T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/168 Esas
KARAR NO : 2024/996
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 20/02/2024
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkil, ... Dağıtım A.Ş.'nin 200.000,00 TL tutarındaki sermayesini temsil eden paylarının %13,125'ine tekabül eden 26.250 adet hissenin sahibi olduğunu, ....'un yönetim kurulu başkanı ile aynı oranda paya sahip olduğunu, söz konusu şirketin diğer yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... olduğunu, Çağrı ilanında belirtilen tarih ve yerde toplantı gerçekleştirilmiş olup, bu toplantıda alınmış olan gündemin "Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu'nun okunması ve müzakeresi" başlıklı 2 numaralı, "Finansal Tabloların Okunarak Onaylanması" başlıklı 3 numaralı ve "Şirket sermayesinin 200.000,00 TL (İkiYüzBin TL) den, 3.900.000,00 TL (ÜçMilyonDokuzYüzBin TL) ye çıkarılması ile ilgili şirket ana sözleşmesinin Sermaye başlıklı 6. Maddesi tadilinin görüşülmesi" başlıklı 7 Numaralı maddelerine karşı tarafımızca olumsuz oy kullanılarak muhalefet şerhi tutanağa geçirildiğini, ayrıca söz konusu muhalefet şerhleri toplantı başkanlığına elden teslim edildiğini, davalı şirket yönetimi tarafından Şirket ile gereği gibi ilgilenilmemekte ve faaliyet yıllarından uzun zaman sonra genel kurul toplantıları gerçekleştirilerek, faaliyet dönemi içerisinde gerçekleşen olaylardan ortakların zamanında ve verimli bir şekilde haberdar olması engellenmekte olduğunu, bu durum aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanma amacına da aykırılık göstermekte olduğunu, ancak davalı şirket yönetimi tarafından 20 Kasım 2023 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısında işbu taleplerimize karşılık olarak verilen cevap kağıdında gündemin 7. Maddesini oluşturan sermayenin artışına ilişkin sorularımıza gündem maddesinin henüz görüşülmediği ileri sürülerek bilgi vermekten kaçınılmış ve devamı sorularımız için de Şirketin finansal tablolarına nasıl ulaştıklarını sorgulamak suretiyle kaçamak cevaplarla yersiz ithamlarda bulunulduğunu, buna göre davalı şirketin faaliyet raporu ve bilançosundan da anlaşıldığı üzere, 2022 yılı faaliyet dönemi sonucunda Şirketin özkaynakları 18.751,27 TL olarak açıklandığını, şirketin sermaye ve kanuni yedek akçelerinin toplamı ile bu özkaynak tutarının oranlanması neticesinde, yukarıda açıklanmış olan kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince Şirketin sermayesinin her halde karşılıksız kaldığı ve böylelikle Şirketin münfesih hale geldiğini, dava konusu Şirketler'de olduğu gibi bazı durumlarda şirket içi menfaat çatışmaları artarak pay sahipleri veya yöneticilerin kendi menfaatlerini şirket menfaatinin önünde tutma ihtimalleri gündeme gelmekte olduğunu, Sayın Mahkemenin de şayet yönetici kayyum talebimizi kabul etmez ise denetim kayyum taleplerinin sayılan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle kabul etmesi gerektiğini, davaIı Şirket'in 20.11.2023 günü saat 14:00'da yapılan 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 2, 3 ve 7 nolu kararların iptaline, İşbu kararların TTK m. 449 uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasına, Şirket finansal tabloları gerçeğe aykırı olduğundan Şirket bilançosunun teyit edilmesine ilişkin olarak envanterinin çıkarılması için bilirkişi incelemesi yapılmasının karar verilmesine, bu halde şirket kötü yönetildiği, zarara uğratıldığı için şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanmasına; bu talebimizin kabul edilmemesi halinde şirkete, denetim kayyımı atanmasına, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
müvekkil şirketin tamamen faaliyet konusunda ve ticari teamüller ile hukuka uygun olarak iş yapmakta ve yönetildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde öne sürdüğü müvekkil şirketin kötü yönetildiği, her geçen gün maddi zararının arttığı şeklindeki iddiaları tamamen mesnetsiz ve kötü niyetli olup, müvekkil şirket hakkında piyasada kötü algı yaratma çabasından ibaret olduğunu, genel kurul toplantıların yapılamamasının asıl sorumlusunun davacının bizzat kendisi olduğunu, dava dışı ortak ... tarafından şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin dava açılmış olup yargılama Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile devam ettiğini, davacı tarafın kararların iptalini talep etmesi için hukuki yararı da bulunmadığını, davacının, 2017 yılında dahi sermaye arttırımı gerektiği yönünde bizzat kendi beyanı mevcut olduğunu, ayrıca genel kurul kararlarının iptali için açıkça aranan şartlar kanuna veya esas sözleşmeye aykırılık ve dürüstlük kuralına aykırılık olup söz konusu maddeler kanun ve esas sözleşemeye uygun nitelikte olup bakanlık temsilcisinin gözetiminden onaylandığını, davacının 2022 yılları Olağan Genel Kurul Toplantısının 2,3,7. Maddelerinin iptalini talep edebilmesi için hukuki şartlar sağlanmamış olup ayrıca hali hazırda müvekkil şirketin karşı karşıya kalmış olduğu yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat davası ile özel denetçi atanmasına ilişkin davaların bulunması nedeniyle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının bilgi alma hakkı reddedilmediği, müvekkil şirket kanun ve ticari teamüllere uygun olarak bütün organları çalışır vaziyette şirket faaliyet konusunda ve amacına yönelik yönetildiği için mesnetsiz ve kanunun aradığı koşullar oluşmadan açılan müvekkil şirkete kayyım atanması talepli iş bu mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
HMK.nun 166/1-4 maddesinde “aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.” hususları düzenlenmiştir.
TTK'nun 448/2.maddesi uyarınca iptal davasında üç aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanamaz. Birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davalar birleştirilerek görülür.
Mahkememize açılan işbu dosya ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında diğer hissedarlar tarafından iş bu davadan önce 07/05/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5,6,7,8,9,10 numaralı kararların iptaline ve hükümsüzlüğünün tespitine, 07/05/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5,6,7,8,9,10 numaralı kararların yürütmesinin durdurulmasını talep ve dava etmiştir. Bu dosya
Mahkememize açılan işbu dosya ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile diğer hissedar 20.11.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınmış olan 2, 3 ve 7 nolu kararın iptalini talep edilmiştir. İş bu davadan önce yetkisizlik kararının verildiği tarih dikkate alınarak daha önce açıldığı ve birleştirmenin yasal olarak zorunlu olduğu dikkate alınarak arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, her iki dosyada da davacının aynı olduğu, ayrıca konu birliğinin mevcut olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde birleştirme talep ettiği, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantı bulunduğu anlaşılmakla usul ekonomisi de gözetilerek HMK.nun 166/1, 4 madde ve bentleri uyarınca mahkememiz dosyasının daha önce açıldığı anlaşılan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın son tasfiye memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılması gerektiği sebebiyle davacı tarafa ayrı bir dava açıp iş bu dava ile birleştirmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği anlaşılmakla mahkememiz dosyasının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-TTK 448/2 maddesi uyarınca Mahkememiz dosyası ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan mahkememiz dosyasından daha önce açıldığı tespit olunan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA,
3-Yargılamanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE,
4-Birleştirme kararı verildiğinin HMK 166/3 maddesi uyarınca derhal Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne UYAP üzerinden BİLDİRİLMESİNE,
Dair; HMK 168.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ESAS HÜKÜMLE BİRLİKTE İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza