T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/939 Esas
KARAR NO : 2025/1051
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/09/2023
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., 01.04.2020 tarihinde, ... Mahallesi .... Sokak'ta 21 nolu binanın önünden yolun karşı tarafına geçmek isterken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak sokak arasında çok süratli bir şekilde gelen sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpması sonucu savrulmuş, ağır derecede yaralandığını ve ayağının kırıldığını, vücudunun çeşitli yerlerinde çarpmaya bağlı yaralanmalar ve lezyonlar meydana geldiğini, kaza sonrasında olay yerine ambulans gelerek tedavisi ve ilk müdahalesi amacıyla müvekkil ... Hastanesine götürüldüğünü, ilk tedavisi burada yapılmış, ayağındaki kırıklar nedeniyle ayağına alçı takıldığını olup bu alçı yaklaşık 5 ay sonra ancak 18.05.2022 tarihinde çıkarılabildiğini , müvekkilinin kırık olan ayağında ağrılar sözkonusu olup şişlik durumu da tam olarak geçmediğini bu nedenlerle davalılardan 1.000,00 TL cismani zarara dayalı maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 150.000,00 TL cismani zarara dayalı manevi tazminatın sigorta firması haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Maddi ve manevi tazminata kaza tarihinden (01.04.2020) itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağınıi. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılırlar. Diğer bir anlatım ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir sorumluluk da olmayacağını , konu davaya ilişkin olarak ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporları hukuk davasında bağlayıcı olmadığını, taraf olmadıkları bir dosyada aleyhe işleyecek olan bu hususun adil yargılanma ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlaline neden olduğunu dosyada çelişkili ifadelerden ve kaza tespit tutanağından ötürü hasar aşamasında davacının talebi reddedildiğini, ayrıca konu dosyada yaya ... kontrolsüzce taşıt yoluna girdiğini, yaklaşan araçların hız ve uzaklıklarını kontrol etmemesi yanında , geçiş için uygun zamanı seçmediğinden K.T. K’nun 68 / b - 3 ve Karayolları Trafik Tüzüğü’ nün 138 / b -3 maddesini ihlal ettiğini görülmektedir. Bu nedenle kusurun varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sürücünün herhangi bir kusurunun olmadığının sabit olduğunu. davacı dahi sürücü hakkında şikayetçi olmadığını dava dilekçesinde hasta olduğu için böyle bir beyanda bulunduğunu iddia etse de bunun herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığının açık olduğunu davacının talep ettiği manevi tazminat tutarı da son derece fahiş olduğunu, davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından manevi tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmişse de manevi tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, hukuka aykırı faiz taleplerinin de reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Trafik Kaza Tespit Tutanağı ve krokinin incelenmesinde. K.T.K. ya göre yayalarında uyması gereken kurallar düzenlendiğini ve. Kaza Tespit Tutanağından da anlaşılacağı üzere; Davacı ..., KTK ilgili maddelerini ihlal ederek kontrolsüz bir şekilde taşıt yoluna girdiğini ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde davacı .... tam kusurlu olduğunu davanın reddi gerektiğini, araç sürücüsünün çok süratli olduğu iddiası da gerçekleri yansıtmadığını, kaza sonrasında davacının da beyanı alınmış, şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada da araç sürücüsü hakkında Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; taşıt ile yaya kazası nedeniyle maddi manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-... Hastanesi,
b-Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü ,
c-Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı,
d-... Sigorta A.Ş.,
e-Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü,
f-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı,
g-.... Hastanesi'ne müzekkereler yazılmıştır.
3- Bilirkişi 25.02.2024 tarihli raporunda özetle: ''Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK 47/5, 68. Md. ile; KT. Yönet. 138. Md. Trafik işaretlerine uyma, Yayalarla ilgili) kurallara karşı dikkat ve özen” yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı yaya ...' ın “9675 Oranında Asli Kusurlu” olduğu; Yine önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK 47/c,d, 52/b. Md. Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı motosiklet sürücüsü davalı ...' nın “425 Oranında Tali Kusurlu” olacağı; Kaza tarihinde ... plakalı motosikletin sigortası olan davalı ... Sigorta A.Ş.' nin ( KTK” 'nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...' nın kusuru oranı ve sigorta kapsamında sorumlu olacağı ; Aynı kaza tarihinde ... plakalı motosiklet sürücüsü maliki olan davalı ....” un ise ( KTK'nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...' nın kusuru oranında ve adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı ; ... plakalı motosiklet sürücüsü davalı ...” nın işvereni olduğu belirtilen davalı .... Perakende Lojistik A.Ş. hakkında başka bilgiye rastlanmadığı''
-Bilirkişi 30.10.2024 tarihli raporunda özetle: ''a) Yargıtay ... HD 20/01/2022 T., ... E., ... K. sayılı emsal kararında; “Davacı kaza tarihinde ev hanımı olup, kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığından (bu konuda davacıtarafın bir iddiası ile sunduğu somut neden ve delil bulunmadığından) ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre davacı için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir” denilerek hüküm kurulduğu; yukarıda anılan Yargıtay ... HD ... T., ... E., ... K. sayılı kararı nazara alınarak ev hanımı olan davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, ATK .... İhtisas Kurulunun 14.08.2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engel oranının 960 olduğu belirtildiğinden davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı''
- ATK raporunda özetle; ''.... kızı 1986 doğumlu ...'ın 01.04.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği 3.Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Tüm alınan raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
6-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini arttırmış, harcını mahkememize yatırdığı gibi dilekçesi davalılara tebliğ olmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı açmış olduğu dava ile; davalı gerçek kişilerin maliki ve sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ve davalı ... Perakende şirketinin asıl işleten olduğu iddiası ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri ile işbu davayı açmıştır.
Haksız fiillere ilişkin olarak 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun ispatı
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle bir zararın meydana gelmesi halinde kusurlu fiili ile üçüncü kişiye bir zarar veren zararı gidermekle yükümlü olup, zararı, illiyet bağını ve kusuru ispat yükü ise davacı zarar görene aittir.
2918 sayılı Kanun'un 85. Maddesi ise şu şekildedir:
"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
2918 sayılı Kanun'un 90 ve 91. Maddelerine göre ise araçların zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırması zaruri olup, sigortacı da poliçe teminatı kapsamındaki zarar gören üçüncü kişilerin zararlarından sigorta teminatı kapsamında sorumlu olacaktır.
Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için ilk olarak trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 25.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır:
"1-Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK 47/b, 68. Md. ile; KT. Yönet. 138. Md. Trafik işaretlerine uyma, Yayalarla ilgili) kurallara karşı dikkat ve özen” yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı yaya ...' ın “%75 Oranında Asli Kusurlu” olduğu;
Yine önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK 47/c,d, 52/b. Md. Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı motosiklet sürücüsü davalı ...' nın “%25 Oranında Tali Kusurlu”
Tarafların itirazı üzerine Mahkememizce bu sefer Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış olup ilgili ihtisas dairesi tarafından düzenlenen raporda özetle şu tespitler yapılmıştır:
"Mevcut verilere göre;
A) Sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyrini müteyakkız şekilde sürdürmesi, yaya ...'a karşı zamanında etkili fren - direksiyon tedbiri alması gerekirken bunları yapmadığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda kusurludur.
B) Yaya ..., olay mahalli yol bölümündeki karşıdan karşıya geçişine başlamadan evvel mahaldeki araçların seyir durumlarını gözetmesi, sol tarafından gelmekte olan sürücü ... yönetimindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bunları yapmadığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda kusurludur.
SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Sürücü ...'nın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,
B) Yaya ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."
Mahkememizce alınan her iki bilirkişi raporunda da tarafların kusur durumu ve ihlal ettikleri trafik kurallarına yönelik olarak aynı tespitlerin yapıldığı, Mahkememizce alınan her iki bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin soruşturma dosyası ve dosya arasına alınan kaza tutanakları bir arada değerlendirildiğinde Mahkememizce alınan her iki bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı, dosya kapsamına göre bilirkişi raporlarındaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu ve her iki raporun aynı yönde olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporlarının tarafların kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, tarafların aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce davacının meydana gelen kaza sebebiyle maluliyet durumunun tespiti için ATK'dan rapor alınmış olup, itirazlar üzerine üst kuruldan rapor alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının maluliyet durumu hakkında şu tespitler yapılmıştır:
"... kızı 1986 doğumlu ...'ın 01.04.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği
3.Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur."
Meydana gelen davaya konu trafik kazasının tarihi gözetildiğinde geçici ve kalıcı maluliyet yönünden esas alınması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olup, Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu tarafından da söz konusu yönetmeliğe göre yapılan tespitler Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Nitekim Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmektedir."
Mahkememizce ATK .... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor sonucunda yapılan tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, meydana gelen kaza tarihi itibariyle davacının maluliyet oranının tespitinde uygulanması gereken yönetmeliğin ATK tarafından doğru olarak tespit edildiği anlaşılmakla olay tarihi itibariyle yürürlükte olan düzenlemeler çerçevesinde rapor sonucu hükme esas alınmıştır.
ATK .... İhtisas Kurulu tarafından tespit edilen maluliyet süresi yönünden aktüerya hesaplamalarının yapılması için aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış olup 20.06.2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalının kusur oranı doğrultusunda ve ATK tarafından tespit edilen maluliyet oranları ve iyileşme süresine göre; davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının davacının ve davalının kusuruna göre 2.126,70 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının ise olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce son alınan aktüerya bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli, denetime elverişli olduğu ve yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun, alınan ATK ve trafik bilirkişi raporlarındaki kusur ve maluliyet oranlarına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınması gerekmiştir.
Her ne kadar davalılar bilirkişi raporuna itiraz ederek davacının ev hanımı olduğu gelir getiren bir işte çalışmadığı gerekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmasına itiraz etmiş iseler de fiilen bir işte çalışmayan ancak ev işleri ile ilgilenen ev hanımları yönünden de yaşanan kaza nedeniyle yaralanma meydana gelmesi halinde ev işleri yönünden iş gücü efor kaybına uğrayacakları bu sebeple geçici iş göremezlik maddi tazminatı yönünden iyileşme sürecindeki maddi kayıplarının karşılığı olacağı anlaşılmakla davalıların aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeler yapılmıştır:
"Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve karara esas kabul edilen aktüer raporunda; davacının gelirinin bilinen dönem kabul edilen süre için AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. AGİ, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup, fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla; ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken, tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem içinde) AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekir."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi de ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Davacının ev hanımı olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağına ilişkin istinaf itirazında ise; Davacı ev hanımı olduğunu belirttiği çalışması olmadığı halde geçici iş göremezlik tazminatı iyileşme süresindeki zararlarının karşılığı olduğundan davalı vekilinin maddi tazminat yönünden itirazları yerinde görülmemiştir."
Davacı vekili tarafından sunulan 01.09.2025 tarihli dilekçe ile tazminat talepleri arttırılmış olup, gerekli harçlar yatırılmıştır. Davacının dilekçesi taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan dilekçe ile geçici iş göremezlik tazminatı yönünden dava değeri 2.126,70-TL'ye arttırılmış olup, 2.126,70-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ..., ... ve sigorta teminatı kapsamında kaldığı anlaşılmakla davalı ... Sigorta Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, söz konusu alacağa davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 01.04.2022 tarihinden, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 22.06.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinin açıklanmasına dair beyan dilekçesinde 200,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı da talep edildiği belirtilmiş olup, Mahkememizce alınan ATK raporunda davacının kalıcı maluliyetinin tespit edilmediği, dolayısıyla kalıcı iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağı anlaşılmakla davacının kalıcı iş göremezlik tazminatına yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalılar tarafından sunulan dilekçe ile ıslaha karşı zamanaşımı talebinde bulunulmuş ise de meydana gelen trafik kazasının yaralanmalı trafik kazası olduğu, her ne kadar şikayet yokluğu sebebiyle takipsizlik kararı verilmiş ise de taksirle yaralama suçunun söz konusu olması sebebiyle ceza zamanaşımının uygulanacağı, kaza ve ıslah tarihi arasında ceza zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından 150.000,00-TL manevi tazminat talebinde de bulunulmuştur. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir (Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
Buna göre davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü, davalının ve davacının meydana gelen kazadaki kusur durumu, davacının kaza tarihindeki sosyo ekonomik durumu ve olay tarihindeki yaşı ve yaşadığı yaralanmanın niteliği ve oranı ile davacının sosyo ekonomik durumu ile davacının ve davalının kazadaki kusur durumu, meydana gelen kazayı ilk ortaya çıkaran hareketin ve asli kusurlu hareketin davacıdan geldiği ve bu durumdaki kusur hususu da gözetilerek takdiren 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 01.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine de karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Perakende Lojistik Şirketi Yönünden Yapılan Değerlendirme:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile kazanın meydana geldiği motorsikletin asıl olarak ... Perakende Lojistik şirketi tarafından işletildiğini bu sebeple davalı ... Perakende Lojistik şirketi'nin de tazminattan sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de ilgili aracın davalı ... Perakende Lojistik şirketi adına kayıtlı olmadığı dolayısıyla karayolları trafik kanunu gereğince araç işleten olarka kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davalı ... Perakende Lojistik Şirketi yönünden pasif husumet yokluğunun olduğu anlaşılmış, davalı ... Perakende Lojistik şirketi yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; 2.126,70-TL geçici iş göremezlik tazminat alacağının davalılar ..., ... ve davalı ... Sigorta Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, söz konusu tazminat alacağının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 01.04.2022 tarihinden, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 22.06.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, davacının kalıcı iş göremezlik tazminatına yönelik 200,00-TL tazminat talebinin REDDİNE,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 01.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Davalı ... Perakende Lojistik şirketi yönünden davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE,
4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 515,75-TL harcın ve 25,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile noksan kalan 99,65-TL harcın davalılar ... , ... ve ... Sigorta Şirketi'nden ( 29,90-TL'sinden sorumlu ve sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 954,92-TL'sinin davalılar ... , ... ve ... Sigorta Şirketi'nden ( 286,50-TL'sinden sorumlu ve sınırlı olmak kaydıyla) alınarak, kalan kısmın (2.245,00-TL) ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yatırılan 515,75-TL harcın ve 25,00-TL tamamlama harcı ile 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 810,60-TL harcın davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 19.503,25-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.693,83-TL'sinin davalılar ... , ... ve ... Sigorta Şirketi'nden ( 1.108,15-TL'sinden sorumlu ve sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafça yapılan 631,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 599,45- TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafça yapılan 631,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 54,24- TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden: Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 2.126,70-TL vekalet ücretinin davalılar ... , ... ve ... Sigorta Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden: davalılar ... ve ... Sigorta Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
12-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden: Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
13-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden: davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
14-Davalı ... Perakende Lojistik şirketi yönünden davanın reddedildiği dikkate alınarak maddi tazminat talebi yönünden: davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 2.326,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
15-Davalı ... Perakende Lojistik şirketi yönünden davanın reddedildiği dikkate alınarak manevi tazminat talebi yönünden: kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
16-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
17-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yokluğunda diğer tarafların yüzüne yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ....
E¸
Hakim ...
E¸