T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/408 Esas
KARAR NO : 2024/537
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/04/2023
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, davacı hakkında borç sebebi olarak "06.02.2023 tarih ve 10.000.000,00 TL ( On milyon türk lirası) 1 adet .... Seri nolu çeki İstanbul ... Asliye Ticaret Mah. ... D. İş sayılı dosya ile davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığı, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davaya konu icra takibinin davacıya yöneltilmesinin; gerek hukuki ilişkinin varlığı gerekse borcun varlığı noktalarında hukuka aykırılıklar barındırdığı sebebiyle işbu davanın açılmasının hasıl olduğu, davacının davalı ile hiçbir hukuki ilişkisinin olmadığı, davalıya borçlu veya başka bir sıfatla hiçbir borcunun bulunmadığını, davacının ne 05.06.2017 tarihinde ne de başka bir tarihte kesinlikle davalı ile hiçbir ticari ilişkisinin mevcut olmadığı, davacının 16.01.2023 Tarihinde davalı ... 1000 gram altın ödünç aldığı, 16.01.2023 tarihinde davacı ... e ait ...bank .... Altın Hesabına davalı ... tarafından gönderildiği, dekont incelendiğinde davalının davacıya altın gönderdiği ve göndermiş olduğu altına istinaden de borç veya ödünç dahi yazmadığının hesap ekstresinde yer aldığı, davalı ... 1000 gram altın karşılığında tarihi boş bırakılmış bir çek yaprağını teminat olarak davalı ... bıraktığını, davalı taraf altın ile ilgili ödeme yapamayacağını düşünerek boş tarihli çek yaprağını kendisi doldurarak, işleme koyduğunu, davacıyı zor duruma düşürerek haksız icra takibi ve ihtiyati haciz kararı alıp davacının hesaplarına bloke koyduğunu ve davacının tüm ticari hayatını tehlikeye soktuğunu. bu nedenle bedelsiz ve tarihsiz çeki icra takibine konu edilen çekten dolayı davacının borcunun bulunmadığını, davacıya tebliğ edilen ödeme emrinin ekinde borcun varlığına veya mezkur bir ticari alım- satım veya davalıdan bir ürün satın aldığına ilişkin hiçbir evrak, bilgi veya belge gönderilmediği, bu nedenle davacının davalıyla hiçbir alışverişinin olmadığı ve bu nedenle davalıya hiçbir borcunun bulunmadığının açık delili olduğu, davalının tüm bu hususları gözardı ederek davacı hakkında icra takibi başlatmasının tamamen kötüniyetli ve haksız kazanç elde etmeye yönelik bir tutum olduğu, davalı ... 1000 gram altın karşılığında 10.000.000,00 TL ( ON MİLYON TÜRK LİRA) sını icrai işlem başlatarak müvekkilden aşırı yararlanma cihetine gittiği, davacının ayakkabıcı olduğu. lalelide bulunan dükkanında yabancı müşterilerine ayakkabı satışı yaptığı, belirtilmiştir. Öncelikle kötüniyetle açılan takibin tedbiren durdurulmasına, İstanbul ... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyasında takibe konu alacak nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip dayanağı çekin davacının müvekkile olan borcuna karşılık verildiğini, takip borçlusu davacı, müvekkilden muhtelif tarihlerde borç para aldığını ve bu paraların ödenmesi amacıyla dilekçe ekinde suretleri bulunan 02.01.2023 ve 02.01.2023 keşide tarihli çekleri müvekkile verdiğini, bu çeklerin borçlunun talebi üzerine bankaya ibraz edilmediğini, yine aslı müvekkilde olan 03.02.2023 tarihli tutanak ile müvekkilden 03.02.2023 tarihinde ödenmek üzere 250.000 USD borç para aldığını, yine davacı vekilinin de bahsettiği üzere müvekkil tarafından borç olarak davacının altın hesabına 16.01.2023 tarihinde 1000 gr. altın gönderildiğini, davacının tüm bunlardan sonra müvekkile gelerek, daha önce vermiş olduğu iki adet çek bedeline, hesabına gönderilen altın bedeline, 03.02.2023 tarihinde almış olduğu nakit borca (bu borcu erken ödeyeceğini de belirterek) ve müvekkilden elden aldığı diğer para borçlarına karşılık olmak üzere takibe konu çeki düzenleyerek müvekkile teslim ettiğini, bütün olayın bundan ibaret olduğunu, takip borçlusu tarafından borçlarına karşılık olarak müvekkile verilen çekin süresinde tahsili için bankaya ibraz edildiğini, karşılığının bulunmaması üzerine gerekli hukuki işlemlerin başlatıldığını ve halende 1 kuruş tahsil edilemeyen icra takibinde takip işlemlerine devam edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı takip dosyasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 06.02.2023 tarih ve 10.000.000,00 TL (On milyon türk lirası) 1 adet ... Seri nolu çekten dolayı davacının borçlu olup olmadığı, menfi tespit talebinde haklı olup olmadığından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce davacı ... ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilerek tensip tutanağının (11) bendi uyarınca 72/3 uyarınca ihtiyati tedbir ara kararı verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 29/11/2023 tarihli celsesinin (2) no'lu ara kararı gereğince davacı asil ...'e isticvap davetiyesi çıkartılarak davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu 03/02/2023 tarihli tutanak ve imzası hakkında beyanının alınmasına karar verilmiş ...'e isticvap davetiyesinin TK 21/2. Maddesi uyarınca tebliğ edildiği, ihtarata duruşmaya gelip beyanda bulunmadığı taktirde HMK 177.madde uyarınca işlem yapılacağı eklenmiş ihtara rağmen duruşmada hazır olmadığı anlaşılmıştır.
Toplanan ve sunulan deliller, uyuşmazlık konusu, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Takibe konu kambiyo senedine karşı açılmış menfi tespit davasında ispat yükü davacı ... olup, davacı dava dilekçesindeki iddialarını ispata mecburdur. Menfi tespite konu uyuşmazlık esasında kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa ispat yükü bu sefer yine davacı üzerindedir. Zira kambiyo senedinden kaynaklanan borç illetten mücerrettir. Söz konusu kambiyo senedinin başka bir hukuki ilişkiye binaen verildiğini iddia eden bunu yazılı delille ispatla mükelleftir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 778. maddesi yollamasıyla 680. maddesinde "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun." hükmü bulunmaktadır,Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere,bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir.(Yargıtay 19. H.D E. 2011/8731,K. 2011/11501 T. 27.9.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Bu çerçevede somut davada da davacının çekin teminat amaçlı verildiğini bedelsiz kalmış olması nedeni ile dava konusu edilen ve takibe esas olan çekten dolayı borçlu olmadığını ispat yükü altında olduğu açıktır.
O halde 6100 sayılı HMK.m.189 uyarınca davacı üzerine düşen ispat yükünü kural olarak kanunun belirlediği delillerle ispat etmek yükü altındadır.
Yine aynı Kanunun 6100 HMK m.200 uyarınca "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi,...itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar ve değerleri 2.500 TL'sini geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Oysaki davacı vekilinin dava konusu çekin teminat amaçlı verildiği inşaat sözleşmesinin feshi nedeniyle borç tasfiyesi sonrasında bedelsiz kaldığını davalı aleyhine sonuç doğuracak ve davalıyı usulen bağlayabilecek bir belge bulunmamaktadır. Zaten davalı taraf dahi tanık dinletilmesine de muvafakat etmemiştir.
Bilindiği üzere menfi tespit davalarında genel kurallar gözetilerek ispat külfetinin kime düşeceğinin tespit edilmesi gerekir. TMK.na göre ise, genel kuralın menfi tespit davalarında uygulanması gerekmekte olduğundan ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayacaktır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde davacı takipteki çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de mahkememizin 29/11/2023 tarihli celsesinin (2) no'lu ara kararı gereğince davacı asil ...'e isticvap davetiyesi çıkartılarak davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu 03/02/2023 tarihli tutanak ve imzası hakkında beyanının alınmasına karar verilmiş ...'e isticvap davetiyesinin TK 21/2. Maddesi uyarınca tebliğ edildiği, ihtarata duruşmaya gelip beyanda bulunmadığı taktirde HMK 177.madde uyarınca işlem yapılacağı eklenmiş ihtara rağmen duruşmada hazır olmadığı anlaşılmıştır. ispat hukuku şekli hukukun içinde yer alsa da , ispat yükü maddi hukuk tarafından belirlenir. Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıalarının, iddialarının doğru olduğu veya karşı tarafın iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlamak amacı ile çekişmeli vakıalar ile ilgili deliller sunarak gerçekleştirdikleri bir hukuki faaliyettir. Delil ikame yükü ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde hakimin aleyhte karar verme tehlikesini ortadan kaldırmak amacı ile tarafların delil ikamesi faaliyeti ile kendi vakıa iddialarının doğruluğu veya karşı taraf iddialarının yerinde olmadığı yolunda hakimde kanaat oluşturmasıdır. (Bilge Umar, İspat Yükü Kavramı ve Bununla İlgili Bazı Kavramlar, İÜHFM, 1962, Cilt: 3, Sayfa: 4, 64) davacı ... kendisine yapılan İİK 177. Maddesi uyarınca ihtaratlı tebligata rağmen isticvap davetiyesi üzerine 04/04/2024 ve 23/05/2024 tarihli duruşmalara gelmediği gibi gelmediği gibi herhangi bir mazeret ve beyanda bulunmadığından söz konusu belgedeki imzayı davacı tarafça ikrarı anlamına gelmiş olup söz konusu çekin iddia edildiği gibi altın karşılığında tarihi boş bırakılmış bir çek yaprağını teminat olarak davalı ... bıraktığını borcu ödediğini çekin bedelsiz kaldığı noktasında davalı tarafça imzası inkar edilmeyen adi yazılı borç belgesi de dikkate alınmış olup ispat edilemeyen bu davanın reddine ve tedbir kararının uygulanmaması nedeniyle şartları oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
-Şartların oluşmaması nedeniyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 247,70-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 404.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/05/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza