T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/914 Esas
KARAR NO : 2025/70
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/09/2023
KARAR TARİHİ : 20/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş. arasında, “..... Mah. .... Cad. IDTM Yeşilköy/İST” adresinde bulunan Uçak Restaurant Projesine teslim edilecek 2 adet asansörün temin, montaj ve teslimi hususunda 28.03.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin anılan sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirerek 10.07.2019 tarihli e-mail/resmi yazı ile 19.07.2019 tarihi itibariyle saha sevkiyatına hazır olduğunu davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş.'ye bildirdiğini ancak davalı ..... Gıda'nın, ilgili sözleşmenin 4. maddesinde kararlaştırılan müvekkili şirketin kayıtlarında gözüken 9.300,00-EUR tutarındaki malzeme bedeli alacağını tüm şifahi uyarılara rağmen bugüne dek ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin, davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş'nin bedelini ödemediği malzemeleri depo ederek muhafaza ettiğini, 28.03.2019 tarihli Montaj Sözleşmesi'nin 14. maddesinin E bendi ile, iş programına hazır olmayan kuyularda ya da depo tahsis edilemeyen projelerde, müvekkili şirketin malzemeleri kendi deposunda muhafaza edeceği ve müvekkili şirket tarafından günlük depolama maliyetinin 30,00-EUR olarak muhataba fatura edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı .....n Gıda'nın, ilgili madde uyarınca düzenlenen depo bedeline ilişkin 2 adet faturadan kaynaklanan, müvekkili şirketin kayıtlarında gözüken 9.628,80-EUR alacağını da tüm şifahi uyarılara rağmen bugüne dek ödemediğini, öte yandan, ilgili sözleşmede damga vergisinin müvekkili şirket tarafından ödeneceği ve yarı tutarının muhataba fatura edileceğinin kararlaştırıldığını, ilgili madde uyarınca, 1.193,44-TL damga vergisinin tamamının müvekkili şirket tarafından ödenmiş olduğunu, bu bedelin yarısı olan 596,72-TL’lik kısmından davalının sorumlu olduğunu ve halen müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirketin, tüm yükümlülüklerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, ancak davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş., montaj sözleşmesinden kaynaklanan ve müvekkili şirketin kayıtlarında gözüken 19.933,81-EUR+596,72-TL bakiye borcunu ödemediğini, müvekkili şirketin alacağının, ticari defter ve sair belgelerinde de kayıtlı olduğunu, müvekkili şirketin fazlaya dair her türlü talep hakkı saklı kalmak kaydı ile tüzel kişilik perdesinin düz ve çapraz olarak kaldırılarak müvekkili şirketin şimdilik 500,00-EUR (kısmi) + 596,72-TL alacağının (Sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren yabancı para alacağı için işleyecek yıllık %9 Akdi Faiz, TL alacak için işleyecek yıllık %24 Akdi Faizi ile birlikte) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar ..... Restoran İşletmeciliği Tic. A.Ş. Ve ...... ( TC Kimlik No : .....) yönünden husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu sözleşmenin taraflarının davacı ve davalı şirket ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş olduğunu, sözleşmenin tarafı olmayan diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının henüz kazanmadığı davadaki /olmayan alacağın tahsilini düşünmüş olduğunu, sözleşmede imzası olmayan ..... 'a dava açtığını, davada alaksız kişilere husumet yöneltilmesi kötü niyet olduğunu, diğer yandan davalı şirkete davacı tarafından "asansör montaja hazır" şeklinde hiçbir yazı ve uyarı tebliğ edilmediğini, dava dosyasına eklenen /kime gönderildiği/kime tebliğ edildiği belli olmayan mail yazışmasını / yine mektup şeklinde kime tebliğ olduğu belli olmayan uyarı yazılarını asla kabul etmediklerini, tacirler nezdinde yapılmış işbu sözleşmede; uyarı ve veya ikazın noter ihtarı şeklinde yapılması gerektiğini, özetle davalı temerrüte düşürülmeden davalıdan malzeme bedeli + depo kira bedeli adı altında herhangi bir ücret talep edemeyeceğini, davacı tarafın davaya dayanak sunduğu sözleşme şartlarına uymadığını, taraflar arasındaki sözleşme imza tarihi 28/03/2019 olduğunu, davacı firma aradan geçen 1,5 seneden sonra Eylül 2020 de müvekkili şirketi asansör teslimine zorladığını, davalı kabul etmeyince sözde alacağım var iddiası ile 1 nolu davalı şirket hakkında ist. ..... İcra Müd. ..... E sayılı icra takibi başlattığını, dava dilekçesi içeriğinden davacının davalıya mal yada hizmet teslim etmediğini, dolayısıyla davacı tarafça kesilen faturanın ispata yarar olmadığı açık ve net olduğunu, davanın 2-3 nolu davalılar yönünden evvela husumetten reddini, tüm davalılar yönünden esastan da reddi ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce düzenlenen duruşma ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile Davacının davalı ..... Gıda Yapı Sanayi Tic. A.ş.'den alacaklı olup olmadığı, yine alacağın tespiti halinde diğer davalılar ile bu davalı arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, organik bağın bulunması halinde davacının diğer davalılara karşı alacağının tahsili talebinde bulunup bulunamayacağı, bir kısım davalılar yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının oluşup oluşmadığı, yine esasa dair savunmalarının yerinde olup olmadığı, sözleşmeye taraf olan davalının işi süresinde teslim etmediği ve sözleşmeye uygun yapılmadığı iddialarının yerinde olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, SMMM ....., Nitelikli Hesaplama Uzmanı ..... ve Makine Mühendisi ......'ün 02/05/2024 tarihli raporunda özetle; Mali yönden yapılan inceleme tespit ve değerlendirmeler sonucunda;
usul yönünden incelenen davacıya ait 2019-2020-2021-2022-2023 dönemi defter-i
kebir ve yevmiye defterinin, e-defter olarak tutulduğu, beratlarının zamanında ve
usulüne uygun oluşturulduğu, fiziki tutulan envanter defterinin açılış noter onayının
usulüne uygun ve zamanında yaptırıldığı,
davacı yasal defterlerine göre, davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş. nin
160.604,09.TL tutarında borçlu olduğu, öte yandan 213 Sayılı vergi Usul Kanunu
215/2-a.maddesinde4 yasal defterlerin, Türk Para birimi kullanılarak, kaydedilmesini
zorunlu kılmakla beraber ilgili madde hükmünün devamında, belgelerde Türk lirası
karşılığı gösterilmek şartıyla yabancı para olarak da düzenlenebileceği, ve davacı
tarafından davalıya TL karşılığı gösterilerek, yabancı para cinsinden faturalar
düzenlendiği ve karşılığında yapılan ödemeler düşüldüğünde, davalının
19.933,81.Euro ve 596,72.TL tutarında borçlu olduğu ve davacının Euro cinsinden
alacağını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 99.maddesi5 hükmüne göre talep
edebileceği,
teknik yönden yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda;
..... Asansör San. Ve tic. AŞ (YÜKLENİCİ) ile ..... Gıda Yapı
San. Ve Tic. A.Ş (İŞVEREN) arasında “..... Mah. ..... Cad. .....
Yeşilköy/İstanbul” adresinde olan Uçak Restaurant Projesine tesisi edilecek olan
sözleşme ekinde özellikleri bertilen 2 adet asansörün temin, montaj ve teslimi
hususunda 28.03.2019 tarihli sözleşme imzalandığı,
davacının sunduğu 10.07.2019 tarihli e mail yazışması ve 02.12.2019 tarihli bildirim
yazısı ile ..... projesi için 2 adet asansöre ait malzemelerin 19.07.2019 tarihi
itibarıyla saha sevkiyatına hazır olduğunun anlaşıldığı,
taraflar arasında imzalanmış Sözleşmedeki İŞ PROGRAMI’na göre 2 adet asansörün
üretimin 4-16. haftalar arasında, Nakliye ve gümrüklemenin ise 16-17. haftalar arasında olacağı kararlaştırıldığından, 2 adet asansör üretiminin ve teslimatının oldukça erken
sürede gerçekleşmiş olduğu, bu erken imalatı tamamlanan 2 adet asansöre ait
malzemelerin teslimatı için ise sözleşmenin 4. Maddesine göre, 9.300,00-Euro
tutarındaki bedelin davacıya ödenmesi şartlarının teknik yönden oluştuğu,
ayrıca Sözleşmedeki İş programı’na göre 2 adet asansörün montajı yapılacak Kuyu
ve Depo tesliminin 14-16. haftalar arasında öngörülmüş olmasına rağmen bu süre
sonrası davalı tarafından depo teslimi yapılmadığı anlaşıldığından (davalının depo
teslimi işini süresinde teslim etmediğinden), davacının malzemeleri muhafazası için
kendisinin depolamış olması nedeniyle 26 Eylül 2019 ile 02 Aralık 2019 tarihleri
arasında depolama maliyeti oluştuğu, yine sözleşmedeki Sözleşmenin 14. Maddesinin,
işveren’e günlük depolama maliyeti 30,00-Euro /gün-adet olarak fatura edileceği
göz önünden bulundurularak davacının depo ücreti olarak 4.300 Euro+KDV
faturalanmasının uygun olacağı,
hukuki yönden yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; Davalılar arasında organik bağ bulunduğu ancak tüzel kişilik perdesinin kaldırılabilmesi
için organik bağ bulunmasının yeterli olmadığı, bunun için alacaklıların alacaklarını semeresiz bırakmak amacıyla borçlu şirketin malvarlığının
usulsüz işlemler ile davalı diğer şirket ve ortağa aktarılmış olduğuna ilişkin hususlarının
bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla asıl borçlu şirketin ve diğer davalı şirketin defter ve
kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği,
davalılar defter sunmadıklarından bu yönde bir inceleme yapılamadığı, mahkemece HMK. m. 222/5 hükmü dikkate alınarak tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartlarının
oluştuğuna da hükmedilebileceği ve davalıların TTK. m. 7 uyarınca müteselsilen yukarıda
hesaplanan alacaktan tutabileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememiz duruşma ara kararı ile dosyaya sunulan heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davalı itirazlarının detaylı bir şekilde irdelenip, değerlendirilip, mahkememiz nezdinde bir kanaat oluşması açısından itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmasına, inceleme sırasında davalının bahsettiği malların davacıya ait depoda bulunup bulunmadığı konusunda net bir tespitin yapılmasının istenilmesine, davalıya ait olduğu iddia edilen mail adresinin davalıya ait olup olmadığı noktasında ne şekilde, hangi gerekçe ile kanaate varıldığı hususunda tespit yapılmasına, rapor içerisinde tarihler ile alakalı hata olup olmadığı, iş sahibinin de temerrüt tarihinin tam olarak var ise hangi tarih olduğu, yine itiraz dilekçesinde detaylı olarak belirtilmiş olması nedeniyle 13/05/2024 havale tarihli itiraz dilekçesi içerisinde bütün itirazları karşılar şekilde mahkememize aydınlatıcı ek rapor düzenlenmesi istenmiş olmakla, bilirkişi heyetinin 24/11/2024 tarihli ek raporunda özetle; Kök raporda varılan Teknik Sonuçlarda herhangi bir
değişiklik olmadığı,
kök rapor sonrasında, dosyaya ibraz edilen ticaret sicil kayıtları, davalı şirketlerin Sgk
işyeri dosyalarındaki çalışan bilgileri incelenmiştir. Mali yönden yapılan ek tespit ve
değerlendirmelere göre, davalı ..... ‘ın her iki davalı şirkette, 16.12.2021-
11.09.2023 tarihleri arasında, yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi olarak görevli olduğu, davalı
şirketlerde, şirket yetkilisi veya çalışan olarak dava dışı ..... isminde bir kimseye
rastlanmadığı,
mahkemenizin 27.05.2024 tarihli duruşmasında, her ne kadar davalı şirketlerin defterlerinin
incelenmesine karar verilmişse de davalıların yerinde inceleme talebinin olmaması ve
mahkemenin de ayrıca inceleme tarihini belirlememiş olması sebebiyle, davalı şirketler
yönünden herhangi bir defter incelemesi yapılamadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacının 13/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah ettiği ve 13/005/2024 tarihinde ıslah harcını ikmal ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Asansör Montaj Sözleşmesine dayalı alacak isteminden ibarettir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın davacı ile davalılardan ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş. Arasında düzenlenen ..... Mah., ..... Cad. İstanbul adresindeki uçak restaurant projesine 2 adet asansör temin, montaj ve çalışır durumda teslim edilmesi işini kapsayan 28/03/2019 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağın tüzel kişilik perdesinin aralanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Öğreti ve uygulamada kabul edilen tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi; bazı şartların varlığı halinde, tüzel kişilik ve mal ayrılığı ilkesi dikkate alınmadan tüzel kişiliğin arkasına saklanan gerçek veya tüzel kişinin borçtan sorumlu tutulmasını ifade etmektedir. Mal varlığının bağımsızlığı ve sınırlı sorumluluk ilkelerinin istisnası olan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi, ancak istisnai ve sınırlı durumlarda uygulanması gereken bir teoridir. Bu teoriye ihtiyatlı biçimde yaklaşılmalı, istisnai olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için başka bir yasal nedene dayanmanın mümkün olmadığı hallerde aşvurulmalıdır (Yargıtay 11 HD 23.02.2021 tarih ve 2020/2970 esas, 2021/1603 karar sayılı ilamı).
Yargıtay HGK'nın 2017/(22)...... esas ..... karar sayılı ilamı; " ... tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi her somut olayın özelliği gözetilerek değerlendirilmeli ve TMK'nın 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanma yasağı gözetilerek tüzel kişiliğin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, tüzel kişiliği düzenleyen normların dışına çıkılıp çıkılmadığı incelenmelidir. Borçlu şirketin yanında aynı ana şirkete bağlı bir kardeş şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle mümkün olabilmektedir. ... Tüzel kişilik perdesinin aralanması genellikle kardeş şirketler arasında söz konusu olduğundan, ana şirket ile kardeş şirket ve ortaklar arasındaki karmaşık ilişkiler zinciri net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Bu noktada bu şirketlerin ekonomik anlamda bağımsız şirket vasfında olup olmadığının araştırılması büyük önem taşımaktadır. Çünkü kardeş şirketler arasında perdenin aralanması teorisine başvurabilmek için tek bir iktisadi işletmenin yürütüldüğü farklı faaliyetler için birbirinden bağımsız tüzel kişiliklerin kurulmuş olması gerekmektedir. Hukuken iki farklı tüzel kişilik gibi görünen bu şirketler aslında özdeştir, alacaklılardan mal kaçırmak ya da sorumluluktan kurtulmak amacıyla kötü niyetli olarak iki farklı tüzel kişilik gibi kurulmuştur. Ayrıca bunların üretim, pazarlama ve ihracat faaliyetleri birbirini tamamlayıcı nitelikte olup, şirketler aslında tek ve aynı iktisadi işletmeye vücut vermektedir. Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır. Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatı gerekmektedir. Organik bağın varlığı; şirket adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer veya aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri, tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir ..." şeklindedir. Bu kapsamda tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın talep edilebilmesi için, şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespiti yeterli olmayıp, alacaklılardan mal kaçırmak ve onları zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.
Somut olayda; davacı ile davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş. Arasında düzenlenen ..... Mah., ..... Cad. İstanbul adresindeki uçak restaurant projesine 2 adet asansör temin, montaj ve çalışır durumda teslimine ilişkin 28/03/2019 tarihli sözleşme düzenlendiği, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacı tarafından sözleşmeden kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında iş bu davanın ikame edildiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2019-2020-2021-2022-2023 dönemleri defter-i
kebir ve yevmiye defteri e-defter olarak tutulmuş, beratları zamanında ve usulüne uygun oluşturulduğu, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış noter onayı zamanında ve usulüne uygun yaptırıldığı, davacı lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı yani HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği, HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığı, taraflar arasında 28/03/2019 tarihli sözleşmenin düzenlendiği, sözleşmenin 4.maddesinde ödeme şartları başlığı altında yer alan 2.sayfasında "Sözleşme imzalanmasına müteakip avans ödemesi 4.200 Euro ödemesinin davalı tarafından yapıldığının" belirtildiği, ödemenin
davacının 18/04/2019 tarihli muhasebe kayıtlarından görüldüğü, sözleşmenin 3.maddesinde işin teslim süreleri başlığı altında yer alan 1.sayfasında "YÜKLENİCİ, Avans tutarının sözleşme imzasını müteakip 7 gün içerinde banka hesabına havale edilmesi tarihinden itibaren 15 iş günü içerinde teknik proje çizimlerini hazırlayacak ve onay için İŞVEREN’e sunacaktır" düzenlemesinin yer aldığı, teknik çizimlerin 25/04/2019 tarihinde hazırlanıp onay için işverene sunulduğu, projenin 26/03/2019 tarihinde davalı işveren tarafından onaylanarak imzalanmış olduğunun çizimler üzerinde görüldüğü, e-mail içeriklerinden 10/07/2019 tarihinde davacı tarafından davalı işverene " ..... projemizde 19/07/2019 tarihinde ürünlerin sahaya sevk olacak
şekilde programlanmıştır. Bu tarihe kadar sözleşme gereği olan ödemeyi yapmanız (ödeme yaptıysanız lütfen dikkate almayınız) depo alanı ve kuyu hazırlıkları tamamlamanız gerekmektedir." şeklinde, 02/12/2019 tarihinde .....
adet asansöre ait malzemelerin 19/07/2019 tarihi itibarıyla saha sevkiyatına hazır olduğunun 10/07/2019 tarihli mail ile bildirildiği, sözleşmenin 14.maddesinin E bendinde diğer hususlar başlatığı altında yer alan 7.sayfasında "İş programına göre hazır olamayan kuyularda ya da depo tahsis edilemeyen projelerde YÜKLENİCİ malzemeleri kendi deposunda muhafaza edeceği, İŞVEREN’e günlük depolama maliyeti 30,00-Euro/gün-adet olarak fatura edilecektir." düzenlemesinin yer aldığı, davacı tarafça 26/09/2019-02/12/2019 tarihleri arasındaki depo maliyet ücretinin 4.300 Euro+KDV olarak faturalandırıldığı, sözleşmenin 4.maddesine göre malzemelerin gümrüğe gelmesine müteakip ödenmesi
ön görülen 9.300,00-Euro tutarındaki bedelin dava tarihine kadar ödenmediği, sözleşmede kararlaştırılan iş programına göre 2 adet asansörün üretimin 4-16. haftalar arasında, nakliye ve gümrüklemenin ise 16-17. haftalar arasında olacağı, sözleşme 28/03/2019 tarihli olup, 19/07/2019 tarihi itibariyle yapılan malzeme teslimata hazır bildirimi arasında 4 haftalık bir süre geçtiği, bu durum üretim ve teslimatın iş programına göre erken sürede gerçekleşmiş olduğu, erken imalatı tamamlanan 2 adet asansöre ait malzemelerin teslimatı için sözleşmenin 4. Maddesine göre, önce 9.300,00-Euro tutarındaki bedelin davacıya ödenmesi gerektiği, ayrıca yine iş programına göre asansörlerin montajı yapılacak kuyu ve depo tesliminin 14-16. haftalar arasında öngörüldüğü, ancak bu sürede davalı tarafça depo teslimi yapılmadığı, davacının malzemelerin muhafazası için 26/09/2019-02/12/2019 tarihleri arasında depolama maliyetinin olduğu, bu durumda sözleşmenin 14.maddesine göre 30,00-Euro /gün üzerinden davacının 4.300 Euro+KDV depo ücreti alacağını talep edebileceği, davacı yasal defterlerine göre, davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş.'nin 160.604,09-TL tutarında borçlu olduğu, öte yandan 213 Sayılı vergi Usul Kanunu 215/2-a.maddesinde4 yasal defterlerin, Türk Para birimi kullanılarak, kaydedilmesini zorunlu kılmakla beraber ilgili madde hükmünün devamında, belgelerde Türk lirası karşılığı gösterilmek şartıyla yabancı para olarak da düzenlenebileceği, ve davacı tarafından davalıya TL karşılığı gösterilerek, yabancı para cinsinden faturalar düzenlendiği ve karşılığında yapılan ödemeler düşüldüğünde, davalının 19.933,81.Euro ve 596,72-TL tutarında borçlu olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin 13/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi göz önüne alınarak, davanın davalı ...... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş. yönünden kabulü ile, 19.933,81-Euro'nun, 500,00-Euro'sunun dava tarihi olan 22/09/2023 tarihinden itibaren, bakiye 19.433,81-Euro'sunun ıslah tarihi olan 13/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 akdi faizi ile birlikte davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 596,72-TL'nin dava tarihi olan 22/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %24 akdi faizi ile birlikte davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalılar ..... ve ..... Gıda Ticaret Anonim Şirketi yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması istemine ilişkin ise; ticaret sicil kayıtlarından davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş.’nin 09/03/2016 tarihinde kurulduğu, restoran ve yiyecek içecek hizmetleri alanında “..... Mah. ..... Cad. 10/79 Bakırköy/İstanbul” adresinde faaliyet gösterdiği, şirketin yönetim kurulu başkanının münferiden ..... olduğu, yönetim kurulu başkan vekili ve yardımcısının aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan davalı ..... olduğu, diğer davalı şirket ..... Restoran İşl. Tic. AŞ’nin (eski ünvan ..... Restoran İşletmeciliği Tic.A.Ş.) de 16/12/2021 tarihinde yiyecek içecek hizmetleri alanında “..... Mah. ..... Cad. ..... Restoran 10/5 Bakırköy/İstanbul” adresinde faaliyet gösterdiği, tek ortağının, kurucu üyesinin ve yönetim kurulu başkanının davalı ..... olduğu, dolayısıyla davalılar arasında organik bağ bulunduğu incelenen ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. Ancak tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle asıl borçlu şirketin borçlarından sorumluluğa hükmedilebilmesi için şirketler arasında organik bağ bulunması tek başına yeterli olmayıp, sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatı gerekmektedir. Bu bağlamda şirketler arasında muvazaalı işlemler yapıldığına, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kötü niyetli iş ve işlemler yapıldığına dair delil bulunmadığı, mal varlığının bağımsızlığı ve sınırlı sorumluluk ilkelerinin istisnası olan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin, ancak istisnai ve sınırlı durumlarda uygulanması gerektiği olgusu da gözetildiğinde, somut olayda davalılar ...... ve ..... Gıda Ticaret Anonim Şirketi açısından tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, bu davalılar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE,
2-Davanın davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş. yönünden KABULÜ ile,
a) 19.933,81-Euro'nun, 500,00-Euro'sunun dava tarihi olan 22/09/2023 tarihinden itibaren, bakiye 19.433,81-Euro'sunun ıslah tarihi olan 13/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 akdi faizi ile birlikte davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
b) 596,72-TL'nin dava tarihi olan 22/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %24 akdi faizi ile birlikte davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Davanın diğer davalılar yönünden REDDİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 47.386,33-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 11.819,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 35.566,48-TL harcın davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş. 'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş. 'den tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 108.054,29-TL ücreti vekaletin davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş. 'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalılar ...... Gıda Ticaret Anonim Şirketi ve ..... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 108.054,29-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile Davalılar ......Gıda Ticaret Anonim Şirketi Ve ......'a VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından ödenen 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 11.550-TL ıslah harcı, 15.745,75-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 27.835,45-TL yargılama giderinin davalı ..... Gıda Yapı San. Tic. A.Ş. 'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2025
Katip ......
¸e-imza
Hakim .....
¸e-imza