T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/542 Esas
KARAR NO : 2024/450
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uluslararası kargo gönderimi piyasasında önde gelen ve kurulduğu günden bu ... 10 yıldır sektörde saygın yer edinmiş .... üyesi, ... Müdürlüğü tarafından Yetkili Acente belgesine sahip aynı zamanda hızlı (....) kurye lisansına sahip bir anonim şirket olduğunu, davalı şirkete müvekkili şirket tarafından uluslararası kargo gönderim hizmeti verildiğini, talep ettiği kargoların yurt dışı hedeflerine ulaştırıldığını, bir kısım kargoların da yurtdışından iade olarak geri taşındığını, bu ticari ilişkiden dolayı davalı şirkete dilekçe ekinde sundukları faturaların E-Fatura olarak gönderildiğini, davalı şirketin dava ve icra takibine konu edilen bu faturalara hiç bir itirazı olmadığını, müvekkiline bu faturalarla ilgili hukuka ve usule uygun hiç bir itiraz bildirilmediğini, dolayısıyla faturaların tüm içerik ve açıklamalarıyla davalı tarafından kabul edildiğini, davalı şirkete faturalara konu hizmetin verildiğinin tartışmasız olduğunu, aradaki ticari ilişkiyi ispatlayan ve davalı şirketin ıslak imzalı ve kaşeli olarak, hür iradesiyle okuyup, şartlarını kabul ettiği Yurt Dışı Taşıma Sözleşmesi bulunduğunu, ancak kesin vadesi gelmesine rağmen müvekkiline ödemelerin yapılmadığını, tüm iyiniyetli çaba ve uyarılarının davalı tarafından dikkate alınmadığını ve davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas dosyası ile dayanağı faturalar ve cari hesap ekstresi olan ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak, icra takibinde borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, itiraz dilekçesinde: "Alacaklı kişi tarafından aleyhimize açılan icra takibine ilişkin borca açıkça itiraz ediyoruz. Takipte alacaklı görünen kişiye herhangi bir borcumuz yoktur." şeklinde ifadelerde bulunulduğunu, bu itirazın gerçek dışı ve kötü niyetli olup, kabul edilmesinin söz konusu olmadığını, kötüniyet tazminatına karar verilmesi için tüm unsurların oluştuğunu, dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşılamadığını ve 24.04.2023 tarihli son tutanağına da geçtiği gibi arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sona erdiğini, faturaların bir çoğunun zaten açıklamasından da anlaşılacağı üzere navlun faturaları olduğunu, bu faturaların ilgili yurtdışı kargoların teslimat adresinin merkezi lokasyon olmaması nedeniyle ek maliyet nedeniyle davalıya kesilmiş faturalar olduğunu, hangi gönderilere ilişkin olduğunun devamında belirtilen awb numaralarında açıkça belirtildiğini, yine "uzak bölge dağıtım ücreti" açıklamalı faturaların da bu kapsamda olduğunu, davalının gönderilerinin acil olması nedeniyme kendi talebiyle navlun ölçümlerinin davalının beyanına göre kabul edildiğini, ancak daha sonra havayolu'nun ölçümlerinde davalının beyan ettiği kg ölçümlerinin eksik olduğunun görüldüğünü, hangi gönderilere ilişkin olduğunun devamında belirtilen AWB numaralarında açıkça belirtildiğini, davalı şirketin işleyişi bildiğini, bu konu ve açıklama ile daha önce kesilmiş bir çok farklı faturayı da kabul edip hiç bir itirazları olmadan ödediğini, davalının gönderilerinin, alıcıları tarafından gerekli gümrük işlemlerinin yapılmaması, geç yapılması, gerekli evrakların alıcı tarafından gümrüğe verilmemesi, geç teslim edilmesi, kimi zaman yanlış adres ve iletişim bilgileri gibi tamamen davalı şirket ve alıcılarının sorumluluğunda olan işlemlerin yerine getirilmemesi ya da eksik, geç yerine getirilmesi nedeniyle hedef ülke gümrüğünden Türkiye'ye geri gönderildiğini, bu iade ücretlerinin taşımayı yapan ilgili global taşıyıcı firmalar tarafından müvekkili şirkete fatura edildiğini ve müvekkili tarafından da ödemelerin yapıldığını, ardından da müvekkili tarafından davalı şirkete üzerine cüzi bir hizmet bedeli ilave edilerek "iade navlun ücreti" düzenlendiğini, bu bedellerin talep edildiğini, faturaların bir kısmının içeriğinin yurtdışı adres düzeltme şeklinde olduğunu, davalı şirketin gönderiyi yaparken müvekkili şirkete bildirdiği dolayısıyla AWB belgelerinde yazan hedef adreslerde yanlışlık, eksiklik olduğunu, davalı şirket yani gönderici ya da alıcısının daha sonradan düzelttiğinde taşımayı yapan global taşıyıcı firmaların bu operasyon için müvekkiline fatura kestiğini, müvekkilinin de bu bedelleri davalı şirketten talep ettiğini ve bu şekilde faturalandırdığını, kısaca müvekkili şirket tarafından icra takibine ve davaya konu edilen faturaların tamamının hukuka, usule, sektör kurallarına, uluslararası taşımacılık kurallarına, ticari işleyiş kurallarına ve müvekkil şirket ile davalı arasında ıslak imzalı ve kaşeli olarak imza edilmiş Yurt Dışı Taşıma Sözleşmesi'ne ve de www........com.tr web sitesinde göndericileri ve müşterilerin kolayca erişmesi ve takip etmesi için hazır bulundurulan Yurt Dışı Taşıma Sözleşmesi'ne uygun olduğunu, icra takibine ve davaya konu edilen faturalara davalı tarafından süresinde, hukuka ve usule uygun hiç bir itiraz edilmediğini, tüm faturaların içerikleri ile birlikte davalı tarafından kabul edildiğini, davalının borcunu ödememesinin tek sebebinin davalının yurt dışı gönderim işleri için daha önce fiyat alamadığı ve anlaşma yapamadığı ... ile 2023 Ocak ayından itibaren anlaşma sağlaması, gönderilerinin tamamını artık aracısız olarak bu firma ile göndermeye başlaması ve bu yüzden bu ticari opsiyonuna güvenerek müvekkili şirkete olan borcunu kötüniyetli olarak ödememesi olduğunu, davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesinin ...Esas numaralı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu iddia ederek; borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen asıl alacak, faizi ve tüm ferileriyle ödemesine ve takip konusu alacak faturalara dayalı, kesin ve likit olduğundan alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının işbu icra takibinde kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi neticesinde almış olduğu hizmetin karşılığını davacıya ödediğini, davacının müvekkili şirket nezdinde alacağının mevcut olmadığını, davacının iddialarının gerçeklikten uzak ve soyutluktan ibaret olduğunu, davacı tarafından her ne kadar faturalara itiraz edilmediği belirtmişse de müvekkili tarafından faturaların usulsüz düzenlendiğinden haberdar olunduğunda davacı ile iletişime geçildiğini, taraflar arasında akdedilen Yurt Dışı Taşıma Sözleşmesi neticesinde davacının vermiş olduğu hizmet neticesinde düzenlenen faturaların müvekkili tarafından düzenli olarak ödendiğini, ancak davacı tarafından faturalara ekstra bedellerin yansıtılması, tarafların anlaşmasına uygun olmayan ücretlerin eklenmesi durumundan haberdar olunması halinde davacı ile iletişime geçilip bu duruma itiraz edildiğini, müvekkilinin daha önce kesilen faturalarda da davacı tarafından gerçeği yansıtmayan bedellerin eklendiğinin yapılan incelemeler neticesinde saptantığını ve gerekli itirazların şirket yetkililerine yapıldığını, dava konusu alacağın davacı tarafça müvekkili şirkete başvurulmadan doğrudan icra takibine koyulduğunu, davacı tarafından uzak bölge dağıtım ücretine ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, faturalarda belirtilen bedelle ilgili şirket yetkilileriyle görüşüldüğünde yeterli ve gerekli bilgi verilmediğini, ayrıca sözleşme maddesinde belirtilen "Alıcı adresinin merkezi bir lokasyon olmaması durumunda uzak bölge ek maliyeti eklenebilir." ibaresine yer verilmişse de bu maddenin yeterince açık olmadığını, navlun farkına ilişkin düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından gönderimlerin kilogram farkı olması nedeniyle ekstra faturalar düzenlendiğini, müvekkili tarafından her ne kadar önceki tarihli faturalar ödenmişse de daha sonrasında fark edilmesi üzerine aslında gönderiler bakımından kilogram farkı olmadığının tespit edildiğini, dosyaya sunulan belgelerde görüldüğü üzere müvekkiline davacı tarafından bildirilen yüzlerce kilogram farkı bulunduğunu, müvekkili şirketin aynı ürünleri farklı bir şirketle göndermeye başlaması üzerine aslında kilogram farkı olmadığının tespit edildiğini, yani müvekkilinin zamanında davacıya fazladan ödeme gerçekleştirdiğini, davacının tüm bunlara rağmen kötü niyetli olarak müvekkilinden alacağını talep ettiğini, müvekkilinin daha öncesinde göndermiş olduğu ürünlerde kilogram farkı olduğunu düşünerek, yapılan sözleşme neticesinde davacıya güvenerek fatura bedellerini ödediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede her ne kadar göndericinin kilogram farkına itiraz etme imkanının olmadığı aradaki farkı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği belirtilmişse de sözleşmedeki söz konusu hükmün kötü niyetle düzenlendiğini, müvekkilinin aslında ödemesi gerekmeyen bedelleri ödemek zorunda bırakıldığını, müvekkilinin daha öncesinde düzenlenen faturaları itiraz etmeksizin ödemesinin olağan olduğunu, zira müvekkilinin davacı ile arasında olan ticari işe güvendiğini, ancak davacı tarafından kötü niyetli olarak fatura düzenlenmdiğini ve müvekkilinin ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, davacı şirket ile yapılmış olan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, müvekkilinin davacı şirketten hizmet almaya devam etmeyeceğinin bildirildiğini, söz konusu bildirim üzerine dava şirket tarafından birkaç ay öncesine ilişkin fatura düzenlendiğini ve müvekkili şirkete gönderildiğini, davacının tamamen kötü niyetli olarak hareket ettiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında yaşanan işbu uyuşmazlıklar sırasında müvekkili şirket ile ilgilenen sorumlu davacı şirket personelinin işine son verildiğini, bu durumun müvekkili ile yaşanan durumu örtbas etmek ve söz konusu faturaların nedenini açıklamamak niyetiyle yapıldığı kanaatinde olduklarını, davacı şirketin müvekkili şirketin davaya konu faturaları ödeme hususunda hem fikir olunması halinde indirim yoluna gidebilecekleri 106.000,00 TL'lik ödeme yerine 90.000,00 TL ödeme hususunda anlaşabileceklerini belirttiğini savunarak; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesine, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında imzalanan 13/05/2022 tarihli Yurtdışı Taşıma Sözleşmesinden kaynaklı bakiye fatura ve cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; Taşıma sözleşmesi kapsamında davacı tarafça bakiye fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalının savunması kapsamında navlun farkına ilişkin düzenlenen faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura ve cari hesap ekstresi borç sebebi gösterilerek 106.112,02-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 30/03/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, süresinde davalı borçlu vekili tarafından 29/03/2023 tarihli dilekçe ile ödeme emri ile talep edilen borcun tamamına ve tüm ferilerine yapılan itiraz üzerine aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Kağıthane, İstanbul ve Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2022 ve 2023 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, 13/05/2022 tarihli Yurtdışı Taşıma Sözleşmesi, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ de incelenmek suretiyle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, navlun farkına ilişkin düzenlenen faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususlarında taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri de dikkate alınarak rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişi .... ile taşıma/lojistik konusunda uzman bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 04/04/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
04/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 116.773,15 TL alacağının bulunduğu, davalının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 101.826,80 TL borcunun bulunduğu, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 116.773,15 TL alacağının bulunduğu, davalı ... ticari defterlerine göre ise davalının takip tarihi itibariyle davacıya 101.826,80 TL borcunun bulunduğu, taraflar arasındaki cari farkın 116.773,15-101.826,80 = 14.946,35 TL olduğu, 16.12.2022 tarihli “Kredi Kartı Ödemesi CH Düzeltmesi” açıklamalı 5.000,00 TL tutarlı kayıt davalının ispatına muhtaç olduğu, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 116.773,15 - 9.967,30 = 106.805,85 TL alacaklı olduğu, davacı ... takip talebinde 106.112,02 TL alacak talebinde bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 106.112,02 TL alacaklı olduğu, tarafların karşılıklı ticari defterleri ile sabit ve teyit edilen miktar bakımından davalının itiraz etmeksizin ticari defterlerine kayıt ettiği taşıma faturalarına konu işin görüldüğünün değerlendirildiği, davalı ... tüm taşımaların bedellerinin ödendiği savunmasına karşın, kendi ticari defter kayıtlarının bu savunmayı doğrulamadığı, davalı ... ödeme, ibra, takas ve sair bir şekilde borcu sona erdirdiği sabit olmamakla, hesaplanan 106.805,85 TL borçlu olmasına karşın davacının talebinin daha düşük miktarda 106.112,02 TL olmakla bu miktarda taşıma bedeli borcu bakiyesi tutarında davalının borçlu olduğunun değerlendirildiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, taraflar arasında imzalanan 13/05/2022 tarihli Yurtdışı Taşıma Sözleşmesi, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, 04/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturadan ve cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, hükme ve denetime elverişi yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda; taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 116.773,15 - 9.967,30 = 106.805,85 TL alacaklı olduğu, davacı ... takip talebinde 106.112,02 TL alacak talebinde bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 106.112,02 TL alacaklı olduğu, tarafların karşılıklı ticari defterleri ile sabit ve teyit edilen miktar bakımından davalının itiraz etmeksizin ticari defterlerine kayıt ettiği taşıma faturalarına konu işin görüldüğünün değerlendirildiği, davalı ... tüm taşımaların bedellerinin ödendiği savunmasına karşın, kendi ticari defter kayıtlarının bu savunmayı doğrulamadığı hususlarının tespit edildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu, taraf ticari defterleri ve taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alınarak taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının Bakırköy .....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin aynı koşullarda DEVAMINA,
2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebi ile itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (21.222,40-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 7.248,51 TL harçtan peşin alınan 1.321,24 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 530,56 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 5.396,71 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.321,24 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 530,56 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.031,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 3.188,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip ...
Hakim ...