T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/506 Esas
KARAR NO : 2024/498
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2023
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13.06.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Lojistik Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin hava, kara ve denizyolu taşımacılığı yaptığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi olarak devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin cari hesaba ve navlun faturasına dayalı olarak toplam 1.535,00 EUR borcunun olduğunun anlaşıldığını, söz konusu cari hesap alacağı için itirazın iptali istenen icra takibi açılmadan önce davalıya müracaatta bulunulmuş olduğunu ancak sonuç alınamadığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki sonucunda cari hesap borcu tahsil edilemediğinden müvekkil şirket adına; T.C. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile 1.535,00- EUR cari hesap/Navlun/Fatura alacağı için icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı taraf, müvekkilime herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini, davalı tarafın her ne kadar icra takibine itirazında icra müdürlüğünün yetkisinin bulunmadığını ifade etse de, yetkili icra müdürlüğünü itirazında göstermediğini, davalının müvekkiline olan borcu "götürülecek borç" niteliğinde olduğundan davalı tarafça yapılan yetki itirazının geçersiz olduğunu, taraflarca kabul edilmediğini, Bakırköy İcra müdürlüğü ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı tarafın, takibe itirazının akabinde müvekkili şirketin işbu cari hesap alacağına ilişkin olarak T.C. Bakırköy ...icra Müdürlüğü ...E. sayılı icra dosyası ile takibe geçilen 1.535,00 EUR müvekkili alacağı tahsili talepli arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, fakat davalı taraf arabuluculuk toplantısına geçerli bir mazeret olmaksızın katılım sağlamadığını, müvekkilinin davalıdan olan 1.535,00 EUR alacağına ilişkin T.C. Bakırköy ....icra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile, takibin euro üzerinden devamına,talebin kabul edilmemesi halinde davanın alacak davası olarak devamına, takip tarihinden itibaren işleyen en yüksek kamu banka Euro faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın likit ve belirlenebilir olduğundan davalının % 20 den az olmayan oranda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a Maddesinin 11 Fıkrası'da dikkate alınarak davalı tarafa yükletilmesine, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmekle davayı inkar etmiş sayıldığı tespit edilmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin, davalı borçlu aleyhine 1.535,00-EURO alacağa işleyecek takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %3,50 TBB-Mevduat Euro Kamu Banka Değişen oranlarda faizi ile birlikte, vekalet ücreti ve icra masraflarının birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının davalıya taşıma hizmeti verip vermediği, taşıma hizmeti verilmiş olması halinde davalının bu hizmete dayalı ödemeyi yapıp yapmadığı, davacının cari hesaba ve navlun faturasına dayalı alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi Mali Müşavir .... ve Lojistik ve Taşıma uzmanı ....'ün 27/02/2024 tarihli raporunda özetle; Davacı .... Lojistik ve Tic. A.Ş.’nin dava ve icra takibine konu ettiği 22.11.2022
tarihli .... nolu 1.535,00 EURO tutarlı “Navlun Bedeli”
açıklamalı e-Arşiv faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 23.02.2023
tarihi itibariyle davalı davalı .... -....’den
1.535,00 EURO karşılığı 30.893,72 TL alacağının bulunduğu,
dosyaya sunulan Navlun Faturası detaylarında İngiltere-Türkiye arasındaki 7 kap 8.000
kg. emtianın .... plakalı araç ile taşınmasına ilişkin düzenlendiği,
davacı ... taşıma sürecinin Akdi Taşıyıcı tarafı olduğu, davalı ... taşıma hizmeti
sunduğu, mevzuat açısından bu taşıma hizmetine karşılık ücret talep edebileceği,
dosyaya sunulan navlun faturası ile bu taşıma sürecine ilişkin davacının navlun ücreti
talep ettiğinin sabit olduğu, ayrıca mevzuat açısından taşıma faturasının taşıma
sözleşmesine işaret ettiği sonucuna ulaşıldığı,
taşımanın gerçekleştirilmediği veya zayi-hasar durumunun söz konusu olduğuna ilişkin
dosyada herhangi bir veri bulunmadığı, Nihayetinde takdiri nsayın mahkemede olmak
üzere; taşıma işinden davacı ... ücret talebinde bulunabileceği,
tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, taraflar arasında taşıma ilişkisine dayalı alacak olduğundan bahisle yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü, taşıma hizmetinin davalıya verildiğini ve davacının bundan ötürü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
İddia ve savunma bakımından mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yapılan inceleme neticesinde, İngiltere'den Türkiye'ye davacının kesmiş olduğu faturada geçen .... plakalı araç ile fiziken bir taşıma yapıldığı ve bu taşıma sürecinde ihtiyaç duyulacak dolaşım belgesi-uluslararası ticaret aşamalarında gerekli dokümanların organize edildiği anlaşılmaktadır. Dosyada bir taşıma senedi bulunmuyor olsa dahi davacının kestiği faturanın ve diğer belgelerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde bunların uluslararası ticaret sürecine ve buna yönelik taşımaya işaret ettiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca davalı ...'nun, davacı ... yetkilisi ...'a 09.11.2022 tarihinde ilettiği mail içeriğinde ürün ölçüleri, palet detayları, yükleme yeri detaylarını belirttiği, aynı gün içerisinde bu bilgilere binaen enco işletmesi yetkilisince navlun bilgisi geçildiği, ilerleyen saatlerde ise 1.500 Euro olarak daha önce iletilmiş olan navlun teklifinin 1.500,00Euro-*80 Euro ydg ücreti olarak revize edildiği bilgisinin davalıya iletildiği, 10.11.2022 tarihinde davalının davacı şirket yetkilisine cevabında, 80,00 Euro ücretin kendisine yansıtılmamasını istediğini, firmaya yansıtılabileceğini bildirdiği, devamına ilişkin mail yazışmalarında davacı yetkilisine davalı ... tarafından mail atılarak ihtiyaç duyulan tüm detayların paylaşılacağının belirtildiği ve mail yazışmaları neticesinde tarafların taşıma sürecine ilişkin anlaşmaya vardıkları, bu veriler doğrultusunda davacı ... akdi taşıyıcı olarak taşıma sözleşmesinin hizmet veren tarafı olduğu, davalının ise bu taşıma sürecinden hizmeti alan taraf olduğu anlaşılmaktadır.
