T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/1103 Esas
KARAR NO : 2024/1233
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2021
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalıya verilen banka teminat
mektupları 16.07.2021 tarihinde, davalı şirket tarafından müvekkili şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tamamına aykırı davrandığı gerekçesi ile paraya çevrildiğini, söz konusu teminat mektuplarının davalı şirket tarafından paraya çevrilmiş olması sözleşmenin davalı yüklenici tarafından feshedildiği anlamına geldiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin, sözleşme konusu işi tamamlayarak iş sahibine tesliim etme yükümlülüğü altına girdiğini, müvekkilinin bu borcunu ifa edebilmesi, davalı yüklenicinin iş birliği yükümlülüğünü yerine getirmesine bağlı olduğu, inşaat sözleşmelerinde iş sahibinin tek borcu ve ödevi bedel ödeme veya mülkiyet devri olmadığını, iş sahibinin aynı zamanda iş birliğinde bulunma yükümlülüğünün de bulunduğunu, sözleşme hukukunda, borçlunun bazı edimlerini yerine getirebilmesi için, alacaklının iş birliğinin gerekli olduğu düşüncesi olduğunu, inşaat sözleşmesinin ifasında, kural olarak iş sahibi ve yüklenicinin, iş birliğinde bulunması hatta bu işbirliğinin bir zorunluluk olduğu kabul edildiğini, zira inşaat projelerinin giderek daha karmaşık bir hal alması ve proje başarısının her zaman risk altında olması, iş birliği eylemlerine verilen önem ile duyulan gereksinimi de arttırdığını, söz konusu iş birliği eylemlerinin yerine getirilmemesi halinde, yapının inşası zaman, süre ve maliyet bakımından riske girebilmekte, olumsuz sonuçlar ortaya çıkabildiğini, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmiş olması nedeniyle sözleşme gereğince müvekkili şirketin hak edişlerinden davalı tarafından sözleşme teminati için kesilen toplam 997.505.48-TL teminat kesintisinin müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketce verilen teminat mektuplarının davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak nakde çevrilmiş olması nedeni ile müvekkil şirketin uğradığı manevi zararının tazmini gerektiğini, işin başından itibaren müvekkili şirketin taleplerine rağmen, davalı tarafından top-down betonarme inşaat projeleri müvekkili şirkete verilmediğini, söz konusu durumun davalının iş birliğinde bulunma borcuna aykırılık teşkil ettiğini, hal böyle olunca müvekkili şirketten kaynaklanmayan nedenlerden dolayı sahadaki beklemelerden kaynaklanan müvekkili şirketin zararının davalı yüklenici tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmiş olması nedeniyle müvekkili tarafından yapılan iş karşılığı oluşan hak ediş bedeli olan 1.033.162,39-TL'NİN müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından teminat amacı ile verilen senetler hakkında davalı tarafından yargılama süresince icrai işlem yapılmaması için hmk'nın 389.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve yargılama sonunda söz konusu senetlerin müvekkiline iadesine karar verilmesini, bu nedenlerle Müvekkili şirket tarafından sözleşmenin teminatı olarak verilen 09.12.2019 düzenleme tarihli, keşidecisi müvekkil şirket olan davalı lehine düzenlenmiş 1.500.000,00-TL bedelli ve 1.800.000,00-TL bedelli iki adet senet hakkında mahkemenizce verilecek kararın kesinleşmesine kadar davalı tarafından icra işlemi yapılmaması konusunda tedbir kararı verilmesine ve senetlerin müvekkili şirkete iadesine, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevrilen banka teminat mektubu bedelleri toplamı 3.300.000,00 -TL ile, müvekkili şirket hak edişlerinden davalı tarafından sözleşme teminatı için kesilen 997.505,48-TL teminat kesintisinin teminat mektuplarının paraya çevrildiği tarih olan 16/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari (ticari avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, teminat mektuplarının haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevrilmiş olması nedeniyle ortaya çıkan müvekkilin ticari itibarının zedelenmesine yönelik 500.000,00-TL manevi tazminatın teminat mektuplarının paraya çevrildiği tarih olan 16/07/2021tarihinden itibaren işleyecek ticari (ticari avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmiş olması nedeni ile fesih anına kadar (ve 4 nolu hak ediş sonrası yapılan imalat bedeli) müvekkil tarafından yapılan iş karşılığı oluşan (5) nolu hak ediş bedeli 1.033.162,39-TL nin davalının kusuru nedeniyle şantiyede çalışmanın durduğu tarih olan 17/07/2020 tarihinden itibaren iğıeyecek ticari (ticari avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin hak edişlerinden davalı tarafından cezai şart kesintisi adı altında haksız olarak kesilen toplam 2.902.866,02-TL nin kesintinin yapıldığı tarihlerden (1.121.561.87-TL'nin 01/06/2020 tarihinden, 1.781.304,15-TL nin 23/07/2020 tarihinden itibaren olmak üzere) itibaren işleyecek ticari (ticari avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmiş olması dolayısıyla müvekkili şirketin inşaat sahasında yapmış olduğu beklemelerden kaynaklı zararına karşılık şimdilik 50.000,00-TL (bilirkişi raporları ile talep edilebilecek rakam belirli hale geldiğinde talep miktarı attırılmak üzere HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak ) nin 16.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari (ticari avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmiş olması nedeni ile müvekkili şirketin müspet zararı için şimdilik 50.000,00-TL (bilirkişi raporları ile talep edilebilecek rakam belirli hale geldiğinde talep miktarı attırımak üzere HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak) nin 16.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari (ticari avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından uyuşmazlık konusunun haksız menfaat teminine zemin hazırlayacak şekilde dava dilekçesinde kurgulanmış olduğunu, sözleşmenin imzası tarihinden itibaren adeta işin yapılmasının zaten imkansız olduğunu ve müvekkili şirket tarafından iş yapılmasına elverişli projelerin verilmediği izlenimini oluşturmaya çalışıldığını,müvekkili şirketin davacının işi sürdürmesini istediğini, ancak teminat mektuplarının süresinin dolmaya yaklaşmış olduğunu, sözleşmenin teminatsız kalmaması ve sözleşmeye aykırılık oluşturmaması amacıyla teminat mektuplarının süresinin uzatılması ya da yeni bir teminat mektubu verilmesini davacıya ihtar ettiğini, davacının ise teminat mektuplarının süresini uzatmayacağını veya yeni teminat mektubu vermeyeceğini açıkça beyan etmesinden ötürü davacı ile işi sürdürmek niyetinde olan müvekkili şirketin sözleşmenin teminatsız kalmaması adına teminat mektuplarını zorunlu olarak paraya çevirerek teminat hesaplarına aldığını, davacı tarafından teminat mektuplarının paraya çevrilmesinden sonra keşide ettiği ihtarname ile teminat mektuplarının paraya çevrilmesi sureti ile işin sonlandırıldığı ve sözleşmenin zımnen feshedildiğini ihtar ettiğini, müvekkili şirket tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede müvekkili şirketin sözleşmeyi feshetmek gibi bir niyetinin olmadığı ve beklemede geçen sürenin şifahi görüşmelerde kararlaştırıldığı üzere sözleşme süresine ekleneceği yazılı olarak bildirildiğini, aradan çok uzun bir süre davacıdan bir bildirim gelmediğini, müvekkili şirketin altında açtığı işyerini kapatmayarak da müvekkili şirkete işi sürdürmek niyetinde olduğunu gösterdiğini, varılan noktada davacı tarafından huzurdaki davanın açılması sureti ile sözleşmesel ilişki haksız ve hukuka aykırı şekilde sonlandırıldığını, sözleşmenin davanın açılması sureti davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak sonlandırıldığını, bu sebeple davacının kesin teminatları irad kaydedildiğini, hali hazırdaki miktarı belirli olmayan 5.hakediş tutarı yönünden de takas-mahsup hakkı kullanıldığını, gecikme cezasının tamamen sözleşmeye uygun kesilmediğini, davacının gecikme cezasının ticari faizi ile birlikte iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine, mahkeme masrafları ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ;TBK 470.madde ve devamı uyarınca anahtar teslim Eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dosyaya delil olarak , Taraflar Arasında İmzalanan 15.11.2019 Tarihli Sözleşme Aslı ,14.02.2020 Tarihli Genel Koordinasyon Toplantısı Tutanağı İle Ekinde Bulunan Ve Süreci Açıklayan Tutanaklar , Hakkedişler, İzmir ili, .... ilçesi, .... Mah. Pafta: ...., Ada: ....., Parsel: ...... Üzerindeki İnşaat İlişkin .... Belediyesinde Bulunan Bilgi ve Belgeler, 10.06.2020 tarihli Büyükçekmece (...). Noterliği ... yev Numaralı ihtarnamesi, Beşiktaş .... noterliği 18.06.2020 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Büyükçekmece ... Noterliğinin 24.07.2020 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi, Beşiktaş ..... Noterliği 17.07.2021 Tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi Büyükçekmece ... Noterliğinin 07.07.2021 Tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Beşiktaş ...’ncı Noterliği 14.07.2021 Tarihli .... numaralı ihtarnamesi, Beşiktaş .....Noterliğinin 04.08.2021 Tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Büyükçekmece ... Noterliğinin 27.08.2021 Tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamesi, 09.12.2019 düzenleme tarihli, keşidecisi müvekkil şirket olan davalı lehine 1.500.000,00-TL bedelli ve 1.800.000,00-TL bedelli senet fotokopileri dosyaya sunulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında sözleşme kapsamında teminat amaçlı olduğu bildirilerek verildiği iddia edilen 1.500.000,00 TL bedelli ve 1.800.000,00 TL bedelli iki senetin davacı şirkete iadesinin, banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesinden kaynaklı teminat mektubu bedelleri ile hak edişlerden kesilen teminat kesintisi 500.000,00 TL manevi tazminat, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak fesih edildiği iddiasına dayalı olarak fesih anına kadar davacı şirket tarafından yapılan iş karşılığı olduğu belirtilen (5) nolu hak ediş bedeli ile hak edişlerinden davalı tarafından ceza-i şart kesintisi adı altında yapılan kesintilerin ve davacı şirketin inşaat sahasında yapmış olduğu beklemelerden kaynaklı zararları ile sözleşmenin haksız olarak fesh edildiği iddiasına dayalı olarak müspet zararın tazminine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
HMK'nun 266.maddesi kapsamında teknik ve özel bilgiyi gerektiren hususlarda alınan Bilirkişi heyetinin mahkememize 18/11/2022 tarihinde sunduğu raporda: "Davacı tarafın defterlerinin, sair vesai muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. M. 64,65,66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226,229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Davalı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. M. 64,65,66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226,229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Davacı şirket davalı tarafa; 1 no'lu hakkedişe istinaden .... seri no'lu 6.609.541,09 TL tutarlı, 2 no'lu hakkedişe istinaden ... seri no'lu 2.112.494,22 TL tutarlı, 3 no'lu hakkedişe istinaden .... seri no'lu 7313.328,23 TL tutarlı ve 4 no'lu hakkedişe istinaden ... seri no'lu 6.907.262,58 TL tutarlı olmak üzere toplam 22.942.626,12 TL tutarında fatura tanzim etmiş, davalı tarafça davacıya toplam 18.867.132,76 TL tutarında ödeme yapılmış, davalı tarafça 997.505,48 TL *45 Teminat Kesintisi, 119.520,07 TL SGK prim ödemesi, 38.556,85 TL elektrik-su kesintisi ve 46.202,00 TL poliçe gideri davacı tarafa yansıtılmış, davacı tarafça toplam 3.300.000,00 TL tutarında teminat mektubu tazmin edilmiş olup kalan 2.873.708,89 TL tutarında bakiye tahsil edilememiş olması sebebiyle 128 Şüpheli Alacaklar Hesabına virman yapılmıştır. Davacı şirket davalı tarafa; 1 no'lu hakkedişe istinaden .... seri no'lu 6.609.541,09 TL tutarlı, 2 no'lu hakkedişe istinaden .. seri no'lu 2.112.494,22 TL tutarlı, 3 no'lu hakkedişe istinaden .... seri no'lu 7313.328,23 TL tutarlı ve 4 no'lu hakkedişe istinaden ... seri no'lu 6.907.262,58 TL tutarlı olmak üzere toplam 22.942.626,12 TL tutarında fatura tanzim etmiş, davalı tarafça davacıya toplam 18.867.132,76 TL tutarında ödeme yapılmış, davalı tarafça 997.505,48 TL 945 Teminat Kesintisi, 119.520,07 TL SGK prim ödemesi, 38.556,85 TL elektrik-su kesintisi ve 46.202,00 TL poliçe gideri davacı tarafa yansıtılmış, davacı tarafça toplam 3.300.000,00 TL tutarında teminat mektubu tazmin edilmiş, davalı tarafça davacı tarafa hakkediş gecikme bedeli adı altında 3 adet toplam 7.200.371,50 TL bedelli fatura kesilmiş olup söz konusu faturaların 2 adeti dava tarihinden önce 4.297.505,48 TL bedelli fatura ise dava tarihinden sonra düzenlenmiş ve ilgili faturalar davacı tarafça kayıt altına alınmamıştır. Tarafların yasal defter kayıtları örtüşmemektedir. Davacının yasal defter kayıtlarında davacı davalıdan dava tarihi itibariyle 6.173.708,89 TL alacaklı görünüyor iken davalının yasal defter kayıtlarında ise dava tarihi itibariyle davalının davacıya 179.157,15 TL tutarında borcunun bulunduğu görünmektedir. Tarafların yasal defterleri arasında (6.173.708,89 179.157,15 —) 5.994.551,74 TL tutarında örtüşmeme farkı bulunmaktadır. Bu örtüşmeme farkı incelendiğinde; davalı tarafin faturaları muhasebe kaydına alırken tüm kesintilerini yaparak kayıt altına aldığı davacı tarafça stopaj kesintilerinin muhasebe kaydına yansıtılmadığı ayrıca davalı tarafça davacı tarafa 12.06.2020 tarih ve .... seri numaralı 1.121.561,87 TL bedelli ve 14.08.2020 tarih ve .... seri numaralı 1.781.304,15 TL bedelli gecikme bedeli adı altında iki adet fatura kestiği ve bu faturaların davacı tarafça kayıt altına alınmadığı tespit edilmiş olup davacı tarafça 12.06.2020 tarih ve ... seri numaralı 1.121.561,87 TL bedelli faturaya Beşiktaş .... Noterliğinin 18.06.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle itiraz ettiği “görülmüştür. Dosya —münderecatı — incelendiğinde; — 14.08.2020 tarih ve .... seri numaralı 1.781.304,15 TL bedelli faturaya itiraz edildiğine dair herhangi bir ihtarname ya da belge bulunamamıştır. Ancak her ne kadar tarafların cari hesapları arasında örtüşmeme farkı bulunsa da taraflar arasındaki ihtilaf konusunun cari hesaba istinaden değil haksız fiilden kaynaklı tazminat talebi olması sebebiyle gerekli hesaplamalar buna göre yapılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 109.957.046,51-TL olduğu (bu bedel 6.597.422.79-TL'ye tekabül etmektedir) davacının, 7.597.505,48-TL'lik teminat sağlaması hasebiyle bu yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu; şayet Muhterem Mahkemece teminat senetlerinin, teminat sağlama niteliğinin olmadığı kanaatinde olunması halinde ise davacının yalnızca 4.297.505,48-TL'lik teminat şartını yerine getirdiği ifade edilerek, sözleşmedeki 946'lık şarta riayet etmediği ifade edilebileceği, bu durum ise davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklere aykırı hareket ettiği sonucunu da beraberinde getireceği, i) Dava dosyası içerisine alt yüklenici şirket, alt yüklenici şantiye şefi, yüklenici ve yüklenici şantiye şefi/hakediş kontrol imzaları bulunan ilk 4 hakediş belgeleri sunulmuş olduğu, davaya konu 5 nolu hakediş belgeleri sunulmamış olduğundan, tarafımızca bu hakediş üzerindeki imzalar incelenememiş ve teknik bir görüş belirtilemediği, i) Sözleşmede inşaatın davalı tarafa anahtar teslimi olarak 28.05.2021 tarihinde teslimi düzenlenmiş iken, sözleşmede davalı sorumluluğunda olan sözleşme eki projelerin ve esaslı tadilat içeren tadilat ruhsatının onayı için davalı tarafça ilgili belediyeye 08.02.2022 tarihinde müracaat edilmiş olduğu anlaşıldığından, davacıdan sözleşmede belirtilen 18 aylık teslim süresine ve yine bu 18 aylık inşaat süresinin ara terminlerine uymasının beklenemeyeceği ve davacı alacağından sözleşme süresine uymadığı gerekçesi ile bir gecikme cezası kesintisi yapılmasının haklı olamayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Şayet Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde cezası kesintisi yapılmasının haklı olabileceği, k) Davacının imzalamış olduğu (20.02.2020 - 18.03.2020 tarih aralığını kapsayan) 10.03.2020 tarihli 2 nolu Hakediş ve 20.05.2020 tarihli 3 nolu Hakediş belgelerinde; konu olan beklemeden kaynaklı bir bedel talebinde bulunmamış olduğu görüldüğünden; davacının 20.02.2020 - 18.03.2020 tarih aralığında yaşanan bekleme sebebiyle sözleşme birim fiyatları haricinde ek bir bedel talebinde bulunamayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Şayet Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde sözleşme birim fiyatları haricinde ek bir bedel talebinde bulunulabileceği, Davalı şirket tarafından teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin, sözleşmenin zımnen sona erdirildiği sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığı; şayet Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davalının, teminat mektuplarını paraya çevrilmesinin sözleşmenin zımnen feshi sonucunu doğuracağı ifade edilebilecektir Şayet Muhterem Mahkemece davalının sözleşme ile üstlendiği yükümlülüğe aykırı hareket ettiği kanaatinde olunması halinde davacının, olumlu zarar talebinde bulunabileceğinin ifade edilebileceği; buna karşın Mahkemece davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklere aykırı hareket ettiği düşüncesinde ise müspet zarar talebi kabul görmeyebileceği; Sayın Mahkemece davacının müspet zararını talep edebileceği sonuç ve kanaatinde olunması ihtimaline binaen gerçekleştirilen incelemeler neticesinde müspet zararın: 7.200.554,95 -TL Olabileceği, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyetinin mahkememize 31/05/2023 tarihinde sunduğu raporda: "Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, kök raporda yer alan görüşümüzü aynen muhafaza etmekteyiz. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece mahkemeye ait olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyetinin mahkememize 02/03/2024 tarihinde sunduğu raporda: Davacı vekili 02/10/2023 tarihli dilekçesinde 1.033.162,99TL tutara ilişkin imlat 5 nolu hakkediş olarak davalıdan talep edildiği, sözleşmenin 8. Maddesine uymadığından hakkediş talebi reddedildiği, düzenlenmediği belirtilmiştir. Davalı vekili 26/09/2023 tarihli dilekçesinde 5 nolu hakkediş bulunmadığı, hakkediş ve muhasebe dosyaları kapsamlı olduğu yerinde inceleme yetkisi verilmesi belirtilmiştir. Sayın mahkemenizce taraflardan 5 nolu hakkedişin sunulması talep edilmiş, her iki tarafta bu hakedişin olmadığı gerekçesi ile sunmamıştır. Fakat davacı talep ettiği 1.033.162,99TL imalata ilişikin detaylı metraj sayfalarını içeren hakkediş evrağını onaylı onaysız sunması mümkündür. Keza davalı tarafta kalan imalat tutarı olup olmadığı varsa kendileri tarafından olması gerek tutara ilişkin hakkediş düzenleyerek sunması mümkündür. Davalı tarafın beyan ettiği gibi kalan imalat miktarının yerinde inceleme ile tespiti mümkün değildir. Ancak her iki tarafın sunduğu evraklar incelenerek hesaplama yapılması mümkündür. Her iki tarafta hesaplamalarını içeren metraj, ataşman, hakkediş vb. gibi evraklar dosyaya sunmamıştır. Dosyada davacı tarafından davalıya gönderildi; nolu hakkediş olduğu bu hakkediş dosyaya eklenmesi mümkün olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyetinin mahkememize 27/05/2024 tarihinde sunduğu raporda: "Davanın tarafları arasında imzalanan sözleşmenin “Ödemeler” başlıklı 8. maddesinde; “8.1. İşbu sözleşmede belirtilen esaslar dahilinde kapsamları tanımlanan işlerin yapımından doğan hakedişler, aylık olarak her bir hakediş 6.108.725,00 TL'den az olmamak üzere hazırlanacak olup alt yüklenici tarafından işin bitirilip yüklenici yetkilisine tesliminden sonra taraflarca mutabık kalınan formatta düzenlenecek, yazı ile kontrole teslim edilecektir. Hakedişler 15 gün içinde kontrol tarafından incelenerek, değişiklik gerekir ise değişiklik düzeltilmek suretiyle yüklenici tarafından onaylanacaktır.” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu noktada şayet Muhterem Mahkemece davacının iddia ettiği üzere davalının 01.02.2022 tarihli cevap dilekçesindeki: "Bu sebepledir ki; davacı tarafından (4).hak edişin yapıldığı 23/07/2020 tarihine kadar toplam 19.950.109,68-t1 tutarında imalat yapılmış ve sözleşme çerçevesinde gerekli kesintiler yapılarak işin bedelini fatura karşılığı almıştır. Davacının 4 nolu hakedişten sonra da bir kısım imalatlar yaptığı göz önünde tutulduğundan davacının 20 milyon tl'nin üzerinde imalat yaptığı tartışmadan aridir” Yönündeki beyanların ikrar niteliğini haiz olduğu kanaatinde olunması halinde davacının (5) numaralı hakediş bedelini talep edebileceği, davacının sunduğu 5 numaralı hakkedişe göre sözleşme kapsamında davacının yapmış olabileceği tarafımızca sözleşme kapsamında olduğu tespit edilebilen 5 numaralı hakkediş bedelinin 652.463,90TL4#KDV olacağı hesap ve takdir edilmiştir. Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, detaylıca incelemelerimiz ve itirazlara yönelik açıklamalarımız kapsamında gerek kök gerekse de ek raporda yer alan görüşümüzü aynen muhafaza etmekteyiz. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır. Açıklamalarımızın tamamı takdiri Mahkemeye ait olmak üzere muhtemel ihtimaller nazara alınarak yapıldığı" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
“Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili talebi ile yapılan icra takibine itirazın iptali talebinden ibarettir. Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. davacı yüklenici vekili; müvekkili şirketin, davalı şirketle ticari ilişkisi olduğunu, bu çerçevede, davalı şirkete müvekkili tarafından mal/hizmet verildiğini, ancak bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için (….) Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenicinin sadece eseri meydana getirmesi, aslî edim borcunu yerine getirdiği anlamına gelmemektedir. Yüklenici, sözleşmeye uygun meydana getirdiği eseri teslim borcu altındadır. Yüklenici üstlendiği eseri meydana getirecek ve meydana getirdiği bu eseri, iş sahibine usul ve yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim edecektir. Eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini kanıTLama borcu da yükleniciye düşmektedir. Bir başka deyişle yüklenici, eseri, iş sahibine sözleşmeye uygun teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı yüklenici bedele hak kazanabilmesi için, eseri iş sahibine süresi içerisinde iş sahibinin iş yerinde teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslimi kanıtlama yükü davacı yüklenicide olmakla bu teslimin nasıl kanıtlaması gerektiği davanın çözüm noktasını oluşturmaktadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında taraflar ispatın hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir. (YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ E. 2017/526 K. 2017/1199 T. 20.3.2017)
Somut dava bakımından Davacı tarafından teslim edilen teminat senetlerinin teminat kapsamında
değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine, Davacı şirketin (5) numaralı hakediş karşılığı olan 1.033.162,99-TL’nin iadesini
talep edip edemeyeceğine, Davalı şirket tarafından cezai şart kapsamında sözleşmenin 8 ve 14. Maddelerine
istinaden (3) ve (4) numaralı hak ediş raporlarından kesilen 2.902.866,02-TL’nin
iadesinin talep edilip edilemeyeceğine,
Davacı şirketin “bekleme parası kapsamında” herhangi bir hak ve talepte bulunup
bulunamayacağına,
Teminat mektuplarının davalı tarafından paraya çevrilmiş olmasının sözleşmenin
feshi sonucunu doğurup doğuramadığının; sözleşmenin fesih hukukî sebebine
dayalı olarak sona erdirilmiş olması halinde davacı şirketin müspet zarar talebinde
bulunup bulunamayacağı noktalarında çekişme bulunduğu görülmüştür.
Öncelikle,Alt Yüklenici sıfatıyla davacı .... Mühendislik ve Yüklenici sıfatıyla davalı .... İnşaat
şirketleri arasında imzalanan 15.11.2019 tarihli İzmir .... Bina Hafriyat-İksa-Kaba ve
İnce İşler İnşaat Sözleşmesinin ‘Tanımlar’ başlıklı 2. maddesinde; “İş : Alt yükleniciye ihale edilen,
sözleşme ve işbu sözleşmenin ayrılmaz ve bütünleyici parçası olan tüm ekleri ve eklerindeki
projelerinde de detaylı olarak anlatılan yapım ve hizmet işleridir.” düzenlemesi bulunduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin ‘Sözleşmenin Konusu’ başlıklı 3. maddesinde; “İşbu sözleşmenin
konusu, alt yüklenici tarafından ....’in İzmir, .....’de bulunan İzmir, .....,
... Mah. Pafta: ....., Ada:....., Parsel: ....... no üzerindeki arsada
sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan teknik şartname, keşif özetinde tanımlı, (diyafram perde
sistemi kullanılarak top down yöntemi ile) iksa, kazı, hafriyat ve kaba, ince inşaat işidir.”
düzenlemesi bulunmaktadır. Sözleşmenin bu maddesinden davacı tarafın, konu olan inşaatı sadece
iksa, kazı, hafriyat işi olarak değil, hafriyat aşamasından tüm ince işlerin bitimine kadar bir bütün
halinde (anahtar teslimi olarak) yapmayı üstlenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin ‘İşin Süresi ve İşin Aşama Tarihleri’ başlıklı 10. maddesinde;
“10.1. Alt yüklenici, işbu sözleşme ekinde onaylamış olduğu Master İş Programı doğrultusunda
toplam 18 ay içinde tam ve eksiksiz, her türlü hata ve kusurdan ari olarak yükleniciye teslim
edecektir. 10.2. İşlerin yürütülmesi ve tamamlanması, alt yüklenici imalatlarına yüklenicinin onayı
ile yer teslimi tarihinden itibaren başlayacak olup 18 ay içinde imalatlarını geçici kabul seviyesine
getirip yükleniciye teslim edecektir.” düzenlemesi bulunduğu görülmüştür.
Fesih iradesi bakımından ise davanın tarafları arasında imzalanan
05.11.2019 tarihli sözleşmenin; davacı tarafça sadece iksa, kazı, hafriyat işlerinin yapılması işini
kapsamayıp, binanın hafriyat aşamasından tüm ince işlerin bitimine kadar (başından sonuna kadar)
bir bütün halinde (anahtar teslimi olarak) yapımını kapsamakta olduğu, taraflar arasında imzalanan
sözleşmede binanın inşası için elzem olan projelerin sözleşmenin ayrılmaz ve bütünleyici bir parçası
olduğunun ve bu sözleşme eki projelerin çizilmesi, ilgili belediye tarafından onaylanması, onaylı p
rojelerin davacıya teslimi vb. gibi işlemlerin davalı taraf sorumluluğunda olduğunun açık olarak
belirtilmekte olduğu, sözleşmede konu olan inşaatın bir bütün halinde (anahtar teslimi olarak) 18 ay
içinde bir başka deyişle (28.11.2019 + 18 ay) 28.05.2021 tarihinde tam ve eksiksiz olarak davalı
tarafa tesliminin düzenlenmiş olduğu, ancak ilgili belediye tarafından Mahkeme’ye gönderilen
yazıdan; davalı tarafça 08.02.2022 tarihinde esaslı tadilat içeren, tadilat ruhsatı için belediyeye
müracaat edilmiş olup, belediye tarafından proje incelemelerinin devam etmekte olduğunun
anlaşıldığı, davacı tarafça davalı tarafa gönderilen 14.07.2021 tarihli Noter ihtarnamesinde Temmuz
2020 tarihinden bu yana 1 yıllık sürede kendilerine inşaat ruhsatı ve bu inşaat ruhsatına bağlı iş planı
verilmediği için herhangi bir faaliyette bulunulamadığının ihtar edilmiş olduğu, davalı tarafça
sunulan cevap dilekçesinde projenin onayına kadar geçecek bekleme süresinin sözleşme süresine
ekleneceğinin belirtilmekte olduğu tüm bu tespit ve
değerlendirmeler ışığında; sözleşmede inşaatın davalı tarafa anahtar teslimi olarak 28.05.2021
tarihinde teslimi düzenlenmiş iken, sözleşmede davalı sorumluluğunda olan sözleşme eki projelerin
ve esaslı tadilat içeren tadilat ruhsatının onayı için davalı tarafça ilgili belediyeye 08.02.2022
tarihinde müracaat edilmiş olduğu anlaşıldığından, davacıdan sözleşmede belirtilen 18 aylık teslim
süresine ve yine bu 18 aylık inşaat süresinin ara terminlerine uymasının beklenemeyeceği kanaati oluşmuştur. .buna göre dava konusu eser sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olması nedeniyle sözleşme den tek tarafalı dönülemez; mahkeme kararı gereklidir. Sözleşmenin bozulması/sözleşmeden dönülmesi konusunda taraf iradelerinin birleştiğinden söz edilemeyeceğinden mahkemece bu hususta karar verilmesi gerekmiştir.
15.11.2019 tarihli sözleşmenin, "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 47.maddesi, alt yüklenicinin sözleşme ve eklerinden herhangi birini ihlal ettiği taktirde söz konusu sözleşmenin fesih edileceği düzenlemesine yer vermiştir. Söz konusu sözleşme kapsamında iptal edilen bir yapı ruhsatı ve teminat mektubu istenen tarihte süresi sona eren sözleşme ve halen ruhsatı alınmamış bir inşaat işinin olduğu ve sözleşme süresi sona erdiği gibi, davalının sözleşmeyi feshettiği kabul edilmese dahi ruhsat alınmadığı için davacının bu kapsamda fesih iradesinde haklı nedene dayandığı anlaşılmıştır.
Somut olaydaki gibi başka deyişle (28.11.2019 + 18 ay) 28.05.2021 tarihinde tam ve eksiksiz olarak davalı tarafa
tesliminin düzenlenmiş olduğu, ancak ilgili belediye tarafından Mahkeme’ye gönderilen
yazıdan; davalı tarafça 08.02.2022 tarihinde esaslı tadilat içeren, tadilat ruhsatı için
belediyeye müracaat edilmiş olup, belediye tarafından proje incelemelerinin devam etmekte olduğu belirtilmiş olup sonuç olarak sözleşmede davalı sorumluluğunda olan sözleşme eki projelerin ve esaslı tadilat içeren tadilat ruhsatının onayı için davalı tarafça ilgili belediyeye 08.02.2022 tarihinde müracaat edilmiş olduğu anlaşıldığından, davacıdan sözleşmede belirtilen 18 aylık teslim süresine ve yine bu 18 aylık inşaat süresinin ara terminlerine uymasının beklenemeyeceğinden
davacının sözleşmeyi davaa açarak fesih iradesi kullandığı ve fesihte davacının haklı sebebe dayandığı dikkate alınarak taraflar arasındaki 15/11/2019 tarihli Sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinin tespitine karar vermek gerekmiştir.
Teminatlar yönünden Davacı şirketin sözleşmenin 8.1. maddesinde kararlaştırılan “sözleşme bedelinin %6’sı
kadar teminat şartını yerine getirip getirmediğinin; davacı tarafından teslim edilen teminat
senetlerinin teminat kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği bakımından ;
Taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 109.957.046,51-TL olduğu ve bu bedelin %6’sı
kadar teminat gösterilmesi gerektiğine dair sözleşme hükmü nazara alındığında bu bedel
6.597.422.79-TL’ye tekabül ettiği görülmüştür.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 05.11.1969 tarih ve
E. 1969/6 K. 1969/7 sayılı kararında da teminat; “bir borç dolayısıyla eda sorumlusunun, borcu
belirlenen yer ve zamanda ifa edileceğini güvence altına alan muamele” olarak tanımlanmıştır.
Nitekim bu kapsam kabul edilen banka teminat mektupları borçlunun, alacaklıya karşı üstlendiği
bir edimi yerine getirmemesi halinde, belirli bir miktar parayı alacaklının ilk talebinde ona derhal
ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğine dair bir banka tarafından verilen teminattır. Teminat senedi ise
taraflar arasında yer alan yazılı veya sözlü bir anlaşmaya dayanan, bir edimin yerine getirilmemesi,
eksik yerine getirilmesi ve/veya kararlaştırılan sürede yerine getirilmemesi hallerini güvence altına almak amacıyla taraflarca kararlaştırılan kambiyo senetleridir.
Dosyaya mübrez
belgelerden davacının, davalıya 26.12.2019 tarihinde 29.11.2019 tarihli ve 750.000,00 TL,
26.12.2019 tarihli ve 1.550.000,00 TL ve 26.12.2019 tarihli ve 1.000.000,00 TL meblağlı toplamda
3.300.000,00-TL tutarlı teminat mektubunu teslim ettiği ve vade tarihlerinin 16.07.2021 olduğu
tespit edilmiştir. Bununla birlikte davacı tarafından 1.800.000,00 TL ve 1.500.000,00 TL tutarlı iki
ayrı teminat senedi verildiği tespite konu bir diğer husustur. fade edilmelidir. Teminat mektubu ile teminat senedi arasındaki en önemli fark t
eminatı sağlayan kişinin teminat senedinde düzenleyenin; teminat mektubunda ise bankanın
olmasıdır. Ancak sözleşmede açıkça banka teminat mektubu ile teminatın sağlanması gerektiğinden davacı tarafça verilen teminat senetlerinin, teminat sağlama
niteliğinin olmadığı dikkate alınarak davacının yalnızca 4.297.505,48-TL’lik
teminat şartını yerine getirmiş olup sözleşmedeki %6’lık şarta riayet etmediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından senetler sözleşmenin teminatı olarak verilmiş olmayıp. sözleşme gereği sunulması gereken teminat mektupları içi verildiği anlaşılmıştır.
Sözleşmenin 8.1 maddesindeki "Ara hakedişlerden (ALT YÜKLENİCİ tarafından verilmesi gerekli kesin teminat mektubu eksik verilirse bakiyesi tamamlanana kadar ) YÜKLENİCİ tarafından %5 oranında nakit teminat kesilir." hükmü gereği teminat mektupların sunulmaması üzerine davalı tarafından hakedişlerden %5 oranında olacak şekilde 997.505,48-TL' nakit teminat kesintisi yapılmıştır. Bu haliyle davacı tarafından teminat olarak 4.297.505,48-TL teminat sağlanmış olup Davacının hak edişlerden teminat için kesilen 997.505,48-TL'nin tahsili talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan Davacı tarafından keşide edilen 09/12/2019 düzenleme tarihli, 1.500.000,00-TL bedelli ve 1.800.000,00-TL bedelli teminat senetlerinin teminat fonksiyonunun bulunmaması ve sözleşmenin de fesh edildiği dikkate alınarak söz konusu senetlerin davalı tarafından davacıya iadesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının 5 nolu hak ediş bedeli talebi bakımında ise ;
HMK 187/1. maddesi "Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz". hükmü içermekte iken; HMK 188/1.maddesi "Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez." hükmünü içermektedir. Davalı şirketin yapmış olduğu imalata ve imalat miktarına davalı tarafından itiraz edilmediği de gözetilmiş buna göre hükme esas alınan bilirkişi heyetinin ek raporunda da tespit edildiği üzere; Davacı vekili 29/03/2024 tarihli dilekçe ekinde 5 nolu hakkedişi sunmuştur. Bu hakkediş incelendiğinde dava dilekçesinde talep edilen 1.033.162,99TL tutar ile uyuşmadığı tespit edilmiştir.
İcmal sayfası incelendiğinde önceki hakkediş toplamının dosyada mevcut 4 numaralı hakkediş ile örtüşmediği tespit edilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda 5 nolu hakkedişte yapıldığı belirtilen imalat kalemleri bilirkişilerce incelenmiştir. İcmal sayfasında önceki hakkediş tutarı ile 4 numaralı hakkediş tutarı uyuşmadığı, görülmüş olup, 5 numaralı hakkedişte yapılan imalatların incelenmesi yoluna gidilmiştir. Burada da önceki hakkedişlerde yer almayan iş kalemlerine yer verildiği görülmüş olup, önceki hakkedişte mevcut olan işler ve olmayanlar olarak iki ayrı grupta incelenmiştir. Önceki hakkedişte mevcut işler incelenirken .... poz numaralı işin önceki hakkedişte yapılan miktarı 204,02 iken toplam bedelinin 53.189,03 olması gerekirken 102,01 miktarı üzerinden ödendiği tespit edilmiştir. Önceki hakkedişte mevcut olmayan işler incelendiğinde ise Sözleşme kapsamında olmayan iş kalemlerinin de yazılmış olduğu, işin başlangıcında olması gerekirken ama 5 numaralı hakedişte yer verilmiş olduğu görülen iş kalemlerinin olduğu görülmüş olup, nihai takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere aşağıda hesaplama yapılmıştır. Örneğin sözleşmenin 16.13. maddesinde şantiye kurulması alt yüklenici davacıya ait olduğu belirtilmiş, 5 numaralı hakkedişte şantiye elektrik enerjisi bağlanması işi olarak bir bedel konmuş olduğu görülmüştür. Raporlamar diye bir bedel konmuş olduğu bu kalemlerin sözleşme kapsamında talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Öte yandan sözleşmemenin 3. Maddesinde geçen keşif özeti’ne dosyasında rastlanılmamıştır. “önceki hakkedişte olmayan ve sözleşme kapsamında olup olmadığı tespit edilemeyen” başlığı altında yer alan iş kalemlerinin ise keşif özetinde olup olmadığı denetlenemediğinden sözleşme kapsamında olup olmadığı tespit edilememiştir. Davalı tarafından hakkediş sunulmaması nedeni ile miktarlar denetlenememiştir.Ancak Sözleşme kapsamında davacının yapmış olabileceği tarafımızca sözleşme kapsamında olduğu tespit edilebilen 5 numaralı hakkediş bedelinin 652.463,90TL+KDV olacağı hesap ve takdir edilmiş bu bedel mahkememizce hakkaniyete uygun bulunduğundan Davacının (5) nolu hakediş bedeli talebinin Kısmen Kabulü ile, 652.463,90-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının (3) ve (4) nolu hakediş bedellerinden kesinti yapılan bedelin tahsili talebi bakımından ise davanın tarafları arasında imzalanan 15.11.2019 tarihli sözleşmenin; davacı tarafça sadece iksa, kazı, hafriyat işlerinin yapılması işini kapsamayıp, binanın hafriyat aşamasından tüm ince işlerin bitimine kadar (başından sonuna kadar) bir bütün halinde (anahtar teslimi olarak) yapımını kapsamakta olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede binanın inşası için elzem olan projelerin sözleşmenin ayrılmaz ve bütünleyici bir parçası olduğunun ve bu sözleşme eki projelerin çizilmesi, ilgili belediye tarafından onaylanması, onaylı projelerin davacıya teslimi vb. gibi işlemlerin davalı taraf sorumluluğunda olduğunun açık olarak belirtilmekte olduğu, sözleşmede konu olan inşaatın bir bütün halinde (anahtar teslimi olarak) 18 ay içinde bir başka deyişle (28.11.2019 + 18 ay) 28.05.2021 tarihinde tam ve eksiksiz olarak davalı tarafa tesliminin düzenlenmiş olduğu, ancak ilgili belediye tarafından Mahkeme’ye gönderilen yazıdan; davalı tarafça 08.02.2022 tarihinde esaslı tadilat içeren, tadilat ruhsatı için belediyeye müracaat edilmiş olup, belediye tarafından proje incelemelerinin devam etmekte olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalı tarafa gönderilen 14.07.2021 tarihli Noter ihtarnamesinde Temmuz 2020 tarihinden bu yana 1 yıllık sürede kendilerine inşaat ruhsatı ve bu inşaat ruhsatına bağlı iş planı verilmediği için herhangi bir faaliyette bulunulamadığının ihtar edilmiş olduğu, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde projenin onayına kadar geçecek bekleme süresinin sözleşme süresine ekleneceğinin belirtilmekte olduğu, davacının 3 nolu Hakedişte alacağından kesilen 1.121.561,87 TL gecikme cezası ve 4 nolu Hakedişte alacağından kesilen 1.781.304,15 TL gecikme cezası ile ilgili olarak hakedişleri ihtirazi kayıtla imzalamış olduğu ve de sıralanan tüm bu tespit ve değerlendirmeler ışığında; sözleşmede inşaatın davalı tarafa anahtar teslimi olarak 28.05.2021 tarihinde teslimi düzenlenmiş iken, sözleşmede davalı sorumluluğunda olan sözleşme eki projelerin ve esaslı tadilat içeren tadilat ruhsatının onayı için davalı tarafça ilgili belediyeye 08.02.2022 tarihinde müracaat edilmiş olduğu anlaşıldığından, davacıdan sözleşmede belirtilen 18 aylık teslim süresine ve yine bu 18 aylık inşaat süresinin ara terminlerine uymasının beklenemeyeceği ve davacı alacağından sözleşme süresine uymadığı gerekçesi ile bir gecikme cezası kesintisi yapılmasının haklı olamayacağı davacının (3) ve (4) nolu hakediş bedellerinden kesinti yapılan bedelin tahsili talebinin kabulü ile, (3) nolu hak ediş bedelinden 1.121.561,87-TL ile (4) nolu hakediş bedelinden 1.781.304,15-TL olmak üzere toplam 2.902.866,02-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının müspet zarar talebi yönünden ise müspet/olumlu zarar, borçlunun sözleşmeden doğan borcunu hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle alacaklının uğramış olduğu zarardır. sözleşmeden dönen bir sözleşmeci, olumlu zararını değil, olumsuz zararını isteyebilir (TBK. md. 125/III).
Olumlu zarar isteyebilmek için; Sözleşmeden dönmemiş olmak gerekir. Teslim tarihi gelmesine karşın, yüklenici borcunu hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş olmalıdır. Yüklenici bu nedenle direnime düşmelidir. Buna rağmen alacaklı sözleşmeden dönmemiş olmalıdır. Sözleşmenin bozulduğu veya sözleşmeden dönüldüğü durumlarda olumlu zarar istenemez. Söleşmede, dönme halinde bile olumlu zarar istenebileceği konusunda hüküm bulunmalıdır. Sözleşmede böyle bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı taraf davaca açarak ihtarname göndererek sözleşmeden döndüğünü örtülü olarak ikrar etmiştir. Sözleşmeden dönen sözleşmeci ancak olumsuz zararını isteyebilir. Bu sebeple davacının olumlu zarar talebi yerinde görülmemiştir.
Bekleme masrafları bakımından ise;
Dava dosyasına sunulan ve yüklenici, yapı denetim ve de alt yüklenici tarafından imzalanmış olduğu
görülen İnşaat Başlama Tutanağından; konu olan inşaatın .... Belediyesince 20.02.2020
tarihinde durdurulmuş olduğu, tekrar fiili çalışmanın ise 18.03.2020 tarihinde başlamış olduğu
anlaşılmaktadır.
ancak davanın tarafları arasında imzalanan sözleşmenin ‘Yapılacak İşin Miktarı ve Birim Fiyatlar’
başlıklı 4. maddesinde; “4.2. Bu fiyatlar; Özel Teknik/Özel İdari Şartnameler, Birim Fiyat Tarifleri,
sözleşme kapsamındaki tüm projeler, sözleşme eki dokümanlar ve işyeri görüldükten, yol, iklim,
nakliye ve diğer tüm çalışma şartları öğrenildikten, yeterli bilgiler alındıktan, gerektiğinde kademeli
teslimat, gereğinde gece ve çift vardiyalı çalışma mecburiyeti ile iş süresi de dikkate alındıktan
sonra alt yüklenici tarafından tespit ve teklif edilmiştir. Alt yüklenici başkaca hiçbir nam altında
herhangi bir bedel ödenmesi veya fiyat farkı talep edemez.” düzenlemesi bulunması, yine aynı
maddede; “4.3. Bu fiyatlara; Çevre ve Şehircilik Birim Fiyatları detaylarındaki gibi işin yapılması
için gerekli olan bilimum işçilik, malzemeler, işin sevk ve idaresi için gerekli hizmetler,
mobilizasyon, demobilizasyon, diğer idari personel hizmetlerinin bedel ve ücretleri, enerji
masrafları, makina, teçhizat ve el aletlerinin temini, kurulması, sökülmesi, taşınması, işletilmesi ve
bakım giderleri, gerekli bütün masraflar, işyeri haricinde veya dahilindeki her türlü yatay ve düşey
taşıma giderleri, bakımı, onarımı, her türlü derinlik ve yükseklik zamları, su zamları, iskele
kurulması, büro, haberleşme, elektrik, su giderleri, vesaire sarflar, vergi, resim ve harçlarla
bilimum sigorta giderleri, işten artan malzeme ve hurdaların işyerinden uzaklaştırılması, nakli
ye masrafları ve alt yüklenici karı ve genel gideri dahildir.” düzenlemesi bulunması ve de davacının
imzalamış olduğu (20.02.2020 - 18.03.2020 tarih aralığını kapsayan) 10.03.2020 tarihli 2 nolu
hakediş ve 20.05.2020 tarihli 3 nolu Hakediş belgelerinde; konu olan beklemeden kaynaklı bir
bedel talebinde bulunmamış olduğu görüldüğünden; davacının 20.02.2020 - 18.03.2020 tarih
aralığında yaşanan bekleme sebebiyle sözleşme birim fiyatları haricinde ek bir bedel talebinde
bulunamayacağı yönündeki tespitler de dikkate alınarak bu talep yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden ise 6098 sayılı BK'nun 58. maddesinde, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırı halinde, manevi tazminat istenebilmesi için 6098 sayılı BK'nun 58. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gereklidir. Bu şartlar; şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, saldırı nedeniyle kişilik haklarının zarara uğraması, zarar verenin kusurlu olması ve zarar ile saldırı arasında illiyet bağının bulunmasıdır. Somut olayda ise şahsiyet hakkına hukuka aykırı bir eylem olmadığı gibi sözleşmeye aykırılık ve fesih durumunun tazminatı gerektirir bir durum olmadığından bu talep yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE,
2-Taraflar arasındaki 15/11/2019 tarihli Sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinin TESPİTİNE,
3-Davacı tarafından keşide edilen 09/12/2019 düzenleme tarihli, 1.500.000,00-TL bedelli ve 1.800.000,00-TL bedelli teminat senetlerinin davalı tarafından davacıya İADESİNE,
4-Davacının hak edişlerden teminat için kesilen 997.505,48-TL'nin tahsili talebinin REDDİNE,
5-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,
6-Davacının (5) nolu hakediş bedeli talebinin KISMEN KABULÜ ile, 652.463,90-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
7-Davacının müspet zarar ve beklemeden kaynaklı zarar taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
8-Davacının (3) ve (4) nolu hakediş bedellerinden kesinti yapılan bedelin tahsili talebinin KABULÜ ile, (3) nolu hak ediş bedelinden 1.121.561,87-TL ile (4) nolu hakediş bedelinden 1.781.304,15-TL olmak üzere toplam 2.902.866,02-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacının paraya çevrilen 750.000,00-TL bedelli, 1.550.000,00-TL bedelli ve 1.000.000,00-TL teminat mektubu bedellerinin tahsili talebinin KABULÜ ile, toplam 3.300.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 693.710,00-TL harcın, 150.854,68-TL peşin harç, 123.000,00-TL ıslah harcı ve 56.355,78-TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 363.499,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
11-Davacı tarafça yatırılan 150.854,68-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı, 123.000,00-TL ıslah harcı ve 56.355,78 tamamlama harcı olmak üzere toplam 330.269,76-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında %52,66'sı olan 695,13-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 624,86-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
13-Davacı tarafça yapılan 17.570,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 9.252,66-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
14-Davalı tarafça yapılan 192,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 91,31-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
15-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 695.106,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
16-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 674.575,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
17-Red olunan (manevi tazminat yönünden) davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi madde 10/3 uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
18-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
19-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza