T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/576 Esas
KARAR NO : 2024/964
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, ticari satımdan kaynaklanan ödemeler gerçekleşmeyince müvekkili şirket adına Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile davalı şirkete karşı ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının herhangi bir borcu olmadığını hususunu ileri sürerek, taraflarınca başlatılan işbu icra takibine karşı itiraz ettiğini, davalı borçlu şirketin söz konusu itirazı üzerine takibin durduğunu ve ardından taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde de herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında ve ticari defterlerinde davalının ticari satımdan kaynaklanan 95.480,79 TL borcu olduğunun anlaşıldığını, ancak müvekkili şirketin davalı şirketten olan bu alacağının hukuki yollara başvurulmadan önce de talep edilmesine rağmen davalı borçlu şirket tarafından borcun ödenmesine yönelik herhangi bir olumlu adım atılmadığını, başlatılan icra takibine karşılık davalı borçlu şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak süreci uzatmak amacıyla itiraz edildiğini, davalı borçlu şirketin iş bu davaya konu olan borcunu ödememekte ısrar ettiğini, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap sebebiyle alacaklı olduğunun her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile de ispatlanacağını iddia ederek; davalı borçlunun Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine takip konusu borca haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı borçlu tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ileri sürülen hususların soyut ve gerçek dışı olup reddi gerektiğini, davacı tarafça her ne kadar müvekkili olan şirketin son kesilmiş olan fatura bedelinin 95.480,79 TL tutarındaki cari hesap borç bakiyesinin ödenmediği belirtilmiş ise de söz konusu iddiaların gerçek dışı olup reddi gerektiğini, tarafların yıllarca ticaret yaptığını ve aralarında ciddi bir güven oluştuğunu, taraflar arasındaki gerek resmi kayıtlar gerekse de para akışına bakıldığında bu hususun açıkça ortaya çıkacağını, ne var ki davacı şirketin müvekkili şirkete mal göndereceği bahsiyle fatura düzenlediğini ve aralarındaki bu güveni sürekli kötüye kullanarak oyaladığını, faturanın itiraz, iade edilme süresini hile ile kaçırmasına sebep olduğunu, devam eden süreçte malları müvekkiline hiç bir suretle teslim etmediğini, gelinen aşamada davacının iş bu haksız ve hukuksuz alacağı talep etme yoluna giderek müvekkilini ağır bir mağduriyete sürüklemek istediğini, keza davacı tarafın kesilmiş olduğu belirtilen fatura örneğini de dosyaya sunmadığını, müvekkili şirkete fatura ve cari hesap içeriğinde belirtilen malların teslim edilmediğini, söz konusu malların teslim edildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalının akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfetinin faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, alacaklının düzenlediği faturadaki malların yada hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, Yargıtay'ın mevcut kararlarında faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmaması halinde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğacağını, yani faturanın verilmesine sebep olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceğine hükmettiğini, davalı tarafça faturalarda belirtilen mallar gönderilmeden malların faturalarının gönderildiğini, davalı müvekkili tarafından davacı ile aralarında süre gelen cari ilişki güvenine dayanarak malların gönderileceği inancı ile faturalara itiraz edilmediğini, ancak faturalarda belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini, satış sözleşmelerinde ise malın teslim edildiğinin teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edileceğini savunarak; davacı tarafça haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye fatura ve cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalının savunması kapsamında satıma konu ürünlerin davalı tarafa teslim edilip edilmediği, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura ve cari hesap borç sebebi gösterilerek 95.480,79-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 04/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde davalı borçlu vekili tarafından 09/05/2023 tarihli dilekçe ile ödeme emrine, borca, faize ve tüm ferilerine yapılan itiraz üzerine aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Esenyurt ve Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2021 ve 2022 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 28/05/2024 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
28/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 95.480,79 TL alacağının bulunduğu, davalının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacı ... borcunun bulunmadığı, davacının davalı tarafa düzenlemiş olduğu 07.04.2021 tarihli 42.734,79 TL tutarlı ve 28.04.2021 tarihli 42.480,00 TL tutarlı faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde 30.06.2021 tarihli “Dönem Hesaplarının Mutabakatı” açıklamalı 87.000,00 TL tutarlı mutabakat kaydı bulunduğu, mezkur kayıt davacı ... ticari defterlerinde bulunmamakla birlikte taraflar arasında akdedilen yazılı bir mutabakata rastlanmadığı, bu itibarla taraflar arasında mutabakat olduğu hususunun davalı ... ispatın muhtaç olduğu, neticeten; davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 07.04.2021 tarihli 42.734,79 TL tutarlı ve 28.04.2021 tarihli 42.480,00 TL tutarlı faturalardan dolayı 85.214,79 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, 28/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki kapsamında davacı tarafından fatura ve cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, TTK 4/2. Maddesi uyarınca davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli, yukarıda özetlenen 28/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 95.480,79 TL alacağının bulunduğu, davalının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının davalı tarafa düzenlemiş olduğu 07.04.2021 tarihli 42.734,79 TL tutarlı ve 28.04.2021 tarihli 42.480,00 TL tutarlı faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde 30.06.2021 tarihli “Dönem Hesaplarının Mutabakatı” açıklamalı 87.000,00 TL tutarlı mutabakat kaydı bulunduğu, bu kaydın davacı ticari defterlerinde bulunmadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin alım satım sözleşmesi olduğu, yukarıda özetlenen, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu gözönüne alınarak, her ne kadar davalı tarafça faturaya konu ürünlerin teslim edilmediği iddia edilmiş ise de; davalı tarafından davacının düzenlemiş olduğu faturalara süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması, davalının bu faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olması ve BA formlarında faturanın bildirilmiş olması karşısında; takibe konu edilen faturaları yasal süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden davalının, fatura münderecatını aynen kabul etmiş olduğundan bu fatura nedeniyle ürünleri teslim almadığını, dolayısıyla borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak faturadan ve cari hesaptan kaynaklı bakiye borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, ancak davacı ticari defter kayıtlarında bilirkişi raporu ile tespit edilen faturalar miktarını aşan kayıtlara ilişkin herhangi bir dayanak belge sunulmadığından davanın kısmen kabulü ile; davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 85.214,79-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (17.042,95-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 85.214,79-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (17.042,95-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Reddedilen kısım yönünden davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.821,02 TL harçtan peşin alınan 1.153,18 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 477,40 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 4.190,44 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 1.153,18 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 477,40 TL olmak üzere toplam 1.810,48 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranı gözetilerek hesaplanan 2.784,54 TL'sinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiye kısmın (335,46 TL) davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta ve tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.766,25 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.361,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 10.266,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