T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/83 Esas
KARAR NO : 2025/1347
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/01/2023
KARAR TARİHİ : 10/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....'in 22.02.2022 tarihinde ... Mah. ... Caddesi üzerinde devlet hastanesinin altında bulunan durakta yolcusu olduğu minibüsten inmek üzereyken sürücüsü ve plakası tespit edilmeyen bir minibüs sürücüsünün müvekkilinin araçtan inmesini beklemeden hareket ettiğini ve tam kusurlu olarak yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, oluşan bu kaza sonucunda müvekkilinin ... Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde müvekkilinin olayın yukarıda anlatılan şekilde gerçekleştiğini beyan ettiğini ve minibüs sürücüsünden şikayetçi olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve yaralı halde ... Hastanesinde tedavi altına alındığını, iş bu kaza sebebiyle müvekkilinin basit tıbbı müdahale ile giderilemeyecek şekilde ağır yaralandığını, uzunca bir süre tedavi gördüğünü ve halen görmeye devam ettiğini, kaza sebebiyle epey süre çalışamadığını, minibüsün plakası ve sürücüsü tespit edilemediğinden taraflarınca Güvence Hesabı'na 09.11.2022 tarihinde geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri talebi için PTT-KEP üzerinden başvuruda bulunulduğunu, başvurunun aynı gün tebliğ edildiğini ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, davadan önce yasa gereği arabulucuya başvurulduğunu, taraflarca bu süreçte görüşmelerin telekonferans yoluyla yapıldığını ve anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik müvekkilinin yaralanmasından dolayı 50 TL geçici, 50 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 50 TL tedavi giderlerinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, ayrıca davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekkili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinin de karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca müvekkili kuruma kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, müvekkili kuruma yazılı başvuruda sağlık kurulu raporu sunulmadan dava yoluna gidildiğini, bu durumda Mahkemece işbu davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 5684 sayılı S.K’nun 30/13 maddesi gereği; müvekkili kurumun yasal cevap süresinin 15 gün olduğunu, müvekkili kurumun karşı tarafa vermiş olduğu cevabın yasanın aradığı sürede gerçekleşmiş olmakla beraber ret cevabı olmadığını, zaten davacı tarafın başvurusunun açıkça ya da zımnen reddedilmediğinin de çok açık olduğunu, buna rağmen tahkim yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili kurum tarafından davacıdan e-nabız kayıtları, kişisel veri rıza beyanı, olay anına ait kamera kayıtları, tanık ifade tutanakları ve araştırma tutanakları, kaza tespit tutanağı & kolluk fezlekesi, savcılık soruşturma kararı, güncel sgk hizmet dökümü ve varsa geçici iş göremezlik ödemesi alınıp alınmadığına dair yazı talep edildiğini, huzurdaki başvuruda eksik belgeler ibraz edilmeden hukuksal işlem başlatılmış olup, dava şartının yerine getirilmediğini, dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanı bulunmadığını, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebinin geçmiş tarihli ve meydana gelen bir zarara ilişkin olup eğer bu yönde gerçek bir zarar mevcut ise belirtilen tarihlerde geçerli asgari ücret tutarlarına göre hesaplanması gerektiğini, davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerektiğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine uyarınca müvekkili kurumun üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde teminat limit dahilinde söz konusu olduğunu, kazanın gerçekleşip gerçekleşmediği, eğer gerçekleştiyse kusur oranının tespiti için dosyanın kusur bilirkişisine gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkilini kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, 684 sayılı yasanın 14. Maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği gereği Güvence Hesabının bedensel zararlardan sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının dolaylı zarar kavramı içerisinde değerlendirilmekte olup gelir kaybına ilişkin müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatının müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığını, 04/12/2021 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yeni Genel Şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, zarar görenin sigorta kapsamında gerçek zararının karşılanması gerektiğini, ancak tazminat hesaplanması konusunda hem KTK hem de TBK’da bir düzenleme bulunmadığını, gerçeğe daha yakın sonuç vermesi nedeniyle tazminat hesabında TÜİK tarafından açıklanan son veriler veya TRH 2010 Mortalite tablosunun kullanması gerektiğini, yapılacak olan hesaplamada %1,65 teknik faizin esas alınmasını, fiili olarak bir bakıcı tutulduğunun ispat edilmemiş olması nedeniyle bakıcı giderinin net ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının bakıcı giderine ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi veya belge sunmadığını, S.G.K. tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tutarını bildiren resmi yazının dosyaya sunulması gerektiğini, davacının çalışıyor olması durumunda güncel sgk hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, müterafik kusur indiriminin yasa gereği olduğunu, toplanan delillerle beraber kazazedenin gerekli güvenlik tedbirlerini almadan ve kontrolsüzce yola çıkarak trafiği tehlikeye düşürmesinin kazanın meydana gelmesine sebep olması nedeniyle müterafik kusur durumunun mevcudiyetinin kabul edilmesi ve belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, öte yandan kazanın oluş şekli itibariyle başvurucunun başvuruya konu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun açık olduğunu, bilindiği üzere toplu taşımada birden fazla yolcu taşınmakta olup, söz konusu kazaya ilişkin olarak tek yaralananın başvurucu olduğunu, başvurucunun dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek otobüste alınması gereken tedbirleri almadığı, tutunmadığı, iş bu nedenle başvuruya konu kazanın meydana geldiğinin açık olduğunu, müvekkili kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini, müvekkili kurumun tacir niteliği taşımadığı gibi ticari işletme de olmadığını, ayrıca dava konusu araç ticari bir araç olmadığı gibi zararın da ticari bir işten değil haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle karşı tarafın avans faizi talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili kurumun 3095 sayılı yasanın 1. Maddesi gereği uyarınca ancak yasal faizden sorumlu tutulabileceğini savunarak; dava taleplerinin belirsiz olması, müvekkili kuruma eksik evrak ile başvuru yapılmış olması ve geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri talepleri için belirsiz alacak başvurusu yapılmasında hukuki yarar bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine, eğer esas incelemesi yapılacak ise; araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesine, davacının güncel maluliyet durumunun tespiti için 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hakem hastanede bizzat muayenesi yapılarak engelli sağlık kurulu raporunun alınmasına, alanında uzman bilirkişilerce TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,65 teknik faiz dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, davacıya iş kazası nedeniyle SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanılmadığına ilişkin belgelerin başvuran tarafından dosyaya sunulmasına, SGK tarafından bağlanan aylık tespit edilmesi durumunda bağlanan aylığın peşin sermaye değeri düşülerek bakiye tazminat hesaplaması yapılmasına, SGK’ya başvuru yapılmadığının belirlenmesi durumunda başvuru yapılması için önel verilmesine, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı talebinin kurum sorumluluğu bulunmaması nedeniyle reddine, teminat dışı itirazlarının reddedilmesi durumunda; davacının gelir belgelerinin dosyaya sunulmasına, geçici iş göremezlik sürecinde eksiksiz maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatının agi hariç hesaplanmasına, başvuranın müterafik kusuru nedeniyle aleyhe tazminat hesaplanması durumunda en az %20 oranında indirim yapılmasına, müvekkili kuruma eksik evrak ile başvuru yapılmış olması nedeniyle kurumun temerrüde düşmediğinin kabulü ile aleyhe faize hükmedilmemesine, itirazlarının reddi durumunda yasal faiz üzerinden hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yaralanmalı trafik kazası sebebiyle sürekli ve geçici iş göremezlik ile tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının yaralanması ile sonuçlanan 22/02/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının ve kazaya karışan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun ne olduğu, davacının maddi zararlarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilecek maddi tazminat bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti, zarardan davalının sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmış, incelenmesinde; müştekisinin ..., şüphelinin faili meçhul olduğu, Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan yürütülen soruşturmanın devam ettiği, 01/04/2022 tarihinde daimi arama kararı verildiği görülmüştür.
Yunus Emre Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkere yazılarak; davacı adına 22/02/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı sürekli sakatlık, geçici iş göremezlik veya malüliyet ve emeklilik nedenleriyle herhangi bir tazminat, aylık ödemesi yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş; 08/02/2023 tarihli cevabi yazıda, davacıya ait herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmamış olduğu, ilgiliye ait herhangi bir peşin sermaye değerli gelir bağlanmadığı hususları bildirilmiş, müzekkere cevabı incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Güvence Hesabından; hasar dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
... Hospital ve ... Hastanelerinden; davacıya ait tedavi evraklarının bir sureti ile grafi görüntülerini içerir CD celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İBB Ulaşım Dairesi Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğünden; Esenyurt - Kıraç güzergahında çalışan minibüslerin plaka bilgileri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
... Polis Merkezi Amirliğinden; kaza tarihinde ... Mah. ... Caddesi ... Hastanesi altında bulunan dolmuş duraklarını gösterir kamera kayıtlarını içerir CD celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul Minibüsçüler Esnaf Odasından; Esenyurt - Kıraç güzergahında çalışan minibüslerin plaka bilgileri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı tarafın savunması, soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, trafik kazası nedeniyle kazaya karışan tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığı hususlarında kusur/trafik konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosyaya ibraz edilmiş, 20/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 47/c,d, 52/b, 58, 60, 67/a,c, 81. Md. ile KT. Yönet. 110/b, 117, 137/A. Md Trafik işaretlerine uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, İndirme - Bindirme, Kapıların Açılması, Duraklama, Araç manevraları) kurallarını ihlal eden, yolcularını indirirken etkin tedbir almayan, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen plakası tespit edilemeyen (dolmuş) minibüsün kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün “%100 Oranında Asli ve Tam Kusurlu” olduğu; herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan; ortalama bir yolcunun gereken özen ile araçtan inmekte iken, içinden inmekte olduğu araç sürücüsünün yarattığı tehlikeyi ve ihlali öngörmesine olanak bulunmayan davacı yolcu ...'in “Tamamen Kusursuz” olduğu; olayla ilgili olarak Büyükçekmece C. Başsavcılığınca “Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma” suçundan 2022-17754 sayılı Soruşturma yapıldığı, davacı yaya ...'in müşteki olduğu, olayın şüphelilerinin tespit edilemediği ve “Daimi Arama Kararı” verildiği; Davacı yayaya çarpan araç plakasının ve sürücüsünün kimliğinin tespit edilemediği; buna göre davalı Güvence Hesabının (Güvence Hesabı yönet. 9. Md ile KTK'nun 91. Md.) kurallar gereği davacı yaya ...'e çarpan plakası ve KZMS sigortası tespit edilemeyen aracın kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün kusuru oranında ve Güvence Hesabı kapsamına göre sorumlu olacağı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
20/09/2023 tarihli celse ara kararı ile; dava konusu trafik kazasında kazaya karışan tarafların kusur durumları ile kusur oranlarının tespiti konusunda 20/07/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve .... Polis Merkezi Amirliğince dosyaya CD ortamında ibraz edilen mobese kamera kayıtları da incelenip irdelenmek suretiyle rapor düzenlenmesi bakımından Mahkememiz dosyası İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 10/10/2023 tarih .... sayılı raporlarında; "...Mevcut verilerle; Plakası ve sürücüsü tespit edilememiş yolcu minibüsü sürücüsü idaresindeki minibüs ile olay mahalli durakta yolcu indirdiği sırada tüm yolcuların tamamen inmesini takiben yeterli kontrolü sağlayıp yolcuların minibüsten güvenli bir şekilde ayrılmalarını bekledikten sonra kapıları kapatıp kontrollü vaziyette harekete geçmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahallinde davacı yolcunun minibüsten inmeye çalıştığı sırada minibüsü harekete geçirerek davacı yolcunun düşmesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla, kazanın oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'in olay mahalli durakta minibüsten inmeye çalıştığı sırada minibüsün hareket etmesiyle düşmesi sonucu meydana gelen kazada olayın oluş şekli dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmadığı" yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
A.T.K. raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası, davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde davacının muayenesinin yapılarak denetime elverir nitelikte maluliyet raporu düzenlenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun 26/05/2025 tarih ve ... Sayılı raporunun sonuç kısmında; "...Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı,1975 doğumlu, ...’in 22/02/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (YÜZDESIFIR) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
A.T.K. raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası 17/09/2025 tarihli celse ara kararı ile; davacının maddi zararlarının (geçici ve sürekli iş göremezlik, S.G.K. tarafından karşılanmayan tedavi ve iyileşme giderleri) tespiti bakımından rapor düzenlenmek üzere aktüerya bilirkişi ... ile doktor bir bilirkişiye (...) tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 03/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...ATK .... İhtisas Kurulunun 09.01.2025 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği belgesiz tedavi gideri maddi zararının 3.000,00 TL olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 17.013,60 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 22.11.2022 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderdiği 06/10/2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırarak geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri yönünden maddi tazminat taleplerini 20.013,60-TL'ye çıkartmış ve aynı tarihte harcını ikmal etmiştir.
Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, hasar dosyası, tedavi kayıtları, 20/07/2023 tarihli kusur bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 10/10/2023 tarih ... sayılı raporu, Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulunun 26/05/2025 tarih ve ... Sayılı raporu, 03/10/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın yaralanmalı trafik kazası sebebiyle sürekli ve geçici iş göremezlik ile tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat istemine ilişki olduğu; kazanın varlığını ispat yükü davacıda olup, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca taksirle yaralamaya neden olma suçu iddiası ile yapılan soruşturmada, şüpheli veya şüphelilerin tespit edilmemesi nedeniyle daimi arama kararı verildiği, savcılıkça meydana gelen yaralanmanın varlığına kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu dışında yaralanmanın başka şekilde olduğu, kazanın şüpheli olduğu, yaralanmanın kaza sonucunda gerçekleşmediği yönünde soruşturulmanın genişletilmesine dair bir tespite de dosya içinde rastlanmadığı, olay nedeni ile düzenlenmiş kaza tespit tutanağı bulunmadığı, ancak olay tarihinde davacının hastanede tedavisi sonrasında hemen karakola müracaat ederek verdiği samimi anlatımı ile Genel Adli Muayene Raporundaki "Hareketli Araç İçerisinden Düşme Sonrasında Sol El Bileğinde Ağrı Hassasiyeti mevcut olduğu, ortopediye konsülte edildiği, Sol Radius Alt Uçta Kırık tespit edildiği"; Adli Tıp şube raporundaki " kişide tanımlanan radius kırığına neden olan yaralanmasının: kafa kemiklerinde kırık, kafa içi travmatik değişim, iç organ, büyük damar ve sinir lezyonu tarif edilmediğine göre; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarına etkisi; HAFİF (1), ORTA(2-3) ve AĞIR (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını ORTA(2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu" açıklamaları dikkate alındığında olayın sürücüsü tespit edilmeyen bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası nedeni ile olduğunu gösterdiğinden davacının soruşturma dosyası ve tedavi evrakları ile kazanın varlığını ve kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın/sürücünün neden olduğunu ispatladığı, bu durumun aksini ispat yükünün davalı tarafta olduğu, somut olayda, kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebep olmadığı hususunun davalı tarafça aynı nitelikte bir delil ile ispatlanamadığı değerlendirilerek; olay tarihinde saat 17:45 sıralarında plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen yolcu minibüsü sürücüsünün sevk ve idaresindeki minibüs ile İstanbul İli ... ilçesi .... Mahallesinde .... Caddesi istikametinden 19 Mayıs Bulvarı istikametine doğru ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken olay mahalli olan Pazar Yolu Caddesi kavşağına geldiğinde yolcu indirmek için durduğunda davacı yolcu ...'in minibüsten inmesini beklemeksizin harekete geçtiği sırada davacı yolcunun dengesinin bozularak minibüs dışına düşmesi neticesinde davaya konu yaralanmalı kazanın meydana geldiği, plakası ve sürücüsü tespit edilememiş yolcu minibüsü sürücüsü idaresindeki minibüs ile olay mahalli durakta yolcu indirdiği sırada tüm yolcuların tamamen inmesini takiben yeterli kontrolü sağlayıp yolcuların minibüsten güvenli bir şekilde ayrılmalarını bekledikten sonra kapıları kapatıp kontrollü vaziyette harekete geçmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahallinde davacı yolcunun minibüsten inmeye çalıştığı sırada minibüsü harekete geçirerek davacı yolcunun düşmesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla, kazanın oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğu yönündeki 20/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ve ATK Trafik İhtisas Dairesince belirlenen kusur oranlarının anlatıma ve dosya kapsamına uygun olduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulunun 26/05/2025 tarih ve ... Sayılı raporu ile davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı görüşünün bildirildiği; 03/10/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği belgesiz tedavi gideri maddi zararının 3.000,00 TL olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 17.013,60 TL olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle davacının bedel artırım dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davalı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmekle eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine geldiği ve temerrüt tarihinin bu tarihten itibaren hesaplanması gerektiği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davacının maddi tazminat davasının bedel artırım dilekçesi kapsamında KISMEN KABULÜ ile;
17.013,60-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 20.013,60-TL maddi tazminatın 22/11/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.367,13-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 340,07-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 847,16-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL'den davanın kabul ve red oranına göre hesaplanıp takdir olunan 3.112,22-TL'sinin davalıdan 7,78-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç ve 340,07-TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan posta ve tebligat gideri ile bilirkişi ücreti 11.665,25-TL ile A.T.K. fatura gideri 2.345,00-TL olmak üzere toplam 14.010,25-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanıp takdir olunan 13.975,34-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 20.013,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince Miktar İtibari İle Kesin Olmak üzere tarafların/vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2025
Katip ...
Hakim ...
¸¸