T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1091 Esas
KARAR NO: 2025/308
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/12/2024
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu Şirket tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün Kaydında başlatılan ilamsız icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı talepleri olduğunu, müvekkili olduğu şirket orman ürünleri ithalatı ve satışı alanında faaliyet gösteren iktisadi bir işletme olduğunu, müvekkili olduğu şirket ile davalının Türkiye temsilciliğini üstlendiği ..... ünvanlı Kamerun Merkezli firma ile tropikal orman ürünleri arasında yer alan .... türü kereste ithalatı üzerine ticari ilişki kurulduğunu, davalının memalikine geçen 90.000,00 euro davalı yönüyle sebepsiz zenginleşme aracı olduğunu davalı ... adına öncesinde aktarılan 92.980,00 EURO karşılığında ithalat gerçekleştirilmiş iken,sonrasında kendisine aktarılan tutar karşılığında mal teslimi yapılmadığı ihtilafsız olduğunu, Kamerun Merkezli firmanın temsilcisi olan davalı ... tarafından sipariş konusu emtialar müvekkili şirkete teslim edilmediğini, yukarıda arz ve izah olunan sebepler ile İtirazın iptali ile takibin devamına ,Davalı borçlunun %20 icra inkar tazminatı ödemesine,Mahkemenizin uygun göreceği teminat mukabilinde yargılama sonuna kadar alacağımızın teminat altına alınabilmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesine yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalıdan alınıp taraflarına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, .... ünvanlı Kamerun'lu firma'dan kereste ithalatı için ticari ilişki kurduğunu, talep ettikleri emtialara ilişkin olarak Kamerun firmasından kendisine iletilen elektronik posta ile gönderilen proforma faturalarda yazılı davalı müvekkili hesabına ödemelerde bulunduğunu, davalı müvekkilinin Kamerun'lu .... ünvanlı firmanın Türkiye temsilciliğini üstlendiğinden bahisle müvekkili aleyhine giriştiği icra takibine yaptıkları itirazın iptalini talep ve dava ettiğini, ancak aşağıda arz edilmeye çalışılan sebeplerle usul ve esas yönünden haksız ve dayanaksız olan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenlerle; haksız ve mesnetsiz açılan davanın usul ve esas yönünden reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; Davacı tarafından Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün Kaydında başlatılan ilamsız icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne
-Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne
-.... Bankası Anonim Şirketi'ne
-.... Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne
-....Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılmıştır.
3-.... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sicil kayıtları, ....'ın .... Bankası nezdinde bulunan hesap bilgileri, celp edilerek delil olarak değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Bilindiği üzere husumet, bir başka deyişle taraf ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumet, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı sıfatının olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının en önemli özelliği, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile mahkemece re'sen ele alınabilmesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesinde düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Ancak, taraf sıfatı dava şartlarından değildir. Buna karşılık, taraf sıfatı, dava şartı gibi, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinde gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır.
Somut olayda;Davacı taraf, .... ünvanlı Kamerun'lu firma'dan kereste ithalatı için ticari ilişki kurduğunu, talep ettikleri emtialara ilişkin olarak Kamerun firmasından kendisine iletilen elektronik posta ile gönderilen proforma faturalarda yazılı davalı müvekkilimin hesabına ödemelerde bulunduğunu, davalının Kamerun'lu .... ünvanlı firmanın Türkiye temsilciliğini üstlendiğinden bahisle davalı temsilci aleyhine giriştiği icra takibine yaptığımız itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 547 hükmünde özel olarak "Ticari temsilci" düzenlenmiştir. TBK m.d 547; " Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.
İşletme sahibi, ticari temsilcilik yetkisi verildiğini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır; ancak ticari işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu, tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir"
Düzenlemeye göre ; Ticari Temsilciye tanınmış olan ticari temsil yetkisi, temsil olunanın namına ve de hesabına yasal işlemleri yerine getirmeyi, hatta ticari temsilcinin işletme sahibi namına gerçekleştirdiği işlemlere binaen işletme sahibinin mesul olmasının, ticaret siciline tescil edilmesine bile gerek olmadığı TBK m.547/II açıkça düzenlemiştir.
Ticari temsilci en temelinde temsilci konumunda olması sebebiyle yapmış olduğu işlemlerden dolayı temsil edilen asıl borçlu işletme sahibi sorumludur. Bu sebeple ticari temsilcinin doğrudan şahsi sorumluluğu bulunmamakta olup Dava, dışı Kamerun'lu .... ünvanlı firmaya karşı açılmadığı görülmüşür.
YARGITAY .... HUKUK DAİRESİ; 09.02.2005 T.- ... E. .... K. sayılı kararında; “Türkiye’de Merkez veya Şubesi Bulunmayan Yabancı Bir Ticari İşletme Adına Geçici de Olsa Yurt İçinde İşlem Yapanlar Hakkında Acentelik Hükümleri Uygulanır..Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyeti olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı bir ticari işletme adına geçici de olsa yurt içinde işlem yapanlar hakkında acentelik hükümleri uygulanır. Bu nedenle yurt dışındaki şirkete izafeten yurt içinde işlem yapan aleyhine dava açılabilir. Ancak hüküm temsilci aleyhinde değil, esas sözleşmede taraf olan firma aleyhine verilebilir. Açıklanan hususlar nazara alınmadan yerel mahkemece yazılı gerekçe ile pasif husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.”
Yargıtay .... HD'nin ... E. ... K. sayılı 25.04.2016 tarihli kararında “Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince somut olayda yetki itirazına dayanak yapılan konşimento kaydının geçerli olmadığından bu yöndeki yetki ilk itirazının reddine; davalının dava dışı ....’ye düzenlemiş olduğu 10.01.2014 tarihli, .... ve ... numaralı faturalar ve ... nolu konşimentosu incelendiğinde; taşıyan firmanın .... acentesinin ... olduğu, taşımayı yapan asıl taşıyıcının .... olduğundan; davanın eTTK m.119/2- yTTK m.105/2’ye göre acente sıfatıyla ...’ye açılması gerektiği, ancak doğrudan ...’ye dava açıldığı, yine takibinde doğrudan ...’ye karşı yapıldığı, pasif husumet ehliyetinin bu dava ve takipte bulunmadığı, bu durumun HMK m. 119 ve 124’e göre düzeltilmesinin de mümkün olmadığı, davacının dava konusu yapmış olduğu alacağının borçlusu... olduğundan davacı-sigortacının bu taşıyıcıya izafeten acentesine dava açmadığı ve takip yapmadığı, davanın ve takibin doğrudan doğruya acenteye karşı açıldığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir .Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Hükmün ONANMASINA...denilmiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin ... E., ... K. sayılı ve 3.4.2014 tarihli kararında da belirtildiği üzere; “./..HMK'nun 114/1-d hükmüne göre taraf ehliyeti dava şartlarındandır. HMK'nun 115. maddesi uyarınca, mahkeme dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırıp, dava şartının noksan olması halinde davayı usulden reddetmelidir.
Anılan sebeplerle bu aşamada anlaşılmakla davacının doğrudan temsilciye karşı dava açmasının usul hükümlerine aykırı olduğu tespit edildiğinden, davacının davasının pasif husumet/sıfat yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Pasif husumet ehliyetinin bu dava ve takipte bulunmadığı, bu durumun HMK m. 119 ve 124’e göre düzeltilmesinin de mümkün olmadığından davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Pasif Husumet Yokluğu Sebebiyle REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 40.197,89-TL peşin harcın mahsubu ile artan 39.582,49-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tensiben tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 13/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza