T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/190 Esas
KARAR NO : 2024/613
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/03/2016
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2024
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİNİN .... ESAS - .... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2016
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gıda ürünleri alım satımı ile iştigal eden davacı firmanın .... firmasından 20/08/2015 tarihinde 2 palet (2.432 koli/3.280 kg) dondurma satın aldığını ve bu ürünün Parma/İtalya'dan İstanbul'a taşınması işini sözleşme ile davalı lojistik firmasına verdiğini, davacı firmanın ayrıca diğer davalı ... şirketi nezdinde 17/12/2014-17/12/2015 tarihli .... poliçe no'lu Nakliyat Abonman Poliçesi ve buna bağlı olarak düzenlenen 20/08/2015 başlangıç tarihli .... no'lu Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, taşıma işinin davalı lojistik firması tarafından .../.... plakalı soğutucu tertibatlı tır ile gerçekleştirildiğini, taşınan ticari emtianın 25/08/2015 tarihinde İstanbul Beylikdüzü'ndeki .... A.Ş.'ye ait depoya getirilip tahliye edildiği esnada ürüne ait soğuk zincirin bozulduğu ve bu bozulma nedeniyle koliler üzerinde karlanma meydana geldiğinin tespit edildiğini, ürünlerin antrepoya alımı sırasında -18 derece olması gereken sıcaklığın -16 derecede olduğunun tespit edildiğini, bu hususun .... A.Ş. tarafından tutulan antrepo hasar tutanağına da işlendiğini, keza taşıma senedine de "25/08/2015'te sayılmak üzere teslim alındı. Ürün -16 derece çıktı." şeklinde hasar notu düşüldüğünü, yine davalı taşıyan ile yapılan mail yazışmalarında sıcaklığın -12, -13 derecelere kadar çıktığının davalı tarafından belirtildiğini, davaya konu zararın giderimi amacıyla davalı taşıyana başvurulduğunu ve Beyoğlu .... Noterliğinin 27/08/2015 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak davalı taşıyıcı tarafından cevaben gönderilen Bakırköy .... Noterliği'nin 31/08/2015 tarihli .... yevmiye nolu ihtarnamesinde taraflarınca ileri sürülen iddiaların kabul edilmediği ve davalı taşıyıcının hasardan sorumlu olmadığı savunmasında bulunulduğunu, taraflarınca ayrıca diğer davalı olan sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu ve zararın poliçe kapsamında karşılanmasının talep edildiğini, ancak davalı şirket tarafından gönderilen 27/10/2015 tarihli yazıda "hasarın teminat dışı olduğu" belirtilerek ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, davaya konu ticari emtianın hangi koşullarda, kaç derece sıcaklıkta taşınacağının taşıma sözleşmesinde ve taşıma senedinde yer almasına karşın davalı taşıyıcının bahse konu emtiaları yüksek sıcaklıkta taşıyarak zayi olmalarına sebep olduğunu, taşıma sözleşmesine ve yasal yükümlülüklerine aykırı hareket nedeniyle taşınan malın zayi olmasına sebebiyet veren davalı taşıyıcının meydana gelen zararın giderilmesinden sorumlu olduğunu, hasar sonrası davalı ... şirketi tarafından başvuruları üzerine konuya ilişkin ekspertiz incelemesi yapıldığını, bu incelemede ekspertiz tarafından taşıma konusu emtianın dondurulmuş gıda ürünü olduğunun ve taşımanın yapıldığı araç içi sıcaklığın yükselmesi nedeniyle soğuk zincirin kırıldığının belirtildiğini, emtia üzerinde yapılan kimyasal incelemeler sonucunda da üründe bakteri üremesinin görüldüğü ve gıda ürünü olması nedeniyle tüketici tarafından kullanımının uygun olmadığı kanaatine varıldığını ve hasarın 55.027,34-TL olduğunun bildirildiğini, sigorta şirketinin hasardan sorumluluğu hususunda ise poliçede yer alan " soğutma ve havalandırma aygıtlarında 24 saatlik arıza klozu" gereği araç içi sıcaklık kayıt çıktılarında nakliye aracının 24 saatlik bir arızaya maruz kalmadığına dair veri bulunmadığı belirtilerek talebin teminat dışı olduğu sonucuna varıldığını, arızanın ne kadar sürdüğünün tespit edilemediği gerekçesiyle ödeme yapmaktan imtina edilmesinin poliçe şartları ve sigortacılık mevzuatı ile bağdaşmadığı gibi hakkaniyete uygun da olmadığını iddia ederek; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 55.027,34-TL meydana gelen zararın taşıma sözleşmesi, taşıma senedi ve yasal yükümlülüklerine aykırı davranarak; kusurlu hareketi ile davaya konu ticari emtianın zayi olmasına sebebiyet veren davalı taşıyıcıdan haksız eylemin gerçekleştiği tarihten, davalı ... şirketinden ise poliçe miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla kendisine hasar bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olmak kaydıyla ticari işlerde uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte tazmin edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda abonman sözleşmesinde bulunan soğutma ve havalandırma aygıtlarında 24 saatlik arıza klozu gereği nakliye aracının 24 saatlik aralıksız arızaya maruz kaldığı ispatlanamadığından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı sigortalıya ait emtiaların müvekkili şirket nezdinde nezdinde ... numaralı nakliyat abonman sözleşmesine istinaden düzenlenen .... numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, nakliyat sigorta sözleşmesinde soğutma ve havalandırma aygıtlarında 24 saatlik arıza klozu bulunduğunu, kloz metninin ise "iş bu sigorta taşıyıcı aracın soğutma ve havalandırma aygıtının aralıksız ve en az 24 saat veya daha fazla süre arızalanması nedeniyle oluşan ısı farkı sonucu malların bozulmasını temin eder" şeklinde olduğunu, söz konusu metinden de açıkça anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak ve ancak soğutma aygıtının aralıksız olarak 24 saat veya daha fazla süre arızalanmasına bağlı olduğunu, dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenen ekspertiz raporunda da sıcaklık kayıt çıktıları ile mevcut diğer bilgi, bulgu ve belgelerden nakliye aracının 24 saatlik aralıksız arızaya maruz kaldığının ispatlanamadığının belirtildiğini, bununla birlikte müvekkili şirketin dava konusu olayda davacı sigortalının emtia sigortacısı olduğundan diğer davalı taşıyıcı ile birlikte müşterek müteselsil sorumlu olmadığını, bu nedenle dava konusu olayda ihtiyari ya da mecburi dava arkadaşlığının da bulunmadığını, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydı ile hasarın teminat kapsamında olduğu kabul edilse dahi müvekkili şirketin diğer davalıya halefiyet hükümleri gereği rücu hakkı bulunduğundan usul ekonomisi gereği müvekkili şirket hakkında hüküm kurulmaması gerektiğini savunarak; usul ve yasaya aykırı davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı ... tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Taşımayı yapan aracın maliki ve şoförünün farklı bir firma olduğunu, dolayısıyla iddia konusu edildiği üzere şayet araç elverişsiz ise ve bunun sonucu eşyada kısmen veya tamamen bir bozulma olmuş ise bunun sorumluluğunun müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirketin fiili taşıyıcı olmadığını, iş bu dava konusu taşımanın, CMR Konvansiyonuna taraf iki ülke arasında gerçekleştirilmiş olması sebebiyle ihtilafa öncelikle CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekeceğini, diğer taraftan, dava konusu edilen eşyanın .../... plakalı araç ile layıkıyla taşındığını ve alıcısına teslim edildiğini, taşımada bir hata olmuş ise, bu halde iddia edilen hatanın sebebi olarak müvekkili şirketin sorumluluğunun da ispatı gerektiğini, taşımayı fiilen gerçekleştiren araç şoförü tarafından düzenlenen tutanakta, "dondurma paletlerinden üstteki 2 kolinin patlak olduğu, kolilerin yükleyici tarafından ters yüklendiği ve yükleme aşamasında kolilerde buzlanma olduğu" şeklinde beyanda bulunulduğunu, bu halde davacı tarafın iddiasının aksine, taşınan emteanın henüz yükleme öncesi buzlanmayı havi ve ambalajı patlak ve yanlış istiflenmiş olduğunun, bunun ise taşıyıcıya ait bir sorumluluğu oluşturmadığını, aracın soğutucu ünite ısı kayıt çıktıları incelendiğinde söz konusu ürünlerin genel olarak -20/-25 C'de taşındığının görüldüğünü, bu durumun düzgün bir soğutma ve taşıma olduğunu gösterdiğini, aracın tahliyesinden sonra, dondurmaların bir bölümünde yapılan incelemede bir kısım ısının -16 olduğu yönündeki tespite ve buna bağlanan eşyanın kullanılamayacağı sonucuna itiraz ettiklerini, zira yapılan ısı ölçümlemesinin nasıl yapıldığı, hangi bölümlerde ısı ölçüldüğü, ölçümlemenin yapıldığı ortam ile yapanın ve ısı ölçme aletinin yeterliliği, eşyanın, kamyondan indikten ne kadar süre içinde ölçümün yapıldığı ve o anda dış hava ısısının ne olduğu hususlarının incelemeye ve yorumlamaya muhtaç olduğunu, kaldı ki, -18 derece ile -16 derece arasındaki kısa ısı farklılığının yükte etkisinin olmayacağının da ayrı bir bilimsel gerçek olduğunu, .... Üniversitesi Laboratuarında yaptırılan analizde numunelerden sadece birinde uygunsuzluk bulunduğunu, bu durumda davacının eşyanın tamamının bozulduğu yönündeki iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın talebinin fahiş olduğunu, malda şayet iddia edildiği gibi bir bozulma var ise, bunun eşyadaki başlangıçtaki mevcut halinde veya kendi ayıbından ya da doğası gereği meydana çıktığını ve bundan dolayı taşıyana sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, taşınan emteanın, şayet hasarlı ise, usulüne uygun olarak ne yapıldığının, imha edilip edilmediğinin açıklanması gerektiğini, yine davacı şirketin gıda maddesi ithal ve ticareti ile iştigal etmeye izni mevcut olup olmadığının da yazılacak tezkere ile sorularak açıklığa kavuşmasının, ticaret ve vergi dairesi kayıtlarının celbi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği ticari faiz oranının fahiş olduğunu, CMR Konvansiyonu uyarınca hükmolunabilecek en fazla faizin yıllık %5 ile sınırlandığını ve taşıyıcının sorumluluğu ise sınırlı olduğunu savunarak; davanın husumet yokluğundan reddine, haksız, fahiş ve sorumlu olunmayan davanın ve fahiş faiz talebinin esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama aşamasında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... sayılı kararı ile; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasa sayılı dosyası ile mahkememizin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının Mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 24/08/2015 tarihli 11.357,06-TL bedelli fatura ve cari hesap nedeni ile müvekkili şirkete borçlu olduğunu, gerek yazılı gerek sözlü tüm uyarılara rağmen davalı tarafça söz konusu borcun ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu tarafından iş bu icra takibinde yetkiye, borca ve diğer ferilerine haksız bir şekilde itiraz edildiğini, tarafların söz konusu ihtilafla ilgili olarak yaptığı mail yazışmalarında iş bu taşıma işleminin yapılması talep edildiğinden ve teslim yeri de müvekkili şirketin ödeme zamanındaki yeri olan Esenler olduğundan yetkili İcra Dairesinin Bakırköy İcra Dairesi olmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili firmanın dava konusu faturada belirtilen davalıya ait ürünlerin/dondurmaların taşınması işlemini tam ve eksiksiz olarak yerine getirerek üzerine düşeni ifa etmesine rağmen davalının buna ilişkin fatura bedelini ödemediğini, davalı tarafla müteaddit kereler görüşmeler yapılmış olsa dahi müvekkilinin sürekli oyalandığını, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın iş bu icra dosyasına haksız olarak itiraz ettiğini, davalı tarafından faize yapılan itirazı da kabul etmelerinin mümkün olmadığını iddia ederek; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına vaki borçlu itirazının iptali ve takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde yetki itirazlarının reddini talep etmiş ise de müvekkili şirketin adresi olan Beyoğlu ilçesinin bağlı bulunduğu İstanbul icra dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkili firmanın İtalya'da faaliyet gösteren bir firmadan satın almış olduğu gıda maddesi taşıma işini sözleşme ile davacı firmaya verdiğini, davacı firmanın da iş bu sözleşme ile taşıma işini gereği gibi yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, ancak taşıma konusu emtianın davacı firmanın kusuru sebebiyle hasara uğradığını ve malın tamamının zayi olduğunu, taşıma işleminin gerçekleşmesinden sonra başvuruları üzerine müvekkili şirket sigortacısı ve davacı firmanın sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. tarafından anlaşmalı eksperleri tarafından konuya ilişkin ayrı ayrı ekspertiz incelemeleri yapıldığını, bu incelemeler neticesinde her iki raporda da taşıma konusu emtiada araç içi sıcaklığın yükselmesi nedeniyle bakteri üremesinin görüldüğü ve gıda ürünü olması nedeniyle tüketici tarafından kullanımının uygun olmadığı sonucuna varıldığını, davacının kusuru yüzünden yükün gereği gibi taşınmadığını ve müvekkili firmanın zarara uğratıldığını, ürünlerin antrepoya alımı sırasında -18 derece olması gereken sıcaklığın .... A.Ş. tarafından tutulan antrepo hasar tutanağında -16 derecede olduğunun belirtildiğini, taşıma senedine de "25/08/2015'te sayılmak üzere teslim alındı. Ürün -16 derece çıktı." şeklinde hasar notu düşüldüğünü, yine davacı taraf ile yapılan yazışmalarda sıcaklığın -12, -13 derecelere kadar çıktığının bizzat davacı taraf yetkilileri tarafından da belirtildiğini, taşımaya konu ürünün dondurma olduğunu, hangi koşullarda, kaç derece sıcaklıkta taşınacağının taşıma sözleşmesi ve taşıma senedinde belirtilmesine karşın arada ciddi sıcaklık farkları nedeniyle emtianın zayi olduğunu ve müvekkilinin zarara uğradığını, davacı firmaya karşı Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtıklarını, davanın halen derdest olduğunu savunarak; söz konusu davanın ve takibin iptaline, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının iddia edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl Dava; uluslararası kara yolu ile eşya taşımasından kaynaklanan hasar nedeniyle tazminat; birleşen dava uluslararası taşıma sözleşmesine dayalı navlun ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; Asıl dosya yönünden; davacıya ait malların hasarlandığı taşımada davalı taşıyıcının sorumluluğuunun bulunup bulunmadığı, taşımanın tam ve gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, meydana gelen gerçek zarar miktarının ne olduğu, somut olayda sınırlı sorumluluk halinin bulunup bulunmadığı, hasar ihbarının yapılıp yapılmadğı, ihbarın süresinde olup olmadığı; Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/02/2017 tarih, ... Esas ve ... Karar Sayılı dosyası yönünden; davacı tarafından davalıya ait emtianın taşınmaz sözleşmesi gereğince İtalyadan Türkiye'ye taşınması sırasında zarar görüp görmediği, davacının sözleşmede üzerine düşen hükümlülüğü yerine getirip getirmediği, uluslarası taşıma olması nedeni ile CMR hükümleri gereğince, usulüne uygun olarak zarar ile ilgili ihbarda bulunulup bulunulmadığı, kusurlu taşımalar ise davacının taşıma bedelini talep edip etmeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Ambarlı Gümrük Müdürlüğünden; 24/03/2016/166-22/03/2016/161 sayılı imha kararı ile özet beyan tescil tarihi 24/08/2015 olan ... numaralı, ithalatçısı ... olan dondurma emtiasına ilişkin beyanname ve diğer belgeler celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinden; Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 01/08/2016 tarih ve 24881 sayılı yazısı ve eki GGBS kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
... Sigorta A.Ş.'den; hasar dosyasının bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş olmakla incelenmesinde; birleşen dosya davacısı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağı ile 24/08/2015 tarih ve 11.357,06-TL bedelli fatura borç sebebi gösterilerek 11.357,06-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçlu şirkete 04/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 09/03/2016 tarihli dilekçesi ile borca, yetkiye, faize ve borcun diğer ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine icranın durdurulması kararı verildiği işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davanın taşıma ücretinin tahsiline yönelik itirazın iptali davası olup para alacağının istenildiği, HMK 10 ve TBK 89.maddesi uyarınca alacaklının ikametgahı icra dairesinin de yetkili olduğu, davacı şirket adresinin Bakırköy İcra Daireleri yetki alanında kalması nedeniyle davalı ... icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiler ...ve .... tarafından düzenlenen 13/01/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Birinci davalının akdi taşıyıcı, ikinci davalının nakliyat emtia sigortacısı sıfatı ile somut olayda meydana gelen zarardan sorumlu tutulabileceği, dosyada mevcut ölçüm sonuçları gözetildiğinde, dondurma emtiasının emtianın niteliğine uygun taşınmadığı ve malın tamamının zayi olduğu, malın imha edilmek durumunda kaldığı, davalının kusursuzluğunu CMR hükümleri çerçevesinde ispatlayamadığı, taşıt kusuru ve elverişsiz taşıtla taşımadan davalının sorumlu olacağı, uğranılan zararın malın İtalya kıymeti gözetildiğinde 55.426,12-TL kıymetinde olduğu, CİF İstanbul kıymetinin ise 68.478,86-TL olduğunun tespit edildiği, davacının talebi olan 55.027,34-TL tazminatın davalının sorumluluk sınırları dahilinde kaldığı, davalı taşıyıcının asli sorumlu olmasına karşın davalı sigortacının da sigorta tazminatından eksik teselsül hükümlerine göre sorumlu olduğu"sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunmuş oldukları görülmüştür.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden gönderdiği 07/03/2017 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunarak dava değerini 68.478,86-TL'ye arttırmış, aynı tarihte ıslah harcını yatırmıştır.
Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenilmiş; 24/04/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "... Taraf vekillerince ileri sürülen itirazların kök rapordaki sonuç ve tespitleri değiştirmeyi gerektirir olmadığı, birleşen dosya yönünden ise; asıl davada davalının sorumluluğu cihetine gidilmesi ve kök rapor sonuçlarının kabulü halinde birleşen davadan dolayı davacı .... firmasının navlun alacağı iddiasında bulunamayacağı, tam zayi zararı söz konusu olduğundan navlunun da düşeceği" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalılar vekillerinin bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunmuş oldukları görülmüştür.
08/12/2017 tarihli celse ara kararı ile; Birleşen Bakırköy ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası açısından Bakırköy ...İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasındaki alacak miktarının ne olduğu, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, tarihinin ne olduğu, faiz oranı ve türünün ne olduğu, itirazın haklı olup olmadığı, inkar ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, fatura içeriğindeki hizmetin davalıya tam olarak verilip verilmediği, taşıma süresi ve teslim tarihi hususunda somut olayda davacıyı bağlayan bir kayıt olup olmadığı, davacının dayandığı faturaların taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında ne şekilde gözüktüğü sonuç olarak davacının ne kadar taşıma bedeli talep edebileceğinin tespiti için tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme yapılarak rapor hazırlanmak üzere dosyanın SMMM bilirkişi ... ile gıda mühendisi bilirkişi ... 'ya tevdine karar verilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
23/02/2018 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Birleşen dosya davalısı ...'in ... firmasından ithal ettiği dondurmaların İtalya-Türkiye arasındaki taşıma işini ... Lojistik firmasına 11.357,06-TL (3.450,00-Euro) bedelle yaptırdığı, bu taşıma işinin .... İnt. Lojistik tarafından yapıldığına dair herhangi bir uyuşmazlık olmadığı, emtianın Ambarlı Gümrük Müdürlüğünden gelen 29/08/2016 tarihli yazıda ".... tarih ve sayılı antrepo beyannamesi açıldığı, daha sonra da Müdürlüğümüzce 22/03/2016/161 tarih ve sayılı İMHA KARARINA istinaden imha edildiği anlaşılmaktadır." cevabi bilgisi ile artık davalının emtiasının hasarlı olup olmadığı konusunun çekişmesiz olduğunun anlaşıldığı, asıl davada davalı .... firmasının kusursuzluğunu CMR hükümleri çerçevesinde ispatlayamadığı ve asıl dava davacısının emtiasını elverişsiz taşıtla taşıttırmasından dolayı sorumlu olduğu, birleşen davada davacı .... firmasının ticari defterlerinin incelenmesinde birleşen dava davalısı ...'ten takip dayanağı navlun faturasına dayalı olarak 11.357,06-TL alacaklı olduğu, keza birleşen dava davalısı ....'in ticari defterlerinde de davacı ...'ya takip konusu faturaya dayalı olarak 11.357,06-TL borçlu olduğunun görüldüğü, asıl dava davacısının talebini 68.478,86-TL olarak ıslah ettiği, ancak hesaplanan bu zarar bedelinin içerisinde 11.389,97-TL navlun bedelinin olduğu, o halde birleşen davada davacı konumunda olan ... firmasının, birleşen dava davalısı ...'in mallarının tamamının zayi olmasından sorumlu tutularak navlun ücreti talep edemeyeceğinin takdir edilmesi halinde ....'in hasar bedelinin içindeki navlun ücretini ödememiş olacağından asıl davada (68.478,86-TL - 11.389,97-TL) 57.088,89-TL hasar tazminatı talep edebileceği"sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunmuş oldukları görülmüştür.
27/06/2018 tarihli celse ara kararı ile taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenilmiş; 27/09/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporlarındaki görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
07/11/2018 tarihli celse ara kararı ile bilirkişi raporuna soğutucu ürünler konusunda istif ve ambalajlama uzmanı sektör bilirkişisinin eklenerek bilirkişilerden kurul olarak yeniden rapor alınmasına karar verilmiş; bila tarihli 2. Ek bilirkişi raporunda özetle; "... Kök raporda tespit edildiği üzere CMR madde 23 kapsamında malın çıkış yeri fiyatı gözetilerek yapılan değerlendirmede zarar miktarının 55.426,12-TL olduğu, zararın taşıma sürecinde soğuk zincirin bozulmasından kaynaklandığı, CMR madde 17/4-d bendinde sorumluluğu CMR taşıma senedi ile açıkça üstlenen taşıyıcının CMR m.18/4 hükmü gözetilerek sorumluluktan kurtulamadığı, birleşen davada davacının taşıyıcı olduğu gözetilerek CMR m.23/4 gereği taşıma bedelinin düştüğü, taşıyıcının almış ise bedeli ödemesi gerektiği, taşıma bedeli tahsil edilmemiş ise tahsilinin talep edilemeyeceği, davacı taşıyıcının böyle bir navlun talep hakkı kalmadığı, sigorta poliçesi kapsamında 24 saatten daha fazla sürelerle vaki arıza ve soğuk zincir bozulması gözetildiğinde davalı CMR sorumluluk sigortacısının da davalı ile birlikte TTK m.1478 hükmüne göre davalı taşıyıcı ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu, CMR m.27 hükmünde %5 faiz oranına karşın talebin TL üzerinden olduğu ve Yargıtay yerleşik uygulamasında TL tazmin taleplerinde ticari temerrüt faizi hesaplandığı"sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunmuş oldukları görülmüştür.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas 16/09/2020 tarih ve .... Sayılı kararı ile;
"... Dava konusu taşımaya ilişkin davalı taşıyıcının kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin emtia sigortacısı olarak eksik teselsülle sorumlu olduğu, davalı karşı davacının ise kusuru nedeniyle navlun bedelini isteyemeyeceği" gerekçesiyle asıl davanın kabulüne 55.027,34 TL'nin hasarın öğrenildiği 31/08/2015 tarihinden, 13.052,74 TL'nin ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile davalı ......'dan ve poliçe limitiyle sınırlı olarak davalı .... sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen 16/09/2020 tarihli kararı, davalı birleşen dosya davacı vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin ... Esas 01/02/2024 tarih ve .... Sayılı kararı ile:
"... HMK'nın 294 vd. maddesinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açık yargılamada belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça gösterilmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır (Yargıtay 11.HD 2017/4371 E- 2019/4071 K sayılı, 22.05.2019 tarihli kararı. Aynı dairenin 2019/639 E- 2019/1537 K sayılı ve 25.02.2019 tarihli kararı. Yargıtay HGK'nun 2009/19-109 Esas- 2009/123 Karar sayılı, 29.04.2009 tarihli kararı).
Kabule göre ise; her iki davalı vekili tarafından davacının ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunulmuş olmasına rağmen, bu konunun gerekçede değerlendirilmemiş olması isabetli görülmemiştir." gerekçesiyle mahkememiz kararının HMK'nin 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uluslararası kara yolu taşımacılığı neticesinde meydana gelen hasardan CMR'nin 17. Maddesi uyarınca taşıyıcı sorumlu olup, CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. madde ise "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı veya gecikmeden doğan zararı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur.
CMR Konvansiyonunun 23. maddesi "(1) Bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. (2) Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır." hükmünü haizdir.
CMR 23/4. maddeye göre de: Yükün tasınması dolayısıyla ödenen tasıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez.
Karayolu ile eşya taşımaya ilişkin TTK' nın 883. maddesine göre; taşıyıcı ziya ve hasardan sorumlu olduğu hallerde 880 ile 882. maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeni ile doğan diğer giderleri de karşılar. Ancak hasar halinde 1. cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880. maddenin 2. fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz.
CMR'nin 32. maddesinde, bu anlaşma gereğince doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiği ancak bilerek kötü hareketin varlığı tespit edilmesi halinde üç yıl içinde açılacağı düzenlenmiştir. Teslimde kısmi kayıp ve hasar olması halinde bu sürenin teslim ile başlayacağı öngörülmektedir. Öte ..., CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda TBK'nın 146 ve devamı maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Zamanaşımının kesilmesini düzenleyen TBK'nın 154. maddesine göre zamanaşımı dava, defi, icra takibinde bulunulması halinde kesilir, kesilme ile birlikte aynı süre kadar yeniden işlemeye başlar.
Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanı olup şartları yerine getirildiği takdirde ıslahın yapılabilmesi, karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Islah yoluna başvurulmak istendiğinde bu yönde yazılı veya sözlü bir talebin olması gerekir.
Zamanaşımı ise borcu ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Zamanaşımını kesen sebepler 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 154.maddesinde sayılmıştır. Bunlardan birisi de dava açılması veya hakeme başvurulmasıdır. Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım yönünden kesilir. Daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder.
Somut olayda hasarın, davalının bilerek kötü hareket olarak kabul edilecek bir kusurundan kaynaklandığına dair bir iddianın bulunmaması ve bu yönde delilin de bulunmaması nedeniyle, bir yıllık zamanaşımının uygulanması gerekir. CMR'nin 32/1. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde zamanaşımı süresinin emtiadaki hasarın niteliğine göre ve en erken teslim tarihinden olmak üzere belirleneceği ifade edilmektedir. Dosya kapsamı uyarınca emtiadaki hasarın 25/08/2015 tarihinde belirlenerek, emtianın bu tarihte alıcısına hasarlı olarak teslim edildiği sabittir. Kısmi davada zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım yönünden kesilir. Daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde zamanaşımı dava tarihi 10/03/2016 tarihinde kısmi dava değeri olan 55.027,34 TL kısım yönünden kesildiği için bu durumda ıslahla artırılan kısım yönünden ıslah tarihi olan 07/03/2017 tarihinde 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır.
Yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, bilirkişi kök ve ek raporları, hasar dosyası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin ... Esas 01/02/2024 tarih ve .... Sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin gıda sektöründe faaliyet gösterdiği ve dava dışı İtalya'da yerleşik .... Firmasından 20/08/2015 tarihinde 2 palet 2.432 koli/3.280 kg hindistan cevizli ve limonlu dondurma ürünü satın aldığı, satın alınan dondurma emtiasının Parma/İtalya-Türkiye arasındaki nakliyesi hususunda davalı tarafla anlaşıldığı, dava konusu edilen ürünlerin 18/08/2015 tarihinde dava dışı şirkete ait soğuk hava deposundan davacı şirkete teslim edilmek üzere davalı şirkete ait .../... plakalı ve soğutucu tertibatlı frigorifik tıra yüklendiği, taşınan emtianın 25/08/2015 tarihinde İstanbul Beylikdüzü'nde bulunan .... A.Ş.'ne ait antrepoya getirilerek tahliye edildiği esnada -18 derecede olması gereken sıcaklığın -16 derecede olduğu, ürüne ait soğuk zincirin bozulduğu ve bu bozulma nedeniyle koliler üzerinde karlanma meydana geldiğinin tespit edildiği ve hasar tutanağına da bu hususun işlendiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında CMR taşıma senedine göre -22 derecede taşınması gerektiği belirtilen ve -22 derecede teslim alınan ve -18 dereceden daha sıcak taşınmaması gereken emtianın taahhüde uygun taşınmadığı, dondurma emtiasının istiflendiği tırın frigorifik kasasında belirli zaman aralıklarındaki ısı kayıtları incelendiğinde ölçümlerde sürekli bir oynaklığın tespit edildiği, sürekli ve aynı seviyede ısı ayarının sağlanamadığının tespit edildiği, yükün tamamının gümrük denetimi altında imha edildiği anlaşılmakla; asıl ve birleşen dava yönünden davalı taşıyıcının kusursuzluğunu CMR hükümleri çerçevesinde ispatlayamadığı, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, sigorta poliçesi kapsamında 24 saatten daha fazla sürelerle arıza ve soğuk zincir bozulması olduğu gözetildiğinde davalı ... şirketinin de zarardan sorumlu olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak asıl davanın kısmen kabulüne ve CMR'nin 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 ise de, bu hüküm yabancı para üzerinden talep edilen tazminat bakımından uygulama alanı bulduğundan tazminat, Türk Lirası olarak talep edildiğinden milli hukukta geçerli olan faiz oranlarının uygulanması gerektiği, bu nedenle somut olayda, davacının tazminat talebi "TL" cinsine ilişkin olduğundan, hükmedilen tazminata avans faizi uygulanmasına, yukarıda açıklandığı üzere fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; birleşen dava yönünden davacı taşıyıcının taşımaya konu emtianın tam zayi olması nedeniyle navlun talep hakkı kalmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak birleşen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
55.027,34-TL'nin hasarın öğrenildiği 31/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı ... şirketi poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu tutulmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.758,91 TL harçtan peşin alınan 1.162,73 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.596,18 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 1.162,73 TL peşin harç ve 29,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.191,93 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 1.881,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.511,75 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı ..... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 816,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 160,38 TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 13.451,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
B- BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... E. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 137,17 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 290,43 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 11.357,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı Batu vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