımının vade tarihinden itibaren 3 yıl olduğu, takibe konu senette vade tarihi 15/02/2014, takip tarihi 24/08/2016 olmakla senedin zamanaşımına uğramadığı, ileri sürülen iddiaların yazılı delille ispatının zorunlu olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği, davacılar tarafından İstinaf edildiğinden kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında mahkememizdeki davaya konu olan bono ile ilgili şüpheli ... hakkında yapılan soruşturmada müşteki ...'ın senet arkasındaki cironun kendisine ait olduğu yönündeki beyanı uyarınca senet üzerinde herhangi bir sahtecilik durumunun söz konusu olmadığı, bu nedenle eylemin bedelsiz senedi kullanma ve açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçlarına dönüştüğü, açığa imza atılarak verilen senetlerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulması ya da bedelsiz kalmış olan senedin kullanılması halinde bu durumun ancak yazılı delille ispatı gerektiği, bu konuda tanık dinlenmesi imkanının bulunmadığı, şüphelinin elindeki boş senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna dair yazılı bir delil ibraz edilmediği, bu nedenle atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, müştekilerin takipsizlik kararına itiraz ettiği, itirazın Bakırköy ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 21/11/2017 tarihli D.İş kararı ile reddedildiği, böylece takipsizlik kararının kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce İİK.nun 72/3.maddesi uyarınca icra takip dosyasında icra veznesine yatan ve/veya yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir uygulanmamıştır.
Davacılar vekili 05/03/2018 tarihli ıslah dilekçesinde; menfi tespit davasını tamamen ıslah ettiklerini, dava konusu bononun tamamen sahte olup keşideci ...'ın imzasının sahte olarak atıldığını, senet arkasındaki cironun ...'a ait olmadığının savcılık soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, yine ...'ın Alman resmi makamlarına verdiği ifadesinde senedi amcası ...'dan 1980-1981 yıllarında aldığını ikrar ettiğini, 2006 yılında senede pul yapıştırmanın kalktığını, senet üzerindeki damga pulunun 1980-1981 yıllarında basılan pul olduğunu, senette malen kaydının bulunduğunu, oysa davalının nakit alacağı olduğunu söylediğini, senedin talil edildiğini, ispat yükünün yer değiştirdiğini ileri sürerek imza incelemesi yapılarak senetteki imzanın müvekkillerinin murisi ...'a ait olmadığının tespitine, senedin ilk cirantası ...'ın cirodaki imzasının sahte olduğunu, bu sebeple takip dosyası alacaklısı ...'ın alacaklı sıfatının doğmadığını, müvekkillerinin takibe konu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, ıslaha karşı beyanlarını içeren 20/03/2018 tarihli dilekçesinde; ıslahın kötü niyetli olduğunu, Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .. esas sayılı dosyasında davacıların senetteki imzanın murisleri ...'a ait olduğunu ikrar ettiklerini, ödendiği iddiasını ispatlayamadıkları, HMK 179/2 maddesi gereğince ikrarın ıslahla düzeltilemeyeceğini, huzurdaki davada da davacıların murise ait imzaya itiraz etmediklerini, ciranta ...'ın kendisinin cirodaki imzaya herhangi bir itirazı bulunmadığını, bu nedenle davacıların bu iddialarının dinlenemeyeceğini, müvekkilinin haklı ve meşru hamil olduğunu, imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca keşidecinin kendi imzasından sorumlu olduğunu ve cirantanın imzasının sahteliğini ileri süremeyeceğini, kaldı ki imzanın ciranta ... ait olmaması halinde dahi, bu hususun senedin geçerliliğini etkilemeyeceğini, davacıların ikrarının ıslah yoluyla ortadan kaldırılamayacağını belirterek ıslah talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; Bakırköy .... İcra müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyasında başlatılan icra takibinin öncelikle ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması akabinde iptali davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; icra takibine konu senetten dolayı davacıların menfi tespit istemlerinin yerinde olup olmadığı, senedin davacıların murisi tarafından imzalı ancak diğer kısımları boş olarak düzenlenip düzenlenmediği, senedin imza dışındaki diğer kısımlarının anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulup doldurulmadığı, tanzim tarihinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, gerçekte senet miktarının 1.500.-Alman Markı olup olmadığı, bu miktarın ödenip ödenmediği, dava dışı ...'a ait ... cirosunun sahte olup olmadığı, senedin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarından kaynaklandığı, mahkememizce tespit edilmiştir.
Davaya konu senede ilişkin olarak Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasıyla davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı, dosyanın görevsizlik üzerine Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .. Esasına kaydı yapıldığı, ceza dosyasının incelenmesinde; sanık ... hakkında 1.000.000 TL bedelli, 04/04/2010 tarihli, 15/02/2014 vade tarihli borçlusu dayısı ... olan senedi düzenleyerek kardeşi ...'a ciro ettiği, sanığın şikayetçiler aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, katılanların babaları ...'dan kendilerine kalan ortak malları olan ... plakalı araçlarına haciz koyarak aracı yedieminde iki buçuk yıldır bağlı olarak satmak üzere tuttuğu, şikayetçilerin maddi hata yaparak babalarının borcundan dolayı yakın akrabaları sanık ...'a açığa atılan boş bono verdiğini zannettikleri, takibe konu bonodaki imzanın katılanların babası ...'a ait olmadığı, katılanların ... adına sahte imza atılarak bononun düzenlendiğini beyan ederek şikayetçi oldukları, sanık hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan kovuşturma sonucunda "her ne kadar 25/03/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; düzenlenen bonodaki imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de; imzanın sanığa ait olduğu da tespit edilmediği, kalem yürütme alışkanlığı, tersim biçimi, işleklik, eğim, doğrultu, seyir, hız, imza boyut ve kısımları arasındaki oran gibi unsurlar bakımından farklılıklar olabileceği ve bu nedenle imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edilmiş olabileceği, bu konuda şüphe bulunduğu, katılanların hukuk mahkemelerindeki ikrarları da göz önüne alındığında dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleşmediği, ayrıca sanığın, vefat eden ...'ın borçlu olarak gözüktüğü 1.000.000 TL bedelli, 04/04/2010 düzenleme ve 15/02/2014 vade tarihli senedi düzenleyerek icra takibine koymak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği, imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edilmiş olabileceği, bu konuda şüphe bulunduğu, sahtecilik suçu açısından suç tarihinin suça konu belgenin kullanıldığı tarih olacağı, bu kapsamda da somut olayda suç tarihinin suça konu senedin icra takibine konulduğu 24/08/2016 tarihi olduğu ve atılı suç açısından açılan kamu davasında olağan veya olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, sanığın üzerine atılı Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında, sanığın mahkumiyetine yeterli derecede her türlü şüpheden uzak kesin-inandırıcı delil ve emare bulunmadığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı" gerekçesiyle sanık ...'ın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf ilamı ile 16/01/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: davanın, icra takibine konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, Mahkememizce Yargıtay bozma öncesi kararda dava konusu senetteki imzanın davacılar murisine ait olduğunun ikrar edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacılar vekili dava konusu senetle ilgili olarak resmi belgede sahtecilik suçundan davalı hakkında ceza mahkemesinde dava açıldığını, bu mahkemede alınan bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacıların murisinin eli ürünü olmadığının belirlendiğini bildirerek dava dilekçesini ıslah etmiş ve sahtecilik iddiasında bulunduğu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden alınan 25/03/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; inceleme konusu borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 04/04/2010 düzenleme tarihli, 15/02/2014 ödeme tarihli, 1.000.000-TL bedelli senet aslının ön yüzünde bulunan imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzalarının başlangıç, devam ve sonlandırılış tarzlarının tamamen farklı olduğu, ayrıca kalem yürütme alışkanlığı, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi, devinim noktaları, imza boyut ve kısımları arasındaki oran gibi tanı unsurları bakımından farklılıklar saptığı ve bu imzaların ...'ın eli mahsulü olduğunu gösterir nitelik ve yeterlilikte buldu saptanmadığı kanaatinin bildirildiği, netice itibariyle bilirkişi raporuna göre; düzenlenen bonodaki imzaların ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacıların senette keşideci olarak imzası bulunan muris ...’ın mirasçıları olup, senetteki imza davacılardan sadır olmadığı için davacıların dava dilekçesindeki beyanları ikrar mahiyetinde olmadığı, imzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilecekleri, sonuç itibariyle takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıkları sonuç ve kanaatine varılarak; davanın kabulü ile; davacıların Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 04/04/2010 tanzim tarihli, 15/02/2014 vade tarihli, 1.000.000 TL bedelli senede ilişkin olarak davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, İİK 72/5 maddesi uyarınca hesaplanan 245.419,17 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Davacıların Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 04/04/2010 tanzim tarihli, 15/02/2014 vade tarihli, 1.000.000 TL bedelli senede ilişkin olarak davalıya BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,
2-İİK 72/5 maddesi uyarınca hesaplanan 245.419,17 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 83.822,92-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 20.955,74-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 62.867,18-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı taraflarca yatırılan 20.955,74-TL peşin harç ve 29,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 20.984,94-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 650,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 183.793,42-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere davacılar ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza