T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/154 Esas
KARAR NO : 2024/956
DAVA TARİHİ : 16/02/2024
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.09.2023 tarihinde saat 20:08 sularında Müvekkilim ..... Sevk ve idaresindeki ..... plakalı araçla, İstanbul ili ...... İlçesi ...... Bulvarı kavşağında beklerken, arkadan gelen davalı ..... Sigorta sigortalısı ...... kendi sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile, müvekkiline ait araca sağ arka kısmından çarparak maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, meydana gelen trafik kazasından sonra taraflarca tutulan kaza tespit tutanağı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine gönderilmiş, kurumca kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...... %100 kusurlu bulunduğunu bu nedenlerle davacıya ait ...... plakalı araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasar neticesinde oluşan değer kaybı ile orjinal parça kullanılmamasından kaynaklanan hasar fark bedeline ilişkin karşılanmayan gerçek zararlarına istinaden şimdilik 50,00 TL tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (Davalı ..... Sigorta Aş. yönünden poliçe limitlerini aşamamak kaydıyla, davacının araç mahrumiyet bedeline istinaden şimdilik 50,00 TL tazminatın davalı sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından değer kaybı hesaplaması yapılırken ZMMS Genel Şartlar Değer Kaybı Hesaplama Formülü kullanılmış olup bu doğrultuda davacı tarafa ödeme yapılmıştır.Bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken TSB tarafından açıklanan kasko değer listesinde belirlenen araç rayiç bedeli dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bu husus değer kaybı hesaplamasının doğru yapılabilmesi için zaruri olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı hesaplaması için, belirli ve açık bir formül öngörmüş olmakla sigorta şirketinden yapılacak olan taleplerin bu formüle uygun olması gerektiğini, kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı hesaplamaları Trafik Sigortası Genel Şartları’nda düzenlenen usul ve esaslardan biri olan “Değer Kaybı Hesaplaması Formülüne” göre hesaplanmalıdır. Bu formüle göre 165,000 km ve üstü olan araçlar değer kaybı kapsamına girmemekte ayrıca kaza sonrası araçta ve plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı ile ilgili yapılan onarımlar değer kaybı kapsamına alınmadığını, alıncak bilirkişi raporunda kusur oranları ve değer kaybı bedellerinin belirlenmesinde yukarda izah ettiğimiz hususlara dikkat edilerek hesaplama yapılması zaruri olduğunu, müvekkilinin, mevcut poliçede limit 108,000.00-TL olduğunu Müvekkil şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceğini sonuç olarak davanın öncelikle görevsizlik itirazları nedeni ile kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, yetki itirazının kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, usulden reddine, esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
Davalı şahıs cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 24.09.2023 tarihli kazada meydana gelen zararların tamamı sigorta şirketleri tarafından karşılandığını ve bu ödemelere ilişkin kayıtlar diğer davalı olan ..... Sigorta A.Ş. Tarafından dosyaya ibraz edildiğini, ödenmemiş herhangi bir zararı kalmayan davacının tüm taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, davalı tarafından talep edilen araç mahrumiyet bedeli ve diğer tazminat miktarları oldukça fahiş olduğunu, davacıya ait ...... plaka sayılı aracın kaza görüntüleri incelendiğinde hasarın büyük olmadığı görüleceği, söz konusu aracın yalnızca arka tamponunun sağ kısmında ufak tefek çizikler bulunduğu görüldüğünü, araçta meydana gelen hasarın onarımı yalnızca ve yalnızca 1 gün içerisinde yapılabilecek olmasına rağmen 40 gün araç mahrumiyet bedeli istenmesi davacı yanın kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, ayrıca davacının sahip olduğu aracın yıllardır kullanımda olduğu, kilometresinin yüksek olduğu ve nitelik itibariyle düşük bir araç olduğu gözetildiğinde talep edilen araç mahrumiyet bedeli hukuka aykırı olduğunu ve kabul anlamına gelmemekle birlikte araç mahrumiyeti alacağına hükmedilse bile makul onarım süresi gözönünde bulundurulması gerektiğini ...... plaka sayılı araç davacı tarafından yaptırıldığını, davacı tarafından yedek parça kullanıldığından bahisle bakiye hasar bedeli istenmesi kötü niyetin göstergesi olduğunu, davacı yan her ne kadar aracın parçalarının yan sanayi olarak tamirat gördüğünü beyan etmiş olsa da söz konusu tamirat işlemi kendi iradesiyle gerçekleştirildiğini, kendi iradesiyle kabul ettiği bir hususu mahkemeniz nezdinde ileri sürmesi kötü niyetli ve haksız olduğunu ispatlamakta olduğunu, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen iş bu davanın reddine, davanın yetkisizlikle Küçükçekmece Mahkemelerine Gönderilmesine, Haksız ve hukuka aykırı davanın reddi akabinde her türlü masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararına ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 24/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ..... Plakalı araca davalı ..... Sigorta tarafından sigortalanan ve davalı ..... Sevk ve idaresindeki ..... Plakalı aracın çarpmasından kaynaklı olarak davacıya ait araçta meydana gelen hasardan kaynaklı hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini hususlarından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizin 14/05/2024 tarihli celsesi ara kararı uyarınca tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek sureti ile dosya kapsamında meydana gelen trafik kazası sebebiyle tarafların kusur oranlarının tespiti ve var ise davacının hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin belirlenmesi ve hesaplanması açısından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş bilirkişi heyeti raporunda özetle; '' ..... plakalı ara. 24.09.2023 tarihinde sağ arka köşeden hasarlanması sonucu 14.046,00 TL yedek parça bedeline 1.404,60 TL anlaşmalı servis indirimi ile 12.641,40 TL * KDV yedek parça ve 5.220,00 TL işçilik bedeline 822,00 TL anlaşmalı servis indirim uygulanılarak 7.398,00 TL * KDV ile toplam hasarın 20.039,00 TL * KDV ( 4.007,88 TL ) — 24.047,28 TL hasar tespit edilmiş olduğuna, 24.047,28 TL hasar bedelinin 25.10.2023 tarihinde düzenlenen yetkili servis olan ..... servisinin faturasının düzenlenmiş olduğuna, Aracın hasar onarımının anlaşmalı servis kapsamında yapılmış olduğuna, Hasarın ..... sigorta tarafından markanın yetkili servis olan .... servisine ödenmiş olduğuna, ..... plakalı araç ZMMS sigorta sağlayıcısı ...... Sigorta tarafından rücu kapsamında hasar bedeli olan 24.047,28 TL'nin 27.12.2023 tarihinde ...... sigorta şirketine ödenmiş olduğuna, Ekspertiz ve düzenlenen faturanın incelenmesinde kullanılan yedek parçaların orijinal yedek parçalar olduğuna, Hasar tarihli değer kaybı tutarının 105.330,92 TL olduğuna, ..... sigorta tarafından 04.12.2023 tarihinde 33.000,00 TL Av. ..... hesabına ödenmiş olduğuna, Kalan Değer kaybı bedelinin 105.330,92 TL 33.000,00 TL 72.330,92 TL olacağına, Aracın toplam tamir süresi iş durması kazanç kaybı bedeli (29.675,00-TL 1.473,75.-TL)28.201,75-TL olacağına, Davalı Sigorta şirketinin tesspit edilen 72.330,92 TL değer kaybından kalan poliçe teminat tutarı 62.955,91 TL ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, sigorta şirketinin 05.12.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, 28.201,75 TL araç mahrumiyet zararından sigorta şirketi dışındaki diğer davalının sorumlu olacağı,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunmuştur.
Davacı vekilinin UYAP Bilişim Sistemi üzerinden göndermiş olduğu dilekçesi ile dava değerini arttırdığı ve aynı tarihte harcı tamamladığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, bilirkişi raporu kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı açmış olduğu dava ile taraflar arasında 24.09.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sonucunda; davalılar diğer araç sürücüsü ve maliki ...... ve sigortacısı davalı sigorta şirketinden kaza sonucu meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkememizce 06.01.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış olup davalı ...... 'ın meydana gelen kazada kusur oranı %100 olarak tespit edilmiştir. Mahkememizce dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı ve tarafların beyanları ile sundukları dilekçeler incelendiğinde de davalı ......'ın davacıya ait araca arkadan çarptığı bu suretle Karayolları Trafik Kanunu uyarınca meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu değerlendirilmiş, bilirkişilerce tespit edilen kusur oranı ve durumunun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Değer kaybı istemi yönünden; değer kaybı tazminat sorumluluğu ve kapsamının belirlenmesine ilişkin 6098 sayılı TBK'daki genel esaslara aykırı olan Genel Şartlar'ın ilgili hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Trafik kazalarından kaynaklı değer kayıplarına ilişkin tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmış ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir.
Mahkememizce davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olarak bilirkişi raporu alınmış olup, 24.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait araçta 105.330,00-TL değer kaybının meydana geldiği tespit edilmiş olup, bilirkişi raporu incelendiğinde; söz konusu rapordaki değer kaybına ilişkin tespitin araçtaki hasar gören ve onarılan parçalar ile aracın serbest piyasadaki hasarsız emsallerinin ilan sitelerinden karşılaştırılarak tespit edildiği, tespitin usul ve yasaya uygun, gerekçeli ve söz konusu ilanlar ile karşılaştırmalı olduğu gözetilerek hükme esas alınmış, tarafların değer kaybına ilişkin meblağa yönelik herhangi bir somut delile dayanmayan gerekçesiz ve delilsiz itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce açıklanan yönteme uygun olarak hazırlanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülen bilirkişi raporu ile tespit edilen davacıya ait aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa değeri ile kazadan sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki farkın, yani somut olayda 105.330,00-TL'nin davacının gerçek zararı olduğu, davadan önce değer kaybı zararına ilişkin olarak yapılan ödemenin tenziline göre davacının talep edebileceği zararın 72.330,92 -TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden davacıya ait araca ilişkin tüm kayıtlar celp edilerek incelendiğinde; taraflar arasındaki 24.09.2023 tarihli kazadan öncesine ilişkin herhangi bir hasar kaydının da bulunmadığı bu suretle bilirkişi raporundaki tespitlerin bu noktada da usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, tarafların aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından araç mahrumiyet bedeli de talep edilmiş olup, teknik bilirkişi raporunda bu yönden de incelemeler yapılmıştır. Bilirkişi raporu incelendiğinde davacının aracında meydana gelen hasarın tamir süresinin 9 gün olduğunun tespit edildiği, piyasadan alınan davacının aracına muadil araç kiralama bedellerinin raporda belirtildiği ve tamir süresi içerisindeki amortisman bedeline dair indirim yapılarak araç mahrumiyet bedelinin 28.201,75-TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu tespit edilen bedelin usul ve yasaya uygun olduğu, bilirkişilerce piyasa verilerinden alınan kiralama bedelinin tespite esas alındığı ve delillendirilerek raporda belirtildiği anlaşılmakta olup, davalı ...... 'ın aksi yöndeki herhangi bir delile dayanmayan somut gerekçesiz itirazlarına itibar edilmemiştir. Yine davalı ...... tarafından davacının araç kiralamadıysa bedeli talep edemeyeceği ve daha kısa sürede hasarın onarılabileceği iddia edilmiş ise de davacının kaza sebebiyle aracından mahrum kaldığı sabit olup, mahrum kalınan gün ve onarım süresinin teknik bilirkişilerce tespit edildiği, davalı tarafından onarım süresinin daha kısa olabileceğine dair herhangi bir somut delil sunulmadığı nitekim araç tamirine ilişkin servis sürelerinin yoğunluğu sebebiyle süreçlerin uzamasının mümkün olduğu bu sebeple bilirkişi raporundaki 9 günlük süre tespitinin meydana gelen hasara göre oluşa ve hayatın akışına uygun olduğu değerlendirilmekle davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Yönetmeliğe göre kaza tarihi itibariyle ZMSS Maddi Araç başına teminat limiti 120.000,00 TL olarak belirlenmiş olup talep edilen değer kaybı tazminatının bir kısmı limit kapsamında kalmaktadır. Davalı sigorta şirketi tarafından daha önce davacıya ve davacının sigorta şirketine teminat limiti kapsamında 57.044,09 TL ödeme yaptığı dosya içerisindeki dekonttan anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından 16.09.2024 tarihli dilekçe ile davaya ilişkin değerin belirlenmiş olması sebebiyle arttırım talebinde bulunulduğu ve arttırılan bedele ilişkin harcın yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davacının davasının kabulü ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybından kaynaklı 72.330,92-TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında daha önce ödemiş olduğu meblağın limitten düşülmesi sonucunda teminat limitinden kalan 62.955,91-TL ile sorumlu olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce kabulüne karar verilen davacının aracındaki 72.330,92-TL değer kaybından kaynaklı maddi tazminata davalı ..... yönünden kaza tarihi olan 24.09.2023 tarihinden itibaren, davalı Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 05.12.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ......'ın sorumlu olduğu araç mahrumiyet bedeli yönünden tespit edilen 28.201,75-TL araç mahrumiyet bedelinin de davalı ......'dan tahsili ile davacıya verilmesine, söz konusu alacağa da kaza tarihi olan 24.09.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
-Buna göre; 72.330,92 TL değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, söz konusu alacağa davalı ..... yönünden 24.09.2023 tarihinden, davalı ..... Sigorta yönünden 05.12.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ...... Sigorta'nın söz konusu alacaktan kalan poliçe limit olan 62.955,91-TL ile sorumlu olduğunun TESPİTİNE,
-28.201,75-TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ..... 'dan tahsili ile davacıya verilmesine, bu alacağa 24.09.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 6.867,38-TL'den peşin alınan 427,60-TL harcın ve 1.717,00-TL tamamlama harcın mahsubu ile noksan kalan 4.722,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...... Sigorta'nın 2.959,30-TL'den sınırlı olmak kaydı ile) alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ..... Sigorta'nın 827,11-TL'den sınırlı olmak kaydı ile) alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç, 1.717,00-TL tamamlama harcı ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.572,20-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ..... Sigorta'nın 1.611.74-TL'den sınırlı olmak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 10.682,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...... Sigorta'nın 6.693,34-TL'den sınırlı olmak kaydı ile) alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...... Sigorta'nın 18.798,00-TL'den sınırlı olmak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davacı asilin yüzüne karşı davalı Sigorta Şirketinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2024
Katip .......
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza