T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/533 Esas
KARAR NO : 2024/998
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2019
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların İstanbul ili, .... İlçesi, .... Mahallesinde kain, .... ada 1 parsel olarak tescilli ana taşınmaz üzerinde inşa edilecek ".... Dükkanları" projesinde yer alan 10 adet bağımsız bölümün satışıyla ilgili toplam 5.956.779,00 TL + % 18 KDV bedeli üzerinden satışı hususunda anlaşmış olduklarını, davalı şirketin müşterilerine uyguladığı satış prosedürüne istinaden resmi ve adi yazılı olarak iki farklı tipte satış sözleşmeleri tanzim ettiğini, davalı tarafın zorunlu prosedürü gereğince öncelikle satışı taahhüt edilen her bir taşınmaz için ayrı olarak 26.02.2016 tarihinde adi yazılı şekilde "... Dükkanları İşyeri Yapım ve Satış Vaadi" sözleşmeleri imzalandığını, işbu 10 adet sözleşme; projede yer alan B1 Blok 1-2-3-4-5-6, B3 Blok 3, C Blok 1-2-3 bağımsız bölüm numaralı taşınmazların satışına istinaden yapıldığını, adından taraflar arasında Bakırköy .... Noterliği'nin 29.02.2016 tarih ve .... yevmiye numaralı "İşyeri Yapım ve Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalandığını, satıcı davalı; yapacağı projede yer alan B1 Blok 1-2-3-4-5-6, B3 Blok 3, C Blok 1-2-3 bağımsız bölüm numaralı 10 adet taşınmazı, %18 KDV Dahil 5.000.000 TL karşılığında davacı şirkete satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmenin 3.maddesinde yer alan 5.000.000 TL'lik toplam bedel, sözleşmenin imzalandığı gün olan 29.02.2016 tarihinde Satıcı/Davalı firma hesabına ödendiğini, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun satış ve teslimle ilgili hükümleri gayet sarih ve emredici olmakla birlikte: 29.02.2016 tarihli satış vaadi sözleşmesinin Satıcının yükümlülüklerinin yer aldığı 4.2/C Maddesine göre; "Satıcı, Alıcının sözleşmeden doğan edimleri tamamen yerine getirmiş olması ve yasal bir engel bulunmaması halinde, alıcının tapusunu vermeyi taahhüt eder." hükmü bulunduğunu, müvekkil şirketin, resmi ve adi yazılı satış vaadi sözleşmelerinde kendisine düşen tüm edimleri eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen % 8 KDV dahil 661.607,00 TL değerindeki; İstanbul ili, .... İlçesi, .... Mahallesinde kain .... Dükkanları B1 Blok 1 Numaralı bağımsız bölümde yer alan taşınmazın tapu devir işlemleri yapılmamakta olduğunu, bu durumda; 4721 Sayılı Medeni Kanun'un 716. Maddesi gereğince ilgili taşınmazın tapu kaydının iptali ve müvekkil lehine tescili talebiyle huzurdaki işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, 26.02.2016 ve 29.02.2016 tarihli "İşyeri yapım ve satış vaadi" sözleşmelerine konu taşınmazlardan henüz tapu devri yapılmamış olan; İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde .... Ada 1 Parselde kain .... Dükkanları B1 Blok 1 Numaralı bağımsız bölümdeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkil şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Dükkanları" projesinde yer alan 10 adet bağımsız bölümün satışıyla ilgili resmi ve adi yazılı şekilde satış vaadi sözleşmeleri tanzim edildiğini,, satışı taahhüt edilen her bir taşınmaz bakımından ayrı olarak 26.02.2016 tarihinde adi yazılı şekilde sözleşme taraflarca imzalandığını, bu sözleşmelerde bulunan bedeller toplandığında, taraflar 10 adet bağımsız bölümün satışı için KDV dahil 7.029.000,00 TL ödeneceği hususunda anlaşmış olduğunu, sözleşmelerde ödemelere ilişkin peşinat tarihleri de belirtilmiş olup son peşinat tarihi 28.12.2016 olarak belirlendiğini, taraflar arasında 29.02.2016 tarihinde resmi şekilde yapılan sözleşmede ise ödenecek toplam bedel KDV dahil 5.000.000,00 TL olarak gösterilmişse de bu bedel tarafların gerçek iradesini yansıtmamakta olduğunu, Davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, sözleşme bedelini sözleşmede belirtilen vadesinde ve zamanında ödemeyerek temerrüte düştüğünü, davacının kötü niyetli davranışı dışında belirtilmesi gerekir inşaat sektöründe maliyet unsurlarının artması veya azalması tamamen tacirin risk payı olduğunu; nitekim davacı da KDV'nin sorumluluğunun müvekkil şirket üzerinde olduğunu kabul ettiğini, dava konusu tapu devri talep edilen İstanbul ili, .... İlçesi, .... Mahallesi B1 Blok 1 Numaralı bağımsız bölümde yer alan taşınmazın sözleşmede belirlenen bedeli 722.867,00 TL olduğunu, müvekkil şirketin, sözleşme kapsamındaki diğer taşınmazların davacı lehine devrini gerçekleştirdiğini, ancak bakiye borcu nedeniyle dava konusu taşınmazın devrini gerçekleştirmediğini, davacı şirketin borcunu kısmen ifa etmesi sebebiyle müvekkil şirket TBK m.84/2 gereği sözleşmeden kaynaklanan borcunun kısmen ifaya göre olan kısmını ifa ettiğini, söz konusu taşınmazın davacı şirkete devredilmesi halinde müvekkil şirket, davacının basiretli bir tacir gibi davranmaması ve kötü niyetli olması sebebiyle telafisi olmayacak büyük zararlara uğrayacağını, işbu sebeplerle Davacının hukuka ve usule aykırı davasının reddini savunmuştur.
Bilirkişi ... tarafından mahkememize 04/09/2023 tarihinde sunulan raporda: "Davalı ... A.Ş. tarafından davacı ... A.Ş.'ye 468 KDV dahil 7.028.999,95 TL (6.508.333,31 * 520.666,64 KDV) tutarında toplam 4 adet fatura düzenlendiği, - Davalı .... A.Ş. tarafından davacı .... A.Ş. ve davacı adına ödeme yapan 3.kişilerden toplam 6.410.290,57 TL tahsilat yapıldığı, Buna göre; a) “İşyeri Yapım ve Satış Vaadi Sözleşmesi” kapsamında katma değer vergisi oranının belli olmadığı, sözleşme kapsamında KDV değişikliğinin yansımasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve taşınmazların satış fiyatları katma değer vergisi dahil olarak sözleşme imzalandığı değerlen ide; - Düzenlenmesi gereken fatura toplamının 618 KDV dahil 7.029.940,00 TL (5.957.576,27 * 1.072.363,73 KDV) olması gerektiği, yapılan tahsilat tutarı olan 6.410.290,57 TL'nin mahsup edilmesiyle davalı .... A.Ş.'nin davacı ...A.Ş.'den olan alacağının 619.649,43 TL olması gerektiği, bu durumda davacının sözleşmelere ve davaya konu taşınmazlarla ilgili sözleşmelerden doğan edimlerini tam olarak yerine getirmediği, davaya konu taşınmazların satış bedellerinin sözleşmelere göre tam olarak ödenmedi. değer vergisi oranının “618 olarak yazılı olduğu, taşınmazların satış fiyatları katma değer vergisi hariç olarak sözleşme imzalandığı ve faturaların düzenlendiği tarihte bahse konu işyeri teslimleri için geçerli katma değer vergisi oranının *68 olduğu değerlendirildiğinde;- Düzenlenmesi gereken fatura toplamının 68 KDV dahil 6.434.182,37 TL (5.957.576,27 * 476.606,10 KDV) olması gerektiği; yapılan tahsilat tutarı olan 6.410.290,57 TL'nin mahsup edilmesiyle davalı ... A.Ş.'nin davacı .... A.Ş.'den olan alacağının 23.891,80 TL olması gerektiği, bu durumda da davacının sözleşmelere ve davaya konu taşınmazlarla ilgili sözleşmelerden doğan edimlerini tam olarak yerine getirmediği, davaya konu taşınmazların satış bedellerinin sözleşmelere göre tam olarak ödenmediği" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize 25/06/2024 tarihinde sunulan raporda: Söz konusu taşınmazların yakınında yer alan dükkan emsalleri yapının konumu, pazarlık payı, site bazında yapılaşması ve mevcut durumu dikkate alınarak yapılan düzeltmede kıymet takdir belirlenmiş olup, dava konusu İstanbul İli, ... İlçesi,... Mah. ... ada | nolu parsel taşınmazında yer alan; Bİ Blok 1 Nolu Depolu dükkanın, 1/1 hissesine 11.135.000,00 TL Kıymet takdir edilebileci BI Blok 2 Nolu Depolu dükkanın, 1/1 hissesine 9.435.000,00 TL Kıymet takdir. Edilebileceği, BI Blok 3 Nolu Depolu dükkanın, 1/1 hissesine 11.475.000,00 TL Kıymet takdir edilebileceği, BI Blok 4 Nolu Depolu dükkanın, 1/1 hissesine 7.310.000,00 TL Kıymet takdir edilebileceği, BI Blok 5 Nolu Depolu dükkanın, 1/1 hissesine 3.825.000,00 TL Kıymet takdir edilebileceği, BI Blok 6 Nolu Depolu dükkanın, 1/1 hissesine 10.370.000,00TL Kıymet takdir edilebileceği, C Blok 1 Nolu Depolu dükkanın, 1/1 hissesine 10.540.000,00TL Kıymet takdir edilebileceği, C Blok 2 Nolu Depolu dükkanın, 1/1 hissesine 10.540.000,00TL Kıymet takdir edilebileceği, C Blok 3 Nolu Depolu dükkanın, 1/1 hissesine 7.310.000,00TL Kıymet takdir edilebileceği, B3 Blok 3 Nolu Depolu dükkanın, 1/1 hissesine 13.205.000,00TL Kıymet takdir edilebileceği, Dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 29.09.2019 tarihi itibariyle değerinin, 1.118.874,99-TL olduğu, Dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasında 26.02.2016 tarihli adi yazılı, 29.02.2016 tarihinde ise noter huzurunda “İşyeri Yapım ve Satış Vaadi Sözleşmesi” akdedildiğinin müşahede edildiği; bahse konu sözleşmelerden 26.02.2016 tarihli olan adi yazılı satış vaadi sözleşmesinde davalı tarafından davacıya teslim edilecek on adet taşınmazın satış bedelinin 5.956.779,00 TL * *e 18 KDV şeklinde; 29.02.2016 tarihli resmi satış vaadi sözleşmesinde ise KDV dahil 5.000.000,00-TL şeklinde kararlaştırıldığının anlaşıldığı, Ancak dosyaya mübrez belgelerden tarafların iradesinin resmi şekilde akdedilen 29.02.2016 tarihli sözleşmedeki KDV dahil 5.000.000,00-TL bedeli üzerinde uyuşmadığının anlaşıldığı, zira davacı tarafından ileri sürüldüğü ve kaldırma kararı öncesi Sayın Mahkemece yapılan mali bilirkişi incelemesinde davacının ödediği bedelin bu bedelin oldukça üzerinde olduğunun görüldüğü, bu yönü ile: vii. * Şayet Sayın Mahkemece satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde akdedilmesi gerektiği aksi durumda şekle aykırılıktan kesin hükümsüzlük sonucunun doğacağı bu nedenle taraflar arasında uygulanacak olan sözleşmenin 29.02.2016 tarihli sözleşme ve satış bedelinin de KDV 5.000.000,00-TL olacağı kanaatinde olunması durumunda davacının satış bedelini ödemiş olması sebebiyle dava konusu taşınmazın tescilini talep edebileceğinin, * Şayet Sayın Mahkemece her ne kadar satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde akdedilmesi gerekse de BAM .... Hukuk Dairesi kararında da ifade edildiği ve tarafların esasında iradesinin 26.02.2016 tarihli sözleşmede birleştiği kanaatinde olunması durumunda ise KDV tutarının açıklığa kavuşturulması gerektiğinin, ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece ikinci ihtimalde belirtilen kanaatte olunması ihtimaline binaen KDV tutarının belirlenmesi ve bu kapsamda davacının satış konusunun bedelini ödeme yükümlülüğünün yerine getirip getirmediğinin tespiti ile devam edildiğinde Bakanlar Kurulu kararı ile KDV oranı *418 olarak belirlenen konutların 08.09.2016- 31.03.2017 tarihleri arasında teslim edilmesi halinde alınacak KDV oranı 9618'den 968'e düşürülmüş, 31.01.2017 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile de teslim için belirlenen 31.03.2017 tarihinin yeniden düzenlenerek 31.10.2018 - tarihine ertelendiğinin müşahede edildiği, bu yönü ile KDV oranın 908 olarak kabul edilebilmesi için teslimin 08.09.2016 ilâ 31.10.2018 tarihleri arasında gerçekleştirilmesinin gerektiği, Dosyaya mübrez “Konut Teslim Tutanakları'ndan” taşınmazlardan altısının 10.04.2018 tarihinde diğer üçünün ise 15.09.2018 tarihinde gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, yine kaldırma kararı öncesi Sayın Mahkemece yapılan mali bilirkişi incelemesinde 'Davalı ... A.Ş. tarafından davacı .... A.Ş.'ye toplamda 4 adet fatura düzenlendiği ve bu faturaların da 968 KDV üzerinden kesildiğinin tespit edildiği, Tüm bu açıklamalardan sonuçla nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere: * Şayet Sayın Mahkemece "İşyeri Yapım ve Satış Vaadi Sözleşmesi" kapsamında katma değer vergisi oranının belli olmadığı, sözleşme kapsamında KDV değişikliğinin yansımasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve taşınmazların satış fiyatları katma değer vergisi dahil olarak sözleşme imzalandığı kanaatinde olunması durumunda düzenlenmesi gereken fatura toplamının #618 KDV dahil 7.029.940,00 TL (5.957.576,27 * 1.072.363,73 KDV) olması gerekeceğinden: © Yapılan tahsilat tutarının 6.410.290,57 TL olarak kabulü halinde mahsup neticesinde davalı ... A.Ş.'nin davacı ... A.Ş.'den olan alacağının 619.649,43 TL olacağının, © Yapılan tahsilat tutarının 6.478.130,00 TL olarak kabulü halinde mahsup neticesinde davalı ... A.Ş.'nin davacı ... A.Ş.'den olan alacağının 551.810,00 TL olacağının, Ancak her iki durumda da davacının sözleşmelere ve davaya konu taşınmazlarla ilgili sözleşmelerden doğan edimlerini tam olarak yerine getirmediği ve Mahkemenin takdirine göre BAM kararında da ifade edildiği üzere eksik bedelin yatırılması halinde tescilin gerçekleştirilebileceğinin, Şayet Sayın Mahkemece geçerli katma değer vergisi oranının 968 olduğu kanaatinde olunması durumunda ise düzenlenmesi gereken fatura toplamının *08 KDV dal 6434.182,37 TL (5.957.576,274476.606,10. KDV) olması gerekeceğinden: o Yapılan tahsilat tutarının 6.410.290,57 TL olarak kabulü halinde mahsup neticesinde davalı ... A.Ş.'nin davacı ... A.Ş.'den olan alacağının 23.891,80 TL olacağı, dolayısıyla bu durumda da davacının sözleşmelere ve davaya konu taşınmazlarla ilgili sözleşmelerden doğan edimlerini tam olarak yerine getirmediği ve Mahkemenin takdirine göre BAM kararında da ifade edildiği üzere 23.891,80 TL'lik eksik bedelin yatırılması halinde tescilin gerçekleştirilebileceğinin, © Yapılan tahsilat tutarının 6.478.130,00 TL olarak kabulü halinde ise davacı ... A.Ş.'nin 43.947,63-TL fazla ödeme yapması hasebiyle yükümlülüklerini yerine getirdiği ve dolayısıyla dava konusu taşınmazın tescilini talep edebilmesinin koşullarının oluştuğunun", sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Mahkememizce 12/10/2020 tarih ve ...Esas ...sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 14/04/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile "somut olayda; taraflar arasında dükkan niteliğindeki 10 adet bağımsız bölümün satışı konusunda inşaat yapım ve satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, satışa konu taşınmazlarda kat mülkiyeti tesis edildiği, taşınmazların davacı şirkete teslim edildiği ve sözleşmeye konu 10 adet taşınmazdan 9 adedinin davacıya tapu devrinin yapıldığı sabittir. Sözleşmeye konu taşınmazlardan dava konusu taşınmazın tapu devri yapılmamıştır. Davacı satış vaadi sözleşmelerinde kendisine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen % 8 KDV dahil 661.607,00 TL değerindeki B1 blok 1 numaralı bağımsız bölümün tapu devir işlemlerinin yapılmadığını iddia ederek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş, davalı vekili ise dava konusu taşınmazın sözleşmede belirlenen bedelinin 722.867,00 TL olup müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki diğer taşınmazların devrini gerçekleştirdiğini ancak bakiye borcu nedeniyle taşınmazın devrini gerçekleştirmediğini, davacı şirketin borcunu kısmen ifa etmesi sebebiyle müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan borcunun kısmen ifaya göre olan kısmını ifa ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmeye ve davaya konu taşınmazın satış bedelinin tam ödenip ödenmediği, eksik ifa bulunup bulunmadığı noktasındadır. Yerel mahkemece davacının sözleşme kapsamında edimini tam anlamıyla ifa etmeden tescil talep edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemece davacının sözleşmeye ve davaya konu taşınmazla ilgili sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği, davaya konu taşınmazın satış bedelinin sözleşmeye göre ödenip ödenmediği, davacının satış bedelini ödeme edimini tam yerine getirip getirmediğini, eksik ifa söz konusu olup olmadığını konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi ve eksik ve ödenmeyen bedel söz konusu ise belirlenen eksik bedelin mahkeme veznesine depo edildikten sonra tescil hükmü kurulması yani birlikte ifa kuralının gözetilmesi gerekirken gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmekle kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a-4.-6. Maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dosyanın mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Başakşehir Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, istenen bilgi ve belgelerin gönderildiği anlaşıldı.
Davalının yetki itirazının taşınmazın aynına ilişkin olması sebebiyle davanın kesin yetki sebebiyle tahkim şartı olması nedeniyle taşınmazlarla iradi tahkim yolu kapalı olduğundan davalının tahkim ve yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil isteminin yerinde olup olmadığı, tapu iptali ve tescil koşullarının olmadığı taktirde davacının alacak talebinin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre meselenin çözümü tamamen hukuki yorum bağlı olduğu anlaşılmakla;
Taraflar arasında".... Dükkanları" projesinde yer alan 10 adet bağımsız bölümün satışıyla ilgili resmi ve adi yazılı şekilde satış sözleşmesi kapsamında bütün taşınmaz bedelleri ödenmiş olup sn taşınmaz yönünden ise davacı KDV indirimi yapılması gerektiğinden hareketle başkaca bir bedel ödemeden eksik ödediği bedelle tapunun protokol kapsamında adına tescili talep etmiş olup Taraflar arasındaki sözleşme 26.02.2016 ve 29.02.2016 tarihinde imza edilmiş olup protokol imzalanmıştır. Davacı taraf sözleşme imzalandıktan sonra ve önceki taşınmaz bedelleri ödedikten tescilden sonra kalan son taşınmaz için indirimli KDV oranından yararlanması gerektiğini iddia etmiştir. Buna göre KDV oranının %18 den %8 oranına değişikliğine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı 08.09.2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşme kapsamında KDV değişikliğinin yansımasına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.Anılan sözleşmelerin incelenmesinde satış bedelinin KDV dahil belirlenmiş olduğu ve KDV oranında olası değişikliğinin bedele ne şekilde yansıtılacağına ilişkin hüküm bulunmadığı incelenen sözleşmelerden anlaşılmıştır. Söz konusu taşınmazların davacıya tesliminde gecikme gibi bir olguya dosya kapsamında rastlanmamıştır.
08/09/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2016/9153 sayılı Bankalar Kurulu Kararı ile daha önce 24/12/2007 tarihli Resmi Gazete'de yayanlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile KDV oranı %18 olarak belirlenen konutların 08/09/2016-31/03/2017 tarihleri arasında teslim edilmesi halinde alınacak KDV oranı %18'den %8'e düşürülmüş, 31/01/2017 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile de teslim için belirlenen 31/03/2017 tarihi, 31/09/2017 olarak yeniden düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasında 26.02.2016 tarihli adi yazılı,
29.02.2016 tarihinde ise noter huzurunda “İşyeri Yapım ve Satış Vaadi Sözleşmesi”
akdedildiğinin müşahede edildiği; bahse konu sözleşmelerden 26.02.2016 tarihli
olan adi yazılı satış vaadi sözleşmesinde davalı tarafından davacıya teslim edilecek
on adet taşınmazın satış bedelinin 5.956.779,00 TL + % 18 KDV şeklinde;
29.02.2016 tarihli resmi satış vaadi sözleşmesinde ise KDV dahil 5.000.000,00-TL
şeklinde kararlaştırıldığı anlaşılmöıştır.
Her ne kadar satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde
akdedilmesi gerekse de BAM .... Hukuk Dairesi kararında da ifade edildiği ve
tarafların esasında iradesinin 26.02.2016 tarihli sözleşmede birleştiği kanaatinde
olunması durumunda ise KDV tutarının açıklığa kavuşturulması gerektiğinden akanlar Kurulu kararı ile KDV oranı %18 olarak belirlenen konutların 08.09.2016-
1.03.2017 tarihleri arasında teslim edilmesi halinde alınacak KDV oranı %18'den
8'e düşürülmüş, 31.01.2017 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile de teslim için
belirlenen 31.03.2017 tarihinin yeniden düzenlenerek 31.10.2018 tarihine
ertelendiğinin görülmüş bu yönü ile KDV oranın %8 olarak alınması gerekir.
Zira; 2018/11750 Sayılı Kararnameyle Yapılan Düzenleme
Söz konusu Kararnamenin 4. Maddesi ile, 24/12/2007 tarihli ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararın geçici 3. Maddesinde yer alan “konutların” ibaresi, “konutlar ile işyerlerinin (bina ve/veya bağımsız bölüm şeklinde olanlar)” şeklinde değiştirilmiştir.
Söz konusu geçici 3. Maddenin değişiklikten sonraki hali aşağıda yer almaktadır:
“Geçici Madde 3 – (1) Bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranına tabi konutlar ile işyerlerinin (bina ve/veya bağımsız bölüm şeklinde olanlar) 31/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimlerinde, aynı fıkranın (c) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanır.”(%8)
İşyeri Kapsamına Neler Giriyor?
KDV oranı % 18’den % 8’e düşürülen işyeri kapsamına; yapı ruhsatında dükkan, ofis, büro, apart ünite ve benzeri olarak tanımlanan iş yerleri girmektedir. Nitekim; konu hakkında yayımlanan 12 Seri No'lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’de, “Yapı ruhsatında konut, dükkan, ofis, büro, rezidans, apart daire, devre mülk ve benzeri olarak tanımlanan konut veya iş yerlerinin istisna kapsamında değerlendirileceğini” açıklayarak, bu konuda yaşanan tereddütleri giderilmiştir.
Dolayısıyla, yapı ruhsatında dükkan, ofis, büro, apart ünite ve benzeri olarak tanımlanan işyerlerinin gerek bina olarak gerekse bağımsız bölüm şeklinde satış ve/veya teslimlerinde, 18 Mayıs – 31 Ekim 2018 tarihleri arasında % 8 oranında KDV hesaplanacaktır.
Sonuç olarak Mahkememizce esas alınan ek yasal düzenlemeye göre geçerli katma değer vergisi oranının %8 olduğu kanaatinde
olunması nedeniyle düzenlenmesi gereken fatura toplamının %8 KDV dahil
6.434.182,37 TL (5.957.576,27+476.606,10 KDV) olması gerekeceğinden:
Mali müşavir bilirkişinin de tespit ettiği üzere Yapılan tahsilat tutarının 6.410.290,57 TL olarak kabulü ile mahsup
neticesinde yapılan tahsilat tutarının 6.478.130,00 TL olarak kabulü ile davacı ... A.Ş.'nin 43.947,63-TL fazla ödeme yapması hasebiyle sözleşme kapsamında vergisel anlamda yükümlülüklerini yerine getirdiği ve dolayısıyla dava konusu taşınmazın
tescili talep edebileceği dikkate alınarak ara karardan rücu edilerek davanın kabulü ile; Davalı ... A.ş. Adına Kayıtlı İstanbul İli, ... İlçesi,... Mahallesi, .... Ada, 1 Parsel, B1 Blok, Zemin Kat, Depolu Dükkan Niteliğindeki 1 Nolu Bağımsız Bölüm sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalı ... Pazarlama A.Ş. adına kayıtlı İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 1 parsel, B1 blok, zemin kat, depolu dükkan niteliğindeki 1 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın tapu kaydının İPTALİ ile davacı adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,
2-Hüküm özetinin 2004 sayılı İİK 28/1. maddesi gereği derhal ilgili tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 552.000,00 TL depo bedelinin talep halinde davacıya iadesine,
4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 76.430,35-TL harçtan peşin alınan 19.298,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 57.131,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 19.298,60 TL peşin harç ve 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 19.343,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 12.380,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 168.642,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza