T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/579 Esas
KARAR NO : 2025/1109
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2023
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/06/2021 tarihinde saat 12:45'te davalı .....'ın sevk ve iradesinde bulunan ve ..... Dekor ve Raf Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ..... plakalı aracın .... Mah. .... Cad. Zeytinburnu/İSTANBUL adresinde müvekkilimizin sevk ve iradesindeki .... plakalı motosiklete çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ....., .... Mah. ..... adresinde istikamet halinde iken aniden sağa manevra yaparak yan şeritte aynı yöne seyir halinde bulunan çarptığını, kazada davalı ......, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a maddesini ihlal etmiş olduğundan tam kusurlu olduğunu, zararlarının davalı taraflarca karşılanması gerektiğini davacının motosikletinin savrulduğunu ve motosikletten düşerek sağ tarafta bulunan boşluğa düştüğünü, kazada ciddi şekilde yaralandığını vücudunda 4. derece kırık meydana geldiğini, kaza geçirdikten sonra ..... Üniversitesi Hastanesi'nde yaklaşık 1 hafta tedavi gördüğünü, sağ kolundan ameliyat olmak zorunda kalmış ve koluna platin takıldığını, ameliyattan sonra da uzun bir süre fizik tedavi işlemi gördüğünü, tüm bu tedavi süreci boyunca oldukça acı çektiğini halen daha kolunu eskisi gibi kullanamadığını yaklaşık 1.5 - 2 ay istirahat raporu almış olup tamamen işine dönmesi ise 3.5 - 4 ay sürdüğünü bu nedenlerle maddi manevi tazminat talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların manevi tazminat talepleri KTK 92 gereği zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında bulunmadığından müvekkili şirket bakımından reddini, davacının maluliyeti gösterir adli rapor bulunmadığından, maluliyet oranının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini, davacının SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının kesin ve net olarak tespit edilmesi, ödeme alınması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermemek için bu yöndeki taleplerin reddini, geçici iş göremezlik ve tedavi giderine ilişkin taleplerin teminat dışı olması nedeniyle reddini, davacının müterafik kusuru dikkate alınarak tazminat tutarında indirim yapılmasını, davacının motosikletinde oluşan hasara ilişkin zarar karşılandığından bu yöndeki taleplerin reddini, itirazların kabul edilmemesi halinde hasar bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanmasını, davacının değer kaybına ilişkin talepleri karşılanmış bu yöndeki taleplerin reddini, sorumluluğa esas kusur oranlarının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiş ve savunmuştur.
Davalılar ..... MAĞAZA DEKOR ve ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davaya konu olay şu şekilde meydana gelmiştir; 19/06/2021 tarihinde öğlen saat 11:45 civarında müvekkillerden ..... 'ın sevk ve iradesinde bulunan ve diğer müvekkil ..... Mağaza Dekor ve Raf Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ..... plakalı araçla trafiğin yoğun olduğu ve tahmini olarak saatte 10 km hızla Zeytinburnu, ..... mahallesi .... caddesinde tek yön cadde üzerinde durma noktasında ağır seyreden trafikte seyir halindeyken sağ tarafta boş yer olduğunu görüp aracını park etmek üzere sağ sinyalini vermiş ve park etmek üzere hızını durma noktasına getirmiştir. Bu sırada sağ ön tarafından davacının sevk ve iradesindeki ..... plakalı motosiklet hızla gelerek müvekkilin aracının sağ ön çamurluğuna çarpmış ve çarpma sonucu yere düştüğünü, davacı taraf dava dilekçesinde olayın oluşumunu tamamen gerçek dışı olarak anlattığını, mtosikletlerin, araçların sağından solundan yeter ki bir motor sığabilecek her yerlerinden geçmeyi kendilerine verilmiş hak sandıkları trafiğe çıkan hepimizin malumu olduğunu , bu olayda kimin haklı olup olmadığı hukuki nitelendirme olarak önemli olsa da asıl önemli olan insan hayatına veya vücuduna zarar gelmemesinin olduğunu, motosiklet sürücüsü hatalı davranışı ile kendi vücuduna zarar vermiş olduğunu, müvekkilinin yardıma koştuğunu, olayda davacı tarafın bu şekilde tehlikeli araç kullanmasıyla, olayın oluşumunda davalıların herhangi bir kusuru bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a- Şişli Hamidiye Etfal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi,
b- ..... Sigorta (anadolu ..... Sigorta Şirketi,
c-Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı,
d- .....Üniversitesi Hastanesine,
e- İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ,
f- Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesi,
g- Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne, müzekkereler yazılmıştır.
3-ATK 09.11.2023 tarihli raporunda özetle; ''Davalı sürücü ..... ’ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı sürücü .....'un %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.''
-ATK 04.03.2024 tarihli raporunda özetle; ''...... 'un %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü ..... %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğuna oy birliği ile karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur.''
-ATK 18.07.2024 tarihli raporunda özetle; ''Birgör oğlu 11.05.2000 doğumlu, .....’in 19.06.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine kapsamında yapılan değerlendirmeye göre; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, dirsek eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.8 %2, Tablo 2.3’ye göre tüm vücut özürlülük oranı %1 Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 1 (yüzdebir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği''
-Aktüerya uzmanı bilirkişi 13.11.2024 tarihli raporunda özetle; ''Dosyada mevcut ücret bordrolarından davacının geçici iş göremezlik dönemindeki ücretlerinin tahakkuk ettirilerek ödendiğinin görüldüğü; geçici iş göremezlik dönemi süresince davacının kazanç kaybına uğramadığı; geçici iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı ve hal böyle olunca geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 20.963,34 TL olduğu, Davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı, Davacının talep edilen araç hasarı ve değer kaybı zararının alanında uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı, Temerrüt başlangıcının 15.10.2021 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu''
-Makine mühendisi bilirkişi 24/06/2025 tarihli raporunda özetle; ''Hasar miktarının KDV'siz ve iskontolu 13.329,85 TL, KDV'li ve iskontolu 15.729,22 TL, KDV'li ve iskontosuz 17.476,91 TL olduğu, Değer kaybı bedelinin 10.000,00 TL olduğu '' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
6-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş, ıslah harcını mahkememize yatırdığı gibi ıslah dilekçesi davalılara tebliğ olmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Dava :Trafik kazasından kaynaklı olarak uğranılan bedensel zarar ve davacıya ait aracın uğradığı zarara yönelik olarak maddi ve manevi tazminat talebi hakkındadır.
Haksız fiillere ilişkin olarak 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun ispatı
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle bir zararın meydana gelmesi halinde kusurlu fiili ile üçüncü kişiye bir zarar veren zararı gidermekle yükümlü olup, zararı, illiyet bağını ve kusuru ispat yükü ise davacı zarar görene aittir.
2918 sayılı Kanun'un 85. Maddesi ise şu şekildedir:
"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış olup, Trafik İhtisas Dairesi düzenlediği 09.11.2023 tarihli raporda şu tespitleri yapmıştır:
"Mevcut verilerle;
A) Davalı sürücü ..... idaresindeki kamyonet ile olay mahalli yol bölümünden seyirle geldiği mahalde yolun sağına park etmek için manevraya geçtiği sırada manevra alanını kontrol altında bulundurması, sağ gerisinden seyirle gelmekte olan motosiklet nedeniyle etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek yolun sağına yönelmesi sonucu gerçekleşen olayda kusurludur.
B) Davacı sürücü .... idaresindeki motosiklet ile seyrini istikamet şeridini takiben ön ilerisindeki araçlarla arasında güvenli açıklık bırakarak müteyakkız sürdürmesi, ön ilerisindeki aracı geçme eylemini varlığını belli ederek geçişe uygun bir noktadan aracın solunu kullanarak gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek tek şeritli yol bölümünde gayri nizami şekilde ön ilerisindeki aracı geçmeye çalışması sonucu gerçekleşen olayda kusurludur.
SONUÇ:
Yukarıdaki hususlar çerçevesinde gerçekleşen olayda;
A) Davalı sürücü .....’ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu,
B) Davacı sürücü .....'un %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."
Tarafların itirazı üzerine kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için dosya yeniden Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmiş olup, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 04.03.2024 tarihli raporda ise şu tespitler yapılmıştır:
"Mevcut bilgilere göre;
A) Sürücü ..... sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile trafik akışının tek şerit üzerinden sağlandığı yol kesiminde seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, kaza mahalli yol bölümüne geldiği esnada ön ilerisinde seyir halinde olan araç ile arasında güvenli mesafesini koruması, yolun sağına park etmek için yavaşlayarak sağa doğru manevra yapan araç nedeniyle etkili tedbir alması, ön ilerisinde bulunan aracı uygun bir anda, uygun bir noktada kontrollü bir şekilde geçmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, nizamlara aykırı şekilde ön ilerisindeki aracın sağında kalan boşluktan geçmeye çalıştığı sırada gerçekleşen kazada kusurludur.
B) Sürücü ..... sevk ve idaresinde bulunan kamyonet ile görüşün açık olduğu meskun mahalde gündüz vakti seyirle gelmiş olduğu yol kesiminde yolun sağına park etmek için yavaşlayarak sağa manevra yaptığı sırada, sağ gerisine dair gerekli kontrolleri yaparak görüş alanını kontrol altında bulundurması, sağ gerisinden seyirle gelen motosiklet nedeniyle etkili tedbir alması gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği anlaşılmakla gerçekleşen kazada kusurludur.
SONUÇ:
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Sürücü ..... 'un %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu,
B) Sürücü ..... %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğuna oy birliği ile karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur."
Genişletilmiş uzmanlar kurulu raporuna da itiraz edilmiş ise de Mahkememizce alınan her iki raporun bir arada değerlendirildiğinde; raporlar arasında çelişki olmadığı, genişletilmiş uzmanlar kurulu raporu ve trafik ihtisas dairesince düzenlenen raporun birbirine uygun olduğu, her iki raporda da esas alınan Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin olaya doğru uygulandığı, dosya kapsamındaki trafik kazasına ilişkin mevcut delillerin doğru değerlendirildiği ve kanuna doğru uygulandığı anlaşılmakla, tarafların soyut beyana dayalı somut delille desteklenmeyen itirazlarına itibar edilmemiş, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalının kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir.
Mahkememizce davacının meydana gelen kaza sebebiyle maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmıştır:
Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının maluliyet durumu hakkında şu tespitler yapılmıştır:
"Mevcut belgelere göre;
Birgör oğlu11.05.2000 doğumlu, .....’in 19.06.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine kapsamında yapılan değerlendirmeye göre;
Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, dirsek eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.8 %2, Tablo 2.3’ye göre tüm vücut özürlülük oranı %1,
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 1 (yüzdebir) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."
Meydana gelen davaya konu trafik kazasının tarihi gözetildiğinde geçici ve kalıcı maluliyet yönünden esas alınması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olup, Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu tarafından da söz konusu yönetmeliğe göre yapılan tespitler Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi .... E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmektedir."
Mahkememizce ATK ..... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor sonucunda yapılan tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, meydana gelen kaza tarihi itibariyle davacının maluliyet oranının tespitinde uygulanması gereken yönetmeliğin ATK tarafından doğru olarak tespit edildiği anlaşılmakla olay tarihi itibariyle yürürlükte olan düzenlemeler çerçevesinde rapor sonucu hükme esas alınmıştır.
ATK ..... İhtisas Kurulu tarafından tespit edilen maluliyet süresi yönünden aktüerya hesaplamalarının yapılması için aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış olup, itirazlar üzerine karar tarihine yakın güncel asgari ücret miktarının değerlendirilerek rapor düzenlenmesi için 04.03.2025 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporu alınmıştır. Söz konusu raporda Adli Tıp Kurumu'nun maluliyet tespitlerine göre sonuç olarak; davalının kusur oranı doğrultusunda ve ATK tarafından tespit edilen maluliyet oranları ve iyileşme süresine göre; "1) Dosyada mevcut ücret bordrolarından davacının geçici iş göremezlik dönemindeki ücretlerinin tahakkuk ettirilerek ödendiğinin görüldüğü; geçici iş göremezlik dönemi süresince davacının kazanç kaybına uğramadığı; geçici iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı ve hal böyle olunca geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı,
2) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 27.021,39 TL olduğu," Tespit edilmiştir.
Mahkememizce son alınan aktüerya bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli, denetime elverişli olduğu ve yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun, alınan ATK raporlarındaki kusur ve maluliyet oranlarına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınması gerekmiştir.
Davacı tarafından kaza nedeniyle zarar gören aracı için de onarım bedeli tazminatı ve değer kaybı tazminatı da talep edilmiş olup, söz konusu zararların tespiti için makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
Makine mühendisi tarafından düzenlenen 24.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının aracının kaza nedeniyle uğradığı zarara ilişkin olarak şu tespitler yapılmıştır:
"1-ARAÇ TAMİR MASRAFI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE;
-Hasar miktarının KDV'siz ve iskontolu 13.329,85 TL, KDV'li ve iskontolu 15.729,22 TL, KDV'li ve iskontosuz 17.476,91 TL olduğu,
2-DEĞER KAYBI DEĞERLENDİRİLMESİ NETİCESİNDE;
-Değer kaybı bedelinin 10.000,00 TL olduğu kanaatini bildirir rapordur."
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilerek; ilgili araç için tamir masrafı yönünden çok daha yüksek bedeller ödendiği iddia edilmiş ise de söz konusu iddianın herhangi bir somut delile dayanmadığı, tamir masrafına ilişkin olarak davacı tarafından herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporu hükme esas alınmış, davacının soyut beyandan ibaret somut delile dayanmayan iddia ve itirazlarına itibar edilmemiştir. Yine davacı vekili itiraz dilekçesinde mahrum kalınan sürenin raporda gözetilmediği iddiası ile rapora itiraz etmiş ise de davacının dava dilekçesinde mahrumiyet tazminatına yönelik talebi bulunmadığı anlaşılmakla davacının bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir.
