T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1056 Esas
KARAR NO: 2025/340
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/12/2024
KARAR TARİHİ: 19/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şirket antrepo - depolama hizmeti vermekte olduğunu, müvekkişi şirket ile davalı arasında yapılan depolama sözleşmesi gereğince ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ait mensucat ticari tanımlı emtialar müvekkili şirketin deposunda saklandığını, davalı yanca ithal edilen emtialar halen antrepodan çekilemediğini, emtiaların fatura numaraları ile antrepo girişleri ve taşıma evraklarını listelendiğini, müvekkili şirketçe yapılan ardiye hizmeti hizmeti kapsamında; Antrepo Giriş Beyanname No : .... kapsamında antrepoya girişi yapılan 305 kap emtiaya ilişkin aşağıdaki depolama faturaları kesildiğini, bu emtiaların antrepoya girişi yapılmış ancak halen gümrük işlemleri tamamlanarak çıkışı yapılmadığını, Antrepo Giriş Beyanname No : ... kapsamında antrepoya girişi yapılan 159 kap emtialara ilişkin aşağıdaki depolama faturaları kesildiğini, bu emtiaların antrepoya girişi yapılmış ancak halen antrepodan çıkışı yapılmadığını, faturaların kesilerek davalı ... tebliğ edilmiştir ve süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalı ... cari hesap dökümü incelendiğinde 31.03.2023 ile 31.07.2024 tarihleri arasında toplamda 1.065.320,00-TL borcu bulunduğu görüldüğünü, davalının, depolama hizmeti almasına rağmen verilen hizmet bedeli olarak kendisine gönderilen faturaları ödemediğini, taraflar arasında ki ticari ilişki hizmet sözleşmesine dayandığını, bu sebeple ihtara gerek kalmaksızın hizmet verildiği ispatlandığı takdirde TTK 1530/4 md gereğince 30 günlük sürenin sonunda davalı / borçlu temerrüde düşmüş sayılacağını, ithalat ve depolama, antrepo giriş beyannameleri vd. evrakları ile müvekkili şirketin depolama hizmeti sunduğu ispatlandığını, bunun üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. numarası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluya ödeme emri 12.09.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... 12.09.2024 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilere itiraz ettiğini, takip icra müdürlüğünce durdurulduğunu, dava konusu alacağın likit olup davalının itirazı, borcu ödemeyi uzatmak için yapılmış, haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı müvekkilinin hakkı olan alacağına erişimini geciktirmeye çalışmakta olduğunu belirterek; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile ile takibin TTK 1530 hükmü gereğince yıllık ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına karar verilmesine, itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacağın tahsilinin dava sonunda imkansız hale gelmemesi için borçluya ait banka hesapları, araçlar veya gayrimenkuller üzerine dava konusu miktar kadar teminatsız ihtiyati haciz konulmasına, AAÜT'nin 16/2-c maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle arabuluculuk faaliyeti yönünden maktu ücrete hükmedilmesine, HMK.’nın 329.maddesi uyarınca ayrıca müvekkilin tarafımıza ödeyeceği vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... dava dilekçesi ile müvekkili şirkete ait eşyalara ilişkin olarak antrepo ardiye hizmeti verildiğini ve buna ilişkin olarak müvekkili şirket hakkında başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin itirazın iptali talebinde bulunduğunu, davacı şirketin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasına konu fahiş navlun bedeli talebi ile eşyanın müvekkili şirket tarafından teslim alınmasının önüne geçmiş, bu şekilde müvekkili şirkete ait eşyayı uhdesinde tutarak ve diğer taraftan 2010/41 sayılı Genelge’den kaynaklı yükümlülüklerini de yerine getirmeyerek düzenlemiş olduğu haksız ve fahiş faturalar ile ayrıca müvekkili şirketi borçlandırmaya çalışmak sureti ile sürekli olarak kendi yasal yükümlülüğüne aykırı faturalar düzenlemek sureti ile müvekkili şirket hakkında haksız ve kötüniyetli icra takipleri ve itirazın iptali talepli davalar ikame ettiğini, davacı şirketin gümrüklü antrepo olarak faaliyet göstermekte olup, dava konusu edilen faturalar yine aynı şekilde gümrüklü antrepo ardiye ücreti alacağına ilişkin olduğunu, gümrüklü antrepo ücreti alacağı taleplerinde iki ayrı sınırlama bulunduğunu, bu sınırlamalardan biri fahiş ücret taleplerinin kabul edilemeyeceği emsal ücret kayıtlarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, diğeri ise gümrükler genel müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgelere uygun hareket edilmesi olduğunu, öncelikle davacı şirket tarafından düzenlenmiş olan faturalarda ki ardiye ücreti taleplerine ilişkin fahiş bedeller talep edilmiş olduğu gibi, faturalarda teminat ve sigorta kullanım şeklinde müvekkil şirketten asla talep edilemeyecek bir kısım alacak kalemi ihdas edilmiş olması itibari ile iş bu fatura bedellerinin asla kabul edilemeyeceği hususu sabit olduğunu, davacı ... dava konusu eşyayı sınırsız bir şekilde deposunda bekletmesi ve sürekli olarak fatura düzenleyerek müvekkili şirketten ardiye ücreti talebinde bulunması şeklinde bir durum hukuken mümkün olmadığını, celbi talep edilen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası itibari ile huzurda ki dava ve icra takibinin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığı hususu sabit olmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; Huzurda ki dava konusu alacak iddiasının Gümrüklü Antrepo Ardiye Ücreti Alacağı olduğu, dava konusunun Gümrük Kanunu ve Gümrükler Genel Müdürlüğü Genelgeleri kapsamında incelenmesi gerektiği, Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2010/41 Sayılı Genelgesi itibari ile davacı şirketin eşyayı tasfiyeye sokma yükümlülüğünü yerine getirmeksizin ardiye ücreti talebinde bulunmasının hukuki yolunun kapalı olduğu hususu sabit olmakla davanın reddine, Gümrük Antrepo ücreti alacağının sınırının fahiş olmaması üzerine kurulmuş olduğu, davacı ... düzenlemiş olduğu faturada ki ardiye ücreti hesaplamasının emsal piyasa koşullarının kat kat üstünde olduğu hususu sabit olmakla davanın reddine, davacı ... 2010/41 Sayılı Genelge gereğince 6 aylık sürenin sonunda tebligat ve akabinde tasfiye işlemlerini gerçekleştirmesi ve genelgede belirtilen süreye ilişkin fahiş olmayacak ardiye ücretini eşya tasfiye bedelinden karşılaması gerektiği, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasına konu ardiye ücreti talebinin 2010/41 sayılı Genelge de belirtilen süreleri dahi geçmiş olduğu, davacı ... ayrıca fatura düzenlemesi ve ardiye ücreti talebinde bulunmasının söz konusu dahi olamayacağı hususu sabit olmakla, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı tacir olduğu, faaliyet alanı itibari ile yönetmelik ve genelgeden bilgisi olmasına rağmen, kötüniyetli olarak fatura düzenlediği ve icra takibi ile dava ikame ettiği hususu sabit olmakla davacı ... mutlak suretle %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile ücret –i vekâletin davacı ... tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; Taraflar arasındaki depolama sözleşmesi kapsamında davacı tarafça başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ardiye hizmetinden kaynaklı ticari ilişki kapsamında davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında davacı tarafça haksız ve fahiş fatura düzenlenip düzenlenmediği, kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı Yasa’nın “Davaların Birleştirilmesi “ başlıklı 166. maddesinde :
“(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Mahkememize açılan işbu dosya ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, ayrıca konu birliğinin mevcut olduğu, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, bağlantı bulunduğu anlaşılmakla usul ekonomisi de gözetilerek HMK.nun 166/1, 4 madde ve bendleri uyarınca daha önce açılan Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememiz dosyası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan mahkememiz dosyasından daha önce açıldığı tespit olunan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA,
3-Yargılamanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE,
4-Birleştirme kararı verildiğinin HMK 166/3 maddesi uyarınca derhal Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne UYAP üzerinden BİLDİRİLMESİNE,
Dair; HMK 168.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ESAS HÜKÜMLE BİRLİKTE İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Katip ...
¸¸
Hakim ...
¸¸