T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/11 Esas
KARAR NO : 2025/311
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 27/07/2012
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı ... ile ... aracılığıyla tanıştığını, ....'in gübre sektöründe birlikte ... yapma teklifinde bulunduğunu, bu konuda ısrarlı davrandığını, müvekkili ile ...'ı Aksaray'da bulunan fabrikaya ve Adana'ya götürmek istediğini, Aksaray'a gelindiğinde gece yarısı olduğundan dönüşte fabrikayı gezeriz diyerek Adana'ya gittiklerini, bir sonraki gün ...'in kendilerine kıyak yapacağını, bin ton gübre çıkaracağını, 500-600.000,00-TL edeceğini, gübreyi eski tanıdığı pazarlamacı vasıtasıyla hemen nakde çevirteceğini, bu paraya İstanbul'da büro tutabileceklerini, üç dört yerli araç alıp pazarlamacı olarak da ziraat mühendisleri çalıştırabileceklerini söylediğini, böyle bir teklif alan ... ile müvekkilinin teklife olumlu baktıklarını, akşam üzeri ...'in müvekkili ve ...'a güven uyandırmak için onları Adana'daki villasına götürdüğünü, ailesiyle tanıştırdığını, hatta ailesine ait villada müvekkili ile ...'ı misafir ettiğini, bir sonraki gün ...'in kendilerine bir şirket kurmaları, kendi firması ile kurulacak şirket arasında distribütörlük sözleşmesi imzalanması , bu sözleşmenin Tarım Bakanlığınca onaylanması, pazarlama için araçlar-personel alınması gerektiğini belirttiğini, müvekkilinin ... bey ile .... Ltd.Şti.adında firmalarının bulunduğunu, bu firma üzerinden çalışabileceklerini ifade ettiğini, Bakanlık onayını ise ...'in halledebileceğini söylediğini, ...'in matbu sözleşme getirdiğini, müvekkili ile ...'ın sözleşmeyi okuyarak onaylamaları üzerine ...'in sözleşmeyi tanıdık notere tasdik ettirdiğini belirttiğini, ancak bahsettikleri sözleşmeyi mahkemeye sunamadıklarını, zira daha sonra bu sözleşmenin ... tarafından müvekkilinden alındığını ve yerine sözde yenisi (sahtesi) yapıldığını, sözleşmenin yapılmasını müteakip ... ve ... ile birlikte Mardin'e gittiklerini, bu sırada ...'in telefon görüşmeleri yaptığını, Nusaybin'deki işlerin bitiminden sonra Ankara'ya dönüşte ödemeleri olduğunu, ödemeyi yapamaz ise arsanın elinden gideceğini söyleyerek müvekkilinden yardım istediğini, ...'nun yaşam çıtasının insana güven vermesi, lüks içinde yaşaması, babasının sendika başkanı olması, ... ile müvekkiline distribütörlük için bin ton gübre verip gübre işini kurmada kendilerine yardım edeceğini söylemesi nedeniyle müvekkilinin ...'e ... hesabından keşideli bir kısım çekler verdiğini, ayrıca nakit para da gönderdiğini, daha sonra yapmış oldukları araştırmada para gönderilen ...'ın ...'in ortağı ...'ın ise ... Cam'a ait çekleri karşılıksız yazdırarak icraya koyan kişi olduğunu öğrendiklerine, müvekkilinin dolandırılması olayının bu şekilde başladığını, ...'in telefon konuşmasında Tarım Bakanlığı Özel Kalem müdürü ile konuştuğunu ve ihale ile ilgili haber verildiğini söylediğini, yine Bakanlıkta yapamayacağı ve bitiremeyeceği ... olmadığını anlattığını, bu şekilde Bakanlık nezdinde hatırı sayılır bir kişi olduğu imajını yarattığını, Tarım Bakanlığına birlikte gittiklerini, ...'in ihaleyi aldıklarını söylediğini, tamamen sahte olan sözleşmeyi gösterdiğini, ihaleyi kazanmak için bir kısım kalemleri alınması gerektiğini söylediğini, 2011 model ... marka aracı müvekkili ... şirketi üzerinden çekilen taşıt kredisi ile aldıklarını, dolandırıcılık olayını öğrenmesinin akabinde müvekkilinin yaptığı araştırmalar sonucunda aracın Adana'da olduğunu ve ... tarafından kullanıldığını tespit ettiklerini, yine ihaleden dolayı teşekkür için televizyon alınmak üzere müvekkili ... hesabından ... hesabına 6.000,00-TL havale gönderildiğini, .... Ticaret Ltd. Şirketiyle yapılan distrübütörlük sözleşmesinin önemi kalmadığını belirten ....in bu sözleşmenin fotokopisinin müvekkilinden aldığını, yerine sözde noter onaylı Anadolu Gübre ile Gübretürk Tarım arasında yapılan sözleşmeyi sunduğunu, ilgili noterle yapılan görüşmede bu evrakın sahte olduğunun öğrenildiğini, ...'ın sonrasında ortaklıktan ayrıldığını, ... Cam Ticaret Ltd.Şti.'nin keşidecisi olduğu beş adet toplam 220.000,00-TL tutarlı çeklerin ... tarafından ödenmemesi üzerine müvekkili ... tarafından ödenmek zorunda kaldığını, gübre sevkiyatı için nakliyecinin para istediğini belirterek müvekkili ...'ın şahsi hesabına tanımlı ... Bankası ... Şubesinden verilme hamiline düzenlenen 15/07/2012 tarih 35.000,00-TL tutarlı, 25/07/2012 tarih 25.000,00-TL tutarlı, 30/07/2012 tarih 25.000,00-TL tutarlı, 05/08/2012 tarih 25.000,00-TL tutarlı çeklerin ...'e verildiğini, ...'in daha sonra biraz daha para lazım diyerek müvekkili ...'ın diğer firması olan ... Ticaret Ltd.Şti.'nin ... şubesinde bulunan hesabına tanımlı ...adına düzenlenen 10/09/2012 tarih 19.000,00-TL, 05/09/2012 tarih 15.000,00-TL, 15/09/2012 tarih 15.000,00-TL, 25/09/2012 tarih 15.000,00-TL, 15/08/2012 tarih 10.000,00-TL, 25/08/2012 tarih 10.000,00-TL tutarlı çekleri verdiğini, ancak ....'den para yatırılmadığını, bu arada ... Cam'dan alınan çeklerin günü geldiğini,çeklerin ödenemediğini, 5 adette toplam 275.000,00-TL tutarında çeklerin ... tarafından yazdırıldığını, ... ve ... adlı şahısların ...'in birinci dereceden akrabaları olduğunu ve söz konusu çekleri bizzat ...'in tahsil ettiğini, durumdan şüphelenen müvekkilinin avukatı vasıtasıyla .... Genel Müdürlüğünden ve Ticaret Daire Başkanlığından belgelerin sahte olduğunu, kurum kaşesinin de sahte olduğunu öğrendiğini, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne resmi başvuru yaptıklarını ve resmi cevabi yazı ile belgelerin sahte olduğu, ödeme sırasını gösterir belgenin kurumca verilmediği, fatura temlikname kaydının olmadığı, ... ile ... arasında gübre alımıyla ilgili bir sözleşme olmadığının bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 13/07/2012 tarihinde Büyükçekmece C.Başsavcılığının .... sayılı soruşturma dosyasıyla suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek; davaya konu
... Bankası ... Şubesindeki ... şahsi hesabına tanımlı, aşağıda dökümü yapılan, hamiline olarak keşide edilerek ....'na teslim edilen ve aşığadaki tabloda belirtilen;
.... şubesinin muhatab banka olduğu, ... Tic. Ltd. Şti nin keşideci olduğu, 05/08/2012 keşide tarihli, 135.000,00 TL bedelli ,... seri nolu çek,
... bankası ... Şubesinin muhatab banka olduğu, ...'ın keşideci olduğu, 10/07/2012 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli, ... seri nolu çek,
... bankası ... Şubesinin muhatab banka olduğu, ...'ın keşideci olduğu, 10/08/2012 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli, .... seri nolu çek,
olmak üzere toplam 13 adet çekin bedelsiz olduğu, çeklerin müvekkillerinin dolandırılması suretiyle keşide edildiği, dolandıranların da ..., ... ve ... oldukları nedeniyle bu çeklerden dolayı müvekkillerinin davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, çekler üzerine teminatsız olarak bunun mümkün olmaması halinde %15 teminat mukabilinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin dava dilekçesinde anlatılanlarla hiçbir ilgisinin olmadığını, müvekkilinin elinde bulunan 135.000,00-TL bedelli, keşidecisi ... Tic.Ltd.Şti.olan, ... cirantalı çekin Adana ... İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyası ile takibe konulduğunu, takibin halen devam ettiğini, dava dilekçesinde bildirilen kişiler ile müvekkilinin bağlantısının olmadığını, bu kişileri tanımadığını, davacının çeki müvekkiline bizzat kendisinin verdiğini, hatta keşideci şirketin imza sirküsünden bir fotokopinin dahi davacıdan alındığını, kaldı ki davacının müvekkili ile diğer davalılar arasında illiyet bağını gösterir herhangi bir delil sunamadığını, davacının çeke karşı ancak yazılı belge ile iddialarını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış ise de yasal sürede herhangi bir cevap dilekçesi ibraz etmemişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; İİK. 72 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacılar vekilinin UYAP Bilişim Sistemi üzerinden göndermiş olduğu 05/02/2025 tarihli dilekçesi ile;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh yolu ile çözüme kavuşmuş olduğu, sulh protokolü gereğince sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin istendiği anlaşılmıştır.
HMK.nun 313.maddesinde- (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."düzenlemesi,
HMK.nun 314.maddesinde-(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir."düzenlemesi,
HMK.nun 315.maddesinde - (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı vekilinin UYAP Sistemi üzerinden göndermiş olduğu Karşılık Sulh ve İbra Protokolü ile taraflar arasında akdedilen sulh protokolü uyarınca uyuşmazlığın sulh yolu ile çözüme kavuşmuş olduğu, sulh protokolü doğrultusunda hüküm kurulmasının istendiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle; Davanın taraflarının sulh olduğu anlaşılmakla, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların vekalet ücreti talebi bulunmadığından taraflar yararına vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK 315.madde gereğince SULH NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 6.741,90-TL peşin harcın mahsubu ile artan 6.126,50-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza