T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/51 Esas
KARAR NO : 2024/691
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/01/2023
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça müvekkili aleyhine Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkili tarafından icra takibine konu senede ilişkin borcun ödenmiş olup davalı tarafın icra takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, huzurdaki davaya konu olayda özetle davalı tarafça müvekkilinin yetkilisi olduğu şirkette kullanılmak üzere borç verildiğini, bunun karşılığında müvekkili tarafından davalı tarafa icra takibine konu senedin verildiğini, müvekkilinin eşi ... tarafından işbu senedin imzalandığını, akabinde müvekkilinin taksitler halinde senede konu borcu ödemiş olmasına rağmen davalı tarafça senedin müvekkiline teslim edilmediğini, devam eden süreçte davalı tarafın senede ilişkin tüm borcu tahsil etmiş olmasına rağmen bedelsiz kalan senedi haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibine konu ettiğini, müvekkili ... ile dava dışı .... 'nin ...'nin kurucusu olduklarını, davalı ...'nin de dava dışı ......'nin babası olup müvekkili ile ... arasındaki ilişkinin işbu ortaklıktan kaynaklandığını, şirketin nakit ihtiyacı olması sebebiyle müvekkilinin ...'den borç aldığını, bunun karşılığında da tarafların ...'nin araç kredisi çekmesi ve kendisine bir araç alması, işbu kredinin de müvekkili ...'e ait şirket ve müvekkili tarafından karşılanması hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda müvekkili tarafından mezkur şirkete ait .... Bankasında bulunan hesaptan ...'ye ait ... bank hesabına düzenli şekilde ödemeler yapıldığını, devam eden süreçte dava dışı ......'nin mezkur şirketteki payını müvekkili ...'e devrettiğini, müvekkilinin yine bu süreçte de davalı ...'ye ödemeleri yapmaya devam ettiğini, sonrasında davalının oğlu ...... ile aradaki ortaklık ilişkisinin son bulması sebebiyle davalı tarafın borcun ödenmeyen kısmı için senet düzenlenmesini talep ettiğini, işbu vesile ile borcun kalan bakiyesi olan 44.940 TL için senet düzenlendiğini ve işbu senedin müvekkili ve eşi tarafından imzalandığını, senedin tanzim tarihinin davalı tarafça sonradan değiştirildiğini, görünen tanzim tarihinden önce de müvekkilinin senet karşılığı ödemeleri yapmaya devam ettiğini, senedin imzalanması ile birlikte müvekkilinin yine aydan aya karşı tarafa ödeme yapmaya devam ettiğini, ancak bu ödemeleri daha öncesinde de olduğu gibi "araç kredisi" şeklindeki açıklama ile yapmaya devam ettiğini, müvekkili tarafından borcun tamamının bu şekilde ödendiğini ve borcun sona erdiğini, ancak senedin davalı tarafça müvekkiline teslim edilmediğini, mevcut durumda tamamı ödenen ve bedelsiz kalan senedin davalı tarafça tamamen haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli şekilde Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü, .... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu edildiğini, yapılan ödemelerin her ne kadar araç kredisi açıklaması ile gönderilmişse de bunun sebebinin davalı tarafın vermiş olduğu borç karışılığında araç kredisi çekmesi ve kredi bedellerinin alınan borç karşılığında müvekkiline ait şirket ve müvekkili tarafından ödenmesi olduğunu, müvekkili tarafından borç alındığında henüz ortada bir senet olmadığından davalı tarafça müvekkilinden senet alınmasının devamında da açıklamanın bu şekilde yapıldığını, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, senedin tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin senede mahsuben yapıldığının kabulü gerektiğini, bu noktada ispat yükünün yer değiştirmekte olup davalı tarafın bu ödemelerin başkaca bir borca binaen yapıldığını ispat etmekle yükümlü olduğunu iddia ederek; davanın kabulüne, öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir suretiyle Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı icra takibinin durdurulmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması ve paranın alacaklı görünen tarafa ödenmemesi için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı icra takibinin iptaline, kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı taraf aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden 07.05.2021 tanzim 09.08.2021 vade 44.490,00 TL bedelli bono dayanak yapılarak icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın takibe konu bononun ödendiği iddiası ile huzurda görülen menfi tespit davasını açtığını, davacı tarafın iddia ve beyanlarının asılsız olup itiraz etme zarureti hasıl olduğunu, davacı tarafın da beyan etmiş olduğu gibi .... Ahsap Ambalaj Orman Ür. İmalat Nak. Turizm Ve İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ni davacı ... ile müvekkilinin oğlu ......'nin ortak olarak kurduklarını, müvekkili ile ...'in de bu vesile ile tanıştıklarını, yine davacı tarafın beyan etmiş olduğu gibi davacı tarafın nakit ihtiyacının olması durumlarında ...... ile ortaklık ve arkadaşlıklarını da bahane ederek müvekkilinden dönem dönem borçlar aldığını, bunun yanı sıra yine davacı tarafın beyan etmiş olduğu mezkur şirkete araç alınması için müvekkilinin kredi çektiğini ve şirkete verdiğini, ancak davacı ... ile ......'nin ortaklığının 23.10.2019 tarihinde ...... tarafından mezkur şirket hisselerinin davacı ...'e devri ile son bulduğunu, tarafların ortaklık yapısı bitmiş olsa da görüşmeleri ve arkadaşlıklarının devam ettiğini, davacı tarafından yine nakit ihtiyacının olması durumlarında müvekkilinden borç aldığını, mezkur şirket hesabından da kredi ödemeleri için müvekkiline dönem dönem ödemeler gönderildiğini, ancak davacı tarafın sunmuş olduğu ödeme dekontları incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin hesabına gönderilen bu ödemelerin davacı ... ve ...'in takibe konu edilen bonodan kaynaklanan borçlarına istinaden değil mezkur şirketin araç kredi borcuna istinaden müvekkili hesabına gönderildiğini, mezkur şirketin davacılardan bağımsız bir tüzel kişilik olduğunu, mezkur şirket hesabından ve/veya mezkur şirket adına yapılan ödemelerin gerçek kişi olan davacıların borcuna karşılık olarak yapıldığının kabulünün mümkün olmadığını, davacı taraf her ne kadar düzenlenen bononun mezkur şirketin kredi borcu için verilmiş olduğunu iddia etse de davacılar tarafından müvekkiline verilen bononun mezkur şirketin borcuna karşılık verilmediğini, müvekkilinin doğrudan davacıların dönem dönem nakdi olarak almış olduğu borçlara karşılık takibe konu bonoyu davacılardan aldığını, mezkur şirkete araç almak için çekilen kredinin borcu ile davacıların bonoya ilişkin borçlarının tamamen birbirinden farklı olduğunu, davacılardan bono alınır iken kredi ödemelerinin vadesinin belli olması sebebi ile mezkur şirketin kredi borcunun hesaba dahi dahil edilmediğini, davacı tarafın işbu dava ile kötüniyetle davranarak dava dışı üçüncü kişi olan mezkur şirket tarafından ve mezkur şirket adına yapılan ödemeleri kendi borcuna mahsup etmeye çalışarak şahsi borçlarından kurtulmaya çalıştığını, davacı tarafın yapılmış olan bir ödeme ile iki borcundan kurtulmaya çalıştığını, takibe konu bononun mezkur şirket borcuna karşılık alınacak olsa idi mezkur şirketin de bonoya borçlu olarak ekleneceğini, ancak bono incelendiğinde mezkur şirketin borçlu olarak yer almadığını ve bononun mezkur şirketin borcuna karşılık verilmiş olduğunu gösterir şerh bulunmadığının görüleceğini, bunun yanı sıra davacının dava dilekçesi ekleri incelendiğinde buna ilişkin bir yazılı delil de sunmadığının görüleceğini, davacının işbu mesnetsiz iddialarının tamamının ispata muhtaç olduğunu, müvekkilinin davacılardan alacaklı olduğu takibe konu senet ile sübut bulmuşsa da davacının beyanlarının iddiadan ileri gitmediğini, davacıların müvekkiline borcu olmadığını dava dışı üçüncü kişi olan .... Ambalaj Orman Ür. İmalat Nak. Turizm Ve İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. hesabından ve/veya adına yapılmış ödemeler ile ispat etmeye çalışsa da dava dışı tüzel kişilik tarafından yapılan ödemelerin davacıların borçlarına karşılık değil dava dışı üçüncü kişi olan mezkur şirkete müvekkili tarafından çekilen krediye karşılık ödendiğini, davacı tarafın senede karşı senetle ispat kuralını yerine getiremediğini, önce kalan borç için 44.940,00 TL için senet düzenlenmiş iddiasında bulunan davacının devamında dava dilekçesine ek yapmış olduğu ödeme dekontlarının bir kısmında ortada bir senet olmadığını beyan ve ikrar ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesine sunmuş olduğu ödeme dekontlarının toplamının yaklaşık 45.000,00 TL olduğunu, senet ortada yok iken davacı taraf ödeme yaptı ise daha sonradan yapmış olduğu ödemeler için senet vermiş olmasının abesle iştigal olacağını, davacı tarafça her ne kadar "bononun tanzim tarihi davacı tarafça sonradan değiştirilmiş" iddiasında bulunulmuş olsa da bu iddianın tamamen asılsız olduğunu, bono üzerinde inceleme yapıldığında da görüleceği üzere tanzim ve/veya vade tarihlerinde hiçbir tahribat bulunmadığını, bononun düzenlenme tarihinin 07.05.2021 olup vade tarihinin de 09.08.2021 olduğunu, davacının dava dilekçesine ek yaptığı ödeme dekontları incelendiğinde de görüleceği üzere davacı şirketin davacı şirket adına araç kredisine karşılık açıklaması ile yapılmış ödemelerin başlangıç tarihinin ise 09.03.2021 olduğunu, bu tarihin bononun tanzim ve vade tarihinin öncesine tekabül ettiğini, bunun yanı sıra sunulan ödeme dekontlarının açıklama kısımlarının hiçbirinde senede atıf yapılmadığını, tamamına araç kredisi açıklamasının yazıldığını, davacıların kendi nam ve borçlarına karşın vermiş oldukları bonoyu zamanında müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin de bono harici dava dışı 3. Kişi olan şirketin kredi borçlarının ödenmesi sebebi ile bononun vadesi gelmesine karşın bonoyu takibe koymadığını ve davacıları beklediğini, müvekkilinin davacı ...'e bononun bedelini kendisine ödemesi halinde oğlu ......'nin SGK'ya olan borcunu ödeyeceğini söyleyerek bono bedelini talep ettiğini, bunun üzerine davacı tarafın da bono bedeline karşılık gelen kısmını kendisi tarafından ...... adına ödeyeceğini sonrasında da senedi müvekkilinden alacağını söylediğini, ancak aradan geçen süre içerisinde davacı tarafın bonoya istinaden hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkilinin aramalarına da cevap vermediğini, müvekkilinin .... üzerinden davacı ...'e 10.04.2022 tarihinde ödemenin yapılması talebi ile mesaj attığını, davacı tarafın da yine ... üzerinden 12.04.2022 tarihinde vermiş olduğu cevapta "şu ara büyük sıkıntı var sonra hallederiz" cevabını verdiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ödeme dekontları incelendiğinde de müvekkiline en son 01.04.2022 tarihinde ödeme yapıldığının görüleceğini savunarak; davacının haksız ve objektif iyiniyetten yoksun davasının reddine, davacılar aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası nedeniyle davacıların davalıya borçlu olup olmadığı, davacıların menfi tespit ve kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; alacaklısının ..., borçluların ... ve ... olduğu, 44.940,00-TL bedelli 09/08/2021 keşide, 07/05/2021 vade tarihli senet borç sebebi gösterilerek 44.940,00-TL asıl alacak, 10.087,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.027,00-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; dava dışı ... Ambalaj Orman Ürünleri İmalatı Nakliyat Turizm ve İthalat İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü ile İkitelli ve Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davacıların gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
.... bank .....'den; .... Bankası TR .... IBAN numaralı hesaptan ...'ye ait ... bank ..... TR.... IBAN Numaralı hesaba yapılan 2019-2020 yıllarındaki tüm ödemeleri gösterir tablo şeklindeki banka kayıtları ile ...'nin 2019 yılı Mart ayında kullanmış olduğu araç kredisine ilişkin kredi sözleşmesi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
.... bank A.Ş.'den; ...'in 01/01/2019-31/12/2020 ile 01/01/2021-31/12/2022 dönemlerine ilişkin hesap bildirim tablosu ve hesap ekstre tablosu celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
.... Bankası A.Ş.'den; dava dışı ... Ambalaj Orman Ürünleri İmalatı Nakliyat Turizm ve İthalat İhr. San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı hesaptan 01/01/2019-31/12/2020 tarihleri arasında ... adına kayıtlı hesaba gönderilen tutarlara ait hesap hareketi tablosu celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmış; 01/01/2021-31/12/2022 tarihleri arası yapılan işleme rastlanılamadığının bildirildiği görülmüştür.
Türkiye Noterler Birliğinden; ... plaka sayılı araca ait araç tescil bilgileri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasına göre; DAVA DIŞI ..... Ambalaj Orman Ürünleri İmalatı Nakliyat Turizm ve İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, davalı ile yapılan para alışverişinin hangi hesapta izlendiği, taraf dilekçelerinde belirtilen kredi ödemelerinin ayrıca izlendiği hesap olup olmadığı hususları ile takip tarihi itibari ile davalının davacıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
22/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Dava dışı şirkete ait ticari defterler, dosyaya mübrez belge, bilgi, ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dava dışı şirketin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının davalının oğlu dava dışı ...... ile ..... YAPI şirketindeki ortaklıkları nedeniyle dava dışı şirket adına davalı ... borçlandığını mezkur borcun bedeli olarak da davalı ... ... plakalı aracın alımı için kullandığı araç kredisinin taksitlerinin ödendiğini iddia ettiği, Türkiye Noterler Birliği'nin 20.10.2023 tarihli müzekkere cevabında .... plakalı aracın 22.03.2019 tarihi itibariyle davalı ... adına tescil edildiği, 22.03.2019 tarihli ..... bank Taşıt Kredisinin 36 ay vadeli olduğu kredi tutarının 37.000,00 TL olduğu, toplam ödenecek borç tutarının 54.111,41 TL olduğu, davacının davalı ... araç kredisi taksiti açıklamalı toplam 41.150,00 TL, açıklamasız şekilde 3.880,00 TL olmak üzere toplamda 45.030,00 TL havale yapmış olduğu, davacının imzasının bulunduğu dava konusu 44.940,00 TL tutarlı senedin tanzim tarihinin 07.05.2021 olduğu, mezkur tarihte davalı ... araç kredisi taksitlerinin bakiye tutarının ise 15.000,00 TL olduğu, bu itibarla davacı ... menfi tespitini talep ettiği senet ile davacı ... yaptığı ödemeler arasında tarih ve tutar bakımından anlamlı bir ilişki kurulamadığı, neticeten; dava konusu senet ile davacı ... davalı ... yapmış olduğu havalelerin tarih, açıklama ve tutarları arasında anlamlı bir ilişki kurulamadığından, dava konusu senet bedelinin ödenmiş olduğu hususunun davacı ... ispatına muhtaç olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi).
Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır.
Menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372)..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/(19)11-122 Esas 2022/400 Karar sayılı ilamı).
İİK'nın 72/4. maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." düzenlemesi bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 226/1-c maddesine göre, yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yemine konu olamaz. Bedelsiz senedi kullanma(156), Özel Belgede sahtecilik(207, 210), Açığa imzanın kötüye kullanılması(209) 5237 sayılı TCK'da suç olarak düzenlenmiş olup davacının iddialarının yemine konu edilmesi mümkün değildir.
İddia, savunma, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası, banka hesap hareketleri, .... konuşma kayıtları, 22/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davanın kambiyo senetlerinden kaynaklı İİK 72. maddesi kapsamında açılmış menfi tespit davası olduğu, kambiyo senetleri illetten mücerret olduğundan senedin aksini iddia eden tarafın iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bonoda ispat yükünün senedin ödendiğini iddia edene ait olduğu, davacı ile davalının oğlu olan dava dışı ......'nin .... Ambalaj Orman Ürünleri İmalatı Nakliyat Turizm ve İthalat İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kurucu ortakları olduğu, dava dışı ......'nin babası olan davalının dönem dönem nakit ihtiyacı nedeniyle dava dışı şirkete ve davacıya borç para verdiği, davacı tarafça bu borç paranın taraflar arasında davalıya ait .... plaka sayılı aracın kredi ödemelerinin yapılması suretiyle ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve davalının talebi üzerine dava dışı ......'nin ortaklıktan ayrılması nedeniyle kalan kredi ödemelerinin teminatı olarak iş bu davaya ve icraya konu senedin düzenlendiği iddia edilerek borcun ödenmesine rağmen senedin iade edilmemesi sebebiyle iş bu menfi tespit davası açılmış ise de; dava dışı ......'nin 20/11/2019 tarihinde ortaklıktan ayrıldığının sicil kayıtlarından görüldüğü, .... plaka sayılı araç için çekilen 22.03.2019 tarihli .... bank Taşıt Kredisinin 36 ay vadeli ve kredi tutarının 37.000,00 TL olduğu, toplam ödenecek borç tutarının 54.111,41 TL olduğu, 28/10/2019 tarihinde davalıya EFT yoluyla 880,00-TL gönderildiği, kaldı ki bu ödemenin araç kredisi olarak ödendiğine ilişkin herhangi bir ibare de bulunmadığı, bir an için bu bedelin kredi ödemesi olarak yapıldığı düşünülse dahi dava dışı ......'nin ortaklıktan ayrılma tarihi itibariyle 54.111,41-TL-880,00-TL=53.231,41-TL kredi borcunun bulunduğu, davacının iddiası doğrultusunda senedin dava dışı ......'nin ortaklıktan ayrılma tarihi itibariyle düzenlendiği düşünülse dahi senet miktarının kalan kredi bedelinden daha düşük düzenlenmiş olacağı, bunun da davacının iddiasını doğrulamayacağı, gelen banka kayıtlarından kredi bedellerinin 07/05/2020-01/04/2022 tarihleri arasında kredi ödemesi açıklamasıyla kısmen düzensiz olarak ödendiğinin görüldüğü, dava dışı ... Ambalaj Orman Ürünleri İmalatı Nakliyat Turizm ve İthalat İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtları incelenerek düzenlenen ve yukarıda özetlenen 22/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının davalı ... araç kredisi taksiti açıklamalı toplam 41.150,00 TL, açıklamasız şekilde 3.880,00 TL olmak üzere toplamda 45.030,00 TL havale yapmış olduğu, davacının imzasının bulunduğu dava konusu 44.940,00 TL tutarlı senedin tanzim tarihinin 07.05.2021 olduğu, mezkur tarihte davalı ... araç kredisi taksitlerinin bakiye tutarının ise 15.000,00 TL olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; elinde alacağını ispatlar nitelikte kesin delil niteliğine haiz bono senedi bulunan davalıya karşı, davacı tarafın aynı nitelikte delil ile borçlu olmadığını ispatlamak zorunda olduğu, davacının iddiasını kesin delillerle ispatlaması gerektiği, ancak davacı ..., bu nitelikte bir delil ibraz edilmediği, dava ve icraya konu senedin kredi ödemelerinin teminatı olarak verildiği ve senet bedelinin bu suretle ödendiği iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; sübut bulmayan davanın reddine, ayrıca davacı ... ihtiyati tedbir talebine nazaran Mahkememizin 25 numaralı tensip tutanağı ara kararı ile alacağın %15'i oranında teminat gösterilmesi kaydıyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmiş olup yazılan müzekkere üzerine karar gereğinin ifasının İcra Müdürlüğünce yerine getirildiği dikkate alınarak davalı alacaklının alacağına geç kavuşması nedeniyle, İİK'nın 72/4. maddesi gereğince takip konusu alacağın %20'si oranında belirlenen 11.005,40 TL tazminatın da davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
2004 sayılı İİK'nun 72/4.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan 11.005,40-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 767,47 TL harç ile 172,30 TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 512,17 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2024
Katip ...
Hakim ...
¸