T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/483 Esas
KARAR NO : 2024/447 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/08/2018
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GER. KARAR TARİHİ : 06.06.2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı şirket ... Mak. San ve Dış. Tic. Aş. Arasındaki ticari ilişki neticesinde davalı tarafın müvekkili şirketten aldığı mallara karşılık olarak cari hesap bakiyesinde yer alan ödenmemiş faturalardan dolay müvekkilinin, davalı taraftan 42.134,54 - TL alacağı bulunduğunu, söz konusu alacak tutarının tahsilini temin amacı ile Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, borçlu şirketin haksız yere asıl alacağa itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle davalının itirazının iptaline ve icra takibini takip talebinde yazılı koşullar ile aynen devamına davacı şirketin alacağı likit olduğundan ve yapılan itiraz da haksız ve kötü niyetli bulunduğundan davalı tarafın asıl alacak üzerinden yüzde 20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesi için dava açılması zorunluluğu doğduğunu, neticede belirtilen nedenlerle davanın kabulüne, davalı tarafından Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 42.134,54 - TL asıl alacak yönünden iptaline takibin takip talebinde yazılı koşullar ile bu miktar için devamına itiraz haksız ve kötü niyetli alacaklarınında likit olması nedeniyle bu miktar üzerinden yüzde 20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, icra takibi tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkil firmanın "makine imalatı" konusunda ticari faaliyette bulunduğunu, uzun yıllardır bu piyasada çalışan bir tacir olduğunu, ticaretini hukuka ve kanunlara ve en önemlisi de ticari ahlaka uygun olarak yapmakla beraber, çevresinde de bu şekilde tanınan saygın bir esnaf olduğunu, davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen bir fatura ile müvekkil haksız olarak borç altına çekilmeye çalışıldığını, müvekkilinin davacı firmaya herhangi bir borcu olmadığını, ancak davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak tanzim ettiği bir fatura ile müvekkilinin borç altına sokmaya çalışıldığını, davacı tarafından haksız olarak kesilen bu faturayı kesinlikle kabul etmediklerini, somut davamızda ispat yükü alacaklı olduğu iddiasında olan davacı taraf üzerinde olduğunu, kendi kayıtlarında yer aldığından bahisle bu haksız ve mesnetsiz davaya sebebiyet vermiş ve yargılama makamlarını meşgul ettiğini, ancak sadece kendi kayıtlarında yer alması alacaklı olduğu iddiasını ispata yeterli olmadığını, bu miktardan dolayı neden müvekkilinin borçlu olduğunu ve ödemesi gerektiğini açıkça ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme de mevcut olmadığını, tarafların ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi talep ettiklerini, bütün bunların dışında, davacı dava dilekçesinde %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etmişse de, bilakis davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu itibarla davacının İcra İflas Kanunu 67. Maddesi uyarınca talep ettiği alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, müvekkili firmanın davacı tarafa her hangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle hukuka ve kanunlara aykırılık teşkil eden iş bu davanın reddi gerektiğini, bahsi geçen nedenlerden dolayı davacının; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve ilaveten gerçek dışı anlatımlarla dile getirilmiş haksız ve yersiz davasının reddine, yine davacının haksız ve kötü niyetli takibi sebebiyle talep ettiği alacak miktarının %20' sinden aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatı/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplandıktan sonra dosya ve tarafların ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 03/04/2019 tarihli raporda; davacının düzenlemiş olduğu 142.134,54 TL tutarlı faturanın davacının ticari defter kayıtlarında kayıtlı olup fatura karşılığında davalının farklı zamanlarda yapmış olduğu toplam 100.000,00 TL ödemesinin bulunduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 42.134,54 TL bakiye alacağının bulunduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan sevk irsaliyelerinde fason işler için gönderildiği ibaresinin yer aldığı, bu irsaliyeler ile davalı tarafça 110.100 kg. ürün karşılığında davacının imalat işçiliği yapmak suretiyle 103.740 kg. kısmını gönderdiği, kalan 6.360 kg. kısmın iade edildiğine dair imzasız belge sunulmuş olduğu, davalının 103.740 kg. üzerinden hizmet verdiğinin kabulü durumunda birim imalat işçiliğinin kg.başına 1,1611 + KDV tutarında alacağın hesaplandığı, irsaliyeler ve ödeme dekontları dikkate alındığında taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabulünün gerektiğini, imalat işçiliğine ilişkin taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, yine işçilik bedeline ilişkin tarafların mutabakatına dair kayıt bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce 12/11/2019 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin 05/04/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile "somut olayda; mahkemece mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılması suretiyle davacı yüklenicinin sözleşme ile davalı iş sahibine yaptığı işlerin yapıldığı yıl itibariyle mahalli serbest piyasa rayiç bedelinin belirlenmesi, bu şekilde belirlenecek iş bedelinden tarafların kabulünde olan 100.000,00 TL iş bedeli ödemesi düşüldükten davacının alacağı kalması halinde davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın sadece davacı ... ticari defterleri esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/02/2024 tarihli raporda; "Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere; dava dosyasına konu olan işin yapılan işin bedelinin tayin konusunda yeniden inceleme yapılması yönündeki kararı ve davacı, davalı talepleri incelenerek oluşan kanaat Yüksek Mahkemeye sunulmuştur. Yüksek Mahkeme tarafından 06.10.2023 tarihinde verilen ara karar gereğince yapılan keşfe davacı ve davacı vekili katılmış olup davacının iş adresi olan ... Mah. .... Cad.no 3 adresinde bulunan yüzey .... A.Ş ye ait fabrikaya gidildi. Dava konusu olan elek makinasının fabrikada olmadığı imalatı yapıldıktan sonra davalı firmaya teslim edildiği beyan edilmiştir. 1-Burada yapılan imalatla ilgili olarak mevcut projeler gösterilmiş ve imalat sözlü olarak anlatılmıştır. 2- Davacı firma fason olarak aşağıda gösterilen projedeki elek makinasının kaynak ve boyama işlemelerini yaptığı toplam 103.740 kg kaynak ve boya işlemi yapıldığı tespit edilmiştir. 3-Elek makinası imalatı 2017 yılında bitmiş ve taraflar arasında birim fiyat üzerinde anlaşmazlık çıkmıştır. 4-İmalat tarihinden takribi 6 yıl sonra birim fiyat için yapmış olduğum piyasa araştırmaları sonucunda herhangi bir sağlıklı veriye ulaşmak mümkün olamamıştır. Bu nedenle sağlık bilgiye ulaşma yolunun meslek odalarından alına bilecek birim fiyatlar olduğu kanaatine varılmıştır. 06.11.2023 tarihli dilekçemle takdir Yüksek Mahkemeye ait olmak üzere meslek odalarından birim fiyat istemesini talep etmiştim Yüksek Mahkeme bu talebimi uygun görerek odalardan birim fiyat istemiştir. 5-.... Odaları birliği küçük ölçekli sanayicilerin üye olduğu bir odadır bu oda tarafından aylık işçilik gideri olarak 2.200.-TL bir değer bildirmiştir. 6-Mevcut imalat göz önüne aldığında saatte ortalama 10 kg kaynak ve boya işlemi yapılabileceği kanaatine varılmıştır 7-Aylık çalışma süresinin 180 saat olduğu dikkate alınırsa saatlik ücret 12,222.Tl olduğu tespit edilmiştir. 8-İTO orta ölçekli sanayicilerin üye olduğu bir oda dır. Her iki odada istatistik yapmak için üyelerinde almış olduğu verilerin ortalamasından o yılki ortalama işçilik bedellerini belirlemektedirler. Bu nedenle her iki odanın da ortalama verilerinin değerlendirmeye alınmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır. 2017 yılında yapılan fason kaynak işçiliği ve boya işçiliği serbest piyasada ortalama maksimum 1.73 ila minumum 1,22 arasında olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın talebi olan 1.1611.-TL uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 8-Davalı tarafın 103.740 kg x 1.1611 = 120.453 .-TL x %18 KDV = 142.134,54.TL imalat bedelinin kadri marufunda olduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda arz ve izah olunduğu üzere; -Yukarıda yapılan tüm alıntı ve detaylı açıklamalar ışığında; Davacı firmanın talebi olan birim fiyatın 2017 yılı rayiç değerlere uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Yapılan imalatın 103.740 kg x 1.11611 TL /kg = 120.453,00 x %18 kdv =142.134,54.TL'dir. Davacı tarafın talep edeceği alacak miktarı 142.134,54 -100.000,00.-TL = 42.134,54.-TL olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, BAM İlamı, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dava konusu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi ve fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, mevcut ise miktarının tespiti hususunda toplandığı görülmüştür.
Dava konusu Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 42.134,54-TL alacağının yıllık % 9,75 faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Dava konusu miktar 42.134,54-TL 'dir.
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Taraflar arasında davalıya ait makine parçalarına davacı tarafça kaynak ve boya işlemi yapılması konusunda sözlü sözleşme akdedildiği ve sözleşme kapsamında davacı ... davalıya 103.740 kg. ürün teslim edildiği ve davalı ... davacıya toplam 100.000,00 TL ödeme yapıldığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
İhtilaf; yapılan işin birim fiyatının belirlenmesi ve bu itibarla iş bedelinin hesaplanması noktasında toplanmaktadır.
Davacı sözleşme ile birim fiyatın 1.1611 TL, toplam iş bedelinin de 142.134,54 TL olarak kararlaştırıldığını, iş bedelinin 100.000,00 TL'sinin davalı ... ödendiğini, bakiye iş bedeli ödenmediğinden icra takibi yapıldığını ileri sürmüş, davalı ise toplam iş bedelinin 100.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu bedelin de davacıya ödendiği yönünde savunmada bulunmuştur.
Eser sözleşmelerinde, kural olarak yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesinde; “Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 366. ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmektedir.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya kaynak ve boya yapılmasına ilişkin işçilik hizmeti verildiği, bu kapsamda davacı tarafından 103.740 kg. ürün için hizmet verildiği, verilen hizmet karşılığında 25/08/2017 tarihli ve 142.134,54 TL tutarlı fatura düzenlenerek 26/08/2017 tarihinde davalıya teslim edildiği, faturaya davalı tarafından yasal süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle fatura içeriğinin kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Kaldırma ilamı sonrasında aldırılan bilirkişi raporu içeriğinden de, davacı şirketin talebi olan birim fiyatın 2017 yılı rayiç değerlere uygun olduğu, işçilik alacağının kg başına 1.1611 TL + KDV olduğu, bilirkişi raporunun hukuka ve dosya kapsamına uygun olduğu, KDV dahil 142.134,54 TL davacının alacaklı olduğu, davalı tarafından fatura borcuna karşılık olmak üzere toplam 100.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin düşülmesi sonucunda davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan bakiye 42.134,54 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
İcra takibinin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından ve davanın kabulüne de karar verildiğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının Davasının KABULÜ İLE;
-Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA,
-Alacağın %20 si olan 8.426,90-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
-Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
2-Önceki hüküm kapsamında harç tahsil müzekkeresi yazıldığından harç konusunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 549,99-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından BAM kaldırma ilamı öncesi ve sonrası olmak üzere sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 3.781,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
- Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE,
5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır