T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/916 Esas
KARAR NO : 2025/303
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/09/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kumaş fabrikası bulunduğunu, kimi müşterilerine fason örme işi yaptığını, kimi müşterilerine ise kumaş sattığını, kimi müşterilerine hem kumaş ördüğünü hem de kumaş sattığını, sektöründe de tanınan ve bilinen bir şirket olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında uzunca bir süre cari hesap ilişkisinin devam ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirkete kumaş sattığını karşılığında da davalı şirketin ara ara ödemeler yaptığını, ancak son süreçte davalı şirketin bakiye 21.514,03 USD olan borcunu ödemediğini, borcunu ödememek için de haksız ve dayanaksız reklamasyon faturası keserek müvekkili şirkete gönderdiğini, müvekkili şirketin de bu haksız ve dayanaksız reklamasyon faturasını davalı şirkete iade ettiğini, davalı şirket aleyhinde borcunu ödemediği için Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı cebri takip başlatıldığını, davalı şirketin borcun bir kısmını kabul ettiğini, kalan kısmına ise itiraz etmiş olduğunu, davalı şirketin itiraz ettiği kısım yönünden takibin durduğunu, davalı yanın takibe itirazının haksız ve kötü niyetli olup dava şartı olan zorunlu ara buluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunun ve davalı şirketin müvekkili şirkete 21.514,03 USD borcunun olduğunun gerek davalı şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtları, gerekse müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceğini, faturalar incelendiğinde görüleceği üzere tarafların Dolar / USD üzerinden alış veriş yaptıklarını ve faturaların da döviz üzerinden düzenlendiğini, ancak Vergi Usul Kanunu gereğince Merkez Bankası kuru üzerinden TL ye çevrildiğini ancak taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap ilişkisinin Dolar üzerinden yapıldığını ve takip edildiğini, davalı şirketin müvekkiline cari hesaptan kaynaklı bakiye 21.514,03 USD borcun 2.597,92 USD kısmını kabul ettiğini, kalan 18.916,11 USD kısmına ise itiraz edilmiş olduğunu, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek; davalının Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, asıl alacak tutarı üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınıp müvekkiline verilmesine karar verilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin bu davaya bakmaya yetkili olmadığını, zira HMKnun 6. Maddesi gereğince, genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin "... Cad.No.38 Gaziosmanpaşa/İstanbul" olup, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, nitekim davacı şirketinde, icra takibini, müvekkili şirketin adresinin bulunduğu Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünde açtığını, bu itibarla Mahkemenin yetkisizlik kararı vererek, dosyayı yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine göndermesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin kumaş boyama ve terbiyeleme işlemi ile iştigal etmekte olup, sektörün önde gelen firmalarından olduğunu, müvekkili şirketin müşterisi ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Ştinin (kısaca ".... Tekstil") verdiği sipariş üzerine, davacı şirketten, 16.01.2023 tarihinde 2510, 2511, 2512 ve 2514 sipariş nosu ile 5980 kg pamuk üç iplik ham kumaş, 2509, 2515 sipariş nosu ile 1910 kg 20/2 pamuk süprem ham kumaş ve 2513 sipariş nosu ile 380 kg 30/2 pamuk süprem ham kumaş satın aldığını, müvekkili şirketin davacı şirketten satın aldığı ham kumaşlar üzerine boyama işlemi uyguladıktan sonra, kumaşların yüzeylerinde ham kumaş kaynaklı yoğun yağ izleri ve boyuna izler olduğunu tespit ettiğini ve bunun üzerine kumaşları satın aldığı davacı şirketi arayıp, kumaşlarda tespit edilen ayıpları bildirdiği gibi, davacı şirkete boyanmış kumaşlardan ve henüz boyanmamış ham kumaşlardan numuneler ibraz ettiğini, davacı şirketin kumaşlardaki ayıbın kendilerinden kaynaklandığını, söz konusu yağ izlerinin örgü işleminden kaynaklandığını kabul ettiğini, davacı şirketin, müvekkili şirkete sattığı kumaşlardaki ayıbın kendisinden kaynaklandığını kabul etmesi üzerine, müvekkili şirketin de kumaşlardaki ayıbı müşterisi ... Tekstile bildirdiğini, ... Tekstil'in müvekkili şirketin ayıp bildirimi üzerine müvekkili şirkete, ayıplı kumaşların yüzeyindeki problemleri düzeltebilmek için çeşitli ek prosesler uygulayacağını ve kumaşın problemli, ayıplı olan yerlerini tasnif ederek kumaşı değerlendirebileceğini fakat, gerek bu işlemler için yapacağı masraflar ile gerekse söz konusu işlemler sonucu kendi müşterisine yapacağı sevkiyatın gecikmesi nedeniyle uçakla yükleme bedelinin kabul edilmesi halinde kumaşları değerlendirebileceğini, aksi taktirde tüm kumaşları iade etmek zorunda olduğunu müvekkili şirkete bildirdiğini, müvekkili şirketin ... Tekstilin söz konusu teklifini, davacı şirket ile paylaşarak müşterisinden gelecek reklamasyon bedelinin kendilerine yansıtılacağını, aksi taktirde kumaşların iade edileceğini davacı şirkete bildirdiğini, davacı şirketin ayıplı kumaşlar nedeniyle müvekkili şirket müşterisi tarafından düzenlenecek reklamasyon faturasını ve doğacak zararları karşılayacağını kabul ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin de, müşterisine teklifini kabul ettiğini bildirdiğini, taraflar arasındaki mutabakat gereği, ... Tekstil tarafından müvekkili şirkete 04.04.2023 tarihinde ... nolu fatura ile 15.597 USD, ... nolu fatura ile 118.840,47 TL tutarında reklamasyon faturası düzenlendiğini, müvekkili şirketin de, kesilen reklamasyon faturalarını düzenlediği 12.04.2023 tarih ve ... nolu 360.870,46 TLlık fatura ile davacıya yansıttığını, davacı şirketin daha önce ödemeyi kabul ettiği reklamasyon faturasına bu kere haksız olarak itiraz etmekle kalmayıp, Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla müvekkili şirket hakkında icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin davacı şirket tarafından haksız ve kötü niyetle başlatılan 21.514,03 USD tutarlı icra takibinin 18.916,11 USD tutarındaki kısmına itiraz ile bakiye kısmını icra dosyasına yasal süresi içinde ödediğini savunarak; yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, yasal dayanaktan yoksun haksız davanın esastan reddine, dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki kumaş alım satımına dayalı ticari ilişki kapsamında fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu kumaş emtiasının ayıplı olup olmadığı, davalının ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, satıma konu emtiada ayıbın tespiti halinde ayıp değerinin ne kadar olduğu, yine ayıbın tespiti halinde faturaya konu mallardan beklenen faydanın ortadan kalkıp kalkmadığı, davalının kötü niyet tazminatı talebinin ve yetki itirazının kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun genel yetkiye ilişkin 6/1. Maddesine göre dava, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi sözleşmeden doğan davalarda yetkiye ilişkin 10. maddesine göre de sözleşmeden doğan dava, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Bu durumda HMK'nın 6/1. maddesi uyarınca davalı takip borçlusunun ikametgahı icra dairesi ve mahkemeleri yetkili olduğu gibi, HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa yerindeki icra dairesi ve mahkemeler de yetkilidir. Davacı takip alacaklısı bu konuda seçimlik hakka sahiptir. Para borçlarının 6098 sayılı TBK'nın 89. Maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği şeklindeki düzenleme de nazara alındığında davacının yerleşim yeri Esenyurt/İstanbul olduğundan ve Esenyurt Mahkememizin yargı çevresi içinde bulunduğundan davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap borç sebebi gösterilerek 21.514,03-USD alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 13/05/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu vekilinin 11/05/2023 tarihli dilekçesi ile asıl borcun 18.916,11-USD'lik kısmına ve faiz oranı ile ferilerine itiraz ettiği, davalı vekilinin itirazı üzerine 15/05/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Küçükköy ve Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2022 ve 2023 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davalı vekili tarafından bildirilen tanıklar Mahkememizce bizzat olmak üzere dinlenilmiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, "Ben davalı şirkette 2008 yılından beri pazarlama müdürü olarak görev yapmaktayım. Şirketimiz boyalı kumaş üretimi konusunda faaliyet gösterir. Bizim davacı şirket ile süregelen ham kumaş alım satımına dayalı ticari ilişkimiz bulunmaktadır. Şuan davacı şirketten ham kumaş alımı yapmıyoruz. Biz davacı şirketten ham kumaş satın almıştık, ancak bu kumaşlara boya yaptığımızda bazı ayıplar ortaya çıktı. Kumaşlarda yağ izleri ortaya çıktı, biz tam siparişi vermeden önce davacı taraftan numune alırız, ilk aldığımız numunelerde yağ izleri ham kumaş üzerinde görülüyordu bunu davacı şirkete söyledik onlarda düzeltilmiş bir şekilde yeni bir numune gönderdiler bu numunede görünürde herhangi bir sıkıntı yoktu biz de devam onayını verdik, kumaşlar geldikten sonra üretime soktuk, boyama yapıldıktan sonra kumaşlarda az önce bahsettiğim ayıplar ortaya çıktı. Kumaşın hatırladığım kadarıyla %70'lik kısmında bu ayıp ortaya çıkmıştı. Bu ayıbı davacı firma ile paylaştık, davacı taraf hem boyalı hem ham kumaşta bizden örnekler alarak ayıbın örgüden kaynaklı olduğunu kabul ettiler, ancak zararı minimize edip edemeyeceğimizi sordular sanırım 10'a yakın davacı taraf ile görüşmeler yaptık. Biz müşterimize ortaya çıkan kumaşı gösterdik, onlar ile bu kumaşlar işlenip tekstil ürünü haline getirildiğinde ayıbın ne kadar ortadan kalkacağı ve bu kumaşların ne kadarının kullanılabileceği konusunda görüşmeler yaptık müşterimizde zararı minimize etme konusunda elinden geleni yaptı. Biz müşterimizin bize yansıttığı faturayı bizden kaynaklı bir ayıp olmadığı için davacı tarafa yansıttık. Biz başka firmalardan da kumaş alırız. Biz davacı şirketten hatırladığım kadarıyla yaklaşık 10 ton kadar kumaş aldık, bu kumaşın %70'inde ayıp çıktı bize gönderilen 2. Kez gönderilen top kumaşta herhangi bir yağ izi yoktu, bizim 10 ton kumaşın hepsini kontrol etmemiz gibi bir durum söz konusu değildir bu kontrolü davacı şirketin kendisinin yapması gerekir zira ürünü satan kendisidir. Bizim kumaşı verdiğimiz müşterimiz aslında bu ayıplı kumaşı kullanmak zorunda değildi ancak biz zararı minimize etmek amacıya müşterimizle karşılıklı konuşarak kumaşın kullanılabilir kısmının değerlendirilmesini sağladık, bu minimize etmekle müşterimizin kumaşa yaptığı işlemler ile belirlendi ve biz müşterimizin kestiği faturayı kabul ederek davacı tarafa yansıttık. Biz bunu davacı firmanın yetkililerine sözlü görüşmelerimizde de söyledik. Biz davacı taraf ile sözlü görüşmelerimizde uyuşmazlık bulunmadığı için ayrıca bir tespit yaptırmadık zira biz hem boyalı kumaşın hem de ham kumaşın örneklerini davacı tarafa teslim ettik kendileri laboratuvarda bunun testlerini yaptırabilirlerdi tekstil sektöründe de benim anlattığım şekilde işlemler yapılır ve genellikle de uyuşmazlıklar tarafların anlaşmaları ile çözülür bize davacı tarafın yaptırdığı herhangi bir analiz test sonucu da gelmedi. Davacı taraf ile herhangi bir yazılı tutanak imzalamadık, biz davacı tarafa yazılı bir ayıp ihbarı yapmadık biz bu durumu telefon ile kendilerine bildirdik kendileri de fabrikamıza geldiler biraz önce dediğim gibi numuneleri aldılar ancak herhangi bir test yaptırmadılar benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir " demiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, "Ben iki şirketle de ticaret yaptım bu nedenle her iki şirketi de tanırım. Ben davalı ...'ten boyalı kumaş aldım. Bu kumaşlardan erkek tişört ve kapüşonlu sweatshirt yapacaktık. Ben ... Tekstil ve ... Tekstil firmalarının sahibiyim. Davaya konu kumaşlar ... Tekstil tarafından satın alındı. Firmam yurt dışına ihracat yapan bir firmadır davaya konu kumaşların bir kısmını daha sevk edilmeden ayıplı olduğunu tespit ettik ve bunları satın almadık ancak yurt dışına sipariş yetiştireceğimiz için bir kısım kumaşı almak durumunda kaldık ve bu kumaşları nasıl kurtarırız diye çabaladık. Yüksek bir fire oranıyla kumaş kesimi yapmak durumunda kaldık kumaşın belirli bir kesimini kullanamadık, bu nedenle de müşterimizin sipariş adedinin çok altında bir adetle ihracatını yapabildik bunlar kayıtlarla sabittir. Hem boyahane aşamasında hem de bize sevk edildikten sonra kumaşların nasıl kurtarılabileceği ve zararı nasıl minimuma indirebileceğimiz konusunda görüşmelerimiz oldu. Ben daha önce davacı şirketten de kumaş almıştım ancak davaya konu kumaşları ...'ten aldım onlarında bu kumaşları davacıdan temin ettiğini bilmiyordum ancak bu olaylardan sonra öğrendim. Biz ... ile zararımız ve çıkan yüksek maliyetlerle ilgili orta noktada bulunabildik ve bir mutabakat yaptık. Bu mutabakatımızı davalı şirket davacı ...'e söylemiş olacaklar ki ... şirketinden beni aradılar zaten kendileri ile tanıştığımız için bize ulaşmaları da zor olmadı. ...'in kendilerine ilettiği hususların doğru olup olmadığının teyidini istediler ben de söylenenlerin doğru olduğunu, bir reklamasyon faturası kesip kesmediğimizi sordular ben de bu faturayı kestiğimizi kendilerine söyledim zaten bu aşamada da kumaşı ... firması tarafından örüldüğünü öğrenmiş oldum. Bize ...'ten gelen ürünlerin ayıplı olduğu çok açık ortadaydı, zaten bunu ... ile paylaştık zararı nasıl azaltırız noktasında iki tarafta elinden geleni yaptı ancak sonuç olarak çıkan zararımızı da reklamasyon faturası ile biz davalı şirkete yansıttık. Firmamızda resmi olarak sevk irsaliyelerimiz, gümrük kayıtları ve sipariş formlarımız kayıtlıdır ben bu bilgileri de mahkemeye gerekli görülürse sunarım. Bize gelen kumaşlarda kumaşlar boyuna olarak çizgi çizgiydi ve olması gerekenden daha koyuydu örnek vermem gerekirse yeşil kumaşta boyuna olacak şekilde daha koyu çizgiler geçiyordu. Ben kumaştaki bu ayıbın örgüden mi boyadan mı neden olduğunu bilemem bunu ortaya çıkaracak olan bilirkişilerdir. Reklamasyon faturası hiçbir şekilde kullanılamayan bir kısım kumaşın iadesi, kumaş tam alınsaydı çıkacak ürün ile ayıplı kumaş tan çıkan ürün arasındaki fark ürünün düzeltilmesi için yaptırılan işlem ücretleri reklamasyon faturasına yansıtılmıştır. Bizim ilk zarara ilişkin listemizi ... yüksek buldu biz de ... ile bir araya gelerek kendi zararımız konusunda karşılıklı mutabakat ile indirim yaptık ve reklamasyon faturasını da bu mutabakat doğrultusunda kestik. Reklamasyon faturasının içerisinde ürünün geç teslimi yönünden, uçak yüklemesi söz konusu olduğundan ulaşım gideri yani navlun ücreti vardı ancak eksik ürün teslimi nedeniyle uğradığımız zararı reklamasyona yansıtmadık. Benim fahiş bir rakam ile yahut sektörümüze uygun olmayan bir taleple fatura kesmem mümkün değildir zira bizim sektörümüzde karşılıklı mutabakat ile bu rakamlar belirlenir ve bir orta yol bulunur benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
Mahkememiz dosyası tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamı belgeler, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; taraf şirketlerin ticari defterleri incelenerek; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu kumaş emtiasının ayıplı olup olmadığı, davalının ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, satıma konu emtiada ayıbın tespiti halinde ayıp değerinin ne kadar olduğu, yine ayıbın tespiti halinde faturaya konu mallardan beklenen faydanın ortadan kalkıp kalkmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişi ile tekstil mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş,
07/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 21.762,95 USD (389.495,93 TL) alacağının bulunduğu, davalının 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 21.716,17 USD (388.344,19 TL) borcunun bulunduğu, taraf defterlerindeki bakiye borç/alacak tutarının, davacı yanın icra takibinde talep ettiği 21.514,03 USD tutarındaki alacaktan fazla olduğu göz önünde bulundurulduğunda taraf ticari defterlerinin davacı yanın takip tarihi itibari ile davalı yandan 21.514,03 USD tutarında alacaklı olduğu hususunda uyumlu olduğunun kabul edilebileceği, ayıplı olduğu iddia edilen kumaşların bilirkişi incelemesine sunulmadığı gibi ayıplı olduğu iddia edilen kumaşların ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu da sunulmadığından davalının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası, 07/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ham kumaş alım satımına dayalı ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yukarıda özetlenen bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 21.762,95 USD (389.495,93 TL) alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 21.716,17 USD (388.344,19 TL) borcunun bulunduğu, taraf defterlerindeki bakiye borç/alacak tutarının, davacı yanın icra takibinde talep ettiği 21.514,03 USD tutarındaki alacaktan fazla olduğu göz önünde bulundurulduğunda taraf ticari defterlerinin davacı yanın takip tarihi itibari ile davalı yandan 21.514,03 USD tutarında alacaklı olduğu hususunda uyumlu olduğunun kabul edilebileceği, ayıplı olduğu iddia edilen kumaşların ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu sunulmadığından davalının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu hususlarının tespit edildiği, tarafların ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile alacağın varlığının ispatlandığı, her ne kadar davalı tarafça ayıp iddiasında bulunulmuş ise de; teknik bilirkişi tespitine göre kumaşta yağ izinin genelde kumaş örme işleminden kaynaklanan bir ayıp olduğu ve kumaşta yağ izi hatasının boyama sonrası çıplak gözle kumaşın incelenmesiyle anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, davalının ayıp ihbarına ilişkin davacı şirkete süresinde ihbarda bulunduğunu ispatlayamadığı, tanık beyanları da dikkate alınarak ürünler üzerinde incelemenin sonuca etkisinin olmayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile;
Davalının Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu kısmi İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin itiraz edilen asıl alacak miktarı olan 18.916,11-USD üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere fiili ödeme tarihinde kısa vadeli USD cinsinden açılmış yabancı paralara uygulanan en yüksek faizin İŞLETİLMESİNE,
İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 18.916,11 USD'nin icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 25.133,91-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 6.283,48-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 2.099,27-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 16.751,16-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvurma harcı, 6.283,48-TL peşin harç, 2.099,27-TL icra dosyasına yatırılan peşin harç, 676,75-TL posta gideri, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.829,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 58.870,24-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2025
Katip ...
¸¸
Hakim ...
¸¸