CMR Madde 1.1'e göre;
“Bu Sözleşme, Sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılısında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır.”
Bu madde içeriğinden taşıyıcının ücret karşılığında karayolu ve karayolu taşıtı ile yapılan taşımaları kapsadığı, dolayısıyla bu konvnasiyon kapsamındaki taşımalardan taşıyıcının ücret talep edebileceği anlaşılmaktadır. Taşıyıcının, taşıma işinden ücrete hak kazanacağına ilişkin içerik TTK Md.850/2'de de belirtilmektedir. TTK Md.850/1 uyarınca düzenlenen bir taşıma senedi açık şekilde taşıma sözleşmesinin karinesidir. TTK Md.856/2 uyarınca taşıma senedinin yazılı olmasına gerek yoktur. Bu durumda taraf iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulmaktadır. Dosya kapsamında taşıma senedi bulunmasa bile yukarıda değinildiği gibi taraflar arasında taşıma ilişkisinin kurulduğu kanaatine varılmıştır.
Öte ... CMR Md.6 ve TTK Md.857/1 içeriğinde taşıma senedininn içeriği belirtilmiştir. Karayolu taşıma yönetmeliği taşıma senedi tanımına bakıldığında; taşıma senedi, eşya ve kargo taşımalarında gönderen ile yetki belgesi sahibi arasında akdedilen, taşımada kullanılan taşıta ait bilgiler ile ilgili diğer mevzuat ve yönetmelikle belirlenen bilgileri ihtiva eden sözleşme belgesi veya bu tür bir sözleşmede bulunması gereken bilgileri ihtiva etmesi halinde taşıma senedi yerine geçecek olan taşıma faturası, taşıma irsaliyesi veya irsaliyeli taşıma faturasıdır. Bu tanımdan taşıma senedi içeriğinde yer alacak bilgileri içeren taşıma faturasının da taşıma sözleşmesi karinesi niteliği oluşturabileceği sonucuna varılmaktadır.
Somut olayımızda açık şekilde davacının kestiği navlun faturası ve fatura içeriğindeki detay ve not şeklindeki bilgilerin, bir taşıma senedi içerisinde yer alması gereken; kalkış-yükleme yeri, varış noktası, gönderen-alıcı, yük kap adedi, yük ağırlığı, araç plakası gibi münferit taşıma işinin içeriğine işaret eden bilgileri ihtiva ettiği görülmektedir. Tüm bu detaylar doğrultusunda davacının taşıma sürecinin tarafı olduğu, davalıya taşıma hizmeti sunduğu, bu taşıma hizmetine karşılık ücret talep edebileceği, taşıma faturasının taşıma sözleşmesine işaret ettiği, davacı şirketin 2022 ve 2023 yılın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde 22.11.2022 tarihli .... nolu 1.535,00 EURO tutarlı “Navlun Bedeli” açıklamalı e-Arşiv faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaya itiraz edildiğine dair dosyaya somut delil sunulamadığı, mahkememizce faturaya konu hizmetin davacı tarafça verildiği kanaatine varıldığı fakat davalı tarafça ödeme yapıldığına dair somut delil dosyaya sunulamadığı, alacağın ayrıca likit olduğu anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
-Davalının aleyhine yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,
-Takibin aynen DEVAMINA,
-Asıl alacağın %20'sine tekabül eden 307- EURO icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 2.248,97-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 407,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.841,19-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 2.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından ödenen 179,90-TL başvurma harcı, 407,78-TL peşin harç, 7.592,00-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.179,68-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza