T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/988 Esas
KARAR NO : 2025/510
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında nakliye taşımacılık vasfında bir ticari ilişki bulunduğunu, bu hususta çeşitli fatura bedelleri mevcut olmakla, fatura bedellerinin hizmet içeriğinin nakliye, taşımacılık, araç bekleme şeklinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından verilen hizmetlere binaen ...... fatura numarası ile 08/05/2023, .... fatura numarası ile 08/05/2023, ..... fatura numarası ile 12/05/2023, ...... fatura numarası ile 12/05/2023, ..... fatura numarası ile 17/05/2023, ..... fatura numarası ile 17/05/2023 tarihlerindc faturalar kesildiğini, makbuz kesme sistemi üzerinden davalı şirketin e-mailinin girilmesi üzerine de fatura içeriklerinin karşı yana gönderilmiş olup davalının borçlandırıldığını, işbu faturalardan ..... numaralı fatura bedellerine binaen 60.000,00-TL ödeme yapılmış olmakla mezkur faturalardan ödeme yapılan meblağ düşülerek Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... E. Sayılı dosyası ile faizi, icra harç ve giderleri ile vekalet ücreti ile birlikte tahsili talebiyle taraflarınca icra takibi başlatıldığını, daha sonrasında da, borçlu tarafından müvekkili şirket tarafına 65.893- TL ödeme yapıldığını, kalan bakiye borcun halen daha devam ettiğini, bu sebeple de kalan meblağın 40.114,00-TL olduğunu, borçlunun maktu ifadelerle hiçbir sebep göstermeden icra takibine itiraz ettiğini ve herhangi bir borcu olmadığını iddia etmişse de, faturaların makbuz kesme sistemi üzerinden davalı şirketin info@standfit.com
e- mail adresine gönderildiğini, davalının 8 gün içerisinde faturalara itiraz etmemiş olmakla fatura münderecatını da kabul etmiş sayıldığını, kaldı ki davalı şirketin müvekkili şirkete borcu olduğunun da, şirket defterleri incelendiğinde görülebileceğini, müvekkili şirketin ticari şirket defterleri incelendiğinde davalı tarafça bakiye borcun ödenmediğinin anlaşılacağını, ayrıca davalı borçlunun itirazı üzerine arabuluculuk yoluna gidilmişse de arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, davalının işbu borcundan dolayı yapılan icra takibine alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek; davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki kalan bakiye 40.114,00- TL üzerinden itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle takibin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, dava, harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin HMK. md. 194 gereğince açıklanması gerektiğini, davacı tarafın dilekçesinde yalnızca faturaların varlığından bahisle alacaklı olduklarını iddia etmiş olup söz konusu ticari ilişkinin içeriğine, neyden kaynaklandığına ilişkin hiçbir bilgi beyanda bulunulmadığını ve iddia edilen ticari ilişkiyi gösteren herhangi bir sözleşme sunmamış olduğunu, iddia edilen faturaların varlığının yalnızca alacağın ispatına yeterli olmadığının yerleşik içtihatlar ile de açık olduğunu, faturanın karşılığı olan hizmetin davacı yan tarafından verilmediğini, her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde söz konusu faturaların verilen hizmetin karşılığında keşide edildiğini iddia etse de davacı yanın müvekkili şirkete vermiş olduğu herhangi bir hizmet bulunmadığını, bu nedenle fatura içeriğine açıkça itiraz ettiklerini, davacı tarafça alacağa ilişkin faturaların usule, hukuka ve gerçeğe aykırı olarak ticari ilişkiden bağımsız kesildiğini, hiçbir şekilde faturayı kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla bir an için faturanın varlığı kabul edilese dahi faturanın tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığını, fatura içeriğinde iddia edilen hizmetin verildiğinin davacı tarafça yazılı ve somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davacnın itiraz edilmeden kabul edildiğini iddia ettiği fatura içeriğininin kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında iddia edilen faturalar ile ilgili hiçbir mutabakat bulunmadığını, iddia edilen faturaların içeriğinin boş olduğunu, müvekkilinin yetkililerince yazılı veya sözlü muvafakati veya onayı bulunmayan, tek taraflı kesilmiş ve sözleşmede yer almayan bir faturaya davalı tarafın sığınmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, iddia edilen hizmetlerin iddia edilen alacak kadar müvekkiline sunulduğunun ve ya herhangi bir mal satıldı ise ilgili mal satımının ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından iddia edilen hizmet ve faturalar konusunda resmi yada gayri resmi olarak yetkilendirilmiş hiçbir kimse olmadığını, bu sebeple davalı yanın kendi kendine yapıp verdiğini iddia ettiği hiçbir hizmeti ve dolayısı ile faturasını kabul etmediklerini, davacı tarafından alınan hizmetin karşılığında ödemelerin yapılmış olup gerekli ve ihtiyacı karşılar hizmetin verilmemesi nedeniyle hizmet ilişkisinin sona erdirildiğini savunarak; haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklı ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalının savunması kapsamında faturalara konu hizmetin verilip verilmediği, faturaların gerçeğe aykırı olarak düzenlenip düzenlenmediği, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla, incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağı borç sebebi gösterilerek toplam 106.007,20-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 04/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 07/08/2023 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen yetkiye, icra takibine, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 08/08/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; Davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Esenyurt ve Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2023 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası; davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ de incelenmek suretiyle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, düzenlenen faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, hizmetin verilip verilmediği, faturaların BA/BS formlarında beyan edilip edilmediği, davalı tarafça yapılan ödemelerin taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişi ..... ile taşıma/lojistik konusunda uzman bilirkişi .....'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 16/05/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
16/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 80.113,55 TL alacaklı olduğu, davalı yan ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığından davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturaların davalı yanın kabulünde olup olmadığı hususunda tespit yapılamadığı, Güneşli Vergi Dairesinin dosyaya sunmuş olduğu davalı yan BA-BS formunda “Veri Kaydı Bulunamadı” açıklaması bulunduğu, davalı yanın BA formlarında dava konusu faturaları sunmadığı, davalı yanın davacı yana 16.05.2023 tarihinde 60.000,00 TL havale yapmış olduğu davalı yanın yapmış olduğu havaleden taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacı yanın düzenlemiş olduğu e-faturaların senaryo tipinin “Ticari Fatura” olduğu, “Ticari Fatura” senaryo tipinde düzenlenen e-faturaların fatura muhatabının onayı ile geçerlilik kazandığı, neticeten, davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturaların içeriğindeki hizmeti davalı yana sunup sunmadığı hususunda takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere Sayın Mahkemenin davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturaların içeriğindeki hizmeti davalı yana sunduğu yönünde kanaate varması halinde davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 80.113,55 TL alacaklı olduğu, aksi yönde kanaate varması halinde ise davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği, İtirazın iptali davası aşamasında davacının bakiye alacağının 40.113,55 TL şeklinde tespit edildiği, taraflar arası akdi ilişkiye göre davalı ödemeleri gözetildiğinde bakiye borcunun da ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtlar Mahkememize sunulmamıştır.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, 16/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 80.113,55 TL alacaklı olduğu, davalı yanın BA formlarında dava konusu faturaları sunmadığı, davalı yanın davacı yana 16.05.2023 tarihinde 60.000,00 TL havale yapmış olduğu, davacı yanın düzenlemiş olduğu e-faturaların senaryo tipinin “Ticari Fatura” olduğu, “Ticari Fatura” senaryo tipinde düzenlenen e-faturaların fatura muhatabının onayı ile geçerlilik kazandığı, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 80.113,55 TL alacaklı olduğu, itirazın iptali davası aşamasında davacının bakiye alacağının 40.113,55 TL olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla;, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları, faturalar, davalı tarafça yapılan ödeme ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
Davalının Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 40.114,00-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA,
İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (8.022,80-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.740,19-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harç ile 530,04-TL icra dosyasına yatırılan peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 1.940,30-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı ve 530,04-TL icra dosyasına yatırılan peşin harç olmak üzere toplam 1.069,74-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.000,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2025
Katip .....
Hakim ......