T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1125 Esas
KARAR NO : 2025/1337
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/11/2023 tarihinde İstanbul ili ... ilçesinde davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın kusurlu hareketi neticesi ile trafik kazası meydana geldiğini ... Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait ... plakalı araç maddi hasara uğradığını, davaya konu kazada kolluk kuvvetlerince düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücü ...'ın kusurlu olduğu tespit edildiğini, somut olayda ise davalı sürücü ..., davacının aracına çarpmış olup aracın hasar görmesine, değer kaybına ve onarım süresi boyunca kullanılamamasına sebep olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında davaya konu kaza nedeni ile davacının aracında meydana gelen hasara ... plakalı aracın aracın sebebiyet verdiği huzurdaki davaya konu trafik kazasında müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşıldığını, davalının ... Poliçe numarası ile sigortalı olduğu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ... Sigorta Anonim Şirketinden poliçe teminatları kapsamında 120.000,00 TL ödeme alınmış olup; onarımın yapıldığı servise fazlaya ilişkin onarım giderlerini kendi imkanlarıyla ödemek durumunda kaldığını, davacının aracı onarım süresince kullanmamış olduğunu bu süreçte aracın kullanılmamasından kaynaklanan zararı oluştuğunu bu nedenlerle tüm tazminat tutarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taleplerine dair kaza tarihinde davalı şirketin aracının trafik sigortacısı olan ... SİGORTA A.Ş.'den ödeme alınıp alınmadığının öğrenilmesi ve teminat limitleri dahilinde işbu sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunması söz konusu olduğundan dava dışı ... SİGORTA A.Ş.'ye işbu davanın ihbar edilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluğu, aracın sürücüsüne atfedilebilecek kusur ile sınırlı olup dava konusu kazada davalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacı, dava dilekçesinde davalı şirkete ait aracın %100 kusurlu olduğunu iddia etse de böyle bir durum söz konusu olmadığını, tam tersi dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı ... ait araç sürücüsü asli ve tam (%100) kusurlu olduğunu, kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesini talep ettiklerini, davacıya ait aracın kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı zararına uğranıldığından bahsedilmişse de dava dilekçesi ekinde iddia edilen işbu zarar kalemine ilişkin hiçbir gider fişi, ödeme makbuzu vs. dosyaya sunulmadığı gibi dava dilekçesinin deliller kısmında da bahsi geçmediğini, bu nedenle davacının ispat edemediği zararlarının ve davanın Mahkemece reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne,
b-.... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılmıştır.
3-Mahkememizce res'en görevlendirilen Bilirkişi Heyeti bilirkişi raporunda özetle; ''1 – Kimliği ve araç plakası tespit edilemeyen otomobil sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; “g) Şeride tecavüz etme,” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı asli derecede kusurlu olduğu, Yüzde Yetmişbeş (%75), 2 – ... plakalı kamyonet sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: başlıklı. Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. “a) Şerit izleme: 3. Araçların cinsine ve hızına uygun olmayan şeritten gitmeleri, Yasaktır.” maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı tali derecede kusurlu olduğu, Yüzde Yirmibeş (%25), 3 – ... plakalı otomobil sürücüsü ...’nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğinde belirtilen sürücülere ait kural ihlali tespit edilmediği ve kazaya sebebiyet vermediğinden dolayı kusurunun olmadığı, Kaza tarihi itibariyle, ... plakalı aracın bakiye hasar onarım tazminatının 138.083,08 TL(KDV dahil) olabileceği; ... plakalı araçta meydana gelen gerçek (reel) değer kaybının 338.000 TL olduğu; Maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta oluşan hasarların onarımı için 25 gün onarım süresinin uygun olduğu; toplam araç mahrumiyet tazminatının 71.250,00 TL (KDV dahil) olduğu;'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
6-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş, ıslah harcını mahkememize yatırdığı gibi ıslah dilekçesi davalılara tebliğ olmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Dava trafik kazası nedeniyle davalı taraf araç maliki ve sürücüsüne karşı bakiye hasar tazminatı, mahrumiyet tazminatı ve değer kaybı tazminatı alacağı talebi hakkındadır.
Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir:
"MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun ispatı
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir.
Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 04.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır: "Kimliği ve araç plakası tespit edilemeyen otomobil sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; “g) Şeride tecavüz etme,” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı asli derecede kusurlu olduğu, Yüzde Yetmişbeş (%75), 2 – ... plakalı kamyonet sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: başlıklı. Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. “a) Şerit izleme: 3. Araçların cinsine ve hızına uygun olmayan şeritten gitmeleri, Yasaktır.” maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı tali derecede kusurlu olduğu, Yüzde Yirmibeş (%25), 3 – ... plakalı otomobil sürücüsü ...’nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğinde belirtilen sürücülere ait kural ihlali tespit edilmediği ve kazaya sebebiyet vermediğinden dolayı kusurunun olmadığı," şeklinde tespit yapılmıştır.
Bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin kaza tespit raporları ve celp edilen sigorta eksper raporları bir arada değerlendirildiğinde; bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı, olaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitlerin ve bilirkişi raporundaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, davalının meydana gelen kazada kusursuz olduğu, tüm kusurun plakası tespit edilemeyen araca ait olduğuna yönelik iddiasının ise kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağındaki beyan ve ifadelere göre davalı sürücünün emniyet şeridinden gittiği ve şerit yönünden kural ihlalinin bulunduğu, sonrasında spin atarak davacıya ait araca çarptığı gözetildiğinde davalı sürücünün tamamen kusursuz olduğu şeklindeki somut delile dayanmayan soyut itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalıların kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği, davacının davalının kusuru oranında uğradığı zarara yönelik (%25) tazminat talep edebileceği anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı zarara ilişkin şu tespitler yapılmıştır:
"Kaza tarihi itibariyle, ... plakalı aracın bakiye hasar onarım tazminatının 138.083,08 TL(KDV dahil) olabileceği; ... plakalı araçta meydana gelen gerçek (reel) değer kaybının 338.000 TL olduğu; Maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta oluşan hasarların onarımı için 25 gün onarım süresinin uygun olduğu; toplam araç mahrumiyet tazminatının 71.250,00 TL (KDV dahil) olduğu;'' şeklinde tespit yapılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen hasar sonucunda düzenlenen ekspertiz raporundaki değişmesi ve onarımı gereken parçaların meydana gelen kaza sonucunda oluşan hasarlar ile illiyet bağı içerisinde olduğu, ilgili fiyatların kaza tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olduğu tespit edilmiş olup, davacının sigorta şirketine başvurusu üzerine sigorta şirketi tarafından davacıya 120.000,00-TL poliçe limiti kapsamında ödeme yapıldığı, davacının aracının onarım bedelinin toplam 258.083,08-TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundaki onarım hasar tazminatına yönelik incelemelerin usul ve yasa ile piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşılmış, davacının hasar bedeline ilişkin gerçek zararının 258.083,08-TL olduğu hükme esas alınmıştır.
Davacının aracında meydana gelen gerçek değer kaybının önceki hasar kayıtları ve söz konusu hasara ilişkin emsal nitelikteki araçların piyasa fiyatı gözetilerek değerlendirildiği ve bilirkişiler tarafından 338.000,00-TL değer kaybı tespit edildiği anlaşılmış, söz konusu tespitin usul ve yasaya uygun olduğu piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Buna göre davacının hasar tazminatı ve değer kaybına yönelik gerçek zarar toplamının 596.083,08-TL olduğu anlaşılmış olup, sigorta şirketi tarafından davacıya toplam 120.000,00-TL ödeme yapıldığı, sigorta şirketinin de davalıların kusuru oranında zarardan sorumlu olduğu buna göre 596.083,08-TL davacı zararının davalıların kusuru oranında 149.020,77-TL'sinden davalıların ve sigorta şirketinin sorumlu olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan 120.000,00-TL ödeme düşüldüğünde davalıların sorumlu olduğu bakiye tazminatın 29.020,77-TL olduğu anlaşılmıştır. Sigorta şirketi tarafından yapılan tazminat ödemesinin öncelikle hasar tazminatına mahsubu neticesinde davalıların kusurları oranında sorumlu olduğu 29.020,77-TL'nin değer kaybı tazminatı yönünden talep edilebileceği, davalıların hasar tazminatı yönünden sorumluluğunun kalmadığı anlaşılmakla davacının ıslah dilekçesi gözetilerek davacının hasar tazminatına yönelik talebinin reddine, 29.020,77-TL değer kaybı tazminatına yönelik talebinin ise kabulü ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından mahrumiyet tazminatı da talep edilmiş olup, bilirkişi raporunda davacının aracının onarım süresinin ve bu süreçte araç kiralama için gerekli bedelin piyasa rayiçlerine uygun olarak tespit edildiği, davacının aracının onarım süresinin meydana gelen kaza resimleri ve davacının aracındaki hasar gözetilerek makul olduğu, davalılar tarafından öne sürülen onarım süresinin yüksek belirlendiğine yönelik delile dayanmayan soyut nitelikteki itirazlarına bu sebeple itibar edilmemiş, bilirkişi raporundaki onarım süresinin ve ikame araç bedelinin hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre; bilirkişi raporunda onarım süresi için davacının talep edebileceği araç mahrumiyet tazminatının 71.250,00 TL olarak tespit edildiği, davalıların kusuru oranında davalılardan talep edilebilecek bedelin ise 17.812,50-TL olduğu anlaşılmakta olup, davacının ıslah dilekçesi gözetilerek 17.812,50-TL mahrumiyet tazminatının da davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından dava açılırken 1 TL üzerinden talepte bulunulmuş olup, hükmedilen tazminat alacaklarının 1,00-TL'si yönünden haksız fiil tarihi olan 25.11.2023 tarihinden itibaren, kalan ayrı ayrı 29.019,77-TL ve 17.811,50-TL tazminat kalemleri için 07.11.2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (davacı ve davalı araç malikinin tacir olduğu gözetilerek) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; 29.020,77-TL değer kaybı tazminatı ve 17.812,50-TL mahrumiyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilen tazminat alacaklarından değer kaybı tazminatının ve mahrumiyet tazminatının ayrı ayrı 1,00-TL'si için 25.11.2023 tarihinden itibaren, kalan ayrı ayrı 29.019,77-TL ve 17.811,50-TL tazminat kalemleri için 07.11.2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.199,18-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın ve 2.059,00-TL ıslah harcının mahsubu ile noksan kalan 712,00-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 1.158,61-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın (2.441,39-TL) ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç, 2.059,00-TL ıslah harcı ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.914,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 15.789,72-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.135,70-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip ...
E¸
Hakim ...
E¸