T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/547 Esas
KARAR NO : 2025/302
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/05/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin malik ve işleteni olduğu ... plakalı aracın diğer davalı ... sevk ve idaresinde iken 15.06.2021 tarihinde karıştığı kaza sonucunda, müvekkili ... Tic. Ltd. Şti.’ye ait ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, kaza tutanağı ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları ile sabit olduğu üzere kazanın oluşumunda .... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın meydana gelen hasar nedeni ile serviste onarım gördüğünü ve bu süre zarfında çalıştırılamadığını, müvekkilinin uğramış olduğu kazanç kaybının taraflarına ödenmesi için davalılardan ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ilgili Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun .... sayılı dosyası üzerinden yürütülen arabuluculuk sürecinin sonunda anlaşmaya varılamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin kazanç kaybı zararının tazmini için işbu davayı açmak zaruretinin doğduğunu, davalılardan ...'ün T.C. Kimlik numarasının kaza tespit tutanağına yazılmadığını, bu nedenle davalıya ait .... numaralı sürücü kimlik numarası ile sorgulama yapılarak davalının T.C. Kimlik numarası ile tebligata yarar adresinin Esenyurt Trafik Tescil ve Denetleme Amirliğinden celbini talep ettiklerini iddia ederek; davanın kabulüne, bilirkişi incelemesi sonucu belirlenecek miktara ilişkin talep artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça aracında oluşan hasar iddiası neticesinde aracın onarım süresi zarfında çalıştırılamamasından doğan kazanç kaybı iddiası ile belirsiz alacak davası ikame etmişse de; davacı tarafın servis firması olup; basiretli tacir olarak kazanç kaybını hesaplayabilecek durumda olduğunu, basiretli bir tacirin kazancını hesaplayamadığının iddia edilmesinin başlı başına ticari hayatın da olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, hal böyle iken davacının koşulları oluşmayan belirsiz alacak davasının usulden reddine Mahkeme aksi kanaatteyse dava değerinin belirlenip harcın tamamlattırılması için davacı tarafa ihtar gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu talep hakkında Mahkeme görevsiz olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının davasının temelini trafik kazasındaki kusur iddiasından doğan kazanç kaybı olarak belirlediğini, iddia konusu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri değil; Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu iddialara esas alacak kalemlerinin hali hazırda zaman aşımına uğradığını, iddia edilen olayda müvekkilinin ve/veya çalışanının kusuru bulunmadığını bilakis davacının kusuru bulunduğunu, davacının müvekkilinin ve/veya çalışanının kusuru olduğunu iddia ederek, iddiasına dayanak olarak tramer kaydını göstermişse de, davaya konu tramer kaydının eksik ve hatalı inceleme sonucu oluşturulduğundan gerçeği yansıtmaktan uzak olup kesin delil niteliği de bulunmadığını, davacı taraf iddiasını ispatla mükellef olmasına rağmen, aracın hangi parçasının zarar gördüğünü, hangi sürede onarıldığını, aracın kiralama bedelinin ne olduğunu, kazanç için zorunlu bakım, amortismanlarının ne olduğunu, dava konusu aracın geçmiş dönemde ay içerisinde kaç gün/saat çalıştığını, bu çalışmalara ilişkin fatura suretleri gibi verileri beyan etmeksizin özetle zararını ispat etmeksizin davayı ikame etmiş olduğundan, ispat olunmamış iddialar içeren davanın reddini talep ettiklerini, ticari hayatın olağan akışı gereği servis aracının her ayın her günü ve saati çalışır halde bulunmadığından, davacının sunmuş olduğu delillere göre dahi, aracın modeli de gözönünde bulundurulduğunda gün içerisinde onarımı mümkün hasar iddiasına ilişkin