T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/124 Esas
KARAR NO : 2025/212
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Mersin merkezli bir şirket olup toptan ve perakende olacak şekilde züccaciye üzerine ticaret yaptığını, davalı şirketin ise müvekkili şirketin toptan olarak ürün sattığı müşterilerinden birisi olup son olarak 27.04.2023 fatura tarihli ve ...... fatura numaralı ve 613.645,00 TL bedelli fatura ile davalı şirkete ürün satışı gerçekleştirdiğini, davalının yapmış olduğu ürün alımlarına karşılık olarak müvekkili şirkete kısmi ödemeler yapmış olsa da son dönemde cari hesapta açık kalan bakiyeyi ödemediğini ve satın almış olduğu ürünlerin bir kısmını iade edeceğini belirttiğini, müvekkili şirketin temsilcilerinin çözüm odaklı olarak davalı yanın bu teklifini de kabul etmiş olsa da davalının kısmi bir iadede bulunduğunu ve bu iade sonrasında dahi 31.07.2023 tarihi itibariyle 183.723,00 TL bakiye borcu kaldığını, davalının söz konusu bakiyeyi ödeyeceğini belirtmiş olsa da aradan uzun zaman geçmesine rağmen ödemeyi gerçekleştirmediğini ve müvekkili şirketin temsilcilerinin iyi niyetli çözüm önerilerini de karşılıksız bıraktığını, böylelikle üstüne düşen tüm görevleri yapan müvekkilinin yasal icra takibi başlatmasının hasıl olduğunu, müvekkili şirket adına 21.08.2023 tarihi itibariyle Mersin ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasından takibe geçilmiş ise de davalının 31.08.2023 tarihi itibariyle borca ve yetkiye itiraz ettiğini ve söz konusu takibin itiraz nedeniyle durdurulduğunu, davalının yetki itirazının kabulü çerçevesinde takip dosyasının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğüne gönderildiğini ve ..... Esas numaralı dosyasından davalı yana bir kez daha ödeme emri gönderildiğini, ancak satış sözleşmesinde ifa etmesi gereken edimi yerine getirmeyen davalının 09.10.2023 tarihinde hiçbir gerekçe göstermeksizin dürüstlüğe aykırı davranışlarını sürdürerek bu kez de borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının borca itirazından sonra dahi müvekkili şirketi borcu ödeyeceği yönünde oyalamış ise de herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin çözüm arayışı için dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak yapılan bu müzakerelerin sonunda dahi anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile Bakırköy ...... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine haksız olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuk yargılamasında herkesin iddia ettiği vakıaları ispatlamakla yükümlü olduğunu, yerleşik Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere faturanın tek başına bir alacağı ispatlamaya yetecek güce sahip bir belge olmadığını, faturaya dayalı bir alacağın ispatlanması açısından faturada yazılı olan ürünlerin teslim edildiğinin de ispatlanması gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça müvekkiline bir takım faturalar tanzim edilmişise de tanzim edilen faturada yazılı ürünlerin tamamının müvekkili şirkete teslim edilmediğini, müvekkili şirketin davacı tarafından kendisine teslim edilen her ürünün bedelini ödediğini, davacı tarafın ödenmediğini iddia ettiği ürün bedellerinin fatura tanzim edildiği halde müvekkiline teslim edilmeyen ürünlere ilişkin olduğunu, bu nedenle davacı tarafın müvekkili şirketten alacağı olduğuna dair iddiaları reddettiklerini, mevcut hukuki ilişkinin türü ve parasal miktarının tanıkla ispat sınırının üstünde olduğunu, bu nedenle karşı tarafın iddialarını ispatlamaya yönelik tanık deliline başvurmalarına yani tanık dinletmelerine muvafakatleri bulunmadığını, dava konusu malın teslimini kabul etmemekle birlikte davacı tarafça Bakırköy ...... İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi öncesinde temerrüt ihtarında bulunulmadığından icra takibinde talep edilen 4.937,87-TL tutarındaki faiz alacağının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirkete karşı açılan davanın kötü niyetle açılmış bir dava olduğunu savunarak; davanın reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli alacaklı olan davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı; davalının savunması kapsamında satıma konu ürünlerin davalı tarafa eksik teslim edilip edilmediği, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ......Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ..... Züccaciye İnşaat Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ..... Ev Gereçleri Ticaret Limited Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 183.723,00-TL asıl alacak, 4.937,87-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 188.660,87-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçlu vekiline 11/10/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu vekilinin 09/10/2023 tarihli dilekçesi ile takipte asıl alacağa, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine aynı tarihte icranın durdurulması kararı verildiği işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Uray ve Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2023 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalının savunması, sunulan ve toplanan deliller, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle; HMK'nun 273. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının ticari ilişkiyi hangi hesaplarda takip ettiği, davaya esas dayanak faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dava konusu fatura ve cari hesap nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, ayrıca teslime ilişkin fatura ve sevk irsaliyelerinin bulunup bulunmadığı hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Mersin ..... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor talimat Mahkemesi dosyasına ibraz edilmiş,
13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...• Taraftar Arası Ticari İlişki: Davacı ticari defter kayıt ve belgelerine göre taraflar arasında yapılmış yazılı akdi sözleşmenin mevcut olmadığı, sözlü akde dayalı ticari alım satım ilişkisinin mevcut olduğu, borç doğurucu sözleşmesel hukuki ilişki kapsamında, davacı tarafından, bedeli dava konusu faturanın, davalı adına tanzim edilmiş olduğu, bu husus dikkate alındığında, taraflar arasında ticari alım-satım ilişkisinin mevcut olduğunun görüldüğü,
• Taraflar Arası Borc-Alacak İlişkisi; Taraflar arasında ilk ticari münasebetin, 14.02.2023 tarih ve ..... sayılı fatura ile başladığı, 28.07.2023 tarih ve ..... sayılı fatura ile sona erdiği, davacı tarafından, davalı adına, 2023 yılında 3 adet, KDV dahil toplam 1.861.745,00 TL tutarında fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından da, davacı adına 2023 yılında 1 adet KDV dahil 73.453,29 TL tutarında faturanın düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından 2023 yılında, davacı tarafa toplam 1.561.770,00 TL tutarında ödemenin yapılmış olduğu, düzenlenen faturaların hem davacı tarafından, hem de davalı tarafından Ba ve Bs Bildirim Formları ile bağlı bulundukları Vergi Dairesine beyan edilmiş olduğu, bu husus dikkate alındığında, taraflar arasında temel borç-alacak ilişkisinin mevcut olduğunun görüldüğü,
• Taraflarca Düzenlemiş Faturaların Sekil ve Şartlara Uygunluğu; Gerek davacı tarafından davalı adına ve gerekse davalı tarafından davacı adına tanzim edilmiş faturalarda, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 230. Madde hükmüne uygun düzenleme tarihi, düzenleyenin ticaret unvanı, bağlı olduğu vergi dairesi, vergi hesap numarası, düzenlenenin unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarasına ait bilgiler ile teslim edilen emtianın nevi, miktarı, fiyatı ve tutarına ait bilgilerin mevcut olduğu, bu husus dikkate alındığında, taraflarca düzenlemiş faturaların kanunun öngördüğü şekil ve şartlara haiz olduğunun görüldüğü,
Faturaların Ticari Defter Kayıtları; Temel borç-alacak ilişkisi kapsamında davacı tarafından, davalı adına tanzim edilmiş, bedeli dava konusu faturaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 219. Madde hükmüne uygun, davacı ticari defterlerinde kayıt ve karşılığının mevcut olduğunun görüldüğü, davacı taraf ticari defter, kayıt ve belgelerine göre 28.07.2023 tarihi itibarı ile davacının davalıdan 226.521,71 TL tutarında alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası, 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen süresinde ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı tarafından, davalı adına, 2023 yılında 3 adet, KDV dahil toplam 1.861.745,00 TL tutarında fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından da, davacı adına 2023 yılında 1 adet KDV dahil 73.453,29 TL tutarında faturanın düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından 2023 yılında, davacı tarafa toplam 1.561.770,00 TL tutarında ödemenin yapılmış olduğu, düzenlenen faturaların hem davacı tarafından, hem de davalı tarafından Ba ve Bs Bildirim Formları ile bağlı bulundukları Vergi Dairesine beyan edilmiş olduğu, davacının ticari defterlerine göre; davacının davalıdan 226.521,71 TL cari alacağının bulunduğu, hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan cari hesaba dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, dolayısıyla davalının borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerektiği, bu durumda, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 183.723,00-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (36.744,60-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım yönünden davalı vekilinin tazminat talebinin REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 12.550,11 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.278,56 TL ile icra dosyasına yatırılan 943,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.328,25 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 2.278,56 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve 943,30 TL icra dosyasına yatırılan peşin harç olmak üzere toplam 3.649,46 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.038,33 TL sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiye 81,67 TL sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat, talimat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 4.182,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.072,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.937,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2025
Katip
Hakim