T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/712 Esas
KARAR NO : 2025/932
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2018
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı (alacaklı) ... ile davalı (borçlu) ... arasında Büyükçekmece .... Noterliğinin 11.08.2017 tarih ve ... yevmiye nolu taşeron sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince davacı müvekkili şirketin davalının yüklenicisi olduğu konut inşaatının imalât işlerini yaptığını ve projeye uygun imalât gerçekleştirdiğini, müvekkilinin yapmış olduğu işlerle ilgili olarak 47.501,69 TL tutarında fatura düzenlediğini ve ödenmesi için Bakırköy .... Noterliğinin 05.01.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnameyi davalı borçluya gönderdiğini, davalı yüklenicinin kısmi ödeme yaptığını ve 36.572,98-TL bakiye iş bedelini ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine toplam 39.535,14 TL (36.572,98 TL asıl alacak+2.962,16 TL işlemiş faiz olmak üzere) davalı borçlu hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. numaralı dosyası ile 08.10.2018 tarihinde icra takibine başlanıldığını, davalının bu icra takibine 16.10.2018 tarihinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazının tümüyle haksız olup, alacağı sürüncemede bırakma ve zaman kazanma amacına yönelik olduğunu, bu nedenle huzurdaki iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu iddia ederek; toplam 39.535,14 TL (36.572,98 TL asıl alacak+2.962,16 TL işlemiş faiz olmak üzere) başlatılan takibe ilişkin itirazın iptali ile takip tarihinden ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun uyarınca değişen oranlarda avans faizi yürütülmesi suretiyle takibin devamına, asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmak üzere karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket aleyhine ikame edilen davanın her türlü maddi ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı tarafın düzenlediği faturaya konu borcun ödenmediğine ilişkin iddiasının doğru olmadığını, müvekkili davalı şirketin davacı şirkete borcunun olmadığını, bu nedenle de davacı tarafça keşide edilen ve talebe mesnet yapılan Bakırköy .... Noterliğinin 05/01/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesine müvekkili şirket tarafından Büyükçekmece .... Noterliğinden keşide edilen tarih ve yevmiye no.lu cevabi ihtarname ile alacak iddiasının doğru olmadığı hususu ifade edilerek iddialara itiraz edildiğini, nitekim davacının alacak iddiaları kapsamında davalı şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacı ile müvekkili arasında akdedilen Büyükçekmece .... Noterliğinin 11/08/2017 tarih ve ... yevmiye no.lu Taşeron Sözleşmesi yükümlülükleri dâhilinde davacı tarafından ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen işçi alacaklarının üst işveren sıfatıyla ve mezkur sözleşmedeki haklarına istinaden müvekkili şirket tarafından ödendiğini, buradan da görüleceği üzere, davacı tarafın taşeron sözleşmesindeki taahhütlerine uymayarak ve hatta aykırı davranarak işçilerin ücretlerini ödemediğini ve büyük mağduriyet yarattığını, bunun üzerine müvekkili şirketin ortaya çıkan mağduriyeti engellemek ve işçilerin emeğinin ödenmesi adına üst işveren sıfatıyla ödediğini ve bu ödeme sonucunda, sözleşmedeki hakkına ve yasal hakkına istinaden davacının hesabından mahsup ettiğini, bütün bunların sonucunda davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu kalmadığını, ancak yukarıda belirtilen şekilde vuku bulan itirazlarına rağmen davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını savunarak; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Usulüne uygun duruşma açılmış, takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhine 36.572,98 TL asıl alacak 2962,16 -TL işlemiş faiz olmak üzere 39.535,14 TL alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilinin süresinde, borca itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Her iki tacirin ticari defterleri de lehlerine delil oluşturmaktadır. Takip tarihi itibariyle davacının defterlerine göre 36.572,98 -TL alacağı davalının defterlerine göre davalının 1.831,82-TL alacağı olduğu, davalı davacıya ait işçi alacaklarının davacı adına üst işveren olarak ödendiğinden bahisle; davalı ... kayıtlarında bulunup davacı ... kayıtlarında yer alamayan hak ediş ve ödemeleri davalının ticari defterlerinin alacak sütununa eklemesi gerektiği şeklinde bildirmiştir.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas 15/01/2020 tarih ve ... Sayılı kararı ile;
"...Tüm dosya kapsamında davalının aksine bir delilinin bulunmadığı, neticeten davacının faturadan kaynaklı alacaktan dolayı takip tarihi itibariyle davalıdan olan asıl alacağının 36.572,98-TL olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile takibin 36.572,98-TL açısından iptaline, takibin 36.572,98-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacaklının talebi aşılmamak koşuluyla değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile devamına, dava İİK'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak belirlenebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen toplam alacağın %20'si oranında İİK'nun 67.maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının işlemiş faiz talebinin ise 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun Borçlunun Temerrüdü başlıklı 117'nci maddesine uygun olarak takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve belirli bir vade de olmadığından, takip tarihi itibariyle davacının işlemiş faiz alacağının bulunmadığından işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiş'' gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen 15/01/2020 tarihli kararı, taraf vekilleri tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin ... Esas 14/06/2023 tarih ve ... Sayılı ilamı ile: "... Davalı taraf davacı taşeron adına bir kısım işçi alacakları ile SGK ödemesi yaptığını, ayrıca 22.066,16 TL'lik bono verildiğini, buna ilişkin senet çıkış bordrosu ve muavin defter dökümleri bulunduğunu, ayrıca 1.831,82 TL SGK ödemesi yaptığını, bu hususların mahkemece dikkate alınmadığını belirtmiştir. Davacı taraf ise; takipten önce 05/01/2018 tarihinde ihtarla davalıyı temerrüte düşürmesine rağmen, ticari temerrüt faizine hükmedilmediğini ve %20 icra inkar tazminatının hatalı hesaplandığını, daha az miktara hükmedildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bu durumda, mahkemece bilirkişiden tarafların istinaf itirazlarında belirtilen hususlarda inceleme yaptırılarak ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraflarca ileri sürülen bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı taraf ayrıca taşeron işçilerine ... aracılığıyla 22.475,00 TL ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de, ...'un davacı taşeronun yetkilisi ya da vekili olduğuna dair dosya kapsamında yasal delil bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın bu hususa yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. " gerekçesiyle Mahkememiz kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Mahkememiz dosyası, istinaf ilamı gereğince dosyanın bir önceki bilirkişiye tevdi ile; tarafların istinaf itirazlarında belirtilen hususlarda inceleme yapılarak EK RAPOR düzenlenmek üzere kök raporu düzenleyen bilirkişiye tevdi edilmiş,
27/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''...Davalı şirketin banka aracılığıyla 22/11/2017 tarihinde dava dışı ...'a göndermiş olduğu 22.475,00-TL'nin davacı tarafın kayıtlarında yer almadığı, davalı şirketin dava dışı ...'a göndermiş olduğu 22.475,00-TL'nin davacı tarafa olan borcundan tenzil edilemeyeceği, davalı şirketin verdiğini iddia ettiği 22.066,16-TL tutarındaki bononun dava dosyasına ibraz edilmediği, bono ile ilgili senet çıkış bordrosunun dava dosyasına ibraz edildiği, bu nedenle senet çıkış bordrosunun davacı tarafa olan borçtan tenzil edilemeyeceği, davacı şirketin çalışan işçilerine ait SGK dökümlerini dava dosyasına ibraz ettiği, işçilerin 2 tanesinin 7 gün, diğer ikisinin ise 12 günlük çalışması bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirket vekili tarafından ibraz edilen dekontun bildirilen ücret tutarından fazla olduğu, 31/08/2018 tarihli 1.831,82-TL tutarlı ödemenin davacı şirket adına yapılan bir ödeme olup olmadığına dair herhangi bir tespit yapılamadığı, bu nedenle 31/08/2018 tarihli 1.831,82-TL tutarlı ödemenin davacı tarafa olan borçtan tenzil edilemeyeceği, kök rapor düzenlendikten sonra dava dosyasına sunulan itirazların ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde kök raporda yer alan görüşte herhangi bir değişiklik olmadığı '' görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi ek raporu usulüne uygun olarak taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası 17/07/2024 tarihli celse ara kararı ile; davacının iddiası, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, İstanbul B.A.M. .... Hukuk Dairesinin 14/06/2023 tarih ve .... Esas ve ... Karar Sayılı İlamı, dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; TARAF ŞİRKETLERİN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENMEK SURETİYLE; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı ve miktarı ile taraf vekillerinin istinaf itirazlarında belirttikleri hususlarda rapor düzenlenmek üzere Mahkememizce re'sen seçilen SMM ... ve hak ediş uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından 20/06/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
20/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davacının 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 36.572,98 TL alacağının bulunduğu, davalının 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, taraf ticari defterlerinin 10.11.2017 tarihi itibariyle uyumlu olduğu ancak sonrasında hem dava dışı ... Yapı A.Ş. tarafından yapılan ödemenin davacı ticari defterlerinde alacağından düşülüp davalı şirket ticari defterlerinde bulunmaması, hem de davalı şirket tarafından yapılan ödeme ve hakedişlerin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklı ticari defterlerin takip tarihi itibariyle uyumlu olmadığı, teknik değerlendirme kapsamında; davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 46.572,98 TL ödeme ve hak edişler kapsamında ispata yönelik belge bulunmadığından davacı alacağından mahsup edilemeyeceği, neticeten; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 39.448,97 TL (36.572,98 TL ana para + 2.875,99 TL faiz) alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporları, taraf ticari defter ve kayıtları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin ... Esas 14/06/2023 tarih ve ... Sayılı ilamı ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında İstanbul İli ... İlçesi ... Ada 5 nolu parselde ... konutları inşaatı yapılmakta olan ... Projesi kapsamında betonarme kaba inşaat işleri yapılması, istinat perde, istinat perde temeli yapılması, betonarme kaba inşaat imalatları yapımı konulu 11/08/2017 tarihli Taşeron sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı cari hesap nedeniyle alacaklı olduğu iddia edilerek iş bu davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, taraf ticari defterleri ve taraflar arasındaki sözleşme incelenerek düzenlenen denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli, yukarıda özetlenen 20/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 36.572,98 TL alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, taraf ticari defterlerinin 10.11.2017 tarihi itibariyle uyumlu olduğu ancak sonrasında hem dava dışı ... Yapı A.Ş. tarafından yapılan ödemenin davacı ticari defterlerinde alacağından düşülüp davalı şirket ticari defterlerinde bulunmaması, hem de davalı şirket tarafından yapılan ödeme ve hakedişlerin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklı ticari defterlerin takip tarihi itibariyle uyumlu olmadığı, teknik değerlendirme kapsamında; davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 46.572,98 TL ödeme ve hak edişler kapsamında ispata yönelik belge bulunmadığından davacı alacağından mahsup edilemeyeceği, neticeten; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 39.448,97 TL (36.572,98 TL ana para + 2.875,99 TL faiz) alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu, tarafların ticari defter kayıtları ve Taşeron Sözleşmesi dikkate alınarak; davalı tarafça her ne kadar davacı şirkete 22.066,16 TL'lik bono verildiği beyan edilmiş ve buna ilişkin senet çıkış bordrosu sunulmuş ise de; senet çıkış bordrosunda davacı imzasının bulunmadığı, senedin bir örneğinin sunulmadığı, davacı defterlerinde davalı kayıtlarında yer almayan ödemeler bulunmasına rağmen davalı tarafça verildiği ve ödeme yapıldığı belirtilen senet kaydının bulunmadığı, aynı şekilde davalı tarafça her ne kadar taşeron adına 1.831,82- SGK ödemesi yaptığı iddia edilmiş ise de, sunulan 761.475,31-TL bedelli dekonttan ödemenin davacı adına yapıldığının anlaşılamadığı, davalı taraf ayrıca taşeron işçilerine ... aracılığıyla 22.475,00 TL ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de İstinaf incelemesinde bu itirazın yerinde görülmediği dikkate alındığında bu savunmalara itibar edilmemiş ve denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli 20/06/2025 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta kısmen haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 36.572,98-TL asıl alacak, 2.875,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.448,97-TL alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile, takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullar ile DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (7.314,59-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Reddedilen kısım yönünden davalı vekilinin tazminat talebinin REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.694,76-TL harçtan peşin alınan 477,49-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.217,27-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 477,49-TL peşin harç ve 35,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 513,39-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 5.850,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.837,25-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 86,17-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2025
Katip ...
Hakim ...
¸