davacının uğramış olduğu kazanç kaybını somut delillerle ispatlaması gerekmekte iken, davacının yalnızca aracının onarımda kaldığından bahisle kazanç kaybı talebinde bulunmasında hukuka uyarlılık bulunmadığını savunarak; davacının haksız ve kötüniyetli olduğu davasının reddine, yargılama gideri, vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça aracında oluşan hasar iddiası neticesinde aracın onarım süresi zarfında çalıştırılamamasından doğan kazanç kaybı iddiası ile belirsiz alacak davası ikame etmişse de; davacı tarafın servis firması olup; basiretli tacir olarak kazanç kaybını hesaplayabilecek durumda olduğunu, basiretli bir tacirin kazancını hesaplayamadığının iddia edilmesinin başlı başına ticari hayatın da olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, hal böyle iken davacının koşulları oluşmayan belirsiz alacak davasının usulden reddine Mahkeme aksi kanaatteyse dava değerinin belirlenip harcın tamamlattırılması için davacı tarafa ihtar gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu talep hakkında Mahkeme görevsiz olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının davasının temelini trafik kazasındaki kusur iddiasından doğan kazanç kaybı olarak belirlediğini, iddia konusu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri değil; Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu iddialara esas alacak kalemlerinin hali hazırda zaman aşımına uğradığını, iddia edilen olayda müvekkilinin ve/veya çalışanının kusuru bulunmadığını bilakis davacının kusuru bulunduğunu, davacının müvekkilinin ve/veya çalışanının kusuru olduğunu iddia ederek, iddiasına dayanak olarak tramer kaydını göstermişse de, davaya konu tramer kaydının eksik ve hatalı inceleme sonucu oluşturulduğundan gerçeği yansıtmaktan uzak olup kesin delil niteliği de bulunmadığını, davacı taraf iddiasını ispatla mükellef olmasına rağmen, aracın hangi parçasının zarar gördüğünü, hangi sürede onarıldığını, aracın kiralama bedelinin ne olduğunu, kazanç için zorunlu bakım, amortismanlarının ne olduğunu, dava konusu aracın geçmiş dönemde ay içerisinde kaç gün/saat çalıştığını, bu çalışmalara ilişkin fatura suretleri gibi verileri beyan etmeksizin özetle zararını ispat etmeksizin davayı ikame etmiş olduğundan, ispat olunmamış iddialar içeren davanın reddini talep ettiklerini, ticari hayatın olağan akışı gereği servis aracının her ayın her günü ve saati çalışır halde bulunmadığından, davacının sunmuş olduğu delillere göre dahi, aracın modeli de gözönünde bulundurulduğunda gün içerisinde onarımı mümkün hasar iddiasına ilişkin davacının uğramış olduğu kazanç kaybını somut delillerle ispatlaması gerekmekte iken, davacının yalnızca aracının onarımda kaldığından bahisle kazanç kaybı talebinde bulunmasında hukuka uyarlılık bulunmadığını savunarak; davacının haksız ve kötüniyetli olduğu davasının reddine, yargılama gideri, vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; 15/06/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumunun ne olduğu, davalıya ait aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurun tespiti halinde davacıya ait ... plakalı aracın tamirde kaldığı süre içinde davacının kazanç kaybına uğrayıp uğramadığı davalıların kazanç kaybı zararından sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğünden; .... kaza sıra numaralı trafik kazası tespit tutanağı ile olay tarihinde çekilen resimlerin bir örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
.... Otomotiv AŞ.'den; ... plakalı aracın tüm servis kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden; ... ve .... plaka sayılı araçların tramer kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
... Sigorta A.Ş.'den; açılmış bir hasar dosyası kaydına rastlanamadığı bilgisi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır..
Türkiye Noterler Birliği Sicil ve Tescil Hizmetleri Müdürlüğünden; ... ve .... plaka sayılı araçların tescil bilgileri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
.... Sigorta Şirketinden; .... numaralı hasar dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması, trafik kazası tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, kusur oranının tespiti amacıyla kusur/trafik konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosyaya ibraz edilmiş, 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Bu trafik kazasının meydana gelmesinde; Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK'nun 84/d, gj. Md. yoluyla: 46, 47/c,d, 52/a,b,c, 56/a,c, 67/a,c. Md.ile; KT. Yönet. 107, 137/A. Md. Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme ve Araçlar Arasındaki Mesafe, Araç manevraları) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen .... plakalı ticari kamyon sürücüsü davalı ...' ün "%100 Oranında Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; Kaza tarihinde ... plakalı ticari kamyonun maliki olan davalı şirketin ise ( KTK' nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...'ün kusuru oranında, adı geçen sürücü ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; Trafik Kazası Tespit Tutanağında herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan, kendi yönünde ve şeridinde seyretmekte iken arkadan gelen araç tarafından çarpılmaya uğrayan ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ... ile ... plakalı ticari otobüs sürücüsü dava dışı ...'ın kazada etkisi olmadığı, alabilecekleri bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacakları; Aynı Trafik Kazası Tespit Tutanağında herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan; Kuzu Sprodan Teras Evleri Yolunda ve M.K. Atatürk Bul. kavşağı yaklaşımında, kendi yönünde ve şeridinde seyretmekte iken, kendi etkisi olmadan komşu yoldan kaza yaparak ve savrularak gelen otobüs tarafından çarpılmaya uğrayan .... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...'ın da kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı; Aynı Trafik Kazası Tespit Tutanağında park halinde iken çarpılmaya uğradıkları belirtilen, herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan, buna göre kurallara uygun şekilde park halinde iken çarpılmaya uğrayan ... plakalı otomobil sürücüsü ... ve ... plakalı otomobil sürücüsü .... ile ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in de kazada etkisi olmadığı, alabilecekleri bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacakları; Aynı kaza tarihinde ... plakalı ticari otobüsün maliki olan davacı “.... Tic. Ltd. Şti.' nin” ise ( KTK' nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...' ın kusuru oranında, adı geçen sürücü ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; Yukarıda açıklanan şekilde adı geçen sürücünün “Tamamen Kusursuz” olduğunun tespit edildiği; Buna göre aynı aracın maliki olan davacı “.... Tic. Ltd. Şti.' nin de kazada sorumluluğunun bulunmayacağı"" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara/ vekillerine tebliğ edilmiş, davalı şirket vekili tarafından rapora karşı itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
21/02/2024 tarihli celse ara kararı ile; trafik kazası tespit tutanağı ve 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davalı vekilinin bu rapora itirazları da dikkate alınmak suretiyle dava konusu trafik kazasında tarafların kusur durumları ile kusur oranlarının tespiti hususunda rapor düzenlenmesi bakımından Mahkememiz dosyası İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30/04/... tarih .... sayılı raporlarında; "...Mevcut verilerle; Davalı sürücü ... idaresindeki kamyon ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, aracının teknik özelliğini ve hava-zemin durumunu dikkate alarak seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği olay mahallinde araç hakimiyetini kaybederek ön ilerisinde seyreden dava konusu araca ve araçlara çarpması ile meydana gelen olayda, asli %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü .... idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken, gerisinden gelerek araç hakimiyetini kaybeden kamyonun çarpmasına maruz kalması ile meydana gelen olayda kusursuz olduğu, sürücü ... idaresindeki otobüs ile seyir halindeyken, araç hakimiyetini kaybeden kamyonun çarpmasına maruz kalması ile meydana gelen olayda kusursuz olduğu, park halinde bulunan ..., ... ve ... plaka sayılı araç sürücüleri, park halinde bıraktığı araçlarına araç hakimiyetini kaybeden aracın ve çarpma sonrası savrulan otobüsün çarpması ile meydana gelen olayda, kusursuz oldukları" yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
A.T.K. raporu taraflara/ vekillerine tebliğ edilmiş, davalı şirket vekili ile davalı asil tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının; davacının iddiası, davalı taraf savunması, dosya kapsamındaki tüm belgeler ile kusur bilirkişi raporu, A.T.K. Trafik İhtisas Dairesinin 30/04/... tarih ve ...07 sayılı raporu dikkate alınmak suretiyle ve davacı tarafa ait ticari defterler incelenerek;"15/06/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı aracın tamirde kaldığı süre içinde davacının kazanç kaybına uğrayıp uğramadığı (davacının tüm giderleri mahsup edilerek günlük net kazancının (kazaya karışan aracın kullanılamaması sebebiyle oluşan), uğramış ise kazanç kaybı tutarının ne olduğu, davalıların kazanç kaybı zararlarından sorumlu olup olmadığı" hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM ve hasar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmesi yönünde ara karar kurulmuş, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde bilirkişi için takdir edilen ücretin yatırılmadığı, ticari defterlerin ibraz edilmediği ve bu nedenle gerekli bilirkişi incelemesinin yapılamadığı görülmüştür.
Davacı vekilinin 22/01/2025 tarihli celsede müvekkiline ait defterleri sunmadıkları için bilirkişi ücretini de yatırmadıklarını beyan ettiği görülmüştür.
HMK 324. maddesi gereğince, “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır”.
Yönetmeliğin 45. maddesinde gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup, gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade ettiği, davacının, her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, delil avansının ise tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade ettiği vurgulanmıştır.
Bu yasal düzenlemeler göstermektedir ki, taraflar; dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişinin veya yapılmasını istedikleri keşif ve sair işlemlerin masraflarını, mahkeme veznesine yatırmaya mecbur olup, hakim tarafından verilen sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar ettiği kabul edilir. Hakimin, bu masrafların yatırılması konusunda verdiği sürenin kesin olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, kesin süreye uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmaz. Kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde, gereğinin hakim tarafından hemen yerine getirilmesi gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 22/04/2014 tarih ve 2014/15812 E. 2014/12380 K. sayılı ilamı)
Bir davanın açılmasıyla başlayan yargılama faaliyetinde, karara ulaşmak bakımından, mahkeme ve taraflarca yapılması gereken belirli işlemler bulunmakta olup, her işlemin belli bir zaman aralığında yapılması gerekmektedir. Usul hükümleri ile normatif bir değer kazanan bu zaman aralıklarına süre denilmektedir. Böylece usul işlemlerinin yapılması zamansal olarak tarafların ya da mahkemenin arzularına, inisiyatifine bırakılmamış olmaktadır.
Mahkememizin 09/10/2024 tarihli duruşmasında '' Dosyanın Mahkememizce re'sen belirlenen SMMM .... ve hasar konusunda uzman ....dan oluşacak bilirkişi heyetine tevdiine, bilirkişilere ayrı ayrı 5.000,00-TL bilirkişi ücreti takdirine, bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince mahkememiz veznesine depo edilmesine, aksi taktirde 6100 sayılı HMK’nun 324. Maddesi gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına (ihtar edildi )" yönünde karar verildiği ve verilen ara karar duruşmasında davacı vekilinin duruşmaya katıldığı ve kararın yüzüne karşı okunmuş olduğu, mahkememiz duruşmasından ve kesin süreden sonra, mahkememizce 22/01/2025 ve 12/03/2025 tarihlerinde de duruşmalar yapılmış olduğu ancak bilirkişi ücretinin yatırılmamış olduğu anlaşıldı.
Tüm dosya kapsamı sonucunda; davanın özelliği gereği konusunda uzman bilirkişi incelemesinin yapılmasının gerektiği, davacı vekiline bilirkişi incelemesi yapılması için gerekli olan masrafları yatırması hususunda mahkememizce kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansının davacı tarafından yatırılmadığı, verilen kesin sürenin usule uygun olduğu ve davacı tarafın kesin sürenin gereklerini yerine getirmediği, ayrıca davacı tarafça ticari defterlerin de dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
İspatlanamayan davanın REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 615,40-TL peşin harcın davacı tarafça yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,
HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2025
Katip ...
¸¸
Hakim ....
¸¸