T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/308 Esas
KARAR NO : 2024/1238
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ : 31/03/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
BİRLEŞEN ... ATM ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYA:
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ : 04/04/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 08.02.2021 tarihinde "Makine Alım-Satım Sözleşmesi" imzalandığını, davacının bu sözleşmenin satıcısı konumunda olup sözleşmede yazılı ve özellikleri belirtilen makine ve ünitelerinin yapımını eksiksiz olarak tamamlamış ve alıcıya teslim etmediğini, çalışma süresi boyunca davalı tarafın talepleri değişiklik göstermiş olmasına rağmen davacının bu duruma uyum sağlayarak değişen şartların ve akabinde yapılan teslimlerin tutanaklarını tuttuğunu, davalı taraftan tüm teyitler alındıktan sonra işlemlere başlanmış ve süreç boyunca davalı sürekli bilgilendirildiğini, tüm bu yapılan özverili çalışmalara karşın sözleşmede belirtilen ve davacı tarafından davalıya kesilen faturalar ödenmediğini, bu sebeple borçlu aleyhine 15.04.2022 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, 22.04.2022 tarihinde iş bu borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine takip durduğunu, davalının itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bu nedenlerle haksız itirazının iptali ile icranın devamına ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir..
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı firma arasında 08.02.2021 tarihli Makine Alım Satım Sözleşmesi düzenlendiğini, bahsi geçen sözleşme uyarınca davacı firma davalı şirketin Esenyurt ilçesindeki fabrikasında; 1 adet Toz Toplama Ve Havalandırma Sisteminin kurulmasını ayrıca 3 Adet Hijyenik Klima (Isıtma, Soğutma, Nem Alma ve İklimlendirme) Santral Sisteminin kurulması, çalışır vaziyette her türlü açık ve gizli ayıptan ari olarak sözleşmede kararlaştırılan sürede davalı şirkete teslimini yüklendiğini, bahsi geçen sözleşmede teknik özellikleri ile alım satım fiyatı belirtilen makine ve ünitelerin İstanbul ili, .... İlçesi, ... Mahallesi, ....Sk. No:3’de adresindeki davalı şirkete ait gıda üretim fabrikasında montajı ve çalışır vaziyette davalı şirkete devri kararlaştırıldığını, sözleşmede davacı şirketin üstendiği edimlerin ön ödemenin yapılmasından itibaren kararlaştırılan 90 iş günü teslim edilmesi hususunda taraflar mutabık kaldığını ancak davacı taraf üstlendiği işi bitirmediğini ve makineler ile üniteleri çalışır vaziyette davalı şirkete hiçbir zaman teslim etmediğini bu nedenlerle davacı .... adına İstanbul ili ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada 1 parselde kain A2 Blok 8. Kat 61 nolu daire ile ... adına kayıtlı İstanbul İli ... İlçesi .... Mahallesi .... ada 17 parselde kain arsa niteliğindeki taşınmaz üzerindeki tesis edilen ipoteğin fekki talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
Birleşen ... ATM ... Esas .... Karar Sayılı Dosyasında Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; TMK madde 883 uyarınca 08/02/2021 tarihli protokol ile davacı ....'nun tapuda İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain .... ada, 1 parsel A2 Blok, 8.Kat, 61 nolu konut ile davacı ...'ya ait İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain ... ada, 17 parseldeki 144,98 m2 arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde tesis edilen 08/02/2021 tarihli ve alacaklıları ... olan ipoteğin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... ATM ... Esas .... Karar Sayılı Dosyasında Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı firma arasında 08.02.2021 tarihli makine alım satım sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme ile belirtilen makine ve ünitelerin İstanbul ili, .... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:3'teki adresinde davalı şirkete ait gıda üretim fabrikasında montajı ve çalışır vaziyette davalı şirkete devri kararlaştırıldığını, davacı tarafın üstlendiği işi bitirmediğini, makineler ve ünitelerin çalışır vaziyette davalı şirkete hiçbir zaman teslim edilmediğini, dava konusu taşınmazların ... ve .... adına kayıtlı olduğunu bu taşınmazların davalı ... lehine ipotek edildiğini, davacıların sözleşme kapsamında üstlendikleri edimi yerine getirmediklerini, davacı şirketin hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini beyanla haksız davanın reddini talep etmiştir.
Bilirkişi heyetinin 15/02/2024 tarihli raporunda özetle: "Dosyaya mübrez cevap dilekçesinde davalı şirketin, “ön ödemenin yapılmasından itibaren kararlaştırılan 90 iş günü teslim edilmesi hususunda taraflar mutabık kaldığını ancak davacı taraf üstlendiği işi bitmediğini ve makineler ile ünitelerin çalışır vaziyette davalı şirkete hiçbir zaman teslim etmediğini iddia ettiği, Ayıbın, objektif olarak sözleşme konusu malda bulunması gereken özelliklerin bulunmaması ve bu malda olmaması gereken özelliklerin ise bulunması anlamına geldiği, bu bakımdan taşınırın ayıplı olduğunun belirlenmesi amacıyla taşınırda olması gereken ve olmaması gereken vasıfların her somut olay için değerlendirilmesinin gerektiği, Heyetimizce teknik açıklamalar başlığı altında da ifade edildiği üzere keşif tarihi itibariyle makinelerin çalışır vaziyette olduğunun görüldüğü, bu yönü ile teknik incelemeler neticesinde makinelerin ayıplı olduğundan bahsetmek mümkün olmayacağı; öte yandan dosyaya mübrez belgelerden davalının ayıp hukuki sebebinin ileri sürülebilme şartlarından biri olan gözden geçirme ve bildirim külfetini de yerine getirdiğine ilişkin bir bilgiye rastlanılmadığı, bu yönü ile huzurdaki davada ayıp hükümlerine dayanılamayacağının düşünüldüğü, Keşif günü yapılan incelemede dava konusu ünitelerin davalıya teslim edildiği şekilde kurulu olduğunun görüldüğü, ayrıca davacının sözleşmede olmayan “Sıvı dolum buhar emiş ve paslanmaz işleri”, “Genel ilave işleri”, “Elektrik işleri” İlave santral kapasite artırımı” gibi birtakım ilave işler yaptığının görüldüğü, Huzurdaki davaya konu icra takibi, davacının sözleşme ile üstlenilen edimin ifası kapsamında davalıya teslim edilen ve fakat ödenmeyen bedellerin tahsilini konu edindiği, bir başka anlatımla huzurdaki dava esasında alacak davasını konu edindiği, davacının ürünleri davalıya teslim ettiği ve birtakım ilave işler yaptığı ve yaptığı işlerin ayıplı olmadığı hususu da nazara alındığında davacının bahse konu alacağını talep etme hakkını haiz olduğu, Davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. M. 64, 65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hül lerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu, Davalı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. M. 64, 65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu, Davacı tarafın ... Mah. .... Cad. .... D Blok 5D/28 Esenyurt/ İstanbul adresinde 26.10.2023 tarihinde yerinde inceleme yapılmış olup bu tarihte defterlerin hazır olmaması sebebiyle davacı tarafından inceleme tarihinden sonraki bir tarihte mail yoluyla tarafımıza iletildiği, Davacı nezdindeki davalı cari hesap ekstresi incelendiğinde; davacının davalı ile olan hesap hareketlerini ... Alıcılar hesap kodu altında takip ettiği, davacının davalı tarafa 04.04.2022 tarihinde .... numaralı 260.933,40 TL (16.057,44 Euro) bedelli, .... numaralı 162.987,50 TL (10.030,00 Euro) bedelli, ... numaralı 88.262,52 TL (5.431,54 Euro) bedelli ve .... numaralı 105.974,86 TL bedelli olmak üzere toplam 618.158,28 TL tutarında ek işlere ilişkin fatura tanzim ettiği, işbu faturaları 04.04.2023 tarihine kadar tahsil edilememiş olması sebebiyle Muhasebe Uygulamaları Genel Tebliğine uygun olarak 105.974,86 TL” sini 128.01 Şüphel ri Alacaklar TL hesabına, 512.183,42 TL(31.518,98 Euro)” yi 128.02 Şüpheli Ticari Alacaklar Euro hesabına aktarıldığının görüldüğü, netice itibariyle davacının davalıdan cari hesabına göre 618.158,28 TL alacaklı gözüktüğü, ancak düzenlenen 3 adet faturanın para cinsinin Buro üzerinden düzenlenmiş olması sebebiyle davacının davalıdan 31.518,98 Euro ve 105.974,86 TL alacaklı olduğu, Davalı nezdindeki davacı cari hesap ekstresi incelendiğinde; davalının davacı ile olan hesap hareketlerini ... Satıcılar hesap kodu altında takip ettiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 yılında başladığı, 2020 yılında davacı tarafça davalıya 20.03.2020 tarihinde 483.328,00 TL tutarında fatura tanzim edildiği, davalı tarafça bu faturaya ilişkin olarak 06.02.2020 tarihinde 65.000,00 TL EFT, 08.04.2020 tarihinde 176.664,00 TL EFT ve 08.05.2020 tarihinde 241.664,00 TL çek ile toplamda 483.328,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, 2021 yılında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığının görüldüğü, 2022 yılına gelindiğinde ise; davalı tarafça davacıya 05.08.2022 tarihinde *Yansıtma Faturası” açıklamalı olarak 22.479,00 TL tutarında faturanın tanzim edildiği, netice itibariyle dava tarihi olan 31.03.2023 tarihi itibariyle davalı davacıdan 22.479,00 TL alacaklı gözüktüğü, Tarafların yasal defter kayıtları örtüşmemektedir. Davacının yasal defter kayıtlarında davacı davalıdan icra takip tarihi itibariyle ticari defterlerine göre 618.158,28 TL üyor iken davalının yasal defter kayıtlarında ise davalı davacıda 22.479,00 TL tutarında alacaklı bulunduğu görünmektedir. Tarafların yasal defterleri arasında (618.158,28 — (-22.479,00) —) 640.637,28 TL tutarında örtüşmeme farkı bulunmaktadır. Taraflar arasındaki örtüşmeme farkının davacının davalı tarafa 04.04.2022 tarihinde ... numaralı" 260.933,40 TL (16.057.444 Euro) — bedelli, ... — numaralı — 162.987,50 TL (10.030,00 Euro) — bedelli, .... numaralı —88.262,52 TL (5.431,54 Euro) bedelli ve ... numaralı 105.974,86 TL tutarlı faturalardan ve davalı tarafın davacıya 05.08.2022 tarihinde “Yansıtma Faturası” açıklamalı olarak 22.479,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Tarafların yasal defter kayıtları incelendiğinde taraflar arasındaki ihtilafın; Dava yönünden; davacının davalı tarafa — 04.04.2022 tarihinde — düzenlediği ... numaralı 260.933.440 TL (16.057.444 Euro) — bedelli, ... numaralı — 162.987,50 TL (10.030,00 Euro) — bedelli, ... numaralı" 88.262,52 TL (5.431,54 Euro) bedelli ve .... numaralı 105.974,86 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı görülmüş olup yukarıda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere ihtilaf konusu faturaların davalıya mail yoluyla tebliğ edildiği, davalının yasal itiraz süresi olan 8 gün içinde faturalara itiraz etmediği bu sebeple işbu faturalardan davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı yönünden ise; davalı tarafın davacıya 05.08.2022 tarihinde düzenlediği “Yansıtma Faturası” açıklamalı olarak 22.479,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı anlaşılmış olup bir önceki maddede yapılan açıklamalar çerçevesinde söz konusu faturadan davacının sorumlu olmayacağı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmediğinden icra takip tarihine kadar işlemiş faizin hesaplanmadığı, 8.15.Davacı alacağının kabulü halinde, Davacının Takip Tarihi 18.04.2022 ve 31.03.2023 dava tarihi itibariyle 31.518,98 Euro ve 105.974,86 TL Asıl Alacak Alacağı Olduğu, 18.04.2022 takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık adi kanuni faiz talep ettiği, 3095 sayılı Kan. Tacirler arasında faiz oranı olması nedeniyle uygun olduğu, değişen oranlarda uygulanması gerektiğine, 8.16.Taraflar arasında akdedilen her iki protokol hükmü irdelendiğinde ipoteğin asıl dosya davacısı ... Group'un taraflar arasında akdedilen 08.02.2021 tarihli “Makine Alım- Satım Sözleşmesi'ndeki edim yükümlülüklerini yerine getirmesi için teminat amacıyla verildiği ve edim yükümlülüğü ifa edilmediği sürece ipoteğin fekkinin talep edilemeyeceğinin anlaşıldığı, bu noktada varılacak sonucun, .... Group'un edim yükümlülüklerini yerine getirmesi durumunda teminatın (somut olayda ipoteklerin) amaçsız kalacağına ilişkin olduğu, Hâl böyle olunca evvelce de ifade edildiği üzere iş teslim tutanaklarından ve keşif tarihi bariyle makinelerin çalışır vaziyette olduğundan, bu yönü ile teknik incelemeler neticesinde makinelerin ayıplı olduğundan bahsetmenin mümkün olmayacağından, 17.03.2021 tarihinde birleşen dosya davacıları ... ve ...'nun maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain ... ada, | parsel A2 Blok, 8.Kat, 61 nolu konut ile İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain ... ada, 17 parseldeki 144,98 m2 arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteklerin fekki koşullarının oluştuğu " sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyetinin 24/07/2024 tarihli ek raporunda özetle: "Kök raporumuzdaki teknik değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte dava dosyasına yeni bilgi ve belge sunulmadığından ve ayrıca tarafımca yapılan tekrar inceleme sonucunda Kök Rapordaki Teknik Değerlendirmede herhangi bir değişiklik olmadığı, Davalının ayıplı ifaya yönelik itirazları kapsamında kök rapordaki kanaatimizi aynen muhafaza etmekte olup; huzurdaki davada ayıp hükümlerine dayanılamayacağının düşünüldüğü, Davalı tarafından faturalara itiraz kapsamında davacıya keşide edilen ihtarnamenin incelenmesi neticesinde; söz konusu ihtarnamenin 16.04.2022 tarihinde davacı işyerinde daimi çalışana teslim edildiği bilgisi tespit edilmiş olsa da teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemede dava konusu makinelerin çalışır vaziyette olduğu, ayıp hükümlerine dayanılamayacağı tespit edildiğinden davalının işbu faturalara haksız olarak itiraz ettiği Davalı tarafından kök rapora karşı ileri sürülen itirazda “Davacı taraf ile müvekkil şirket arasındaki 08.02.2021 tarihli sözleşmenin 8.7 maddesi gereğince müvekkil şirketin ticari defterleri, ticari kayıtları, yazışma ve belgeler ile elektronik ortamdaki kayıtları kesin delil niteliğindedir. Bu itibarla davacı tarafça sözleşmeye aykırı olarak davacı tarafça sunulan delillere muvafakatimiz yoktur.” ifadelerine yer verildiği, HMK m. 193/f.2 uyarınca bir delil sözleşmesi hükmüne göre, sözleşmeyi düzenleyenin karşısındaki tarafın delil gösterme ve bu bağlamda ispat hakkını elinden alan ifadeler içeriyorsa geçersiz olduğu, ezcümle, sadece taraflardan birine ait defter kayıtlarının veya onun düzenlediği belgelere delil olarak dayanılabileceğine ve karşı tarafın bu belge ve kayıtların içeriğini şimdiden kabul ettiğine dair hükümler geçersiz kabul edildiği bu açıklamalar neticesinde nihai takdir tamamen Muhterem Mahkeme'ye ait olmak üzere: * Şayet Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin kesin delile ilişkin düzenlemesini ihtiva eden 8.7 hükmünün geçerli olduğu kanaatinde olunması durumunda davalı şirketin ticari kayıtlarının esas alınabileceğinin, Sayın Mahkemece bu kanaatte olunması ihtimalinde davalı nezdindeki davacı cari hesap ekstresi incelendiğinde; davalının davacı ile olan hesap hareketlerini .... Satıcılar hesap kodu altında takip ettiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 yılında başladığı, 2020 yılında davacı tarafça davalıya 20.03.2020 tarihinde 483.328,00 TL tutarında fatura tanzim edildiği, davalı tarafça bu faturaya ilişkin olarak 06.02.2020 tarihinde 65.000,00 TL EFT, 08.04.2020 tarihinde 176.664,00 TL EFT ve 08.05.2020 tarihinde 241.664,00 TL çek ile toplamda 483.328,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, 2021 yılında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığının görüldüğü,. 2022 yılına gelindiğinde ise; davalı tarafça davacıya 05.08.2022 tarihinde “Yansıtma Faturası” açıklamalı olarak 22.479,00 TL tutarında faturanın tanzim edildiği, netice itibariyle dava tarihi olan 31.03.2023 tarihi itibariyle davalı davacıdan 22.479,00 TL alacaklının, * Buna karşın Sayın Mahkemece bahse konu hükmün HMK m. 193/£.2 kapsamında geçersiz olduğu kanaatinde olunması durumunda ise davalının ticari defterlerinin kesin delil olarak kabulünün mümkün olmayacağının, Sayın Mahkemece bu kanaatte olunması ihtimalinde davacı nezdindeki davalı cari hesap ekstresi incelendiğinde; davacının davalı ile olan hesap hareketlerini .... Alıcılar hesap kodu altında takip ettiği, davacının davalı tarafa 04.04.2022 tarihinde ... numaralı 260.933,40 TL (16.057,44 Euro) bedelli, ... numaralı 162.987,50 TL (10.030,00 Euro) bedelli, ... numaralı 88.262,52 TL (5.431,54 Euro) bedelli ve .... numaralı 105.974,86 TL bedelli olmak üzere toplam 618.158,28 TL tutarında ek işlere ilişkin fatura tanzim ettiği, işbu faturaları 04.04.2023 tarihine kadar tahsil edilememiş olması sebebiyle Muhasebe Uygulamaları Genel Tebliğine uygun olarak 105.974,86 TL 128.01 Şüpheli Ticari Alacaklar TL hesabına, 512.183,42 TL( 31.5181,98 Euro) 128.02 Şüpheli Ticari Alacaklar Euro hesabına aktarıldığı görülmüştür. Netice itibariyle davacının davalıdan 618.158,28 TL alacaklı gözüktüğünün, ifade edilebileceği, İpoteğin fekki hususunda da kök rapordaki kanaatimizi aynen muhafaza etmekte olup; 17.03.2021 tarihinde birleşen dosya davacıları ... ve ...nun maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain ... ada, | parsel A2 Blok, 8.Kat, 61 nolu konut ile İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain .... ada, 17 parseldeki 144,98 m2 arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteklerin fekki koşullarının oluştuğu düşünüldüğü," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalıdan takibe konu 08.02.2021 tarihli "Makine Alım-Satım Sözleşmesinden" dolayı takipte alacağının bulunup bulunmadığı, davalının ayıplı hizmet ve ürün iddialarının yerinde olup olmadığı, davacının takipte davalıdan alacaklı olup olmadığından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalıdan takibe konu 08.02.202l tarihli "Makine
Alım Satım Sözleşmesinden" dolayı takipte alacağının bulunup bulunmadığı, davalının ayıplı
hizmet ve ürün iddialarının yerinde olup olmadığı, davacının takipte davalıdan alacaklı olup
olmadığından kaynaklanmıştır
Asıl Dava Yönünden:
Davalının ayıplı hizmet ve ürün iddialarının yerinde olup olmadığının,
Davacının davalıdan takibe konu 08.02.202l tarihli "Makine Alım Satım Sözleşmesinden"
dolayı takipte alacağının bulunup bulunmadığının,
Birleşen Dava Yönünden:
Birleşen dosya davacıları tarafından tesis edilen ipoteğin fekki koşullarının oluşup
oluşmadığının,
tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 08.02.202l tarihli Makine Alım Satım Sözleşmesinde, sözleşmenin Madde
4’ünde açıklanan l adet Toz Toplama ve Havalandırma Sisteminin kurulmasını ve 3 Adet
Hijyenik Klima (lsıtma, Soğutma, Nem Alma ve İklimlendirme) Santral Sisteminin kurulması
kararlaştırıldığı görülmüştür.
İş bu davada Davacı işin yüklenicisi olarak, bu ünitelerin kurulumu esnasında davalı iş sahibinin talepleri
doğrultusunda ilave işler de yaptığını ve bu ilave işler için kestiği faturaların bedelini ve birleşen dosyada ipoteğin fekkini talep
etmektedir.
Davalı taraf ise sözleşmenin Madde 4’ünde açıklanan l adet Toz Toplama ve Havalandırma
Sisteminin kurulmasını ve 3 Adet Hijyenik Klima (lsıtma, Soğutma, Nem Alma ve
İklimlendirme) Santral Sisteminin kurulmasının sözleşme süresinde, kusursuz ve çalışır
vaziyette teslim etmediğini savunmuştur.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili talebine yönelik olup Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. davacı yüklenici vekili; müvekkili şirketin, davalı şirketle ticari ilişkisi olduğunu, bu çerçevede, davalı şirkete müvekkili tarafından mal/hizmet verildiğini, ancak bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için (….) Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenicinin sadece eseri meydana getirmesi, aslî edim borcunu yerine getirdiği anlamına gelmemektedir. Yüklenici, sözleşmeye uygun meydana getirdiği eseri teslim borcu altındadır. Yüklenici üstlendiği eseri meydana getirecek ve meydana getirdiği bu eseri, iş sahibine usul ve yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim edecektir. Eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini kanıtlama borcu da yükleniciye düşmektedir. Bir başka deyişle yüklenici, eseri, iş sahibine sözleşmeye uygun teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı yüklenici bedele hak kazanabilmesi için, eseri iş sahibine süresi içerisinde iş sahibinin iş yerinde teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslimi kanıtlama yükü davacı yüklenicide olmakla bu teslimin nasıl kanıtlaması gerektiği davanın çözüm noktasını oluşturmaktadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında taraflar ispatın hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir. (YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ E. 2017/526 K. 2017/1199 T. 20.3.2017)
Davacı sözleşmede olmayan dava konusu ilave işlerin
Sıvı dolum buhar emiş ve paslanmaz işleri
Genel ilave işler
Elektrik işleri,
İlave santral kapasite artırımı
Olduğunu ve keşif esnasında bunların gerçekleştiği üniteleri göstermiş ve gerekli teknik
açıklamalarda bulunmuştur.
Bu bağlamda taraflar arasındaki eser sözleşmesi yönünden davalıya özel olarak davacı tarafından hazırlanacak klişelerin ilave iş olarak tanımlanması mümkündür. Bilindiği üzere eser sözleşmesi kapsamı dışında kalan ilave işler yönünden vekaletsiz iş görme hükümleri uygulanacak olup, ilave işler yönünden hak edilen bedelin vekaletsiz iş görme hükümlerine göre tahsili mümkündür.
Bu kapsamda davacı tarafından davalı ile aralarındaki eser sözleşmesi gereğince davalı tarafından talep edilen baskıların davalıya özel olarak üretilen
Elektrik işleri,
İlave santral kapasite artırımı
Olduğunu ve keşif esnasında bunların gerçekleştiği yapılarak taraflar arasındaki sözleşmeye konu emtiaların davalıya teslim edildiği ihtilafsız olup, davacı tarafından davalının taleplerine özel olarak üretilen ek işlere yönelik bedellerin talep edilebileceği değerlendirilmiştir.
Keşif günü yapılan incelemede dava konusu ünitelerin çalışır şekilde kurulu olduğu
bilirkişilerce tespit eidlmiştir.
Nitekim davacı tarafından delil olarak sunulan ve Davacı, dava konusu 4 adet ilave işlerin, İş Teslim Tutanaklarını Dava
dosyasına Sunmuştur. İş Teslim Tutanakların ’da yapılan işler
fotoğraflanarak, metrajları ile birlikte gösterilmiş ve Fabrika Müdürü ....
onayına sunulmuş olduğu dikkate alınarak bedellerinin taraflar arasındaki sözleşme fiyatına dahil olmadığı ve davacı tarafından davalının talepleri doğrultusunda davalıya özel olarak üretilen Davacı, bu 4 adet ilave işler için Davalı adına 4 adet Fatura kesmiştir (Şekil 2). Bu kesilen 4
adet fatura içerikleri incelendiğinde, faturalardaki bedellerin İŞ TESLİM
TUTANAKLARINDA belirtilen işler olduğu anlaşılmaktadır.
Fatura Bedelleri Tablo 2’de özetlenmiştir. Faturalarda gösterilen malzeme ve işçiliklerin
piyasanın rayiç değerinde KADRİ MARUFUNDA olduğu ve yönelik bedellerin davacı tarafından talep edilebileceği değerlendirilmiş olan bilirkişi raporu da hükme esas alınmıştır.
Buna göre ;avacının yukarıda ilave işler olarak beyan ettiği 4 adet işin, ana sözleşmenin Madde 4’de
açıklanan sözleşme konusu sistemlerin kapsamında olup olamadığı incelendiğinde, ilave
işlerin ana sözleşmesinin a) l adet Toz Toplama ve Havalandırma Sisteminin kurulmasını ve
3 Adet Hijyenik Klima (lsıtma, Soğutma, Nem Alma ve İklimlendirme) Santral Sistemleri
için yukarıdaki DAvacı tarafından sunulan iş teslim tutanlarından
görüleceği üzere kurulan sistemlerde değişiklikler nedeniyle olan ilave işler olduğu
anlaşılmaktadır. Davacının ilave iş yapmış olması nedeniyle teknik
önden bedelini talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Öte yandan
ilave İşler için taraflar arasında ayrı bir yazılı sözleşme yapılmamıştır. Ancak 4 adet İlave
işin davalının talepleri ile yapıldığı, Davalı şirket tarafından Fabrika Müdürü ile yapılan e-
mail yazışmalarından (aşağıdaki e-mail ve Ek 1’deki e-mail) anlaşılmaktadır. Diğer taraftan
İş Teslim Tutanağı vardır.
davalı taraf ise 08.02.202l tarihli Makine Alım Satım Sözleşmesinde sözleşmenin Madde
’ünde açıklanan a) l adet Toz Toplama ve Havalandırma Sisteminin kurulmasını ve b) 3 Adet
hijyenik Klima (lsıtma, Soğutma, Nem Alma ve İklimlendirme) Santral Sisteminin
kurulmasının sözleşme süresinde, kusursuz ve çalışır vaziyette teslim etmediğini beyan
etmiştir.
Burada söz konusu olan ana sözleşmedeki sistemlerin sözleşmede belirtilen tarihte
teslim edilmediği görülmektedir. Bu hususta davacı, davalının ilave işleri ve revizyonlarının
gecikme sebebi olarak göstermektedir. Bununla birlikte davacının bu hususta davalıya
herhangi bir süre uzatım talebi bulunmamaktadır.
Diğer taraftan dava konusu sistemlerin keşif günü çalıştığı görülmüş olup Ana
sözleşmedeki işlerin tesliminde ne gibi kusurların var olduğuna dair somut delil sunmmamıştır.
Tüm deliller ışığından incelenen ticari defter ve kayıtlara göre de davacı
nezdindeki davalı cari hesap ekstresi incelendiğinde; davacının davalı ile olan hesap
hareketlerini 120.49 Alıcılar hesap kodu altında takip ettiği, davacının davalı tarafa 04.04.2022
tarihinde ... numaralı 260.933,40 TL (16.057,44 Euro) bedelli,
.. numaralı 162.987,50 TL (10.030,00 Euro) bedelli, ...
numaralı 88.262,52 TL (5.431,54 Euro) bedelli ve .... numaralı 105.974,86
TL bedelli olmak üzere toplam 618.158,28 TL tutarında ek işlere ilişkin fatura tanzim ettiği,
işbu faturaları 04.04.2023 tarihine kadar tahsil edilememiş olması sebebiyle Muhasebe
Uygulamaları Genel Tebliğine uygun olarak 105.974,86 TL 128.01 Şüpheli Ticari Alacaklar
TL hesabına, 512.183,42 TL( 31.5181,98 Euro) 128.02 Şüpheli Ticari Alacaklar Euro
hesabına aktarıldığı görülmüştür. Netice itibariyle davacının davalıdan 618.158,28 TL
takipte alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı icra takibinde Davacı/Alacaklı ... İth. İhr. San. ve Tic.
Ltd. Şti. tarafından borçlu ... San. ve Tic. A.Ş. ’ye ödeme emri gönderildiği,
yapılan ticari satım karşılığında ihtilaf konusu olan cari hesaba istinaden T.C. Bakırköy .... İcra
Dairesince .... Esas Dosyası ile 18.04.2022 günü icra takibi başlatıldığı, icra takibinde
105.974,86 TL ve 31.518,98 Euro Asıl Alacak talebinde bulunulduğu, asıl alacağa alacağın
tahsiline kadar Yıllık Adi Kanuni Faizi ile TBK 100. Mad. Gereği kısmi ödemelerin öncelikle
faiz ve ferilerine mahsubu talep edilmiştir.
Ancak davacı takip talebinde yabancı para talep ederken TL biriminden karşılığını göstermediği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorundadır. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E.-99/301 K. sayılı kararı). Somut olayda, takip talebinde 31.518,98 Euro toplam alacağın tahsili istenmiş olup, harca esas değerinin Türk Lirası olarak yazılı olmadığı görülmüştür. Bu sebeple akibe konu Euro alacakları yönünden usulüne uygun takip olmadığından davanın usulden reddine ve bakiye TL balımından ise davanın Kısmen KABULÜ ile: davaya konu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın Kısmen İptali ile takibin 105.974,86 TL asıl alacak yönünden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere taleple bağlı kalınarak yasal faizin uygulanmasına, Takibe konu Euro alacakları yönünden Özel Dava Şartı Yokluğundan Davanın Usulden REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı bakımından Genel bir kavram olarak “likid (liquide) alacak”, “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacak anlamındadır”. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (13.HD 24.11.1998, 8981/9346; 13.HD 18.4.2005, 4015/6575; 13.HD 6.7.2004, 3627/10843)
Somut olayda; dava konusu alacağın olup olmadığı veya miktarı yargılama sonucu toplanan deliller ve bilirkişi raporu alınarak yapılan hesaplamalar sonucu saptanabilecek olduğundan dava konusu alacak likit değildir. Dolayısıyla itirazın iptali halinde alacaklının icra inkar tazminatı isteyebilmesi için gerek uygulamada, gerekse öğretide öngörülen alacaktaki “likit” yani muayyenlik ve belirlenebilirlik koşulu somut olayda gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca kabul etmemekle beraber takip konusu alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının yasal koşulları somut olayımızda bulunmadığında reddine ve Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartların oluşmaması nedeniyle REDDİNE,
Birleşen dosya bakımından ise, Taraflar arasında akdedilen her iki protokol hükmü irdelendiğinde ipoteğin asıl dosya
davacısı .... Group’un taraflar arasında akdedilen 08.02.2021 tarihli “Makine Alım-
Satım Sözleşmesi’ndeki edim yükümlülüklerini yerine getirmesi için teminat amacıyla
verildiği ve edim yükümlülüğü ifa edilmediği sürece ipoteğin fekkinin talep
edilemeyeceğinin anlaşıldığı, davacı yüklenici asıl dosyada da sabit olduğu üzere ... Group’un edim
yükümlülüklerini yerine getirdiği dikkate alınarak ipoteklerin bu aşamada amaçsız kalacağı nazara alınarak, yukarıda da ifade edildiği üzere iş teslim tutanaklarından ve keşif tarihi
itibariyle makinelerin çalışır vaziyette olduğundan, bu yönü ile teknik incelemeler
neticesinde makinelerin ayıplı olduğundan bahsetmenin mümkün olmayacağından,
17.03.2021 tarihinde birleşen dosya davacıları ... ve ....’nun maliki
olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain ... ada, 1 parsel A2 Blok,
8.Kat, 61 nolu konut ile İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain ..... ada, 17
parseldeki 144,98 m2 arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteklerin fekki
koşullarının oluştuğu
sonuç ve kanaatine varıldığından birleşen dosya yönünden davanın kabulü ile stanbul İli ... İlçesi, .... Mahallesinde kain ... Ada, 1 Parsel, A2 Blok, 8.Kat 61 Nolu konut ve İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain .... Ada, 17 Parselde 144,98 m2 arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde tesis edilen ... adına tesis edilen ipoteklerin ayrı ayrı fekkine karar vermek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl Dava Yönünden;
1-Davanın Kısmen KABULÜ ile:
2-Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın Kısmen İptali ile takibin 105.974,86 TL asıl alacak yönünden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere taleple bağlı kalınarak yasal faizin uygulanmasına,
3-Takibe konu Euro alacakları yönünden Özel Dava Şartı Yokluğundan Davanın Usulden REDDİNE,
4-Şartların oluşmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartların oluşmaması nedeniyle REDDİNE,
6-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 7.239,14-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 10.917,48-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 3.678,34-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa İADESİNE,
7-Davacı tarafça sarf edilen toplam 7.419,04-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafça yapılan 24.371,25-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.380,42-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE,
Birleşen Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dava Yönünden;
1-DAVANIN KABULÜ ile;
2-İstanbul İli ... İlçesi, ... Mahallesinde kain ... Ada, 1 Parsel, A2 Blok, 8.Kat 61 Nolu konut,
3-İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain ... Ada, 17 Parselde 144,98 m2 arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde tesis edilen .... adına tesis edilen ipoteklerin ayrı ayrı FEKKİNE,
4-Karar kesinleştiğinde talep halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
5-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 54.648,00-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 13.662,00-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 40.986,00-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
6-Davacı tarafça yatırılan 13.662,00-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 13.841,9 TL harcın davalılardan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yapılan 90,25-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 124.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ....
¸e-imza