T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/141 Esas
KARAR NO : 2025/155
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 05/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında yük taşımacılığı hizmetinden kaynaklı borç ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili ile olan cari hesaptaki faturalardan kaynaklı para borcu için 06.02.2023 tarihinde Küçükçekmece İcra Dairesinde .... E. Sayılı icra dosyası ile davalı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafın 15.04.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, 15.08.2023 tarihinde dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, yapılan arabuluculuk faaliyetinin anlaşmama ile neticelendiğini, davalı taraf ile müvekkili şirket arasındaki yük taşımacılığı işi ile ilgili müvekkili şirkete ait araçların davalı tarafın mallarını taşımak üzere Almanya'dan- Türkiye'ye ardından Türkiye'den-Rusya'ya hareket ettiğini, ilgili malların teslim edildiğini, ... fatura numaralı 15.11.2022 tarihli 13.500,00 € navlun bedeli ve .... fatura numaralı 23.11.2022 tarihli 29.500,00 € navlun bedeli olan 2 adet fatura kesildiğini ve söz konusu faturaların davalı tarafa mail yoluyla da iletildiğini, davalı tarafça söz konusu fatura bedellerine itiraz edilmediğini, söz konusu alacak toplamının 43.000,00 € olup davalı tarafça davacı müvekkiline farklı tarihlerde 13.500,00 €, 10.000,00 €, 4.500,00€ ve 4.150,00 € olmak üzere toplamda 32.150,00 € kısmi ödeme yapıldığını, geriye kalan 10.850,00 € için herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca takibe dayanak belirtilen faturalara davalı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığını, itiraza uğramayan faturaların taraflar arasında aksi iddia ve ispat edilebilen bir kanuni karine olduğunun açık olduğunu, gümrük geçiş belgeleri, CMR belgesi, ticari defterler, izin belgeleri, faturalar ve faturalara dayanak e-irsaliye ile sevk irsaliyerinden de görüleceği üzere davacı müvekkilinin davalı taraftan 43.000,00 € alacağından takibe konu 10.850,00 € bakiye alacağının olduğu sabit olduğunu, davalı borçlu şirketin yapmış olduğu bu itirazı ile alacağın elde edilmesini imkânsızlaştırmak, zorlaştırmak, icra takibini sekteye uğratmak amacında olduğunu iddia ederek; davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tedbiren teminatsız aksi durumda uygun bir teminat mukabilinde ihtiyaten haczine, borçlunun haksız olan itirazının iptaline, akabinde takibin devamına, temelsiz itirazlarla alacağın tahsilini geciktiren davalı aleyhine %20'den aşağıdan olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili yazılı ve sözlü beyanları ile davanın reddi yönünde savunma yapmıştır.
Davacı tarafça davanın Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasında açılmış olduğu; Küçükçekmece ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/02/2024 tarihli .... E. .. K. Sayılı ilamı ile "... Davacı dava açarken Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla dava açmıştır. Küçükçekmece yargı hudutları dahilinde İş Mahkemesi kurulup faaliyete geçmemiş olup Küçükçekmece, Bakırköy Yargı sınırları içerisinde kalmaktadır. Davanın geldiğinde Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken zuhulen esasa kaydı yapılarak usulü işlemlerin yerine getirildiği anlaşılmış olmakla başkaca işlem yapılmadan davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılmış olması nedeniyle mahkememiz esasının kapatılmasına, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki yük taşıma ilişkisinden kaynaklı ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki yük taşıma ilişkisinden kaynaklı ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının .... Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ....Lojistik Limited Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı bakiye alacak borç sebebi gösterilerek toplam 11.050,65-EURO'nun tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 12/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 15/04/2023 tarihli dilekçesi ile borç aslı, faizi ve tüm ferilerine itiraz etmiş olduğu görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Avcılar ve Sultanbeyli Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2022 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı tarafın icra dosyasındaki savunması, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ de incelenmek suretiyle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, davacı tarafça düzenlenen faturaların BA/BS formlarında beyan edilip edilmediği hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişi .... ile taşıma/lojistik konusunda uzman bilirkişi ....'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 26/10/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
26/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davacının 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 10.850,00 EUR (216.453,85 TL) alacağının olduğu, davalı ... ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacı ... takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı ... BA formunda bildirilmiş olduğu başka bir deyişle davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı ... ticari defterlerine göre kabulünde olduğu, davacı ... ticari defterleri ve davalı ... BA-BS formuna göre davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 10.850,00 Euro alacaklı olduğu, davalının iddia ettiği gibi 19.500 Euro bedelle taşıma sözleşmesine karşın 29.500 Euro fatura tanzim edildiği iddia ve itirazının somut olaya uymadığı, dosyada bu yönde bir sözleşme veya yazışmaya da rastlanmadığı, davalının 29.500 Euro bedelli faturaya itiraz etmeksizin BA beyanında yer verdiği, davacının toplam iki taşıma faturasından bakiye alacak tutan 10.850 EURO bakımından; davalının ödeme, aksi yönde sözleşme, takas ve sair şekilde borcu sona erdirdiğini ortaya koymadığı sürece, takibe girişmekte haklı olduğunun değerlendirildiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası, 26/10/2024 bilirkişi raporu, BA/BS formları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki taşımadan kaynaklı ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturalardan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yukarıda özetlenen ve denetime uygun bilirkişi raporunda davacının 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 10.850,00 EUR (216.453,85 TL) alacağının olduğu, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı ... BA formunda bildirilmiş olduğu başka bir deyişle davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı ... ticari defterlerine göre kabulünde olduğu, davacı ... ticari defterleri ve davalı ... BA-BS formuna göre davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 10.850,00 Euro alacaklı olduğu, davalının iddia ettiği gibi 19.500 Euro bedelle taşıma sözleşmesine karşın 29.500 Euro fatura tanzim edildiği iddia ve itirazının somut olaya uymadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacı tarafın ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve 10.850,00 EUR alacağın varlığının ispatlandığı; davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, davalı tarafından davacının düzenlemiş olduğu faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması, davalının BA formlarında faturanın bildirilmiş olması karşısında; davalının borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, kaldı ki davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile taşıma hizmetinin verildiğini kabul ettiği ancak faturanın fazla olarak düzenlendiği iddiasında bulunduğu, ödeme suretiyle borcun sona erdiğine ilişkin bir itirazının bulunmadığı, dolayısıyla davalı taraf ticari defterlerinin incelenmesinin sonuca bir katkısının bulunmayacağı değerlendirilerek; dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporundaki davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarındaki tespitler ile dosyaya ibraz edilmiş olan fatura, BA/BS formları, ödeme makbuzları ve davacının ticari defterlerindeki kayıtlarla hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak; davacının davalıdan 10.850,00 EUR alacaklı olduğu, borcun ödenmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla; davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 10.850,00 EURO asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile, takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarda DEVAMINA,
İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 10.850,00-Euro'nun icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 24.922,63 TL harçtan peşin alınan 5.093,32 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 1.137,34 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 18.691,97 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 5.093,32 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 1.137,34 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.658,26 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 9.732,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 58.375,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2025
Katip ....
¸
Hakim ...
¸