T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/136 Esas
KARAR NO : 2024/480
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili alacaklı lehine Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... E. Nolu dosyası ile davalı hakkında icra takibi yapılmış ise de borçlu tarafından borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu, davalıdan toptan hazır döner almak için müvekkilinin kredi kartıyla davalıya ait post cihazından çekim yapıldığını, ancak müvekkiline hiç mal gönderilmediğini, müvekkilinin dava açmadan önce dava şartı olarak olarak zorunlu arabuluculuğa gittiğini, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun .... nolu dosyasından yürütülen arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını iddia ederek; davalının Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yıllardır gıda sektöründe hizmet veren saygın bir firma olduğunu, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket bünyesinde çalışan mal teslimine çıkan elemanların söz konusu mal teslimini gerçekleştirdiğini ve mal teslimine ilişkin ödemeyi teslim yapıldıktan sonra tahsil ettiğini, bu bağlamda davacı şirket tarafından soyut ve gerçeğe aykırı beyanlar ile ödemenin yapıldığı ancak mal teslimin yapılmadığına ilişkin talepler ile Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, taraflarınca işbu haksız ve dayanaksız icra takibine itiraz edilmiş olup takibin durduğunu, müvekkili şirkette mal teslimi yapılmadan tahsilat yapılması gibi bir çalışma işleyişi bulunmadığını, huzurda görülmekte olan dosyada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı taraf tacir olmadığından Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin işbu davada görevsiz olduğunu, müvekkili şirketin yerleşim yerinin Sultangazi olup yargı yerinin Gaziosmanpaşa Adliyesi olduğunu, bu bağlamda söz konusu davaya konu icra dosyasının da Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nde olduğu görüldüğünden yetkisiz mahkemede ikame edilen işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmamakla birlikte davacının müvekkili şirkete işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle davacının işbu haksız ve mesnetsiz davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, somut olayda müvekkili şirketin davacıya işbu icra takibine konu ettiği söz konusu borcunun bulunmadığını, müvekkili şirkette mal teslimi yapılmadan tahsilat yapılmasına ilişkin bir uygulama bulunmadığını, ancak müvekkili şirkette dağıtım elemanı olarak çalışan ....'in, müvekkili şirketin müşterilerinden aldığı söz konusu bedelleri zimmetine geçirerek usul ve yasaya aykırı tahsilatlar yaptığını, işbu durumun müvekkili şirket tarafından sonrasında öğrenildiğini ve ...'in iş sözleşmesi görevi kötüye kullanma nedeniyle feshedildiğini, ....'in, müvekkili şirket bünyesinde çalışan ve davacının kredi kartından post cihazı ile işbu davacı tarafından talep edilen bedelleri tahsil eden kişi olduğunu, davacının kredi kartından çekilen bedellerin, ... tarafından nakden alınan başka müşteri satışlarının tahsilatı gibi gösterildiğini, müvekkili şirket tarafından davacı ile ...'in söz konusu usul ve yasaya aykırı işlemlerinin öğrenilmesi nedeniyle yapılan araştırmada; ... tarafından ....'ın 26/04/2021 tarihinde çekilen 900 TL'sinin; ... tarafından ... adlı müşteriden alınan 930 TL nakdi ücretin 900 TL'sinin zimmetine geçirildiği, ....'ın kredi kartından çekilen tutar olan 900 TL'nin işbu ...'e verilen malın bedeli olduğunun müvekkili şirkete bildirildiğini, yine aynı şekilde 26/04/2021 tarihinde ....'ın kredi kartından alınan 800,00 TL ve 400,00 TL bedelin ... Bey'den alınan nakdi bedelin bir kısmının kredi olduğundan bahisle müvekkili şirkete bildirildiğini, ... Bey'den tahsil edilen tüm nakdi tutarın bir kısmının ... tarafından zimmetine geçirildiğini, aynı şekilde 26/04/2021 tarihinde davacının kredi kartından çekilen 400,00 TL'nin ...'dan nakdi alınan bedelin zimmete geçirilmesi ile 28/04/2021 tarihinde çekilen 250,00 ve 400,00 TL'nin ...'dan alınan nakdi bedel yerine, 28/04/2021 tarihinde çekilen 500,00 TL'in ...'dan alınan nakdi bedel yerine, 28/04/2021 tarihinde çekilen 350,00 TL'nin .....'den alınan nakdi bedel yerine, 17/07/2021 tarihinde çekilen 3.225,00 TL'nin ...'dan alınan nakdi bedel yerine, 10/06/2021 tarihinde çekilen 1.000,00 TL bedelin ...'den alınan nakdi bedel yerine, 10/06/2021 tarihinde tahsil edilen 1.000,00 TL'in ... Bey'den alınan nakdi bedel yerine, 10/05/2021 tarihinde çekilen 500,00 TL'nin ...'dan alınan nakdi bedel yerine, 10/05/2021 tarihli 1.000,00 TL'nin ...'ten alınan nakdi bedel yerine, 19/05/2021 tarihli çekilen 1.000,00 TL'nin ...'ten nakden alınan bedel yerine gösterilmiş olup nakden alınan bedellerin ... tarafından zimmete geçirildiğini, ... tarafından davacının kredi kartından çekilen ve başka müşterilerden alınmış gibi gösterilen bedeller nedeniyle müvekkili şirketin hukuki hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından 69.000,00 TL bedelle icra takibi başlatıldığı ortada olduğundan bu kadar yüksek meblağda ödeme yapıldığı halde mal tesliminin yapılmamış olmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacının ödeme yaptığını iddia ettiği ... hakkında İstanbul Anadolu .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ceza yargılamasının devam ettiğini, işbu dosya kapsamında dava dışı ...'in zimmetine para geçirme suçu işlediği açıkça ortada olduğundan işbu dosya kapsamında davacının haksız davasının reddine karar verilmesini mahkeme aksi kanaate ise söz konusu ceza dosyasının sonucu işbu dosyada verilen kararı etkileyeceğinden ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, huzurda görülmekte olan dosyada ispat yükünün davacıda olup davacının söz konusu kredi kartından çekilen bedellere ilişkin malların teslim edilmediğini ispatla mükellef olduğunu, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde müvekkili şirketin davacıya borcunun bulunmadığının açıkça ispatlanmış olacağını savunarak; davacının haksız ve mesnetsiz iddiaları ile ikame ettiği söz konusu davasının reddine, müvekkili şirketin haklı alacağına dayanılarak açılmış söz konusu icra takibine itiraz eden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; taraflar arasındaki toptan hazır döner alım satımı işine dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça yapılan ödeme karşılığı ticari alım satıma konu gıda ürününün teslim edilip edilmediği, toptan hazır döner alımı için ödendiği iddia edilen bedelin ürün teslimi yapılmaması nedeniyle iadesi talebiyle başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalının savunması kapsamında davanın yetkili Mahkemede açılıp açılmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, kötü niyet tazminatı talebinin kabul edilip edilemeyeceği, İstanbul Anadolu .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ...., borçlusunun ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, Pos cihazından kredi kartı ile yapılan ödemeye binaen ürün temininin sağlanmaması kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 69.000,00-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 21/02/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu vekilinin UYAP sistemi üzerinden göndermiş olduğu 16/02/2023 tarihli dilekçesi ile tüm takibe, faiz ve ferileri ile beraber borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, tüm ferilerine, sair tüm masraf ve bedellere tümden itirazı üzerine 17/02/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığının bildirildiği görülmüştür.
Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının, işletme hesabı esasına göre defter tutmak suretiyle 2. Sınıf mükellef olduğu hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir. Davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19 maddeleri arasında düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın;
6. maddesinde; (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
6100 sayılı HMK'nın 19/2. maddesinde ''Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.'' hükmü, 19/4. maddesinde ise ''Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Yine, HMK 116/1-a maddesinde kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.
Somut olayda; davacının yerleşim yerinin Sancaktepe/İstanbul; davalı şirketin yerleşim yeri adresinin “Sultangazi/İstanbul” olduğu ve süresinde yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Somut olay, yukarıda anlatılan tespit ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, davanın toptan hazır döner alımı için ödendiği iddia edilen bedelin ürün teslimi yapılmaması nedeniyle iadesi talebine dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin alacak davası olduğu, yetkili mahkemenin HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu, dosya kapsamından; davalı şirketin yerleşim yeri adresinin Sultangazi/İstanbul olduğu anlaşılmakla; davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek mahkememizin yetkisizliği karşısında davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin davalının adresi itibariyle Ticaret Mahkemelerinin bulunduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-)Davaya bakmakla yasal olarak yetkili mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLMASI NEDENİYLE mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-)6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Aksi takdirde davanın mahkememizce açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-)Yargılama gideri avukatlık ücreti ve harç açısından HMK 20 ve 331. Maddeleri nazara alınarak, süresinde başvurulması halinde yetkili mahkemece nazara alınmasına, yöntemince başvurulup dosya mahkemesine gönderilmediği takdirde ise , talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerinin verilecek olan ek kararla düzenlenmesine,
4-)HMK 20. Maddesi gereğince gönderme işlemi sırasında gönderme masraflarının ve gönderilen mahkemenin tebliğ giderlerinin varsa avanstan karşılanmasına, artan kısmında dosya ile birlikte gönderilmesine, avans bu masrafları karşılamıyorsa gönderme isteğinde bulunandan alınmasına,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