Mahkememizce alınan raporların usul ve yasaya uygun olduğu, davacının ve davalının kusuru ile davacının uğradığı zararların tespit edildiği anlaşılmakla davacıya 6100 sayılı Kanun'un 107/2. Maddesi gereğince alacağını belirlemek için süre verilmiş olup, davacı vekili 20.08.2025 tarihli dilekçesi ile; değer kaybı tazminatı bedelini 8.408,00 TL'ye arttırmıştır. Diğer alacak kalemlerinde ise davacı tarafından bedel arttırımı yapılmamıştır.
Bu bağlamda Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; davacının geçici maluliyet tazminatı talep edemeyeceği bilirkişi raporu ile anlaşılmış olup davacının geçici maluliyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından dava dilekçesi ile 200,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı talep edilmiş olup, alınan bilirkişi raporu neticesinde davacının davasının 200,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; Davacının aracında meydana gelen değer kaybının 10.000,00-TL olduğu tespit edilmiş olup, davacı tarafından talep 8.408,00 TL'ye arttırılmış olup, davacının ancak kendi kusursuzluğu oranında talepte bulunabileceği anlaşılmakla bilirkişi raporunda tespit edilen 10.000,00-TL değer kaybının ancak 2.000,00-TL'sini talep edebileceği anlaşılmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından sunulan 09.07.2025 tarihli dilekçe ekinde bulunan ödeme dekontu incelendiğinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 01.03.2022 tarihinde 1.592,00-TL değer kaybı tazminatı ödendiği anlaşılmakta olup, davacı tarafından ancak bu miktarı aşan kısmın talep edilebileceği anlaşılmış, Mahkememizce tespit edilen değer kaybı bedeli 2.000,00-TL üzerinden ödenen miktar düşüldüğünde 408,00-TL değer kaybı tazminatının kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının değer kaybına yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından 200,00-TL araç onarım masrafı tazminatı talep edilmiş ise de Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen hasarın 17.476,91 TL olduğu tespit edilmiş olup, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya hasar onarım tazminatı olarak 15.729,22-TL hasar bedeli tutarı ödendiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda tespit edilen 17.476,91 TL davacının kusuruna oranlandığında talep edilebilecek miktarın 3.495,38-TL olduğu anlaşılmakta olup, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin bu miktarı karşıladığı anlaşılmakla davacının onarım masrafına yönelik tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından dava dilekçesinde 200,00-TL tedavi masrafı talep edilmiş olup, davacının uğradığı yaralanmanın niteliği ve hastane süreçleri ve yol masrafları gözetilerek takdiren davacının 200,00-TL tedavi masrafı tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce kabulüne karar verilen tazminatlar yönünden ise davalılar .... ve ..... Mağazacılık şirketi yönünden haksız fiil tarihi olan 19.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ..... Sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 15.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından 50.000,00-TL manevi tazminat talebinde de bulunulmuştur. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir (Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
Buna göre davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü, davalının ve davacının meydana gelen kazadaki kusur durumu, davacının kaza tarihindeki sosyo ekonomik durumu ve olay tarihindeki yaşı ve yaşadığı yaralanmanın niteliği ve oranı ile davacının sosyo ekonomik durumu ile davacının ve davalının kazadaki kusur durumu, meydana gelen kazayı ilk ortaya çıkaran hareketin ve asli kusurlu hareketin davacıdan geldiği ve bu durumdaki kusur hususu da gözetilerek takdiren 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ..... ve ..... Mağazacılık şirketinden kaza tarihi olan 19.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine de karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; 200,00-TL kalıcı iş göremezlik maluliyet tazminatı, 408,00-TL değer kaybı tazminatı, 200,00-TL tedavi masrafı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ilgili tazminat alacaklarının davalılar .... ve .... Mağazacılık şirketi yönünden 19.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ..... Sigorta şirketi yönünden 15.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; 5.000,00-TL manevi tazminatın 19.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve .... Mağazacılık şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 870,96- TL harcın ve 615,40-TL ıslah harcının mahsubu ile artan 870,96-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL ıslah harcı, 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 795,30-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 25.636,50- TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.549,25-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ..... Sigorta Şirketi'nin 356,90-TL'sinden sorumlu ve sınırlı olmak kaydı ile) davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden: Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 808,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden: Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden: Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..... Mağaza ve .....'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden: Davalı .... Mağaza ve ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025
Katip ......
E¸
Hakim .....