T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/630 Esas
KARAR NO : 2024/426
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/08/2022
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 28.02.2013 tarihinde davalıya Çanakkale ili, ... ilçesi .... köyünde kain .... ada, .... parselde kayıtlı 10.724,58 m2 yüzölçümlü tarla vasfındaki taşınmazı sattığını, o dönemde yaşamış olduğu ekonomik sıkıntılardan dolayı Biga İcra Müdürlüğünün ... Esas ve .... Esas sayılı dosyaları ile aleyhine icra takipleri yapılmış olduğunu ve bu dosyalar ile ilgili olarak 25.01.2013 tarihinde davalıya satılan taşınmaz üzerine haciz şerhleri işlendiğini, müvekkilinin borçlarını ödeyebilmek için belirtilen taşınmazını davalıya satmak istediğini, davalı ile satış bedeli konusunda anlaşmaya vardıklarını, fakat tapu kaydı üzerinde haciz şerhleri olduğundan dolayı davalı ilk önce hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkilinin hacizleri kaldırabilmek için parası olmadığından davalıya hacizlerin kaldırılması için tarlanın satış bedelinden mahsup edilmek üzere para vermesini istediğini ve hep beraber Biga İlçesine gidip dosyanın alacaklı vekili olan Av...’nın yanına gittiklerini, her iki dosyanın borcunu Av. ....’ya verdiklerini ve Av.... da dosya borçları kendisine ödendiğinden dolayı Biga İcra Müdürlüğüne gidip tüm hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğini ve sonuç itibarıyla 27.02.2013 tarihinde her iki dosyanın haciz şerhleri, belirtilen taşınmazın tapu kaydından kaldırıldığını, davalının müvekkilinin Biga İcra Müdürlüğünün yukarıda Esas numaraları belirtilen dosyaları ile ilgili borçlarını ödemiş olduğundan,Lapseki Tapu Dairesinde satış işlemleri yapılana kadar Biga ilçesinden dönüş ve satış işlemleri için bir iki gün zaman geçeceğinden dolayı müvekkilinin tarlayı satmaktan vazgeçebileceği veya kaza veya ölüm olayı gerçekleşebileceği ihtimaline karşılık müvekkili adına vermiş olduğu paraların teminatı olarak kendisinden Biga ilçesinde,sadece müvekkilinin adı ve soyadının yazılı olduğu ve iki imzasının bulunduğu bir adet boş bono aldığını, müvekkilinin ve davalı Lapseki ilçesine döndüklerinde ve tapuda tarlanın satışı yapıldıktan sonra bu boş olarak alınan bono müvekkiline iade edileceğini, tapu kaydı üzerinden hacizlerin 27.02.2013 tarihinde kalkmış olduğunu ve satış işlemi bir gün sonra 28.02.2013 tarihinde yapıldığını, dava konusu bonodan dolayı müvekkilinin kesinlikle davalıya hiçbir borcu olmadığını, müvekkili tarafından boş olarak bononun davalıya veriliş nedeni yukarıda anlatıldığı gibi olduğunu, satış işlemi yapıldığı halde davalının, müvekkiline bonoyu iade etmemiş olduğunu, müvekkilinin de saf kalpli bir köylü olarak zaman içerisinde bu bononun varlığını bile unuttuğunu, yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra davalı,kötü niyetle hareket ederek evrakta sahtekarlık suçunu işlediğini ve 10 yıl önceki bonoyu doldurarak müvekkili aleyhine 09.08.2022 tarihinde Bakırköy ....İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icraya koyduğu bononun yaklaşık 10 yıl öncesine ait olduğunu, sadece ve sadece müvekkilinin kendi eli ile adını ve soyadını yazdığı kısım ve iki tane imzası olduğunu, diğer tüm bölümlerin davalı tarafından yakın zamanda doldurulduğunu, İcra takibine konmadan bir iki gün önce doldurulduğunun kesin olduğunu, her ne kadar, tanzim tarihi 01.02.2021 yazılmış olsa da, bonoyu icra takibine koymadan önce geriye dönük tanzim ve vade tarihi atarak sahtekarlık yapıldığını, öncelikle telafisi imkansız zararların doğmaması açısından teminatsız aksi halde uygun görülecek Teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek, Bakırköy ....icra dairesinin ... esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına, davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya Bakırköy ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı Dosyasına konu 400.000TL.bedelli,07.06.2021 ödeme Günlü, davalının alacaklı gözüktüğü 01.02.2021 tanzim Tarihli bonadan dolayı müvekkilinin borcunun olmadığının tespitine, dava sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararların yasa gereği,alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla köte niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Biga İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Alacaklı ...'ın, borçlular ...., ... hakkında 51.687,28-TL alacağın tahsili ile asıl alacağına işleyecek yıllık %17,75 faizi ile borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Alacaklı ...'nun, borçlu ... hakkında 441.030,14-TL alacağın tahsili ile asıl alacağına işleyecek yıllık %9 faizi ile borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Biga C. Başsavcılığının .... soruşturma sayılı dosyasının dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır.
Bakırköy C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır.
Senet aslı geldikten sonra senetteki yazılar arasında mürekkep farkı olup olmadığı, senetteki yazıların yaşının ne kadar olduğu, senedin sonradan doldurulup doldurulmadığı, yazılar arasında farklı yaş ve mürekkep farkı olup olmadığı konusunda ATK Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmasına karar verilmiş olmakla, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin .... tarihli, .... nolu raporunda: İnceleme konusu senette "...", "...", "..." ibareleri ve imza bir kalem, diğer yazılar farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile yazılmış olduğu, inceleme konusu senette kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu belgede yer alan yazıların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği hususlarını bildirir raporun sunulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kambiyo senedinde tahrifat olması iddiasından kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır (Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319).
Menfi tespit davalarında her ne kadar ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde olsa da söz konusu ilişkinin kambiyo ilişkisi kapsamında olması halinde ispat yükü davacıya geçmektedir. Zira hukukumuzda kambiyo senedinden kaynaklı alacak illetten mücerrettir yani başka bir deyişle sebepten soyuttur. Nitekim uyuşmazlığımız kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup, artık burada ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı üzerindedir.
Davaya konu senetteki yazılara dair mürekkep yaşının tayini için mahkememizce ATK'dan rapor alınmış, alınan rapora göre mürekkep yaşının tayini için yeterli bilimsel yöntem bulunmadığından bahisle bunun tespitinin yapılamadığı fakat inceleme konusu senette "...", "...", "..." ibareleri ile imzanın bir kalem, diğer yazıların ise farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile yazılmış olduğuna ilişkin tespit yapılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde yazıların mürekkep yaşı tayin edilemediği gibi, farklı evsafta kalemlerin kullanılmış olmasının senedin geçerliliğini etkilemeyeceği, senedin teminat senedi olarak verildiği hususunun yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, açığa imza atılmasının senedin geçerliliğini etkilemeyeceği, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının da yine yazılı delille ispatlanması gerektiği, davacının iddialarını sübuta erdirir şekilde kanuni delil de sunulamadığı dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 6.831,00-TL harçtan mahsubuna, artan 6.403,40-TL harcın davacı tarafça talep edildiğinde ve karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince 62.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA,
5-Gider avansından artan avans var ise karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza