T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/179 Esas
KARAR NO : 2025/284
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)), Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2023
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ'NİN ... ESAS, ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)), Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili asıl dosya dava dilekçesinde özetle; Müflis şirket ortaklılarının talepte hukuki yararı olması nedeni ile şirketin borcu olmadığı halde iflas idaresinde gerçek alacak varmış gibi yapıldığını, ... adına yapıldığını, 23. Sırada alacak kaydı yapıldığını, İİK hükümlerine aykırı yapıldığından alacak terkini talepleri iflas müdürlüğünce 14/12/2023 tarihinde sıra cetvelinde ki alacak kaydının mahkeme kararı olmadan terkini mümkün olmadığından İİK 16. Maddesi uyarınca şikayet yoluna başvuru haklarının saklı kalmak üzere reddine karar verildiğini, bu red kararının ortadan kaldırılması ve sehven yapılmış müflis şirketin borcu olmadığının ... adına olan alacak kaydının terkinine karar verilmesinin talep edildiği, iflas müdürlüğü alacak terkini taleplerinin, alacak hakkında 31/05/2011 tarihli sıra cetvelinde karar verildiğini, sıraya ait itirazların 7 gün içinde İTM, alacak esasına ve miktarına ilişkin itirazların ise ilan tarihinden itibaren 15 içinde Asliye ticaret mahkemesi İİK 235. Maddesine göre yapılması gerektiği gerekçesi yasaya uygun olmadığını, müflisin davalı olduğu davalarda ise iflas idaresi, alacakları tahkik ederken müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermeyeceğini, sadece bu alacağı davalı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçireceği, iflas müdürlüğünün müflis şirket ortaklarının beyanı olmaksızın, ticari defterlerde de gözükmemesine rağmen İİK 206 ve İİK 207 maddeleri gereğince düzenlenen ek sıra cetveli 23. Sıra da talep edilen tutar ile alacak kaydının yapıldığını, iflas müdürlüğünün yasa hükümlerine aykırı yaptığı alacak kaydının sonuçlarına müflis şirket ortaklarının katlanması beklenemeyeceğini, Bakırköy iflas müdürlüğü 2. Red gerekçesinin ise Bakırköy .... İcra hakimliği 21/12/2017 tarih ... esas, ... kararının tarafının .... olduğu müflis şirket olmadığı gerekçesi ve .... asıl borçlu ve müflis şirketin de aval veren olduğu bu nedenle borçlu olduğu gerekçesi ile verdiği red kararının da yasaya uygun olmadığını, bu doğrultuda alacak kaydı yaptıranın dayandığı ... icra müdürlüğü takip dosyasının kapatıldığını, ister zamanaşımı ister borcun olmaması nedenine dayalı olarak müflis şirket aleyhine kesinleşmiş icra takibinin olmadığını,icra takibinin müflis şirket tarafından da kesin olarak kapatıldığını, alacak kaydına mesnet iki adet senet nedeni ile müflis şirketin alacaklı görünene hiçbir borcu olmadığını, iflas idaresi İİK hükümlerine göre alacak kaydı yapsaydı şirketin çift müşterek imza ile borçlandırılabileceğinin bilmesi gerektiğini, iki kişinin müşterek imzaları ile borçlanmanın yasal şart olduğunu, ... 'un alacak talebine mesnet iki senette de .... imzası olmadığından müflis şirketin borçlanmasının mümkün olmadığını, tüm bu sebeplerle sıra cetvelindeki alacak kaydının mahkeme kararı olmadan terkini mümkün olmadığından İİK 16. Maddesi uyarınca şikayet yoluna başvuru hakkının saklı kalarak reddine karar verilmiş olması sebebi ile icra müdürlüğünün red kararının kaldırılması ve sehven yapılmış müflis şirketin borçlu olmadığı ... adına olan alacak kaydının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
İflas masası vekili asıl dosya cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliğinin ... esas sayılı kararı ile 16.4.2008 tarihinde iflasın açılmasına karar verilen .... vergi numaralı, ... ticaret sicil müdürlüğüne kayıtlı .... TEKSTİL ÜRÜNLERİ PAZARLAMA LTD.ŞTİ'nin tasfiye işlemleri Müdürlüğümüzün yukarıda numarası yazılı dosyasından yürütüldüğünü, 09/05/2024 tarihinde yapılacak duruşmada aleyhte hususları kabul etmediğini, duruşma günü mazeretli sayılmalarını talep etmiştir.
Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle: Davacının Bakırköy İflas Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında müflis olduğunu, iflas müdürlüğünün verdiği yetki ile alacaklı gösterilen ...'a borcunun bulunmadığını, iflasın kaldırılması talebi ile Bakırköy İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında yapılan inceleme neticesinde 23. Sıralı davalı ... açısından hesaplanmış 988.371,60-TL Bakırköy İflas Müdürlüğü dosyasına depo edilmesi şartlıyla dava bitimine değin, alacaklı gösterilen paranın davalının parayı çekmemesi için öncelikle teminatsız, kabul edilmediği takdirde muhik teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava bitiminde müflis şirketin borçlu olmadığının tespiti ile alacak talebinde bulunan davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava ile halen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E sayılı dosyası üzerinden derdest olan dava arasında hukuki irtibat bulunduğunu, bu sebeple her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi ... tarafından mahkememize 23/02/2025 tarihinde sunulan raporda: "Uyuşmazlığın, asıl ve birleşen dosya yönünden davalı ...'un müflis şirketten iflas tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacağı var ise iflas tarihi itibariyle işlemiş faiz alacağı da dahil asıl alacağının varlığının bulunup bulunmadığı, ödemelerin gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının ...'un sıra cetvelindeki alacak kaydının kaldırılması talebinde haklı olup olmadığının tespiti hususlarına ilişkin olduğu, Davacı şirketin 6102 sayılı TTK.m.64/3, V.U.K. m.182 göre Bilanço Esasına tabi olduğu, davacının ticari defterlerinin fiziki ve kağıt olarak tutulduğu, ticari defterlerinin bir kısmının mevcut olmadığı, ticari defterlerinin HMK m.222 gereğince Davacı lehine delil takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, Her ne kadar 2007 yılına ait yevmiye defteri yokluk sebebiyle incelenememiş olsa da şirketin 2006 yılı yevmiye defteri, 2006 yılı kebir defteri, 2007 yılı kebir defteri ve 2008 yılı yevmiye defterinin incelendiği, 2008 yılı yevmiye defterinde son kaydın 15.04.2008 olduğu, Davacı Şirketin Mahkemeye müzekkere yoluyla getirtilen mevcut ticari defterlerin incelenmesinde; i- — 2006 yılında yevmiye ve kebir defterinde ... ve ...'a ilişkin bir alacak kaydına rastlanılmadığı, il- 2007 yılı kebir defterinde ... ve ...'a ilişkin bir alacak kaydı ve bahse konu senetlere ilişkin bir kaydına rastlanılmadığı, 2008 yılı yevmiye defterinde ... ve ...'a ilişkin bir alacak kaydı ve bahse konu senetlere ilişkin bir alacak kaydına rastlanılmadığı, iv- — 2007 yılında “Borç Senetleri” hesabında açılış ve kapanış fişi dışında herhangi bir kayda rastlanılmadığı, İstanbul Ticaret Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan Davacı Şirket ticaret sicil kayıtlarına göre Davacı .... TEKSTİL ÜRÜNLERİ PAZARLAMA LİMİTED ŞİRKETİ'nin 10.04.2006 ve 10.04.2016 yılları arasında şirket müdürleri .... ve ... tarafından “MÜŞTEREK” imza ile temsil edildiği," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; Müflis şirketin borclu olmadığı ... adına olan alacak kaydının terkinine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; asıl ve birleşen dosya yönünden davalı ...'un müflis şirketten iflas tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacağı var ise iflas tarihi itibariyle işlemiş faiz alacağı da dahil asıl alacağının varlığının bulunup bulunmadığı, ödemelerin gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının ...'un sıra cetvelindeki alacak kaydının kaldırılması talebinde haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
ASIL DOSYA YÖNÜNDEN
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Dava kayıt kabul ve terkin davasıdır. İflasta ‘Sıra Cetveline İtiraz’ İcra İflas Kanunu'nun 235. maddesinde düzenlenmiştir.
Davanın konusunu teşkil eden müflis şirketin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... karar sayılı dosyası ile iflasın kaldırıldığı iflasın kaldırılma hususunun kesinleşmiş olduğu gelen mahkeme kararlarından ve iflas idaresi yazı cevabından anlaşılmıştır. Bu durumda, davanın iflas sıra cetveline itiraza ilişkin olması, kesinleşen mahkeme kararı ile de iflasın kaldırılmış olup şirketin iflas halinin ve dolasıyla bu nedenle düzenlenen sıra cetvelinin ortadan kalkmış bulunduğundan, davanın konusuz kalmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: İflas kararının kaldırıldığı, işbu kararın kesinleştiği ve bu haliyle iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetvelinin varlığının bulunmadığından bu kapsamda davanın konusuz kaldığı, yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden ise 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. Fıkrası olarak Konusuz kalma nedeniyle esas hakkında karar verilmeyen hükümlerde yargılama gideri dava tarihindeki haklılık durumuna göre gözetilir. HMK 331.madde ve devamı uyarınca alınan rapor kapsamında ... ve ...'a ilişkin bir alacak kaydı ve bahse konu senetlere ilişkin bir alacak kaydına rastlanılmadığı, iv- — 2007 yılında “Borç Senetleri” hesabında açılış ve kapanış fişi dışında herhangi bir kayda rastlanılmadığı, İstanbul Ticaret Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan Davacı Şirket ticaret sicil kayıtlarına göre Davacı .... TEKSTİL ÜRÜNLERİ PAZARLAMA LİMİTED ŞİRKETİ'nin 10.04.2006 ve 10.04.2016 yılları arasında şirket müdürleri .... ve ... tarafından “MÜŞTEREK” imza ile temsil edildiği dikkate alınarak söz konusu senendin deflerlerde kayıtlı olmadığı gibi çifte temsile rağmen tek imza ile düznelendiği dikkate alındığında HMK 331.madde kapsamında davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu dikkate alınarak davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN
Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri gereğince re'sen yapılan inceleme sonucunda;
Davanın menfi tespite ilişkin olduğu açık olup dava tarihi itibariyle Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı anlaşılmıştır.
7155 Sayılı Kanunla TTK’na 5/A maddesi eklenmiş ve anılan kanun hükmü ile ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(28/03/2023 tarihli ve 7445 Sayılı Kanunun 31.inci maddesiyle bu fıkrada yer alan "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiştir" (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur.
Mahkeme, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını tespit etmesi halinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder.
235 sayılı HUAK m. 18/A (2) hükmünün kesin anlatımı nedeniyle tarafların dava şartı arabuluculuğa başvurmaları için HMK m.115’te öngörülen bir haftalık kesin süre veremez. Dava şartı arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığına dava tarihi itibariyle bakılır.
HMK 114/2 ye göre 2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.
Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmadığı, buna ilişkin tutanağın sunulmadığı görülmüştür. Söz konu dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı da değildir.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Ticari davalarda alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmaksızın davanın açıldığının sabit olduğu, bu itibarla arabulucuya başvurulmaksızın açıldığı sabit olan davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl Dava Bakımından;
a-Davanın Konusuz Kalması Nedeniyle Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
b-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 345,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
c-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 123,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 393,45-TL harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
d-Davacılar tarafından yapılan 7.239,00-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
2-Birleşen Dosya Bakımından;
a-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı Kanunla Değişik 5/A maddesi (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 17/B maddesi ile) 1.fıkrası gereğince özel dava şartı yokluğundan HMK 115.madde uyarınca USÛLDEN REDDİNE,
b-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 16.878,92-TL peşin harcın mahsubu ile artan 16.263,52-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
c-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
e-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
f-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 06/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza