T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/313 Esas
KARAR NO : 2024/546
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 03/04/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nın uzun yıllardır şehirlerarası ve uluslararası eşya taşımacılığı işiyle iştigal etmekte olduğunu, piyasada tanınmış birisi olduğunu, müvekkilinin bu tanınırlığından dolayı yine taşımacılık işiyle uğraşan ve .... isimli kargo şirketi bünyesinde faaliyet gösteren dava dışı ... ile dönemsel olarak nakliye işi konusunda anlaştıklarını, söz konusu anlaşma uyarınca müvekkilinin İstanbul ile Edirne ilinin Keşan ilçesi arasında karşılıklı olarak ...'ın mallarını taşımaya başladığını, tarafların, aylık 15.000,00- TL net ücret + KDV, ayrıca köprü ve otoyol ücretleri ile yakıt ücretlerinin ...'a ait olacağı konusunda mutabık kaldıklarını, her ne kadar müvekkili ile anlaşan kişi ... isimli şahıs olsa da söz konusu şahsın, eşi olan ... adına fatura düzenlemiş olduğunu ve işi Davalı adına yürüttüğünü, anlaşmaya müteakip, edimlerin müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde ifa edildiğini, Kasım 2022 ayında da müvekkiline ait ... plakalı tır ile Davalı'ya ait mallar taşınmış olduğunu ve Müvekkili tarafından Davalı adına 02.12.2022 tarih ve ... sayılı, 60.195,64- TL bedelli fatura tanzim edildiğini, söz konusu faturanın Davalı'ya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş olduğunu, ancak Davalı tarafından Müvekkiline fatura bedelinin sadece 22.000,00- (Yirmiikibin-) TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin, bakiye alacağını tahsil edemediini, bu durum üzerine Müvekkili tarafından davalı'nın eşi olan ... ile görüşüldüğünü, ancak hem ..., hem de Davalı tarafından Müvekkilinin bakiye alacağı ödenmediği gibi Müvekkiline hakaret, küfür ve tehditlerde bulunulduğunu, müvekkilinin, alacağını tahsil edemediği için Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile Davalı aleyhinde icra takibi başlatmış olduğunu, ancak Davalı tarafından borcu olmadığından bahisle takibe, borca ve takibin tüm ferilerine haksız şekilde itiraz ettiğini, davanın kabulü ile Davalı tarafından yapılanBüyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı tarafça haksız ve kötü niyetle yapılmış olan itiraza karşılık alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... ile müvekkili arasında herhangi bir iş akdi, anlaşmanın mevcut olmadığını, müvekkili ile taşımacılık işleri konusunda çalışmış olan ... değil dava dışı .... olduğunu, bu durumun da gönderilen dekontlarda mevcut olduğunu, davacı ...'nın ise müvekkili ile herhangi bir iş ilişkisi mevcut olmadığı gibi aralarında müvekkilinin mallarını Eylül 2022-Kasım 2022 tarihleri arasında taşıyacağına ilişkin bir anlaşma da mevcut olmadığını, o halde davacı taraf sıfatına haiz olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bu fatura usulüne uygun düzenlenmediği gibi müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ de edilmediğini, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 231. Maddesi açık olduğunu, bu maddeye göre malın teslimi ya da hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en geç 7 gün içerisinde fatura düzenlenmesi gerektiğini, söz konusu faturanın hiç düzenlenmemiş sayılacağını gözler önüne serdiği gibi davacının faturayı hiçbir iş karşısında düzenlemediği, keyfine göre düzenlediği, tamamen haksız kazanç sağlamaya yönelik olarak kötü niyetle tanzim ettiğini açıkça sabit hale geldiğini, davacı tarafından söz konusu faturaların herhangi bir iş karşılığında kesilmediğini, davacının müvekkili ile bir iş ilişkisi mevcut olmamasına rağmen işbu faturayı düzenlediğini, hukuki olarak bir fatura kesilmiş olsa dahi eğer ortada sağlanan herhangi bir hizmet mevcut değilse sadece fatura kesildi diye bunun hukuki ilişkinin varlığına delil olarak kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Alacaklı davacı şahsın, davalı / borçlu şahıs hakkında 38.195,64-TL asıl alacak ve 329,63-TL işlemiş faiiz olmak üzere toplamda 38.525,27-TL alacağının tahsili ile asıl alacağına işleyecek % 9 adi kanuni faizi ile borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlular tarafından dilekçeyle itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, var ise ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi mali müşavir .... ve Lojistik / Taşıma Uzmanı ....'ün 14/12/2023 tarihli raporlarını dosyamıza sunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taşıma hizmeti verildiği iddiası ile buna dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü, davalıya taşıma hizmeti verdiğini ve bundan ötürü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
İddia ve savunmalar kapsamında mahkememizce bilirkişi heyetinden rapor alınmış, alınan rapora göre davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği hususu tespit edilememiştir. Zira, davacı ile davalı arasında taşıma hizmetine dayanan yazılı
taşıma sözleşmesi, taşıma senedi veya taşıma faturası, irsaliyesi ile
bu dokümanlar üzerinden gözlenebilecek nitelikte taşımanın (
göndereni-gönderileni-yük bilgileri-güzergâh bilgileri-navlun ücreti
vb. detayların) gözlenebileceği herhangi bir dokümanın tespit
edilmediği,
dolayısıyla taraflar arasındaki taşıma süreci ve taşıma sözleşmesinin
varlığının TTK Taşıma sözleşmesi uygulamaları ve diğer hükümleri
açısından ispata muhtaç kaldığı anlaşılmıştır.
İddianın miktar itibariyle kanuni delillerle ispatlanması gerektiği, davacının mevcut delillerle iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla delil dilekçesinde dayandığı kanuni delil olan yemin delili kendisine hatırlatılmış fakat beyanında bu delile dayanmayacağını belirtmiştir. Gelinen aşamada davacının iddiasını ispata yarar somut delil dosyaya sunamadığı, kanuni delil olan yemin delilini de kullanmadığı, bu nedenle alacaklı olduğu konusunda mahkememizce bir kanaat oluşmadığı dikkate alınarak dava hakkında ve davacının takip yapmada kötü niyetinin ise davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davalının tazminat talebi hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 657,92-TL peşin harcın mahsubu ile artan 230,32-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 2.645,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA,
7-Gider avansından artan avans var ise karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza