T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/979 Esas
KARAR NO : 2024/370 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/10/2023
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafın, müvekkili aleyhine haksız ve dayanaksız bir şekilde Silivri İcra Dairesinin .... Esas numaralı 27/01/2023 açılış tarihli dosyasından kambiyo senetlerine özgü ilamsız takip başlattığını, davalı ...'ın sahibi olduğu ...... İnşaatta kullanılmak üzere mekamin mudra modeli 118 adet kasa, pervaz, kanat takım olarak kapının alımı konusunda, .... San. Tic. Ltd. Şti.nin sahibi olan müvekkili ile toplam 224.000,00-TL'ye anlaştıklarını ve bunun için davalı tarafın, müvekkiline ...bankası .... Şubesi 15.01.2023 ödeme tarihli ve .... çek numaralı 70.000,-TL bedelli, 15.02.2023 tarihli ... çek numaralı ve 65.000,00-TL bedelli, 15.03.2023 tarihli .... çek numaralı ve 65.000,00-TL bedelli üç adet çek verdiğini, müvekkili ise bunun karşılığında borçlandığı edim olan malların teslimatını yapacağını taahhüt ettiğini, hatta bunu garanti altına almak adına da 08/01/2023 vade, 30/11/2022 keşide tarihli teminat senedini ... lehine keşide ettiğini, TTK-18/2 uyarınca: Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, buna göre davacı tarafın basiretli tacir olduğu da düşünüldüğünde, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket tarafından taahhüt edilen malların kendisine teslimatı yapılmadan kendi borcunu çek keşide ederek ifa etmesi pek akla yatkın gelmediğini, nitekim aynı anda ifa yükümlülüğü bulunan tarafların ödemezlik def'inde bulunma hakları olduğundan basiretli bir tacirden bu hakkını kullanması beklenirdi ki beklendiği üzere, davalı taraf müvekkilinden teminat senedi almayı ihmal etmediğini, işbu teminat senedinin veriliş amacı davalı alacaklının müvekkilinden olan mal alacağını garanti altına aldığını, ancak müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket delilleriyle de sabit olduğu üzere taahhüt ettiği kapıları imal etmek için arabasını dahi satmış ve davalı alacaklıya alacağı kapıları ve hizmetleri teslim etmiş olup davacı taraf bunları yaptığı inşaatta kullandığını, dekontlarda görülen ve davalı tarafından takibe konu edilen teminat senedinin iade edilmediğini, davalı ... alacağı hizmetin bedeli olarak müvekkili lehine keşide ettiği .... çek numaralı ve 65.000,00-TL bedelli üç adet çeki veriğine dair 30/11/2022 tarihli tahsilat makbuzları düzenlendiğini, bu makbuzlarda davalının da imzasının bulunduğunu, huzurdaki davaya konu icra takibi doğrudan müvekkili aleyhine açılmışsa da takip alacaklısının işbu takip talebini yöneltebileceği taraf müvekkilinin yetkilisi olduğu .... San. Tic. Ltd. Şti. Olduğunu, takibe konu edilen teminat senedi davalı ... yetkilisi olduğu .... İnşaatta kullanılmak üzere müvekkilinin yetkilisi olduğu .... San. Tic. Ltd. Şti.'den inşaat malzemesi satın aldığını, takibe konu senet takibin tarafları arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenmiş bir senet olduğunu, davalı tarafın usul ve yasaya aykırı bir şekilde davacı aleyhine teminat senedi ile kötü niyetli olarak takip başlatması dikkate alınarak telafisi güç ve imkansız zararların doğmaması adına İİK'nın 72. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, neticede davanın kabulüne, Silivri İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadıklarının hem ana para hem de işlemiş faiz yönünden tespitine, davalı alacaklı aleyhine %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafça dava dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkili ile davacının sahibi olduğu .... San. Tic. Ltd Şti. arasında müvekkiliinin sahibi olduğu inşaatta kullanılmak üzere kapı alım konusunda sözleşme yapılmış ve bu sözleşme nedeni ile müvekkili tarafından davacının sahibi olduğu firmaya üç adet vadeli çek keşide edildiğini, hatta söz konusu kapıların davacı tarafın sahibi olduğu firma tarafından teslim edilmeyince müvekkili tarafından ... San. Tic. Ltd Şti. aleyhinde Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ve Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ...umaralı dosyaları ile çeklerin iptali talepli menfi tespit davaları açıldığını; davacı tarafın davalının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi nedeni ile müvekkiline teminat senedi verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı gibi somut hiç bir delile de dayanmadığını; davacı tarafça dosyaya sunulan ... tahsilat makbuzundaki yazı ve imzaların kesinlikle müvekkiline ait olmadığını, ayrıca velev ki iş bu belge gerçek dahi olsa sözkonusu tahsilat makbuzunda müvekkilim ödeme yapan, davacının sahibi olduğu şirket ise tahsil eden konumunda olup sözkonusu belgeye göre ortada bir teminat senedi olmuş olsa idi dahi bunun borçlusunun müvekkilim olması ve senedi iade edecek olanın da şirket olması gerektiğini, işin ilgincinin makbuzun üzerinde araç borcunun kapanmış olduğu yazısına da bakıldığında taraflar arasında sadece kapı alım satımından ibaret bir ilişki olmadığının da açık olduğunu, borçlusunun bizzat kendisi olduğu bir senedin sahibi olduğu .... San. Tic. Ltd Şti. aleyhinde bir takibe konu edilmesi gerektiği iddiasında da hiçbir hukuka uyarlık bulunmadığını, belirtilen nedenlerle davacının açmış olduğu davanın reddi ile müvekkilinin lehine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, davacının açmış olduğu davanın reddine davacı aleyhinde %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, takip dosyası, davaya konu senet ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, menfi tespit isteminden ibarettir.
Dava konusunun; Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından ve icra dosyasına esas 08/01/2023 vade tarihli 300.000,00-TL miktarlı senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu görüldü.
Dava konusu Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 300.000,00-TL asıl alacak ve 1.406,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 301.406,00-TL alacağının faiziyle tahsili talep edilmiştir.
Dava konusu miktar 301.406,00-TL' dir.
Takibe konu bononun incelenmesinde;
- Keşidecinin davacı, lehdarın davalı olduğu, 08/01/2023 vade tarihli, 30.11.2022 düzenleme tarihli ve 300.000,00 TL miktarlı olduğu görülmüştür. Bono üzerinde herhangi bir teminata yönelik ibarenin yer almadığı görülmüştür.
6102 sayılı TTK' ya göre bono veya emre muharrer senet, senet metninde (bono) veya (emre muharrer senet) kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödemek vaadini, ödeme yerini, kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadını, senedin tanzim edildiği gün ve yeri, tanzim edenin imzasını içermelidir. Sıralanan bu kayıtlar bononun zorunlu ve geçerliliğini etkileyecek olan zorunlu unsurlardır.
Bu çerçevede belirlilik (muayyenlik) kambiyo senetlerinin temel unsurlarından biridir. Tedavül kabiliyeti de dikkate alındığında, bononun bütün unsurlarının açık, net, yoruma elverişli olmayacak biçimde belirgin olması gerekir. Öztan'ın da ifade ettiği gibi poliçe ve bono keşidesi "şart kabul etmeyen" bir işlemdir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2. B., Ankara 1997, s.451).
Nitekim TTK' da zorunlu unsurları taşımayan senedin bono niteliğinde olmadığı; vade, tanzim ve ödeme yeri konusunda da yedek hukuk kuralı getirerek oluşabilecek boşlukları doldurmuş ve belirlilik ilkesini bu şekilde desteklemiştir. Bedel, faiz, protestodan muafiyet ve yetki şartı gibi kayıtların konulması kabul edilmekte ise de, illetten mücerretlik veya muayyenlik vasfını ortadan kaldıran kayıtların bono üzerine konması, onun kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırır.
Hukuk Genel Kurulunun 11.04.2018 tarihli ve 2017/19-819 E., 2018/771 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere, TTK'nın 688. maddede belirtilen şekli koşulların yanında taraflar bononun ihdas nedeni (malen/nakden ya da teminat kaydı ile alındığını), uyuşmazlık durumunda aralarındaki anlaşmaya göre yetkili olacak mahkeme, faiz gibi bononun geçerliliğine etki etmeyecek ihtiyari unsurları belirleyerek senede ekleyebilirler. Sıralanan şekil şartlarından da anlaşıldığı üzere, kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Taraflar bu ibareleri ticaret hayatındaki olası bir uyuşmazlık durumunda ispat hukukunda karşılaşabilecekleri zorlukları daha kolay aşmak amacıyla ihtiyari olarak kayıt altına almaktadırlar. Yoksa elbette ki bu kayıtlar bağımsız borç ikrarı içeren senetlerin niteliğine etki etmez.
Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 tarihli ve ...... E., ..... K.; 20.06.2001 tarihli ve .... E., .... K.; 24.02.2010 tarihli ve ...... E., ...... K. ile 28.03.2018 tarihli ve ...... E., ...... K. sayılı kararlarında da aynı hususlar benimsenmiştir.
Dava konusu senet üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir ibarenin olmadığı ve borçlunun teminat senedi olduğuna ilişkin iddiasının alacaklının imzasını taşıyan ve senede açık atıf yapan İİK'nın 169/a maddesinde yazılı belgelerle kanıtlanamadığından, takibe konu senedin teminat senedi olmadığı kabul edilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.02.2020 Tarih ve 2017/12-743 E. - 2020/129 K. sayılı ilamı.)
Somut olayda: Takibe konulan senedin, bono niteliğinde olup tüm yasal unsurları barındırmakta olduğu; davalının davacının iddia ettiği hususları kabul etmediği, senette de bedelin nakden ödendiği yönünde açıklama olduğu, davalının savunması ile senet metnini talil etmediği, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare yer almadığı, davalının lehdar olduğu, herhangi bir ceza soruşturması bulunmadığı, davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği, bu yönde bir kanıt sunmadığı, kıymetli evrak niteliğindeki bononun illetten mücerret olduğu; davacının hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanmadığı da görülerek, aşağıdaki şekilde ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Davacının kötüniyetli olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından, bu talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkememizin 20.10.2023 tarihli tensip zaptının 15 nolu ara kararı ile %20 teminat karşılığında 2004 sayılı İİK' nın 72/3. maddesi kapsamında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde karar verilmişse de; davacı tarafça teminat yatırılmadığından, tedbir kararı uygulanmamıştır. Bu sebeple 2004 sayılı İİK' nın 72/4. maddesi kapsamında davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının sübut bulmadığından REDDİNE,
-Davalının yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça başlangıçta peşin yatırılan 5.147,26-TL tamamlama harcından mahsubu ile 4.719,66-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 47.210,90-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır